# Yaşamın Bilgece Deneyimleri - Arthur Schopenhauer Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yaşamın Bilgece Deneyimleri kimin eseri? Yaşamın Bilgece Deneyimleri kitabının yazarı kimdir? Yaşamın Bilgece Deneyimleri konusu ve anafikri nedir? Yaşamın Bilgece Deneyimleri kitabı ne anlatıyor? Yaşamın Bilgece Deneyimleri kitabının yazarı Arthur Schopenhauer kimdir? İşte Yaşamın Bilgece Deneyimleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yasamin-bilgece-deneyimleri-arthur-schopenhauer-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-01T10:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-03-01T10:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/01/arthur-schopenhauer-kimdir-arthur-schopenhauer-kitaplari-ve-sozleri-164585.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Arthur Schopenhauer 
 Çevirmen: Elif Yıldırım 
 Yayın Evi: Oda Yayınları 
 İSBN: 9789753853866 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Yaşamın Bilgece Deneyimleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
19. yüzyılın önde gelen Alman metafizikçisi Arthur Schopenhauer (1788-1860) Richard Wagner'den Friedrich Nietzche'ye, Loe Tolstoy'dan Thomas Mann'a uzanan çok sayıda yandaşıyla etki alanını felsefenin o sımsıkı kapalı dünyasından çok uzaklara taşımıştır.
--reklam--
Yaşamın Bilgece Deneyimleri Alıntıları - Sözleri
İnsanları tanıdığımdan beri…”
Eğer herhangi bir tartışma veya diyalog içinde bulunuyorken, bir başka insan, bizden daha fazla bilgiye, daha büyük doğruluk aşkına, daha üstün bir yargılama gücüne, daha iyi bir idrake sahip olduğunu ortaya koyuyorsa veya genel anlamda, bizimkileri gölgede bırakacak entelektüel nitelikler sergiliyorsa, biz, sadece ona hakaret edip kabalaşmak suretiyle, onun sahip olduğu bütün üstünlükleri ve bizim sığlığımızı ortadan kaldırabilir ve üstünlük sırasının kendimize geçmesini sağlayabiliriz.
“Kendisiyle baş başa kalabilmek en değerli mülktür.”
Bilge bir insan, her şeyden önce, kendisi için acı ve sıkıntı kaynağı olan şeylerin uzağında, sessiz ve kendi başına ve bundan dolayı da dingin ve alçakgönüllü ve engellerden ve rastlantılardan olabildiğince uzakta bir yaşama kavuşmanın mücadelesini verecek ve kendisine sözde dost olan birkaç kişiyle yaşadığı bazı önemsiz tecrübelerden sonra inziva halinde hatta gerçekten büyük bir bilgeliğin sahibi ile tamamıyla yalnız başına yaşamayı seçecektir. Zira bir insan, kendi benliğinde ne kadar çok şeye sahip ise dış dünyadan o denli az şeye gereksinim duyacak ve gerçekte diğer insanlar da onun için o denli az şey ifade edeceklerdir.
Zira bir insanın bir başkası için olabileceği şey çok da önemli değildir; her insan, tek başınadır sonuçta ve önemli olan da, insanın tek başına kim olduğudur.
Kolay değildir mutluluk ; kendimizde bulmak çok zordur, başka bir yerde bulmak ise imkansızdır...
Epictetos’un da dediği gibi, insanları etkileyen , olaylar ve nesneler değil kendilerinin onlar hakkındaki görüşleridir.
Aynı dışsal olaylar ve aynı koşulların iki insanı hiçbir zaman aynı şekilde etkilememesinin nedeni de budur; hatta tıpatıp aynı şeylerle çevrili olsalar bile her bir insan kendi yaratmış olduğu dünyada da kendi kendine yaşar.''
İnsan sadece yalnız kalabildiği sürece bütünüyle kendisi olur: demek ki yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez. Çünkü insan ancak yalnız kaldığında özgürdür. Baskı, her toplumun ayrılmaz arkadaşıdır.
Bir insan , istemeyi aklından bile gecirmedigi şeylerin yokluğunu hiçbir zaman duyumsamaz . O bunlar olmaksızın da pekala mutludur .
İşte sadece böyle bir insan için, kendi yaşamının ağırlık merkezini bütünüyle kendi içine yerleştirdiği söylenebilir bu da bu türden insanların -ve böyle insanlara hayli nadir rastlanır- ne kadar üstün nitelikte bir karaktere sahip olurlarsa olsunlar neden dosttanna, ailelerine ve genel olarak topluma karşı diğer insanların - son derece kolaylıkla ve sıklıkla yapabildiği şeyi yapamadıklarını, onlara sıcak ve sınırsız bir ilgi gösteremediklerini açıklar. Zira onlar sadece kendi kendilerine sahiptirler geri kalan her şeyin kaybı onlar için hiç de telafi edilemez değildir. Bu da, onların karakterlerine, diğer insanların, genel anlamda bütünüyle farklı bir doğa: ya sahip oldukları için hiçbir zaman, onları tam anlamıyla tatmin edemediği için kendileri için daha da etkili olan bir yalıtılmışlık verir: dahası heterojen olanı her bakımdan ve herkeste sürekli bir biçimde duyumsadıklarından, yavaş yavaş insanlar arasında, başka türden bir varlık gibi dolaşmaya ve düşüncelerinde insarr lar hakkında birinci değil Üçüncü çoğul şahıs zamirini kullanmaya alışırlar.

Dolayısıyla buradan vardığımız sonuç, doğanın, böylesi entelektüel bir zenginlik bahşettiği kişinin, diğer insanlar arasında en mutlusu olduğudur elbette ki, öznel olanın nesnel olandan daha çok ilgilendirdiği bize, hangi türden olursa olsun üzerimizde ancak dolaylı bir etkisi bulunan yani sadece ikincil konumdaki nesnel olandan daha yakındır. Bu gerçek, şu güzel dizeler tarafından da hayli zarif bir biçimde ortaya konulmuştur:

Gerçek zenginlik, sadece ruhun içsel zenginliğidir, Geri kalan ne varsa, kazançtan çok bela getirir.

Lucian, Anthol., 1,67

“
Kolay değildir mutluluk; kendimizde bulmak çok zordur, başka bir yerde bulmak ise imkansızdır...
Bir budalanın yaşamı,ölümden beterdir.
''İnsan nesnel ve öznel koşullar sonucu diğer insanlarla ne denli az ilişki içinde olursa, dürüstlükte o denli daha iyidir.''
--reklam--
Yaşamın Bilgece Deneyimleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Schopenhauer için yaşam bilgeliğine ulaşmanın şartı ; bireyselliktir. Insanlar kendi yarattıkları dünyada yaşar. Bu yarattıkları dünya, insanın içsel zenginliği ile orantılıdır. Içsel zenginlik, boş zaman kavramını değerlendirmemize bağlıdır. Boş zamanda; okumak, gözlemde bulunmak, inceleme, düşünmek gibi eylemlerle zihin zenginleşir.
"Zihinsel olarak doldurulmayan boş zaman ölüdür ve canlı gömülmek gibidir" der.
İnsanın neden canı sıkılır?
Parasının çok olması ,olmaması , arkadaşının çok olması veya olmaması gibi sebeblerden canı sıkılmaz. Tek başına kaldığı zaman kendidir. Zihni boş olması, öz güvenini yok ettiği için dış dünyadan çok beklentisi olacak ve diger insanlar onun icin cok sey ifade edecek. Dış dünyadan beklenti oranı can sıkıntısını belirler.
Zihni dolu kişilerin dertleri beğenilmek değildir. Insanların onun hakkındaki düşünceleri onu etkilemez.....
Schopenhauer'un bu kitabı defalarca okunmalı ve bir yaşam kılavuzu gibi ezberlenmelidir. (Fama) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Arthur Schopenhauer Kimdir?
Arthur Schopenhauer (d. 22 Şubat 1788, Danzig - 21 Eylül 1860, Frankfurt), Alman filozof, yazar ve eğitmendir. Aynı zamanda Immanuel Kant'ın en çok değer verdiği öğrencisiydi. Schopenhauer, Alman felsefe dünyasındaki ilklerdendir ve dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulu nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkatleri çekmiştir.Ayrıca Schopenhauer, Nietzsche'nin ilk akıl hocasıdır.
--reklam--
Arthur Schopenhauer Kitapları - Eserleri
Bilmek ve İstemek
Düşüncenin Çağrısı
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
İnsan Doğası Üzerine
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
Bilim ve Bilgelik
--reklam--
Felsefe Tarihinden Kesitler
Hayatın Anlamı
Aşkın Metafiziği
Fikirlerin Bilgisi Üzerine
Eristik Diyalektik
Akıl Sağlığı
Ölümün Anlamı
--reklam--
Din Üzerine
İdeal ve Gerçek
Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine
Güzelin Metafiziği
Okumaya ve Okumuşlara Dair
Ölüm ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği ile Olan İlişkisi
İstencin Özgürlüğü Üzerine
--reklam--
Merhamet
Üniversiteler ve Felsefe
Hiçliğin Mutlu Sessizliği - Aforizmalar
Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine
Hayatın Bilgeliği
İsteme ve Tasarım Olarak Dünya
--reklam--
Okumak Yazmak ve Düşünmek Üzerine
Akıl Zayıflığı
Varolmanın Acısı
Aşk ve Cinnet
Mantıksal Düşünce Doktrini
Edebiyat Dersleri
Parerga ile Paralipomena
--reklam--
Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 2
Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 1
Kişilik Oluşumu ve Sorunları
Yaşamın Bilgece Deneyimleri
Aforizmalar
Ruh Görme Üzerine
Dünyanın Istırabı Üzerine
--reklam--
İrade Felsefesi
Mutlu Olma Sanatı
Kötümserlik Üzerine
Fikir Mimarları Dizisi 19
On Women
Müxtəlif Predmetlər Haqqında Düşüncələr
The Horrors and Absurdities of Religion
--reklam--
Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine
Studies in Pessimism
Parerga ve Paralipomena 2
Seçme Yazılar
Mutluluk Kendi Kendine Yetenlerindir
Düşünceler
Kadınlar ve Diğer Konular
--reklam--
The Art of Literature
Aklın Yolu
Writings Of Schopenhauer On Various Themes, Vol. 1
Aşkın Metafiziği
Həyat Müdrikliyi Aforizmləri
Cinsel Aşkın Metafiziği
Metafizik İhtiyacı
--reklam--
Doğadaki İsteme Üzerine
Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
Kant Felsefesi Eleştirisi
--reklam--
Arthur Schopenhauer Alıntıları - Sözleri
les grandes pensées viennent du coeur*
Büyük düşünceler kalpten gelir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)
“Her şeyin niçin olduğunun bir temeli vardır.” (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
Güzelin nadiren yararlı olanla birleştiğini görürüz. Uzun ve narin ağaçlar meyve vermez, meyve ağaçları ufak tefek, bodur ve çirkindir... En güzel binalar, kullanışlı, işe yarar binalar değildir; bir tapınak barınacak bir mesken değildir. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
Hafıza düşünülmüş bir şeyi düşünür. (Düşüncenin Çağrısı)
Okumaksızın geçen boş zaman bir tür ölüm, insanın canlı canlı gömülmesidir(Seneca, 82) (Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine)
Bir düşüncenin esas yaşamı sadece kelimelerin sınır noktasına varıncaya kadar sürer. Orada taşa dönüşür, donakalır ve hayatı sona erer, fakat hayvan ve bitki fosilleri gibi ölümsüzdürler. Geçirdikleri kısa yaşamları bir kristalin kesilme anına benzer. Çünkü düşüncemiz kelimeleri bulduğu andan itibaren içtenliğini kaybettiği gibi ciddi olmaktan da çıkar. Başkaları için varolmaya başladığı andan itibaren içimizde yaşamaya devam etmesi son bulur, tıpkı bir bebeğin annesinden kopup kendi benliğine adım atmaya başlaması gibi. Şairin de dediği gibi: "Beni itirazla şaşırtmayın! İnsan konuşmaya başladığı anda yanılmaya da başlar." (Edebiyat Dersleri)
--reklam--
Dünya cehennemin ta kendisidir ve insanlar da bir yandan zulüm gören ruhlar, öte yandan cehennemdeki şeytanlardır (Dünyanın Istırabı Üzerine)
Dar kafalılık ve ahmaklık her zaman ve her yerde, bütün durum ve koşullarda, anlayıştan, zekâdan ve yetenekten nefret ettiği kadar şu dünyada başka hiçbir şeyden böylesine içten ve yürekten nefret etmez. (Üniversiteler ve Felsefe)
Kendisinin görgül karakterine dair edindiği kesin bilgi kişiye edinilmiş karakter denilen şeyi sağlar. O kişi iyi ya da kötü kendi özelliklerini ve bu yüzden kendisine ne için inanıp inanamayacağı ya da kendisinden ne beklenip beklenemeyeceğini kesinlikle bilir. Görgül karakteri sayesinde önceden sadece doğallıkla oynadığı rolünü artık artistik ve yöntemli bir şekilde ciddiyet ve kayrayla, söylendiği gibi karakterine hiç vefasızlık etmeden oynar. Kişi ne zaman karakterine sadık kalmazsa kendisi hakkında yanılır. (İstencin Özgürlüğü Üzerine)
Doyum dilenciye atılan sadaka gibidir, sadaka onu bugün canlı tutar, böylece onun sefaleti yarına uzatılabilir. (İsteme ve Tasarım Olarak Dünya)
“Yaptığımız her eylemde ilk önce “İnsanlar ne der?” diye düşünmekteyiz. Hayat sıkıntılarının neredeyse yarısı sırf bu yüzden oluşmaktadır.” (Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar)
Keder içerisinde neşe, neşe içerisinde keder. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
Hayat. hayat ismiyle anılır, ama gerçekte ölümdür o. (Hayatın Anlamı)
--reklam--
Voltaire “Saadet sadece bir rüyadan ibarettir.” der ve ekler:Sinekler örümcekler tarafından,insanlarsa acılar tarafından yenilmek üzere vardırlar. (Merhamet)
Kavrayışı bir suç, doğumu bir ceza, yaşamı bir iş ve ölümü de bir gereklilik olan bir insan, kendi­siyle nasıl gurur duyabilir ki? (İnsan Doğası Üzerine)
Çünkü her nesne gölge verir; her cisim kesinlikle özgül ağırlığına karşılık gelen bir ağırlıkla düşer... (Ruh Görme Üzerine)
Hayal gücü mahsulü olan her eser işkenceler içerisindeki insan yüreğinin kasılmalarını ve çırpınmalarını seyrettiğimiz bir gösteri kutusudur. (Hayatın Anlamı)
Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir." (Aforizmalar)
Felsefe, sığınılacak bir limandan çok çıkılan bir yolculuğa benzer. (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
Bu sıkılma hali varoluşun kendi içinde değersiz olduğunun dolaysız bir kanıtıdır, çünkü sıkılma hali varoluşun boşluğunu algılamaktan başka bir şey değildir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yasamin-bilgece-deneyimleri-arthur-schopenhauer-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)