# Yazdıklarıyla Yaşayanlar - Hasan Saraç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yazdıklarıyla Yaşayanlar kimin eseri? Yazdıklarıyla Yaşayanlar kitabının yazarı kimdir? Yazdıklarıyla Yaşayanlar konusu ve anafikri nedir? Yazdıklarıyla Yaşayanlar kitabı ne anlatıyor? Yazdıklarıyla Yaşayanlar PDF indirme linki var mı?  Yazdıklarıyla Yaşayanlar kitabının yazarı Hasan Saraç kimdir? İşte Yazdıklarıyla Yaşayanlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yazdiklariyla-yasayanlar-hasan-sarac-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-12-06T09:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-12-06T09:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/12/06/hasan-sarac-kimdir-hasan-sarac-kitaplari-ve-sozleri-353031.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hasan Saraç 
 Yayın Evi: Portakal Yayınları 
 İSBN: 9789752468542 
 Sayfa Sayısı: 288 
--reklam--
Yazdıklarıyla Yaşayanlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öldükten sonra tüm yazdıklarının yakılmasını isteyen Kafka, en büyük zaafı kumardan kaçıp Kumarbaz'ı yazan Dostoyevski, varlığına delil ararken elinde kalem bulan Camus, bir savaşın ortasında tüm coşkusuyla yurtsuz kalan Stefan Zweig ve daha birçok yazarın o bilmek istediğimiz hikâyeleri...

Yazdıklarıyla Yaşayanlar ruhunuza dokunan büyük yazarların eserleriyle iç içe geçmiş hayatlarını anlatıyor. Hasan Saraç, okuma serüveninde yazarlarla kurduğu dostluğa okurlarını da dahil ediyor.

Altını çizdiğiniz cümlelerin sahiplerini yakından tanımak, hikâyelerinin hikâyelerini dinlemek ve yazarların hayatlarına şahit olmak için Yazdıklarıyla Yaşayanlar doğru bir kitap.
Yazdıklarıyla Yaşayanlar Alıntıları - Sözleri
Eğer sadece herkesin okuduğu kitapları okursanız, sadece herkesin düşündüklerini düşünebilirsiniz!
Şu an aklıma gelen isimler; Peter Carey, Charles Baxter, Philip Roth, Salman Rushdie ve Orhan Pamuk...
İnsana fakirliğin ve hastalığın öğrettiklerini hiçbir okul ve kitap veremez.
Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin. Paran yok, kazanırsın. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
Okumak benim için bir kaçış, huzur ve teselliydi, kendi seçtiğim uyancıydı; okumak sırf o katışıksız hazzı içindi, bir yazarın sözcükleri zihninizde yankılanırken çevrenizi saran o güzelim dinginlik içindi...
Diktatörlük hakikat haline geldiğinde, devrim hak haline gelir!
Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen alâkamızı kesmektir.
"İçimizde şeytan var. Can kırıkları var. Nefret var. Yalanlar var. Bir yanımız bizi çoktan terk etmiş,kaçıyor. Melankoli ve hüsran var. Keşke bazı geceler hiç sabah olmasa... "
Yazdıklarıyla Yaşayanlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu inceleme-derleme adına ne diyorsak beni biraz üzdü.
Kitap genel anlamda seçilen yazarların doğdukları dönemin kısa bir özeti, hayatlarına bir bakış, söylediklerinden ya da yazdıklarından alıntılar ve bazı kitaplarının konusunu ele alıyor.
Fakat sanki her yazarı farklı biri yazmış da bölümlerin birbirinden haberi yokmuş gibi sürekli bi tekrar. Zaten bi önceki bölümde x yazarı hakkında okuduğum şeyi y yazarı hakkındaki bölümü okurken de ilk defa görüyormuşum gibi önüme sunulmasından hiç hoşlanmadım.
Ayrıca maalesef benim fark ettiğim bir kitap özeti (!) yanlış. Ve maalesef bazı kitapların anlatımı özet olmaktan çıkmış sonlarını söylemeye kadar gitmiş. Bari buna dikkat etmese miydik? Tamam bazı kitapları sonları için okumuyoruz ama yazarı anlamaya çalışırken kurgu, olay örgüsü bizde beklenti yaratan kitabı okurken motive eden taraf olmuyor mu?
Kitabı alırken yazarların bilinmeyen yönlerini keşfedeceğimi, popüler kitapları dışında gölge düşen kitapları konusunda daha çok bilgi alacağımı düşünmüştüm hatta ikincisi olmasına da sevinmiştim ama ikincisini alacağımı sanmam. (Ece Türe) 
25 yabancı ve yerli yazara 3-4 sayfa ayırarak kısaca biyografilerini veren yazarımız(!), eserlerini de tanıttığı meşhur kişilerden alıntılar da aktarmış bizlere...
Alıntılanan doğru sözler olduğu gibi sahte sözler de mevcut kitapta. Onlar neler mi?
Sayfa 35'te yazar/sabahattin-ali 'nin hiçbir kitabında olmayan şu söz ona atfen paylaşılmış:
"İçimizde şeytan var. Can kırıkları var. Nefret var. Yalanlar var. Bir yanımız bizi çoktan terk etmiş kaçıyor. Melankoli ve hüsran var. Keşke bazı geceler hiç sabah olmasa..."

Yine sayfa 182'de, yazar/oguz-atay 'dan aktardığını zannettiği söz rahmetli yazara ait değil. O sahte söz şudur:
"Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır..."
Kitap yazarken daha dikkatli olunmalı, internetin aldatıcı dünyasına aldanmamalı. Kitap seçerken ve okurken ise iki kat dikkatli olunmalı. Dikkatsiz yazarların yazdığı kitapları okuyarak temiz beyninizi bulandırmayınız. (Kağan Bilge) 
Hepimiz onlarca kitap okuyoruz, sevdiğimiz cümlelerin altını çiziyoruz, nasıl olur sanki ben yazmışım diyecek kadar yakın hissediyoruz bazen, oldukça etkileniyoruz, kimi zaman onların yazdıkları ile bir karar alıp bir yol çizdiğimiz dahi oluyor..
Peki bunları yazanlar bu yazıları ne şartlarda yazdı? Yazarken kimden ilham aldılar? Hayatta iken bu yazdıklarının getirisi ne idi?
Bunları hiç merak etmiyoruz..
Neler yaşadılar acaba tüm bunları kaleme alırken..

Hasan Saraç bizi bu soruların yanıtları ile kavuşturuyor işte.
Kendisi oldukça başarılı bir akademik kariyere sahip (ankara fen lisesi ardından odtü bilgisayar mühendisliği hemen ardından harvard business school şeklinde) bir iş insanı.
Edebiyat yönünün bu denli kuvvetli olmasına eğitimci aile ortamında kocaman bir kütüphane içinde yaşadığını öğrenince şaşırmadım.

Az önce yukarıda bazı yazarlarda merak ettiğimiz ama genelde de araştırmadan geçtiğimiz soruların yanıtlarını titiz bi çalışma ile bizlere hazır vermiş.
Bilmediğim onlarca şey öğrendim ben.
Okunacak kitaplar, daha detaylı araştırma yapılacak yazarlar listesi hazırlıyorum bile.

Düşündüm ki.. bir kitap hakkında ön araştırma yapmak için böyle bir ansiklopedimsi kaynak olsa elimizde keşke. Çok daha verimli okurduk, anlardık, daha çok şey katardı okuyana.

Tavsiye ederim. Sıra ikincisinde.. (Halime Çakın) 
Yazdıklarıyla Yaşayanlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hasan Saraç - Yazdıklarıyla Yaşayanlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yazdıklarıyla Yaşayanlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hasan Saraç Kimdir?
1951 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Fen Lisesi ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’ni bitirdikten sonra Harvard Business School’dan mezun oldu.

İki yıl TABA Türk Amerikan İş Adamları Derneği başkan yardımcılığı, dört yıl boyunca da TÜBİSAB Bilişim Sanayicileri Derneği başkanlığı yapan ve otuz yedi yıl boyunca değişik sektörlerde işveren veya üst düzey yönetici olarak çalışan yazarın bugüne kadar Zaman Gezginleri Kerim ile Sibel (2021), Kafkas Ateşi (2020) ve Çapraz Oyun (2020) dahil olmak üzere yedi romanı yayımlanmıştır.

Hikâyelerin Hikâyesi projesinin ilk bölümü olan ve 25 farklı usta yazarın hikâyesini anlatan "Yazdıklarıyla Yaşayanlar" adlı eseri 2018 yılında basıldı. "Yazdıklarıyla Yaşayanlar II" adlı ikinci eseri ise 2020 yılında okurlarıyla buluştu.

Eşi Handan ile birlikte İstanbul’da yaşamaktadır ve İpek adında bir kızları vardır.
--reklam--
Hasan Saraç Kitapları - Eserleri
Yazdıklarıyla Yaşayanlar
Çapraz Oyun
Yazdıklarıyla Yaşayanlar 2
Kor
Kafkas Ateşi
Kerim ile Sibel
Turabdin'e Dönüş
Miranda
13 Saat + 1 Ömür
Aynadaki Adam
--reklam--
Hasan Saraç Alıntıları - Sözleri
“Bazıları için bütün bir dünya, bütün bir yaşam, yüzlerinde sahte bir maske, sahnenin ta kendisiydi işte.
Ölüm perdeyi indirene dek…” (Çapraz Oyun)
Bak dostum, gönül işlerinde komik durum falan yoktur. Bilemediğin, daha öncesinde hissetmediğin, bir türlü anlayamadığın, henüz tanışmadığın karmaşık duygular vardır. (Kerim ile Sibel)
"Ta Turabdin'den kalktım, buralara kadar geldim, şimdi de ruhunu azat etmiş bedenim dönecek doğduğum, büyüdüğüm topraklara." (Turabdin'e Dönüş)
"Hiç olmazsa bir hayalim var diyorum kendime, onu da elimden alamazlar ya..." (Turabdin'e Dönüş)
Yüreğini dinle yeter... O bilir nereye gideceğini! (Kor)
Geride iz bırakmak, takipçinize yol göstermektir... (Kerim ile Sibel)
İnanılır gibi değildi ama işte yine en başa dönmüş, sessizce kahvelerini içiyorlardı.Siper savaşlarında ateşkes molası verip yaralılarını revire taşıyan askerlere benziyordu o halleri.Anlaşılan bir kazananı da yoktu savaşın.Zaten hiçbir zaman olmamıştı... (Kor)
İki uçak yolculuğu, iki gündüz, iki gece
Değişen iki dünya
Birbirinin içine geçen iki şehir, iki farklı hayat
İki isim
İki oyun
İki hikaye... (Çapraz Oyun)
'Her devrim gün gelir buharlaşır, ardında yapış yapış bir bürokrasi bırakır. (Kerim ile Sibel)
Geleceğim bekle dedi
Ben beklemedim o da gelmedi
Ölüm gibi şeydi
Ama kimse ölmedi (Yazdıklarıyla Yaşayanlar 2)
Kâmil insan önemli olanın kendi hatalarını düzeltmek olduğunu bilir, kemale ermemiş olanlar ise başkalarının hatalarını bulmaya uğraşır... Muhammed Bawa Muhyiddin.. (Kor)
Her insanın kaderi,yani içine doğduğu labirent birbirinden farklı tasarlanmış.Yeryüzünde nefes alan her bedenin,o bedeni paylaşan her ruhun kendine ait,eşi benzeri kâinatta olmayan bir yolculuğu var... (Kor)
Eğer sadece herkesin okuduğu kitapları okursanız, sadece herkesin düşündüklerini düşünebilirsiniz! (Yazdıklarıyla Yaşayanlar)
Eğer çocuklar büyüklerinin uygun görmediği şeyleri yapmakta direnirlerse kimliği belirsiz bir amca, bir bekçi, bir polis, bir asker, özetle tanımsız bir korku simgesi, devreye girmek için kapının dışında, sokağın hemen karşısında ya da masanın öbür ucunda daima aportta bekliyor olurdu. (Kerim ile Sibel)
"Ne kadar ilginç diye düşündü. Neredeyse her dakika yeni bir uçak iniyordu İstanbul'a. Bir o kadar da insan terk ediyordu bu koca şehri, bir yerlere gidebilmek için; çalışmak, gezmek, öğrenmek, eğlenmek, yeni hayatlar kurabilmek için. Beş benzemez umutların, aşkların, acıların, beklentilerin, tutsakliklarin girdabında kaybolmuş insancıklar... Tıpkı benim gibi, diye geçirdi içinden, yepyeni bir şey keşfetmiş gibi." (Turabdin'e Dönüş)
Diktatörlük hakikat haline geldiğinde, devrim hak haline gelir! (Yazdıklarıyla Yaşayanlar)
"Anneler böyledir işte güzel kızım. Kan kusar, kızılcık şerbeti içtim derler yavrularına." (Turabdin'e Dönüş)
Her attığımda bir geliyor gelmesine, bu kadarını anlayabiliyorum elbette, ama yine de altı sayı var bu zarın üstünde. Öyle değil mi? Hem zaten Jack London da "Hayat her zaman elinde iyi kağıtlar olması değil, bazen de kötü bir eli iyi oynama meselesidir" dememiş miydi? Kararlı bir tavırla, "Bu durumda sizden..." derken bakışlarımı kızın mahcup ve ürkek gözlerine dikiyorum, "çok önemli bir ricada bulunacağım." (Kafkas Ateşi)
Seçenekler her daim vardır. Seçeneklerin tükendiğini düşünüyorsan eğer, gerçekten pes etmişsin demektir, pes etmekse yolun sonudur. (Miranda)
Etrafına şüpheyle bakan, birbirinin kuyusunu kazmaya niyetli insanların bulunduğu ortamlardan nefret ediyordu Kerim. (Kerim ile Sibel)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yazdiklariyla-yasayanlar-hasan-sarac-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)