# Yandık Elhamdülillah - Fatih Duman Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yandık Elhamdülillah kimin eseri? Yandık Elhamdülillah kitabının yazarı kimdir? Yandık Elhamdülillah konusu ve anafikri nedir? Yandık Elhamdülillah kitabı ne anlatıyor? Yandık Elhamdülillah PDF indirme linki var mı?  Yandık Elhamdülillah kitabının yazarı Fatih Duman kimdir? İşte Yandık Elhamdülillah kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yandik-elhamdulillah-fatih-duman-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-28T05:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-06-28T05:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/28/fatih-duman-kimdir-fatih-duman-kitaplari-ve-sozleri-256677.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Fatih Duman 
 Yayın Evi: Nesil Yayınları 
 İSBN: 9786051313122 
 Sayfa Sayısı: 240 
--reklam--
Yandık Elhamdülillah Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rüya görür müsün ey kâri? Rüyalarla yaşar mısın bazı vakitler? Sonra yanaklarından kulaklarına doğru süzülen iki damla yaş ile uyanır mısın gecenin o en ıssız, en sessiz, en kimsesiz vaktinde? Dünyanın bir rüya âlemi olabileceğine inanır mısın?

Gel bir başkasının rüyasına dalalım şimdi seninle. Hakikate uyanalım. Pervane olalım. Bedenimizi yakacak ateş arayalım. Evvela Şiraz'a çırpalım kara ipekten kanatlarımızı, ateşi bilen aşk erlerinin yanında konaklayalım. Aşk ateştir diyelim lisansız ve sessiz ve hatta harfsiz kelimelerle. Aşka yanalım, başka yanalım. 

Sonra Mevlana dergâhına düşürelim kara bedenlerimizi, bizi kavuracak bir şem arayalım. Aşk arayalım. Göğe yükseltelim feryadımızı. Aşka ağlayalım.

Bir dağ başında dua eden Yunus'u bulalım sonra. Ona aşkı soralım dilersen, aşkına şahit olalım. Aşkı üç âşıktan dinleyelim biz. Biri; "Aşka uçarsan kanatların yanar" desin bize, diğeri "Aşka uçmazsan kanat neye yarar" diğeri temmet çeksin düşlerimize; "Aşka vardıktan sonra kanatları kim arar" desin, susalım.

Açma sakın gözlerini, bu rüya âşıkların rüyasıdır. Uyanırsan rüyaları unutacaksın.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yandık Elhamdülillah Alıntıları - Sözleri
Senin halin bizim gibi olmadıkça bizim halimiz sana ancak efsane gelir.
Her şeyi senin için var ettim diyen Allah'a;
Her şeyi Sen'in için terk ettim diyebilmektir aşk...
Hz. Mevlana
Baş gözünle değil de kalp gözünle bak cihana.
Kişinin kıymeti aradığı şey kadardır.
Ölümlü bedenlerinin sanki toprak olmayacağını sanıyor Adem'in sürgün edilmiş evlatları da cihanı sırf kendilerinin malı biliyorlar.
Dostluk bir sırra iki kişinin sımsıkı tutunması demek olsa gerekti.
Yanmazsak nasıl pişeceğiz biz?
"Her şeyi senin için var ettim" diyen ALLAH'a;
"Her şeyi Sen'in için terk ettim" diyebilmektir Aşk...
Hz. Mevlâna
Güle değmeden, dikeni yaralamıştı beni...
Züleyha, Yusuf'u arasın yeter,
O, Yusuf'u bulmasa da, Yusuf onu bulur elbet.
Aşk iki canın sığamayacağı bir hücre ancak...
İki beden girer, lâkin tek can sığar oraya.
Vatan, nerede olursan ol, Cenneti görsen dâhi, gözlerinde ağarıyor. Hangi şehre gitsen, sultanlarla sohbet etsen, sarayları mesken etsen de, Memleketinde bor çöl dahi sana başka geliyor ve insan Vatana geldiği vakit aşka geliyor.
LÂKİN VATAN, SEVGİLİNİN OLDUĞU YERDİR, demiş Alimler...
Aşk tüketmenin, yakmanın ama yandıkça bulmanın diğer bir adı...
Yar uğruna serden geçmezsen, yanmazsan, yok olmazsan, sevdiğinle bir olmazsan,
Nasıl Bulacaksın Aşk'ı...
DUA, belki de böyle olmalıydı;
ALLAH'ım beni seviyor musun?
Aşk sözün bittiği, canın gittiği, aklın yittiği yerde başlar...
--reklam--
Yandık Elhamdülillah İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Fatih Duman'ın kalemini her zaman sevmişimdir. Bu kitapta da okudukça keyif aldım.
Aşkın gerçek değerini ve anlamını anlatan etkiliyici bir eser.
Yunus Emre, Mevlana ve Sadi Şirazi gibi değerli kişiler ile aşkı anlatmak daha bir değerlenmiş. (Tolga Sevim) 
Spoiler içerir: Kitabı bitirdim.Ama kitap mı beni bitirdi bilmiyorum :D gülüyorum ama kitabı okurken en fazla tebessüm etmişimdir,uzun zamandır anlamlandırmaya çalıştığım şeyleri bu kitapta buldum gibi.Hatta belki de buldum.Her sayfasını sıkılmadan mı okursun bir kitabın,evet bu kitabı öyle okudum.Ona rağmen kısa sürede bitiremedim çünkü hemen bitsin istemedim belki de bu konuda okuduğum ilk derin kitap olduğu için.İlkler her daim değerlidir ;).Kitabın yazarı da hemşerim çıktı.Demek ki hemşerilerimden tanıdıklar da varmış,Yavuz Bülent Bakiler ve nice hemşerim olan veya olmayan gönül insanları gibi..Tanıdıklar çünkü kitapta şöyle bir hikâye geçiyor; “Evvel vakitte bir diyar vardı.Bu diyarda yaşayan her kim varsa,sultanından kölesine,çocuğundan ninesine,atasından dedesine hepsi aşk ehli âdemlerdi.Erkekleri Mecnun,kadınları Leyla soyundan gelmeydi.Aşkı bilir aşkı Aşk için isterlerdi.Padişahları dahi aşk yolunda bir köle farz ederdi kendini.
Bir gün komşu ülkenin sultanı bu aşk ülkesindekilerin halini kıskandı da bir büyü yapmak istedi.Dileği oydu ki aşk diyarında yaşayan bütün insanlar aşkı unutsun da kalplerini bir et parçasına çevirsinler.Bu niyetle bir büyücüye gitti.Aldığı efsunu aşk diyarında yaşayanların içtikleri ırmağa karıştırdı.Hikâye bu ya aşk diyarının padişahının bu hâlden haberi oldu lakin vakit az,çare hudutluydu.Saraydakilere her ne olursa olsun su içmemelerini söyledi.Bütün ahali ise çoktan o sudan içmiş,aşkı hiç etmişlerdi bile.Saraydakilerden çoğu da susuzluğa dayanamamış,kana kana midelerini o suyla doldurmuştu.Bir padişah kalmıştı o sudan içmeyen,bir karısı,bir de oğlu.Onlar da ellerinde bulunan tiryak karıştırılmamış sudan azar azar içiyorlardı.Gel zaman git zaman aşkı nisyana vurmuş, gönüllerini kara bir taşa çevirmiş halk,padişahlarının halini delilikten bildiler.Dediler ki sultanımız aşk diye kelam edip,kendini kaybetmiş,aklını elden vermiş de Mecnun olmuştur,deli olmuştur.Ve isyan ettiler padişahlarına.Padişah da başka bir çare bulamayıp,oğlunu ve karısını alıp ülkesini terk etti.Derler ki bugün deli diye ortalarda gezip,halden hale girenler,diğer insanların anlamadığı sözler söyleyip de kendini bilmez halde gezenler o padişahın soyundan gelenlerdir”. Biz ise ne dışlayanlarız,ne de o deli dedikleri gibi olabilenlerdeniz :/ (Sümeyye Tulumcu) 
Serinin son kitabı Aşk İnanmakla Başlar'da hikaye kaldığı yerden devam ediyor.Ömer Bey ikinci kitapta aşkı aramak için yollara düşmüştü.Bu kitapta aşk nedir sorusunun cevaplarını Sâdi-i Şirazi, Mevlana ve Yunus Emre'nin dilinden okuyorsunuz. (Kitapokuranne) 
--reklam--
Yandık Elhamdülillah PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatih Duman - Yandık Elhamdülillah kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yandık Elhamdülillah PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatih Duman Kimdir?
1987 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Çatalca İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra 2006 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. Bir dönem Ürdün Devlet Üniversitesi'nde de öğrencilik yapan Fatih Duman Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dördüncü sınıfında öğrenimine devam etmektedir.

Buruciye Edebiyat, Dikili Ekin ve Ferda gibi dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan Fatih Duman pek çok kurumun düzenlediği şiir ve makale yarışmalarına katılmış ve ödüler almıştır. 2007 yılından beri de Ferda Edebiyat ve Kültür Dergisinin editörlüğünü yapmaktadır.
--reklam--
Fatih Duman Kitapları - Eserleri
Yandık Elhamdülillah
Pir-i Türkistan
İsimsiz Kitap
Ah
İlm-i Aşk
Doğuda Aşk Böyle Yazılır
Ene 'Sus Ey Nefsim'
Sır: Aşıklar Ölmez
Düş Yanığı
Aşk Varsa Kusur Yoktur
Miftah
Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider
İkra
Dem
Kızılelma 1 - Anadolu
Kızılelma
Âmâ
Dağıldık Allah’ım Sen Topla Bizi
Lâl
O Balonda Babamın Nefesi Var
Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir
--reklam--
Fatih Duman Alıntıları - Sözleri
RİVAYET EDERLER Kİ Ayasofya'nın inşası bitip de tamam olduğu vakit o ulu mabedi görenler gözlerini hayretle açmış ve böyle bir mabedin insan gücüyle yapılamayacağına inanmışlardır. (Miftah)
Yapmayıp merak edeceğime, yapar pişman olurum.. (Âmâ)
"Allah" dedi birden, "dünyayı insan için var etti doğru, lakin insanı dünya için değil. Dünyaya sahip olmak için değil Allah'ın kudretine şahit olmak için geldik." (Âmâ)
İnsan dediğin derdi kadardır. (O Balonda Babamın Nefesi Var)
DERLER Kİ KONSTANTİNİYYE ahalisi kendi dindaşlarından bunca zulmü gördükleri günden sonra başlarına gelecek her bir felaketi düşünmüş ve bunca zulümden kurtuluşu elbet bir gün geleceklerini bildikleri Türklerde görmüşlerdir. (Miftah)
İnsan ölür, lakin dava ölmez oğul. (Kızılelma 1 - Anadolu)
İnsan "Allah'a imanım var" diye kendine bir an bile olsa güvenmesin. Zira içinde iman vardır sahi lakin nefsi de vardır. Kendine, kendi nefsine güvenmek Müslümanlık alemeti değildir. Müslüman olan kişi kendine değil Allah'a güvenir. (O Balonda Babamın Nefesi Var)
“Gönlüme girdin” demişti bana. “Gönlüme girdin...” Oysa ben birinin gönlünde yer edecek biri olduğuma inanmamıştım hiç. (Âmâ)
Kendi ölümümü kendim taşıyorum her an yanımda. (Sır: Aşıklar Ölmez)
Ölümü anlatmak köre güneşi anlatmak gibi... (Sır: Aşıklar Ölmez)
Köre nedir köre ne? Görenedir görene... (Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir)
"Tarih bana aslında bir tek şey öğretti: büyük insanların, imtihanlarıda büyük olur. " (Ah)
Bunlar birer hikâye değil, efsane değil olsa olsa toprağa kanla yazılmış destandır bu. (Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider)
" İyiyim" diyordu. Gerçi insan böyleydi kötü olsa bile "Nasılsın" diye sorulduğunda "İyiyim" derdi. (Âmâ)
Allah isterse olmaz da olur. (Sır: Aşıklar Ölmez)
Ve anlatmaya devam etti Hüseyin Efendi:
" İşte o an anladım her şeyi. Biz mukaddesat için, Allah için, vatan için savaşıyorduk. Onlar ise zulüm içib ölüm için ve Allah'a düşmanlık için geliyorlardı. Ve Allah bizimleydi. Öyle inanıyor, öyle hissediyor ve hatta görüyorduk gözlerimizle.." (Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider)
Bazı insanlar ne kadar çok direniyorlar anlamamak için... (Dağıldık Allah’ım Sen Topla Bizi)
... Meydanı doldurup Ayasofya'ya hayretle bakan ahalinin kimi gördüğünü bir rüyaya yoruyor kimi inanamıyor kimi inansa da aklı almıyordu. Zira öyle ulu bir mabet, böyle büyük bir kubbe nasıl oluyor da ayakta duruyor diye düşünüyorlardı. Zira sanki YER DEĞİL DE GÖK TUTUYORDU mabedi. (Miftah)
Allah şehirleri fethedenleri değil gönülleri fethedenleri unutturmaz (Pir-i Türkistan)
Lakin zaman bir garip derviş, bir lahza olsun yerinde duramıyor. Her an bir nehir gibi akıp gidiyor işte. (İsimsiz Kitap)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yandik-elhamdulillah-fatih-duman-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)