# Veliler Ordusundan 333 - Necip Fazıl Kısakürek Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Veliler Ordusundan 333 kimin eseri? Veliler Ordusundan 333 kitabının yazarı kimdir? Veliler Ordusundan 333 konusu ve anafikri nedir? Veliler Ordusundan 333 kitabı ne anlatıyor? Veliler Ordusundan 333 PDF indirme linki var mı?  Veliler Ordusundan 333 kitabının yazarı Necip Fazıl Kısakürek kimdir? İşte Veliler Ordusundan 333 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/veliler-ordusundan-333-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-16T02:00:25+03:00
- Güncelleme: 2022-03-16T02:00:25+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/16/necip-fazil-kisakurek-kimdir-necip-fazil-kisakurek-kitaplari-ve-sozleri-177258.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Necip Fazıl Kısakürek 
 Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları 
 İSBN: 9789758180349 
 Sayfa Sayısı: 525 
--reklam--
Veliler Ordusundan 333 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Evliyâ menkıbeleri…
Ebu Hâşim Sofi’den başlıyarak, herhangi bir silsile ve tarih endişesine kapılmadan, kol kol, karmakarışık ve umumî şekilde yüzbinlerce namsız ve nişansız velî arasından 333’ünün; «aklın patladığı ve hesabın kül olduğu sınırdan ilerideki âlemde meclis kuranlar»ın hikayesi…
Kitabın son bölümünde, «Kadın Erenler»den bir kısmı şu ölçü altında levhalaştırılmakta: «Kadın, velîlik şartlarına büründüğü zaman, fazl bakımından erkeği geçer.»
1945 Büyük Doğu dergilerinde tefrika edilen ve «Halkadan Pırıltılar» ismi altında defalarca basılan, fakat bir türlü layıkiyle bütünleştirilemeyen eser, nihayet 1976 yılında bizzat kendisi tarafından son şekline kavuşturulmuştur.
--reklam--
Veliler Ordusundan 333 Alıntıları - Sözleri
Sordular:
–Sen arapça bilmediğin ve zahirî mânasını anlamadığın halde Kur'ân dinlerken ağlamana sebeb ne?
–Lisanım anlamıyor amma,dedi;kalbim anlıyor.
Dedi:

- Kendinden her halinle vazgeçmedikçe aşk dairesine giremezsin!
Bir gün «Cin» bahsi konuşuluyordu. Mevlânâ Hazretleri Şeyh Muhiddin-i Arabî Hazretlerinin bir sözünü naklettiler: «Cinlerin babası şeytan mıdır, değil midir; bunda ihtilâf vardır.»

Ve buyurdular :

— Sözün gerçeği şudur ki cinlerin babası şeytandan başka­dır. Fakat şeytan cin taifesindendir. Cinlerin babası hünsadır. Oyluğunun birinde erkeklik, öbüründe de dişilik âleti vardır. Oy­luklarını birbirine sürtmekle cinden çocuk meydana gelir. Cinle­rin terkibi ateş ve havadan olduğu için bu iki hafif unsur yüzün­den göze görünmez. Onlara ruh da ilâve edilmiştir. Gayet hafif ve harekette son derece hızlıdırlar. Gayet ince ve endamdan mah­rum... insanlar tarafından hafifçe azarlansalar hemen telef olur­lar. Bu cihetten ömürleri gayet kısadır. Onlar, misal alemindeki suretlerden biriyle insana görünseler bile yine hemen kaçıp na­zardan silinirler. Bunları kaçmaktan alıkoymak için tek çare, gö­zü suratlarına dikip hiç indirmemek, ve sağa sola bakmamaktır. O zaman cin, insan gözünün bakış mahrutu içinde mahpus kalır ve sağa sola kımıldayamaz. Yalnız oldukları yerde türlü hare­ketler gösterirler. O türlü hareketler ve şekillerde insanı oyala­maya bakarlar ki, göz bir an suratlarından uzaklaşsın da kaçabil­sinler diye çabalayıp dururlar. Bunların böylece hapsedilmesi bi­ze ilâhî ilimle vâki olmuştur. İlham vasıtasiyle... içlerinde ilim ve irfan azdır; manevî incelikleri anlamakta da son derece istidat­sızdırlar. İlâhî marifet mevzuunda tamamiyle anlayışsız ve ah­mak... Bunlarla düşüp kalkmakta fayda yoktur, sohbetleri de za­rarlıdır. Ateşle havadan yaratıldıkları için galip sıfatları kibir ve serkeşliktir. Onun için kendileriyle düşüp kalkanlara kibir aşılar­lar. Çöllerde ve rüzgârsız havalarda peydahlanan ve tozu duma­na katan kasırgamsı hâdiseler, bunların birbirleriyle boğuşmalarından olur. Bunların böbürlenme ve birbirini yenme, kibir ve cebbarlık zatî sıfatları olduğu için aralarında muharebe eksik ol­maz. Öldükleri zaman berzaha intikal ederler ve «melekût» âle­mine yükselmeğe kaadir olmadıkları için orada kalırlar. Haşr gü­nünde de bunlardan azaba müstahak olanlar, ateşten müteessir olmadıkları için «soğuk» cehenneme atılırlar.
- Biz yoktuk, Allah vardı. Biz olmayacağız, o, olmakta daim. Şu anda biz yoğuz, o var...
–Gafil halk,kesik ve bitik,yorgun ve argın bir lâf eder. Yarın olsa da bir iş işlesem... Bilmez ki,bugün dünki günün yarınıdır. Bugün ne işlemiş ki,yarın ne işlesin?..
... «Çünkü Allah için gaip yoktur! Her şey ona nisbetle şehadet mertebesindedir. Ona göre gizli yoktur ki, gaip demek mümkün olsun...

... Kur'andaki (gayb âlemi) tâbiri bize nisbetledir ki, Allah'a göre değil...»
Dedi:
–Sevgi,belirtilince seveni rüsvay eder;gizlenince de seveni helâka götürür.
İşleyeceğin şeyi, yeryüzünde senden başka biri,gök yüzünde de Ondan başka biri yokmuş gibi işle!..
Derdi olmayana bu şifahanede derman bulunmaz.
- Şikâyet ve gönül darlığı, marifet azlığından gelir.
Kendi öz nefsinden tad alanlar toprakla bir seviyededir.
Senden eser kalmasın; kemâl budur.
Varını vahdette yok eyle; visâl budur.
Belki, bütün gönül darlıkları bu dünyaya bağlanmaktan gelir.
İnsanın nefsi, yüzü dış âleme dönük bir aynaya benzer. Onu Hakka döndürmek lazımdır.
— Allah'ın zatını düşünmek cehil, işaretlemek şirktir; marifette tek doğru, sadece hayret...
--reklam--
Veliler Ordusundan 333 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Henüz 45. sayfadayım ancak yazmam gerekti. Kitap bittiğinde de ekleme yapamam muhtemel. Bir daha bu kadar hissedebilir miyim bilmiyorum, o yüzden müsaadenizle…

Ben Necip Fazıl Kısakürek’i seviyorum. İdeolojisinden, siyasi kelamlarından, dini görüşünden değil bu sevgim. Geçmişini hiç sorgulama ihtiyacı da hissetmedim. Bir tek vasiyetini çok kere okuyup, dolabıma ayrıca koydum. Ben cümlelerindeki heybeti, ciddiyeti ve vakarı seviyorum. Hatta kitapçıda rafları gezerken gördüğümde neden bilmem kitaplarına gelince, dik durup saygıyla ve değişik bir mahcubiyetle adımlarımı sessize alıyorum. Hani uyku mahmurluğuyla bakınırsın boş boş öylesine en büyük sınava ramak kala, NKF cümleleri benim için o an başıma dökülen soğuk su… Gururlu ama gecelerdir uykusuz bir ordu komutanının tavizsiz ’’hazır ol’’ komutu gibi. Tembeller cehenneminde öldürürken saatlerimi; zihnimi, nefsimi sarsıp titreten, bazen ölmüş fikir hayatımdaki nabız yoklaması misal… Beni bana getiren… Amaçsız ruhuma bazen, olması gereken bir davayı hatırlatan… Kaç yaşında olduğumu ve günde kaç saat uyuduğumu sorgulamaya iten… Okuduktan sonra yapılacak işler ve okunacak kitaplar listemin upuzadığı… Dağınık hayallerime çeki düzen veren… Davasının ne olduğundan ziyade, davasındaki ve edebiyatındaki duruşuna hayran kaldığım …

Hatta okurken cümlelerini, hissettirir yazarken çektiği beyin ve ruh sancısını, uykusuz saatlerini. Hatta sigara dumanını. Ben kalemini, edebi gücünü seviyorum Necip Fazıl’ın. Cümle sonlarındaki binlerce anlam yüküyle kıvranan çoklu noktalarını… Abarttın diyeceksiniz belki ama, uzanarak okuyamadım hiç bir kitabını. Onu okurken Nuri Pakdil misal kalkıp takım elbise, pür ciddiyet hazırlanma ihtiyacı hissettiğim oldu benim.

Diğerlerinden farkı ne deseniz yazarda bulduğun; Rabbin’ ini arayış yolculuğunda – ki o Alemlere halife muhatabiyetinin gerektirdiği haysiyet ve heybet ile- ama bir o kadar acziyetini tasvirdeyken, kendi birebir muhasebesinden dökülen itiraf ve teslimiyet… Çektiği ruh hafakanlarından binbir zahmetle çıkardığı -az ve öz- cümleye sığdırdığı devasa hikmetler…

Dahiliye uzmanı olarak mecburi hizmet için gittiğim -Yozgat Sorgun’da- bir dönem beraber çalıştığımız sekreterimiz, Emrah kardeşimdir bana Üstadı tanıştırıp sevdiren. Hani okur sevdiği yazarın rengiyle boyanır, hallenir ya. Dört saatlik uykusuyla köy işlerini bitirip, aynı titizlik ve ciddiyetle ve dahi tertemiz sabah erkenden poliklinikte hazır bulunan, çalıştığı işe ek 2 üniversite okuyan, öğle aralarında içmediği çay paralarını ayırarak NFK kitapları için para biriktiren kitap dostum Emrah. Merkeze alışveriş için gideceğimi öğrendiğinde, o kitapseverlere has samimi tebessümü ile benden gelirken almamı rica ettiği kitabın adıydı ‘’Bir Adam Yaratmak ‘’ ve de ilk okuduğum eseri Necip Fazıl’ın…

Velhasıl; ben çok seviyorum Necip Fazıl okumayı… (Zeyneb Öztürk) 
“Ya İlahi son nefeste biçarenin cürmüne kılma nazar.”
Kitaba çok isteyerek başladım. Sandım ki çabuk biter ama içindeki sözler, kerametler, hikmetler, veliler bana ağır geldi. Onların aktardıklarını sindirmeden geçemezdim. Kitap çok güzel lakin bundan sebep ağır ilerledi.
Onlara özenmemek elde değil. Onlara özenmek için de tanımak gerek. Aa ne güzel insanlarmış nerde şimdi onlar deyip geçmek de uygun değil. Herkes en iyisi için var. Hiçbir şey yapamayan muhabbet beslese yeter. Kişi sevdiğiyle beraberdir hitamına ermek için. Bu yolun büyükleri bizi en güzele Kainatın Sevgilisine ulaştıracaklar inşallah..
Hepsinin ruhları şimdi Cennet-i A'lâda
Canlarını satmışlardı Cenab' ı Allah'a.

11 Muharrem 1443 (Zarif Hanım) 
Bazı kitaplar insana bilgi birikim yada güzel zaman katar.
Bazı kitaplar vardır ki, insanın hâline hâl, ruhuna güzel rahiyâlar bırakır. Halini, ruhunu güzelleştiri.
Gönlümüz Güzel değil elbet, lakin gönlü güzeller ile bulunmak ve güzeli okumak insana güzel bir koku bırakıyor.

"Suyun tasavvuru susuzluğu gidermez. Ateşi düşünmek, ısıtmaz. Ve sadece istek dâvası, insanı dileğine ulaştırmaz. Bu mevhum varlık yanıp kül oluncaya ve gönül gözü yabancılara bakmaktan dönünceye kadar can evi cânanın ışığıyla aydınlanmaz. Çünkü ekilmiş yere tohum saçılmaz ve yazılı kağıda yazı yazılmaz.
Kendini her şeyden boşaltacak, sonra onunla dolduracaksın. " (Murat kaymak) 
--reklam--
Veliler Ordusundan 333 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek - Veliler Ordusundan 333 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Veliler Ordusundan 333 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.

Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.

Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri
Çile
Çöle İnen Nur
Bir Adam Yaratmak
O ve Ben
Reis Bey
Aynadaki Yalan
İmân ve Aksiyon
Son Devrin Din Mazlumları
Kafa Kağıdı
Hikayelerim
Tohum
İdeolocya Örgüsü
Sabır Taşı
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Doğru Yolun Sapık Kolları
Yunus Emre
Cinnet Mustatili
Ahşap Konak
Mümin - Kâfir
Dünya Bir İnkılap Bekliyor
Sahte Kahramanlar
Hazreti Ali
Abdülhamid Han
Bâbıâli
Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
İbrahim Ethem
Ulu Hakan
Esselam
Peygamber Halkası
Para
Siyah Pelerinli Adam
Tasavvuf Bahçeleri
Kanlı Sarık
Canım İstanbul
Parmaksız Salih
Mukaddes Emanet
İman ve İslâm Atlası
Püf Noktası
Hesaplaşma
Müdafaalarım
Yeniçeri
Bediüzzaman Said Nursi
Künye
Nur Harmanı
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
İstanbula Hasret
Vatan Dostu Sultan Vahidüddin
Türkiye'nin Manzarası
Öfke ve Hiciv
Deprem
Veliler Ordusundan 333
Rabıta-i Şerife
At'a Senfoni
Ufuk çizgisi
Başbuğ Velilerden 33
Dininizi Öğreniniz
Hac
Reşahat
İhtilal
Benim Gözümde Menderes
Moskof
Mektubat
Hitabeler
Konuşmalar
Vatan Şairi Namık Kemal
Katibim
En Kötü Patron
Yahudilik - Masonluk - Dönmelik
Gönül Nimetleri
Edebiyat Mahkemeleri
Villa Semer
Hücum ve Polemik
Rapor 1/2
Nasreddin Hoca
Çerçeve 1
Şiirlerim
Namık Kemal
Başmakalelerim 1
Cinnet Mustatili
Tiyatro ve Tesiri
Büyük Doğu Cemiyeti
Rapor 5/6
Çerçeve 2
Rapor 3/4
Rapor 11/13
Rapor 7/8
Dil ve Edebiyat
Rapor 9/10
Çerçeve 3
Vesikalar Konuşuyor
Hadiselerin Muhasebesi 1
Başmakalelerim 2
Senaryo Romanlarım (kod38)
Büyük Kapı
Necip Fazıl Bibliyografyası
Savaş Yazıları 1
Rapor 7/9
Çerçeve 4
Başmakalelerim 3
Rapor 4/6
Savaş Yazıları 2
Çerçeve 6
Hadiselerin Muhasebesi 3
Hadiselerin Muhasebesi 2
Rapor 1/3
Çerçeve 5
Ruh Burkuntularından Hikayeler
101 Hadis
Aynadaki Yalan
Para
İki Hitabe
Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7
Ben ve Ötesi
Necip Fazıl Kısakürek
Altun Halka
Tiyatro Eserleri 1-2-3
Yolumuz Halimiz Çaremiz
Hikayelerim
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Büyük Doğu Dergisi Sayı:83
Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet
Seçilmiş Əsərləri
Büyük Kapı - Ek -
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri
Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)
Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın
İki gözün iki çeşmeymiş
Saçına ak düşmüş,
Kahırdan elin yüzün buruşmuş,
Gözlerin yolda kalmış
Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim,
Bugün yaşıyanlardanım,
Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)
Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)
Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
Mekanı bir satıh, zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor
Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)
Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)
İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)
Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)
"Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir."
Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan.
İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)
Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)
İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)
Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri...
Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)
İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)
“Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)
Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)
Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)
“Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)
- Ne o Selma, ağlıyor musun?
- Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)
Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)
- Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola!

Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)
Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş:
Sağ elimde Adnan var!..
Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı...
Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın...
Elveda Adnan Bey!
İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!..
Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/veliler-ordusundan-333-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)