# Yalancı Tanıklar Kahvesi - Vedat Türkali Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yalancı Tanıklar Kahvesi kimin eseri? Yalancı Tanıklar Kahvesi kitabının yazarı kimdir? Yalancı Tanıklar Kahvesi konusu ve anafikri nedir? Yalancı Tanıklar Kahvesi kitabı ne anlatıyor? Yalancı Tanıklar Kahvesi kitabının yazarı Vedat Türkali kimdir? İşte Yalancı Tanıklar Kahvesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yalanci-taniklar-kahvesi-vedat-turkali-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T06:00:17+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T06:00:17+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/vedat-turkali-kimdir-vedat-turkali-kitaplari-ve-sozleri-150954.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Vedat Türkali 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9789755398167 
 Sayfa Sayısı: 432 

Yalancı Tanıklar Kahvesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Vedat Türkali, beş yıl aradan sonra yazdığı bu romanında Türkiye'nin 70'li yıllarına ayna tutuyor. Üniversiteli, sol görüşlü bir gencin gözünden Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinin birinin geniş bir panoramasını verirken, barınamadığı bir toplum içinde yolunu çizemeyen Muhsin'in tutkulu ilişkilerini de zor günlerin öyküsüne katıyor. Kökleri o yıllara dayanan ve günümüzde çokça tartışılan siyasal gelişmeler, sağ-sol çatışmaları, toplumsal güç olarak din ve sendikalaşmalar gibi konuların ve olayların bir nehir gibi aktığı roman, 12 Eylül Darbesi'ne doğru giderken, kahramanlarının hayatları üzerinden bir döneme farklı bir bakış açısı getiriyor.

Yalancı Tanıklar Kahvesi Alıntıları - Sözleri
Kafası biraz karışık; ama kafası var!
Dünya, ülke ne durumda, bizim kafamız nereye sapıyor! Her gün bir yanda, bir olay patlayıverirken kitap okumak da gelmiyor insanın içinden.
Şu para denen pisliği bulanın... Kes zevzekliği de işine bak! Bin yıllardır dünyayı o pis para değiştiriyor; sövgülere şerbetli!
"Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" diyor Başbakan. Desen ne olacak, demesen ne olacak. Devletin tüm önemli koltuklarını bölüşüp oturmuş faşistler.
Kitap yanlış yazmıyor belki, biz yanlış anlıyoruz. Kitap gerçeğe bak, beni oku, diyor. Biz kitaba bakıp gerçeği mi yanlış okuyoruz, nedir!
"Kendinize güvenin, Allah'a değil!"
“‘Doğru benim dediklerimdir!’ diye kesin yargıyla girdin mi tartışmaya, yerinde sayar durursun! Bu bizim temel eksiğimiz Muhsinciğim. İnançlarımıza bağlı kalalım derken, bellediklerimize bağımlı kalıyoruz!”
... aşk dediğin başına belaydı devrimcinin.
"Ekmek, kitap çalanlara ceza olmaz!" dedi. Ülkeyi çalıyorlar, kitap çalanla mı uğraşacağız!

Yalancı Tanıklar Kahvesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuduğum ilk Vedat Türkali kitabı. İlk başlarda biraz tuhaf geldi ama sonra bırakınca bile aklımdan çıkmaz oldu kitap. Siyaset, aşk, psikoloji, fikirler ve gerçekler... hepsi o kadar güzel harmanlanmış ki, her türlü duyguyu yaşamak mümkün. Bazen isyan edip, bazen boşveriyorsunuz Muhsinle birlikte. Kitabın en çok gerçekçiliğine hayran kaldım. Savunduğu düşünceyi bile yeri geldiğinde yerin dibine sokabilmiş yazar. Kitaptaki her olay bir başka etkiledi beni. İlk fırsatta diğer kitaplarını da okuyacağım. (Fırat Çağlar MANTAŞ) 
80' leri AN-I-LAMAK: Devlet güçsüz bırakılmış ve acze düşürülmüştür. Azîz Türk milleti, işte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri....

Böyle başlardı bildiğimiz bütün darbe gerekçe bildirileri.. Bir kitap bitince anlamsız bir şekilde sağa sola kafa çevirebiliyormuş insan..

Ah Muhsin yırtık devrimci, sosyalist ve sen bir ağaoğlu. Yani bir sömürücün oğlu. Selim Temo ' nun bir şiirinde
" Yani bir sömürgede doğan kırılgan olur "
Şiirindeki kırılgan. Ama zengin bir ağanın oğlu. 80 darbesi öncesi Türkiye' sinin karmakarışık ortamı. Kimler ölmedi, kimler vurulmadı, kimler asılmadı ki bu kitapta.
Denizler asıldı, Server Tanili vuruldu. Kemaller, Salihler, öldürüldü...
Üç nokta koyarken insanın içinin cız ettiği bir yer burası. Bakmayın kolay yazıldığına...
Sağın solu, Solun sağı kana buladığı dönemler. Gözaltına alınanın bir daha gelemediği, köylüyü amip gibi emen ağaların olduğu, kütüphanelerin bombalandığı dönemler... Ne garip biz bunları düzyazı gibi yazıyoruz, oysa ne analar ağladı bizim buralara yazdıklarımızı yaşarken, kaç çocuklar babasız kaldı Sağdan , Soldan...

İşte Muhsin tüm bunların içinde devrimci olmaya çalışan ve babasının himayesini kabul etmek istemeyen ama yine de ondan gelen parayla Ankara ya felsefe okumaya gider. Burada bilgin mı bilgin Nedim hocayla tanışır. Reyhan' ı vardır, severler birbirlerini. Ve tabii ki Salih' le.
Salih onun en yakın dostu, en yakınıdır kısaca.
Hayaloğlu ' nun Rıza' sıdır o Muhsin için. Ve yanıbaşında öldürülür...
Şu iki satırı da Salih için koyuyorum buraya.

""Yani sen şimdi gittin, yani yoksun,
Yani bir daha olmayacak mısın?
Yani bir daha borç vermeyecek,
Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?

Peki, beni kim kızdıracak,
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki, beni bu köhne dünyada
Senin anladığın kadar kim anlayacak?

Ulan Rıza... ne hayâllerimiz vardı oysa,
Ne acayip şeyler yapacaktık..."""

Muhsin bıkar ya Ankara dan. Nedim hoca da gitmiştir artık. O da hiç istemediği halde köyüne gider. Ağalık ona göre değil elbette. Kabullenemez. Ne varki Nahide vardır, onu çok sever ilk gençliğinde. Ve Nahide yine belirir köyde, burnunun dibinde. Kaçamayacağı bir aşk onunladır artık. Gözleri " Vel fecr " der Nahidenin...
Hacı Tulukçu babası da ölünce ıyice sıkışır Muhsin. Ve darbe gerçekleşir. 80 darbesi, ıyice çaresizdir Muhsin.
Nahide gelir İstanbul' dan başsağlığına. Ya Avrupa ya gidecektir yada kalacaktır. Karar şaşkın Muhsin'in olacak. Ne yapacak, ?

Bitmesini istemediğim bir kitaptı. Türkali nın okuduğum ilk eseriydi ama son olmayacağını biliyorum artık.
Ruhun şad olsun güzel insan.
Iyi okumalar herkese... (Metin Pir) 
İlk önce Vedat Türkali' nin kitaplarını okumamak için neden bu kadar saçmaca direndiğime pişman oldum.
Muhsin, serseri bir mayın gibi ortada dolaşan ağa oğlu. Teori ve pratik çok farklı olmakla birlikte bağlıdır birbirine. Bir dönemin siyasi süreci içerisinde doğru istikametini bulmaya çalışan Muhsin' in hikayesini okumaya gerçekten de değer.... (Güler Ayata) 

Kitabın Yazarı Vedat Türkali Kimdir?
Vedat Türkali (doğumu. 13 Mayıs 1919, Samsun) Abdülkadir Demirkan 'ın (1950'li yıllarda Abdülkadir Pirhasan olmuştur) yazılarında kullandığı ismidir. Senarist, şair ve romancı olan Türkali, liseyi Samsun Lisesi'nde okuduktan sonra 1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olmuştur. Aynı yıl eşi Merih Pirhasan'la evlenmiştir.

Maltepe Askeri Lisesi ve Kuleli Askeri Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra 1951'de siyasi eylemleri sebebiyle tutuklanmış; 9 yıl ceza almış 7 yıl sonunda koşullu olarak serbest kalmıştır. Gar Yayınları'nı Rıfat Ilgaz ile kurduktan sonra, 1960'da Dolandırıcılar Şahı ile senaristliğe başlamıştır. Senaristliğine devam eden Türkali, 1965'de yönetmenliği denemiştir.

Bir Gün Tek Başına ve Mavi Karanlık gibi romanları Türk edebiyatının en büyük eserleri arasına girmiş; daha sonra da Yeşilçam Dedikleri Türkiye ve Tek Kişilik Ölüm romanlarını da yazmıştır.

Mihri Belli'nin yakın arkadaşı ve Atıf Yılmaz'ın arkadaşı ve akrabasıdır. TKP'nin eski üyelerindendir. 2002 seçimlerinde DEHAP'dan aday olarak aktif siyasete atılmıştır.

Vedat Türkali, oyuncu Deniz Türkali ve yönetmen Barış Pirhasan'ın babası, Deniz Türkali'nin kızı şarkıcı Zeynep Casalini'nin dedesidir.

Vedat Türkali Kitapları - Eserleri
Fatmagül'ün Suçu Ne?
Güven - Cilt 1
Güven - Cilt 2
Bir Gün Tek Başına
Mavi Karanlık
Özgürlük İçin Kürt Yazıları

Şeytanın Kaşık Oyunları
Tüm Yazıları Konuşmaları
Yalancı Tanıklar Kahvesi
141. Basamak
Bu Ölü Kalkacak
Dallar Yeşil Olmalı
Eski Filmler

Eski Şiirler Yeni Türküler
Üç Film Birden
Yeşilçam Dedikleri Türkiye
Komünist
Ölmedikçe
Kayıp Romanlar
Tek Kişilik Ölüm - Komünist

Tüm Yazıları Konuşmaları 2
Özgürlük İçin Kürt Yazıları 2
Bitti Bitti Bitmedi
Tek Kişilik Ölüm
Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler
Bu Gemi Nereye
Yanıtlar

Güven (4 Cilt Takım)
Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap)
Güven - Özel Baskı(İkinci Kitap)
Güven - Özel Baskı(Üçüncü Kitap)
Güven - Özel Baskı(Dördüncü Kitap)
Mavi Karanlık
Eski Şiirler Yeni Türküler

Tiyatro Oyunları

Vedat Türkali Alıntıları - Sözleri
Kitap rüzgâr olmalı, perdeyi kaldırmalıdır. (Komünist)
Bedenini söküp atabilseydi, yaksaydı onu, başka bir beden giyinebilseydi... (Fatmagül'ün Suçu Ne?)
Dünyanın en acımasız canavarı yatıyor içimizde. (Mavi Karanlık)
Evlenmek, işte böyle bir eve tıkılmak, yemek pişirip çocuk doğurmak, erkeğini beklemek, bir süre sonra da sevişmenin tadını tuzunu yitirmek olmalı. (Güven - Cilt 1)
"Kirlendik mi, hiçbir yağmur arıtmıyor bizi!" (Mavi Karanlık)
En güzel dünya çocuklarla delilerin dünyası ! (Tek Kişilik Ölüm)

Nazım'ın dizelerindeki gibi. ''Nereden ,nasıl geleceğini bilmeden gelecek dehşetli güzel günlere inanıyorduk!..'' (Tek Kişilik Ölüm - Komünist)
Enişte sözü çirkin. Keşke hiç olmasaydı Türkçede böyle bir söz daha iyiydi! (Güven - Cilt 1)
Korkuyorum yalnızlıktan; senin olmadığın her yerde yalnızım. (Mavi Karanlık)
"Itri'yi de dinleyeceksin,Bach'ı da .Marks'ı da bileceksin,Bedrettin 'i de .

Nâzım'ın şiiri olmasa nerden bilecektik Bedrettin'i?" (Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap))
Bir bilsen dostunu düşmanını kardeş
Bir bilsen nedendir çektiklerimiz
Nasıl da başka olacak yaşamanın tadı (Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler)
Yıkılamaz, görkemli sosyalist toplum, bu sindirilmiş aydınlarla, "depolitize" edilmiş emekçi sürüleriyle mi kurulacaktı? (Komünist)
Dünya tatlı da, birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları! (Bitti Bitti Bitmedi)

...yönetmen hamit akınlı ''bu ölü kalkacak''ı şehir tiyatrosu'nda sergilemek için bana başvurduğunda, elimde oyunun teksti bile yoktu. sağolsun, seçici kurul üyesi iken edinip sakladığı oyunla çalışmalara girişebilmişti sayın akınlı.
oyun fatih şehir tiyatrosu'nda oldukça iyi karşılandı. yılın ikinci yarısında üsküdar şehir tiyatrosu'na geçirilince nerdeyse kapalı gişeye gidiyordu ki, bir ''ihbar'' sonucu savcılık kararıyla oyun durduruldu...

...
(vedat türkali) (Bu Ölü Kalkacak)
- Kolay ne var bu dünyada? Sen bunları kolay mı yaşadın? (Bitti Bitti Bitmedi)
İngiliz kompradorları olan Ermeni varsılları üstüne Kürtler'in saldırtılması, kıyıma uğratılması, ittihatçılarca da benimsenip sürdürülen bir Abdülhamit kalıtıdır.. Ancak Kürtler'i sindirip yok etmenin de yollarını ararlar. I. Dünya Savaşı başlarında, Ermeni saldırısından korunması gerekçesiyle, Kürtler'i yerlerinden, yurtlarından ayırıp yoğun Türk bölgeleri arasında dağıttıkları bilinir. Bu göçlerde, açlıktan, soğuktan, hastalıktan ölenlerin sayısı belli değildir. 1920 yılındaki Koçgiri Kürt halk başkaldırısını canavarca kıyım, kırımla bastıran Sakallı Nurettin Paşa'nın "Türkiye'de Zo' diyenleri yok ettik, 'Lo' diyenleri de ben kökünden temizleyeceğim!" sözleri ulusalcılık savındaki ittihatçı kafasının göstergesi gibidir. (Özgürlük İçin Kürt Yazıları)
...boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul
bekle bizi...

...
(eylül 1944,akşehir) (Eski Şiirler Yeni Türküler)
Şu para denen pisliği bulanın... Kes zevzekliği de işine bak! Bin yıllardır dünyayı o pis para değiştiriyor; sövgülere şerbetli! (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
"Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" diyor Başbakan. Desen ne olacak, demesen ne olacak. Devletin tüm önemli koltuklarını bölüşüp oturmuş faşistler. (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
Alıştık, dedi. Herkes kendi acısını yaşıyor sonunda.. (Kayıp Romanlar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yalanci-taniklar-kahvesi-vedat-turkali-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)