# Yalan Dünyanın Yanlış İşleri - Hüseyin Akın Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yalan Dünyanın Yanlış İşleri kimin eseri? Yalan Dünyanın Yanlış İşleri kitabının yazarı kimdir? Yalan Dünyanın Yanlış İşleri konusu ve anafikri nedir? Yalan Dünyanın Yanlış İşleri kitabı ne anlatıyor? Yalan Dünyanın Yanlış İşleri PDF indirme linki var mı?  Yalan Dünyanın Yanlış İşleri kitabının yazarı Hüseyin Akın kimdir? İşte Yalan Dünyanın Yanlış İşleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yalan-dunyanin-yanlis-isleri-huseyin-akin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-12-05T03:00:18+03:00
- Güncelleme: 2022-12-05T03:00:18+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/12/05/huseyin-akin-kimdir-huseyin-akin-kitaplari-ve-sozleri-352246.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hüseyin Akın 
 Yayın Evi: Ülke 
 İSBN: 9789757737544 
 Sayfa Sayısı: 134 
--reklam--
Yalan Dünyanın Yanlış İşleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Konuşmanın konudan firar ettiği zamanlarda yaşıyoruz. Düşüncelerimiz düşten yoksun. Ne çok gerçeklerin kollarına kendimizi bırakmaya meyilliyiz. Ah o gerçekler değil mi rüyalarımızı yarıda kesip, hayallerimizi gözlerden düşüren. Öyle diyordu bir bilge:

"Gözünüzü kapayın ki hakikati daha net göresiniz."

Şimdi tam da gözlerimizi kapayarak hakikati görebilme vakti Kim gözünü kaparsa kendi odasında kendisiyle yüzleşir. Oysa aynada iskeletini görmeye kadar varan kaç kişi var şunun şurasında? Aynaya bakmanın cesaret gerek-tirdiği günlerde yaşıyoruz. Yüzümüzü teşhis kalbimizi tashih edecek bir ayna gerekli bize

Şair Hüseyin Akının kaleminden denemeler
Yalan Dünyanın Yanlış İşleri Alıntıları - Sözleri
Aldanıp yenilmek pahasına da olsa benim için yaşamak hayatla lades tutuşmaya benzer bir alışveriştir.
Seni sobeledim ey ölüm, sensin her şakanın altında yatan biricik gerçek! Şimdi senin şakaya gelir yanlarını ömrüme katıyorum.
Ne yazık ki içinde yaşadığımız modern çağ ihtiyarlığı gençlere aktaracak bir tecrübe süreci olmaktan çıkarıyor. İhtiyarlara özgü sabır, hilm, tevazu, merhamet, diğerkamlık gibi hasletlerin yerini şimdi dünya hırsı, acelecilik, ihtiras ve bencillik almış.
Market bir dünyadır, cebimize sığacak denli minimize edilen; dış dünyayı içine alacak kadar esnek duvarlara sahip..
•
•
| Hüseyin Akın
Sanal dünyanın mutlulukları da hüzünleri de sanal olur.
Şiir merhametin kalplerden yeryüzüne ağmasıyla neşet eder.
Market bir dünyadır, cebimize sığacak denli minimize edilen; dış dünyayı içine alacak kadar esnek duvarlara sahip.
İnsanlar beni olduğum gibi değil kendi istedikleri gibi görmek istiyorlarsa resmime bakmak yerine pekâlâ hayallerinde canlandırabilirler.
İçinde yaşadığımız çağın en karakteristik özelliği bedenin ruhtan, dünyanın ukbadan, maddenin mânâdan ve sesin sözden yalıtılıp ayrıştırılmasıdır. Bu yüzden bu çağ slogan çağıdır.
İçimizdeki yoksulluğu bir evlat gibi büyütüyor, çevremizdeki yoksunluğu Karun hazineleri misali çoğaltıyoruz.
İster sokak çocuğu ister terk edilmiş çocuklar deyin ne ad koyarsanız koyun yaptığınız her tanımlama sokaktaki çocuğu tanımamanın bir ifadesi olabilir ancak.
Yalan Dünyanın Yanlış İşleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hüseyin Akın insana ve topluma dair sorular soran ve bununla dertlenen bir yazar. Bunu eserlerinden net bir biçimde anlıyoruz. Bu kitabı da oldukça başarılı. (yazarkafa) 
Yalan Dünyanın Yanlış İşleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Akın - Yalan Dünyanın Yanlış İşleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yalan Dünyanın Yanlış İşleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Akın Kimdir?
1965 doğumlu Hüseyin Akın, şairliğinin ve yazarlığının yanı sıra, edebiyatın emekçilerinden biri. İşin ucundan tutmakla yetinmedi, bizzat işin içine girdi. Özülke, Kardelen, Endülüs, Kırklar, Derkenar, Lamure, İtibar gibi dergilerin mutfağında bulundu, yeni isimlerin temayüz etmesine ciddi katkılar sağladı. Yine, Süleyman Çobanoğlu'ndan İbrahim Tenekeci ve Ahmet Murat'a kadar birçok şair hakkında ilk yazıyı o yazdı. Bu, ileriyi görebilmek adına mühim bir örnektir.

Hüseyin Akın, edebiyatı edebiyle yapan kıymetlerimizden birisi aynı zamanda. Onun macerası, bir iç kanama gibi sessiz ve derinden ilerler. "Titizlik ahlakın ta kendisidir" sözünden hareketle, işini yapar ve kenara çekilir. İlişkilerin değil, işlerin ehlidir.
İlk şiir kitabı 1997 yılında yayınlanan Hüseyin Akın, sonrasında dört şiir kitabı daha çıkardı. Ömrümün Kısa Günü, son kitabı olarak, geçtiğimiz aylarda Profil Yayınları’ndan çıkarak okuyucuyla buluştu. Bu kitap, Hüseyin Akın'ın olgunluk dönemi şiirlerinden oluşuyor. Bir şiirinde, "Ben rüyaya inanırım, dünyaya değil" diyen, bir konuşmasında da "Sanat, dünyadan kaçış yollarını arama çabasıdır" tespitini yapan Akın, o büyük yalnızlığımızın şiirini yazıyor. "Önce evlerden başlıyor yalnızlık" diyerek, ortak kaderimizin ve kederimizin altını çiziyor.

Hüseyin Akın şiirinin belgesel bir yönü de var. 28 Şubat süreci dâhil olmak üzere, üzüntümüzün ve öfkemizin şiirini hep o yazdı. Zaten kendisi de, bu sorumluluk ve zorunluluğun farkındadır. "Şair, yaşadığı çağın en büyük tanığıdır. Tarihçilerin es geçtiğini şairler hatırlatır" der.

Akın, sadece o büyük yalnızlığımızı yazmıyor. İnsanın acısı ve acımasızlığı da şiirlerinin ilgi alanına giriyor. Yine, özellikle yazılarında, kirlenmeyi ve kirletmeyi konu ediniyor. Akın'a göre, kirlenen insan; sadece toprağı, suyu ve havayı değil, en yakınlarından başlayarak, insanları da kirletiyor. Özellikle edebiyat dünyasındaki kirlenme ve kirletme karşısında, bir büyük olarak, şunları söylüyor: "Bir insanı şair, ârif ve hakîm yapan şey, kazanılmış yoksulluğudur. Bazı şairler o kadar mülk derdine düşmüşlerdir ki, şiire ve kelimelere bile mülkiyet hırsıyla yaklaşır hale gelmişlerdir."

İlk şiiri 1987'de yayınlanan Hüseyin Akın, bugün itibariyle, yirmi beşinci sanat yılını geride bıraktı. Şiire adanmış bir ömür ve şiirle geçen çeyrek yüzyıl. Emeğe hürmet adına, yirmi beş yıllık bu çabanın ne anlama geldiğini edebiyatçılarımıza sorduk. Ahmet Edip Başaran, Ahmet Kekeç, Ahmet Murat, Ali Görkem Userin, Furkan Çalışkan, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, İbrahim Tenekeci, Murat Menteş, Süleyman Çobanoğlu ve Tarık Tufan, Hüseyin Akın'ın sanatını ve şahsiyetini anlattılar.
--reklam--
Hüseyin Akın Kitapları - Eserleri
Kaybolmak İçin Nereye Gitmeli
Bana Öğretmenini Söyle
Hu Dönüşü
Yan Tesir
Yalan Dünyanın Yanlış İşleri
Kırk Dakika Koridoru
Sevmek Karanfil ve Kiraz
Tespitçi Dükkanı
Canlı Renkler
Bana Öğretmenini Söyle
Unutmanın Sildiği Resimler
Babam ile Mersedes
Kitabım Çıktı Alınmayın
Kumaştan Çalan Terzi
Ateistler için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Ömrümün Kısa Günü
Semtlere Göre Dualar
Geçmiş Günler Matinesi
Ay Tanığım Olsun
Hepsi Hikaye
Tasavvuf Tedbirleri
Kastamonu'nun Çanakkale Kahramanları
Bu Senin Hikayen Niye Gülmüyorsun
Menkul Kanaatler Borsası
Ayağımda Kırk Numara Kağıthane
Ankara
Çöl Vaazları
--reklam--
Hüseyin Akın Alıntıları - Sözleri
•
Yaşımız ilerledikçe ilk kaybettiğimiz şeyin çocukluk olduğunu anlıyoruz.
• (Kaybolmak İçin Nereye Gitmeli)
•
Yanımızda olanların yarınımızda da olacağının hiçbir garantisi yok. Herkes herkese refakatçi..
• (Unutmanın Sildiği Resimler)
Meğer dünyada hiç bir nesneye kendimizi onda unutacak kadar alışmamak gerekliymiş. (Geçmiş Günler Matinesi)
Sanal dünyanın mutlulukları da hüzünleri de sanal olur. (Yalan Dünyanın Yanlış İşleri)
Konu anlatırken her cümlede bir çağrışım yakalayıp bir parantez açmak ya da hatıra anlatmaya kalkmak öğretmeni yörüngesizleştirir. Öğrenciler bu tür öğretmenden ümitlerini daha ilk derslerde kesmiş olurlar. Ne zaman ne diyeceğini, hangi klişe kelime ve cümleyi kullanacağını çok iyi kestirirler. (Kırk Dakika Koridoru)
Herkes derin bir yalnızlık yaşıyor da bunun farkında değil galiba. (Unutmanın Sildiği Resimler)
Ne güzeldi ışıkları dünyanın çarptıkça uzaktan yüreğine bir şehrin
Aynı yere vardı aşk ve gözyaşı salıverdim kirpiğimi denize (Kumaştan Çalan Terzi)
Dünün cahiliyesinde türlü endişelerden dolayı çocuklar acımasızca öldürülüyordu, bugünün cahiliyesinde ise çocuktaki çocukluk katledilmektedir. (Bana Öğretmenini Söyle)
“Efendimiz acemilik.
Bir taş alacaksınız.
Yontmaya başlayacaksınız.
Şekillenmeye yüz tutmuşken atacaksınız elinizden.
Bir başka taş, bir başka daha.
Sonunda bir yığın yarım yamalak biçimler bırakacaksınız.
Belki başkaları sever tamamlar.
Ama her taşa sarılırken gücünüz, aşkınız, korkunuz yenidir, tazedir.
Başaramamak kaygısının zevkiyle çalışacaksınız.”

Turgut Uyar (Kırk Dakika Koridoru)
Zira sabır en haysiyetli geri çekiliş biçimidir. (Hu Dönüşü)
•
Ah "anlayış" seni yazmaya kıyamıyorum.
Sen ki bir zamanlar yaşanan bir şeydin aramızda, şimdi sadece bir yazı konusu olabiliyorsun.
• (Kaybolmak İçin Nereye Gitmeli)
Üniversite sayısının çoğalması, okullaşma oranının artması sadece kemiyete hizmet eden bir gerçektir. Şayet keyfiyetli bir sonuç oluşmuş olsaydı bilimle birlikte bilinç düzeyimizde ve kültür-sanat dünyamızda tezahür ederdi. (Bana Öğretmenini Söyle)
Söz iyi söylenmediğinde anlamını incitir. (Geçmiş Günler Matinesi)
Kim derdi ki yanlış yerde indiğimiz bu dünya
Kapısında tüy kanatlı bolca çocuk gezdiren
Adresimiz olacak
Aşermesiz dağ-desenli kumaş yüklü anneler
Büyümeden son oğul ona gök beğenmeye Herkesin kefenine bir terzi bulmak için Nasıl desem
Can havliyle can havliyle can havliyle koşacak (Kumaştan Çalan Terzi)
"Ey boş bulup içimi terk eden heves.." (Yan Tesir)
"Yanımızda olanların yarınımızda da olacağının hiçbir garantisi yok.Herkes herkese refakatçi." (Unutmanın Sildiği Resimler)
Eskiden herkes ne düşerse payına razı olurdu. Eskiden herkes önce kendisinde arardı eksikliği ve suçu. Eskiden her şey eskimeyecek kadar yeniydi. Ya şimdi ? Herkes bir fazlasını istiyor payına düşenden. Bilmiyor ki herkesin payına düşenden bir fazlası sadece ölümdür. Çok konuştuğumuz için eskittik kardeşliği , ahdetti vefayı, sadakat , hilm ve müsamahayı . Bu kelimelerin yeri sahiden konuşma ortamları, masa başları, cami minberleri, miting alanları mıydı? (Hu Dönüşü)
Bekleriz çöksün diye bizim yorgun devemiz onun ayak izine
Taiflerden geçeriz onu yaralayan taş bize de değsin diye
Kaybettiğine küsmüş çölün tam ortasında bir bedevi yalın ayak
Şimdi biz nereye göçeriz böyle yetim güllere sığınarak (Kumaştan Çalan Terzi)
İnanmakla sevmek arasında sanki dağlar varmış gibi birinden diğerine giden yolları ön yargılarımız ve peşin fikirlerimizle tıkıyoruz. (Tespitçi Dükkanı)
•
Ne çok konuşuyoruz ah ne çok.
Biraz az konuşsak eminim herkes birbirini daha iyi anlayacak. Biliyorum, sessizlik denilen tülün altında gizlemişler seni. Susmayı bir bilsek, şöyle aynı dilden susmayı, bir daha kaybetmemecesine yakalayacağız seni.
• (Kaybolmak İçin Nereye Gitmeli)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yalan-dunyanin-yanlis-isleri-huseyin-akin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)