# Yeni Dünya Düzeni - Mahir Kaynak Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yeni Dünya Düzeni kimin eseri? Yeni Dünya Düzeni kitabının yazarı kimdir? Yeni Dünya Düzeni konusu ve anafikri nedir? Yeni Dünya Düzeni kitabı ne anlatıyor? Yeni Dünya Düzeni PDF indirme linki var mı?  Yeni Dünya Düzeni kitabının yazarı Mahir Kaynak kimdir? İşte Yeni Dünya Düzeni kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yeni-dunya-duzeni-mahir-kaynak-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-24T14:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-04-24T14:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/24/mahir-kaynak-kimdir-mahir-kaynak-kitaplari-ve-sozleri-207359.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mahir Kaynak 
 Yayın Evi: Profil Kitap 
 İSBN: 9789759960407 
 Sayfa Sayısı: 152 
--reklam--
Yeni Dünya Düzeni Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
11 Eylül olayının perde arkasında Amerikan derin devleti mi var?
ABD'nin Afganistan ve Irak operasyonlarındaki gerçek amacı neydi ve nasıl oldu da ABD hiçbir güçlükle karşılaşmadan Irak'ı işgal etti?
Söylenildiği gibi ABD ve İngiltere Irak'ta batağa mı saplandı yoksa bu da başka bir planın aşaması mı?
İsrail tüm bu karmaşadan nasıl bir sonuçla çıkmak istiyor?
Yeni Ortadoğu haritasıyla yeni dünya düzeni kuruldu mu?
Yeni dünya düzeni nasıl bir ekonomik yapıyı model alıyor?

Dünya bir tarafta ABD ve Avrupa Birliği, diğer tarafta Rusya ve Çin diye bloklara mı ayrılıyor?

Türkiye'nin yeni Ortadoğu haritası ve yeni dünya düzeninde yeri neresi?

Sıra dışı bir akıl yürütme, kusursuz bir mantıkla aklınızı kurcalayan tüm bu sorulara ünlü stratejist Mahir Kaynak cevap veriyor.
--reklam--
Yeni Dünya Düzeni Alıntıları - Sözleri
"Din halk içindir. Yöneticiler açısından dinin hiçbir önemi yoktur. Ama halka karşı, halkın dini eğilimlerini kullanırlar. Yani gerektiği zaman bir sefer yaparlar, gerektiği zaman bir ideolojik mücadele verirler. Ama kendileri bununla bağlı değildir. Halkı bağlarlar böyle."
ABD için bölgede egemenliği kurmanın tek yolu Türkiye'nin kontrol edilmesinden geçer. Çünkü Amerika ve Türkiye arasında birbirini tamamlayan bir yapı vardır. Şu şekilde izah edilebilir: Türkiye güçlü bir ordu bulunmasına ve halkının askerliğe elverişli olmasına rağmen bir barış ekonomisine sahiptir. Yani modern silahların hepsini dışarıdan alır ve savaş zamanında silah ihtiyaç artar. Dövize gereksinim duyan Türkiye bu tür gelirlerini turizm ve tekstilden sağlar. Savaş zamanı turizm geliri sıfıra iner, tekstil gelirleri minimum düzeydedir. Ekonomisini bu şekilde dizayn edildiğinden Türkiye tek başına savaş yapamaz. Savaş ekonomisine sahip ABD savaş başladığında sürekli güçlenir. Çünkü sürekli silah imal edecek kapasitededir. ABD Türkiye ile kendi ülkesi arasına artı işareti koyarsa bu bütün dünyads karşı konulmaz bir güç haline gelir. Yani Avrupa Türkiye kadar asker çıkarması mümkün görünmemektedir. Bu bölgede bu güçte başka bir ülkede yoktur. Birliktelik olursa Amerika kesin şekilde bu bölgede askeri ve stratejik hegemonya ilan edebilir. Türkiye yerine başka alternatif ülkeyi de tercih edemez.
Mahir Kaynak röportajın ilerleyen kısmında şu şekilde izah eder: "Onun için başından beri söylediğimiz şey şu: bu operasyonun kod adı Irak olmakla birlikte asıl hedefi Türkiye'dir. Çünkü amaç petrol değil, bir egemenliktir. Askeri hakimiyetdir." Röportajı birebir kelimesi kelimesine izah etmediğimiz için tırnak işareti ile göstermeden özet olarak şunu da aktarmak gerekir. Türkiye için ikinci avantaj çoğunluğu Müslüman ülke olmakla birlikte İslam dünyasının öncüsü konumundadır. Bu açıdan bakıldığında Amerika karşıtı olabilecek tek sosyal grup Müslümanlardır. Bu bakımdan Amerika Türkiye'de hakimse İslami kontrol ederek bölme gerçekleştirir ve güvende hisseder. s. 53-54
İngiltere hakkında Türkiye'de yanlış kanaatler vardır. Çünkü ırk ve kültür yakınlığı bir arada tutulmak için sebep telakki edilir. Halbuki Batı da böyle bir durum yoktur. İngiliz ve Amerika tamamen farklı birbirini farklı görür. Siyasi çıkarları aynı doğrultuda olursa birlikte hareket ederler.
İngiltere köklü devlet geleneği olarak ciddi bir derin devleti olan bir ülkedir. Ekonomik ve siyasi gücünü kaybetmiştir. Ama devlet geleneğini kaybetmemiştir. Onun için bugün olduğundan daha büyük bir imaj yaratmaktadır.
Amerika kendi ihtiyaçlarını güvence altına almak için bunu yapıyor. Bu kesinlikle yanlıştır. Çünkü serbest piyasa ekonomisinde ABD istediği kadar petrolü alabiliyor. Başka kaynaklardan da alabilir. Asıl amacı şuanda kendisi için ekonomik olarak rakip olan Avrupa'nın enerji kaynaklarını kontrol etmek. Yani kendisinin istifade etmesi değil, başkasının kaynaklarını ve pazarlarını kontrol etmek için yapıyor.
Amerikan karşıtı çizgide olabilecek tek sosyal grup Müslümanlardır. Amerika Birleşik Devletleri ancak Türkiye'ye hakim olursa İslam'ı kontrol edebilir. En azından böler. O bakımdan kendisini çok güvende hisseder. Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'yi kontrol ettiği zamanda bunu yapmak istemektedir.
Afganistan harekatı aslında Çin'e karşı verilmiş bir mesajdı. Yani eğer Çin günün birinde Rusya topraklarına doğru genişlemek isterse ABD'nin de Rusya'nın yanında saf tutacağı şeklinde bir imaj verilmek isteniyordu.
Eğer o tezkere çıkmış olsaydı ABD'nin çok büyük biri hava gücü Türkiye'deki üstlerde bulunacaktı. Limanlar da ona tahsis ediliyordu. Ayrıca buna destek olacak birlikler de olacaktı. Ve ABD Muhtemelen Irak'la sınırlı kalmayacak, en yakın olan İran'a da müdahalede bulunacaktı. İran müdahalesinden harekat Türkiye üzerinden başlayacağı ve bunda da Türkiye'nin herhangi bir etkisi ve katkısı olmayacağı için bunu durdurmak açısından, otomatik olarak savaşa girecekti. Artık ABD'nin uygulayacağı politikalar dışında herhangi bir insiyatifide kalamazdı. Bu yönetimle bu şekilde birlikte hareket etmek, onun karşılaştığı tüm riskleri üzerimize almak anlamına geliyordu.
Bana göre Saddam da Usame Bin Ladin gibi birisidir. Bu bölgelerde zaten iktidara gelmek için büyük güçlerin desteğini almak zorundasınız.
Irak'ta bir istikrarsızlık vardır ve bu olmaya devam edecektir. Çünkü Irak'ın yapısı devlet kurmaya müsait değildir. Bir millet oluşmamıştır. Bir milletin üzerine bir devlet kurulabilir. Oysa burada aşiretler, çeşitli Irklar ve mezheplerden oluşan insanlar vardır. Bunların arasında bir birlik oluşturulamadı.
Diyelim ki Rusya, Türkiye'yi Amerika kontrolünden çıkarmaya çalıştı. ABD de bir bakarsınız ki, tüm Orta Asya'ya bir İslam hareketi yaymış. Yani herkes İslamcı olur orada da. Rusya'ya karşı Çeçenistan'da olduğu gibi mücadele etmeye başlarlar. Rusya bunu niye göz alsın?
Türkiye üniversiteleri yaratıcı düşüncelere kapatılmış haldedir. Sadece diyorlar ki ABD gibi olursanız, ABD gibi düşünürseniz tamamdır. Bütün sistemi de ona benzetiyorlar. Bu vahim bir hata ve Türkiye'de yüksek öğretim, yüksek öğretim olmaktan bu nedenle çıktı.
ABD İran'ın dünya dengelerini belirleyen bir ülke olmasını istemiyor. Başına buyruk hareket etmesinden yana değil. Düşünün İran'ın petrolü var. Sanayisi de gelişmiş olsa bu bölgede çok etkin rol oynar. Dengeleri değiştirebilir. Şu anki konumu bile bunun için yeterli.
Geleceği göremeyen bir ülkenin büyük olma hakkı yoktur!
Bunun bir de siyasi yani var. O da şu ABD Afganistan'ı kontrol etmekle Orta Asya petrol ve doğalgazın geçeceği bir alanı da bu vesile ile kontrol altına almış olacaktı. ABD enerji kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Bu kaynakların kontrolü herkesin zannettiği gibi kendi enerji kaynaklarını güvenceye almak değildir, aslında ekonomik rakiplerinin olmazsa olmaz telakki ettiği enerjiyi kontrol etmek amacıyla bu operasyonu yapmaktadır. Yani Petrol pazarlarına hakim olacak, bu suretle de kendisine rakip olacak Avrupa, Japonya, Çin ve Rusya gibi ülkeleri kontrol altında bulundurulacaktır.
--reklam--
Yeni Dünya Düzeni İncelemesi - Şahsi Yorumlar
11 Eylül 2001 Bugünden sonra dünya eskisi gibi olmadı: Profesör Doçent Doktor Mahir Kaynak; Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu sayılı istihbarat analistlerinden biridir. Hoca aslen asker kökenli olup, Yetmişli yıllara doğru Milli İstihbarat Teşkilatına girmiş. Gazi Üniversitesi'nden 1993 yılında emekliliğe ayrılan Mahir Kaynak, aynı zamanda İktisat profesörüdür. Türkiye'de strateji analizleri ve istihbarat alanında çeşitli kitaplar yazmıştır.

İlgisini çeken oldu mu bilmem, Amerika’nın küresel gücünü devam ettirmek için başlattığı PNAC (Yeni Amerikan Yüzyılı) diye bir projesi var. Bu projenin çeşitli kolları mevcut. Bunlardan bir tanesi, hepimizin malumu olduğu; BOP. Büyük Ortadoğu Projesi. 11 Eylül 2001 Dünyanın şekillenmeye başladığı tarih! İkiz Kulelerin vurulması ile birlikte, dünya üzerinde İslam terör olarak anılmaya başlandı. Önce olayın faili Useme Bin Ladin’i barındıran Afganistana girildi, sonra 2003 İkinci Körfez savaşı yaşandı. Savaşı dediğime bakmayın Irak birkaç saat içinde işgal edildi. Çünkü her ne hikmetse pek mukavemet görmedi. Küresel Ekonominin patronu ABD; sadece enerjiyi ülkesine transfer için girmedi Irak’a.
Amaç; yakın gelecekte kendisine rakip olacak Uzakdoğu ülkeleri Japonya, Çin ve Avrupa Birliği ülkelerine giden enerji musluğunu kontrol etmek ve böylelikle zirvede tek güç olmaya devam etmekti amaç. Irak’a girerken yanında Türkiye’yi de istedi. Çünkü Müslüman coğrafyada yaptığı askeri müdahalelere karşı oluşacak tepkiyi yumuşatacak, aynı zamanda İslam’ı da bölmüş olacaktı. Fakat tezkere geçmedi. Ceza olarak kafamıza çuval geçti. Ekonomik ve siyasi yaptırımlar geldi. Kitap Irak'ın işgali ile başlayan süreci ve bölgede ne gibi oyunların döndüğünün analizini yapıyor. Ayrıca AB üyelik sürecimiz, NATO, Küresel Ekonomi, İstihbarat gibi konulara değiniyor. MİT mensubu olan Hoca; bu konuda öz eleştiri yapmaktan çekinmemiş. Bizde istihbarat, “ terör faaliyetlerini inceler, takipler yapar, fakat kendi coğrafyasında oyun kurmaz, diğer istihbaratları takip altında tutmaz ve onlar gibi 30 - 40 yıllık planlar yapmaz.” diye açıklıyor. (Mehmet Cuma ÖZTÜRK) 
11 Eylül saldırısının sonrasini, kimlerin yaptigini, ABD derin devletinin mi olayi yaptigini, sonrasinda Dunyadaki gelişmelerin nasil olabileceği, ABD 'nin Orta Dogu üzerindeki emellerini soru cevap şeklinde sorgulayan, eski bir mitçi ( kimileri ajan olduğunu söyler)Mahir Kaynak'in kitabı.

Dunya dengelerinin hangi gucler tarafindan, nasil saglandigini sorular uzerinden cevapliyor yazar.

Türkiye 'nin Orta Dogu icin, buraya kurulacak egemenlik icin anahtar rol üstleneceğini ifade ediyor.

ABD'nin super guc olarak bu bolgedeki petrol denetimini saglamak, piyasayi kontrol altina almak uzerinde Irak, Suriye ve Afganistan gibi ulkelere planli olarak isgallerde bulunduğunu anlatıyor .

Salt buralarda petrol cok, onun icin buralara bahaneler ureterek giriyor diye dusunulmemesi gerektigini kendine gore aciklamis bizlere. (Sercan Yıldız) 
OrtaDoğu neden bu kadar değerli ?: Mahir Kaynak, "Yeni Dünya Düzeni " kitabı ile ABD'nin küresel ekonomilerdeki savaş stratejisini, 11 Eylül olaylarının altında yatan akıl oyunlarını , yeni oluşturulmak istenen OrtaDoğu haritasında Türkiye devletinin ekonomik ve politik olarak konumunu , ABD'nin ortadoğu stratejisini bilgi ve örneklere dayandırarak keyifli biçimde okuyucu ile buluşturuyor. Mahir Kaynak 'ın ne kadar iyi bir stratejist olduğunu kitaplarını okudukça daha da iyi anlayacaksınız. Derin devlet ve dış politikaya merakınız var ise elinizden düşüremeyeceğiniz kitapları var. Her kitabı üniversitelerde ders olarak okutulabilecek kalitede. Okumanızı tavsiye ediyorum. (Serkan Tigrak) 
--reklam--
Yeni Dünya Düzeni PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mahir Kaynak - Yeni Dünya Düzeni kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yeni Dünya Düzeni PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mahir Kaynak Kimdir?
1934 yılında Gaziantep’te doğdu. İlk ve ortaöğrenimini burada tamamladıktan sonra 1948’de Kuleli Askeri Lisesi’ne gitti. 1953’te Harp Okulu’nu bitirdi. 1967’de askerlikten ayrıldı. 1961’de mezun olduğu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde asistanlık yaptı. 1965’te doktor, 1971’de doçent oldu. O dönemlerde Millî İstihbarat Teşkilatı'na girdi. 1980 yılında Millî İstihbarat Teşkilatı'ndan emekli oldu. 1989’da İktisat profesörü oldu. 1993 yılında Gazi Üniversitesi’nden emekliye ayrıldı. Mahir Kaynak, 9 Mart cuntacılarını deşifre ettikten sonra Millî İstihbarat Teşkilatı tarafından deşifre edilmiştir, belki de kendi istihbarat servisi tarafından deşifre edilen tek ajandır.

Türk akademisyen Deniz Ülke Arıboğan'ın babası, eski basketbolcu Lütfi Arıboğan'ın kayınpederi idi.

14 Şubat 2015'te öldü. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığına defnedildi.

Kitapları
- Uluslararası Eksende Terör ve Türkiye/ Terör Nasıl Bitirilir ? Nevzat Yalçıntaş,Mahir Kaynak, Ahmet Almaz Nokta Kitap.
- Erdoğan operasyonu
- Amerika 11 Eylül Afganistan Irak
- Başımıza Çuval Geçirenler
- Yeni Ortadoğu Haritası (Emin Gürses ile birlikte)
- Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye Üzerine Stratejik Analizler
- Dünyayı Kimler Yönetiyor (Ömer Lütfi Mete ile birlikte)
- İstihbarat ve Terör Oyunları
- Maskeli Balo / Türkiye, ABD ve Diğerleri
- Para İmparatorluğu / Kontrol Kimin Elinde?
- Sil Baştan
- Sonuçlardan Sebepler
- Üç... İki... Bir (Ters Labirentlerde Final)
- Yel Üfürdü Su Götürdü (otobiyografik hatıralar) ISBN 975-8486-13-6
- Derin Devlet (Ömer Lütfi Mete ile)
- Yeni Dünya Düzeni
- Mit ve Türkiye (Oğuzhan İhtiyar- Truva Yay.- Kısa Röportajı)
- Geleceğin Türkiye'si Yeni Osmanlılar (Emin Gürses - Cem Küçük Röportajı)
- Darbeli Demokrasi (Olaylar ve Çözümlemeler)
--reklam--
Mahir Kaynak Kitapları - Eserleri
Derin Devlet
Büyük Ortadoğu Projesi
Erdoğan Operasyonu
Dünyayı Kimler Yönetiyor
İstihbarat ve Terör Oyunları
Gizli Servisler
Derin PKK: Büyük Oyun'un Gizli Kodları
Yeni Dünya Düzeni
Darbeli Demokrasi
Ergenekon
Komplo Yok
Başımıza Çuval Geçirenler
Kürt Meselesi
Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye Üzerine Stratejik Analizler
Sistemi Yeniden Kurgulamak
Bugünü Dünden Okumak
Nokta Atışları
Yeni Ortadoğu Haritası
Maskeli Balo
Sonuçlardan Sebeplere
Yel Üfürdü Su Götürdü
Geleceğin Türkiyesi - Yeni Osmanlılar
Sil Baştan
Dönemeç
Dünyada Yeni Dönem
Savaşın Eşiğindeki Ortadoğu
Üç.. İki.. Bir Ters Labirentlerde Final
Para İmparatorluğu
Osiero Nero Öldü
Devriye
Olaylar Ve Çözümlemeler
Amerika 11 Eylül Afganistan ve Irak
Stratejik Analizler
--reklam--
Mahir Kaynak Alıntıları - Sözleri
Eğer bir gün bahçenizdeki bir yılanın başının ezildiğini görürseniz, buna çok şükür demeyiniz.O yılanın başını ezeni bulunuz.Bugün o yılanın başını ezen, yarın sizin de başınızı ezebilir. (İstihbarat ve Terör Oyunları)
İstihbarat örgütleri bir at gibidir. İyi bakılmalı ve sürekli ilgilenilmelidir. Her at gibi acemi binicilerin altında huysuzlanır ve binicisini yere atar. Yokluğunuzda başkasının ilgilenmesine imkan verirseniz, sizi taşırken onun ıslığına göre davranabilir. (Komplo Yok)
Atatürk ölmüş, derin devlet de onunla gömülmüştür. (Derin Devlet)
Her ülkenin değerinin bir sınırı vardır.ABD'nin sınırı Irak'taki masum insanların maruz kaldığı acımasızlık, bizim sınırımız ülkemizi kurtarmak için yaptığımızı söylediğimiz kanunsuzluklar, yolsuzluklar, parayı en büyük değer yapan anlayışımızdır. (Ergenekon)
Uyuşturucu aynı zamanda bir silahtır. Böylelikle operasyonları da finanse eder.
Bizim Güneydoğu Anadolu’nun da ekonomik yapısı uyuşturucuyla bağlantılıdır. Normal bir ekonomide, yaratılan gelirle üretilen mal birbirine eşittir. Güneydoğu Anadolu örneğinde üretilen mala bakıp geliri hesap edemezsiniz. Üretilen mal oranı son derece düşüktür, gelirler ise onun çok üzerindedir. Mesela bir Güneydoğu düğününde ortalığa saçılan dolarlara bakın, bir de adamın ne ürettiğine. Bu dolarların çoğu transfer ve uyuşturucu ticaretinden gelir. (İstihbarat ve Terör Oyunları)
Eğer insanları belirli bir şekilde eğitmişseniz ve yönlendirebiliyorsanız ve bütün kitle iletişim araçları elinizdeyse, bunları istediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz.

Mahir Kaynak (Derin Devlet)
Devlet bir canlı varlık gibidir, devamlıdır ve değişimi bir gelişmeden ibarettir. (Nokta Atışları)
Bir gizli servis eğer ihtiyaç duyduğunda suçlulardan faydalanacaksa bunu belli bir mesafe içinde yapabilmelidir. (Gizli Servisler)
İntihar eylemcileri bir amaç uğruna kendilerini feda ederler ama yaratılan sonuç onların amaçladıklarından farklıdır. (İstihbarat ve Terör Oyunları)
"Din halk içindir. Yöneticiler açısından dinin hiçbir önemi yoktur. Ama halka karşı, halkın dini eğilimlerini kullanırlar. Yani gerektiği zaman bir sefer yaparlar, gerektiği zaman bir ideolojik mücadele verirler. Ama kendileri bununla bağlı değildir. Halkı bağlarlar böyle." (Yeni Dünya Düzeni)
Irak'ta bir istikrarsızlık vardır ve bu olmaya devam edecektir. Çünkü Irak'ın yapısı devlet kurmaya müsait değildir. Bir millet oluşmamıştır. Bir milletin üzerine bir devlet kurulabilir. Oysa burada aşiretler, çeşitli Irklar ve mezheplerden oluşan insanlar vardır. Bunların arasında bir birlik oluşturulamadı. (Yeni Dünya Düzeni)
Tehdit altında olduğuna inanan ve bunu kolayca bertaraf edemeyeceğini sanan birinin doğal refleksi savunmadır. Bu durum onun ideolojisini ve dünyaya bakışını da belirler. (İstihbarat ve Terör Oyunları)
Serveti gasp edilenden daha kötü durumdayız. Kötülüklere karşı Allah'a sığınıyoruz. İnançlarımız bencil bir siyaset
içinde tanınmaz hale geliyor. Başını örten kadın veya sakallı erkekle sembolleşen bir iticiliğe dönüşüyor. Din, içimizdeki bir güzellik olmaktan çıkıp üstümüzdeki boyalardan biri
oluyor. Herkes elindeki boyaları bıraksın. Biz benzemek değil, olmak istiyoruz. Bizi benzetmek istediklerinizden daha güzel olduğumuzun farkında değilsiniz. Yarattığınız şey, bir köy kahvesine asılacak kadar değer taşımıyor. İdeolojik tercihler halkın değil yönetenlerin sorunudur.
Şu anda ortalığı kasıp kavuran gerici-ilerici tartışması da derinlere inmeyen yüzeysel bir çalkantı. Halkla somut sorunlar üzerine bir diyaloğa girmenin, bu çatışmadan daha etkili sonuçlar yaratacağı kesin. Fabrikaları, yolları, limanları, eğitimi anlatın. Büyük çoğunluk, bazılarının zannettiği gibi, boş laf üreten liderlerin peşinden gitmeye hevesli değil. Gerçek bir liderin kitleleri sürükleyeceğinden hiç şüphem yok. (Sil Baştan)
Tarih zaten yetenek sınırlarının ötesinde görevler üstlenmiş şahısların mezarlığı halindedir. (Derin Devlet)
Esasen dünya üzerinde yaşanan gizli servisler arası rekabet, çekişme ve çatışmalar bakımından Türkiyenin çok parlak bir konumda bulunmamasının sebebi haber alma ve bilgi edinememe eksikliği değildir. Türkiye'nin  başarısızlığının temelindeki sebep bildikleriyle amel edememesidir. (Gizli Servisler)
Türkiye'de, Türk başkanlarını Türklerin tayin edip, Türklerin indirmesini savunuyorum. Bu bir bağımsızlık meselesidir. (Darbeli Demokrasi)
Ama sistemi eleştirenler, dogmasız bir dünya yerine, kendi dogmalarının hakim olduğu bir dünya istiyordu. (Darbeli Demokrasi)
Türkiye'deki ideolojik hareketler aslında arka planda bir siyasi gücü ve bir ülkeyi barındırır. Onun için Ittihat ve Terakki'yi Osmanlı'daki bir hareket olarak algılamak yerine, Almanya'nın Osmanlı Devleti içerisindeki bir harekâtı olarak kabul etmek lazımdır. Nitekim Almanya bu harekâtta başarılı olduğu için imparatorluk genelinde ciddi etkilerini gördük. Bu operasyon Enver Paşa üzerinden yapılmıştı ve Almanlar o zamanki Osmanlı'ya Enverland diyorlardı.
 Almanların ülkeyi içeriden teslim almaya yönelik bu operasyonu, Osmanlı imparatorluğu'nu Ingilizlerin karşısına geçmeye mecbur etti. Bu mecburiyetten kurtulabilirdik. Mesela o dönemde siyasi bir analiz yapılsaydı ve Ingiltere ile Almanya'nın petrol
bölgeleri üzerinde bir egemenlik savaşı yaptığı nazar-ı itibara alınsaydı, Almanya safında savaşa girilmez, Ingiltere'ye de bir
takim topraklar verilmek suretiyle Osmanlı Devleti'ni muhafaza etmek mümkün olabilirdi. Çok sınırlı araziler vererek devleti devam ettirebilirdik ama bu devlet de yine değişime tabi olmak zorundaydı.Saltanatın kaldırılması, hilafetin kaldırılması gibi kararların
da içinde bulunduğu bir projeydi. Bizim dışarıyla olan bağlarımızı koparmak, dışarının da bize düşmanlığını körüklemek.Bu projeyle Osmanlı imparatorluğu'na ait bütün simgeler ortadan kaldırıldı çünkü o simgelerin varlığını devam ettirmesi geriye dönüşü tetikleyebilirdi. Hâlbuki amaç geriye dönüşü olmayan bir model kurmaktı. Onun için de saltanat ortadan kaldırıldı, bölgede egemen olan ortak paydanın islamiyet oldugu düşünüldüğü için Islamiyet üzerindeki etkilerimizin sınırlandırılması istendi ve hilafet kaldırıldı. Türkiye laik bir çizgiye oturtuldu. Teokratik bir düzenden, islamcı bir ülke, laik bir Cumhuriyete dönüştü.Bu nasıl bir değişim olurdu?Atatürk esasen bu tavizleri vermemiz nedeniyle mutlu degildi. Türkiye'de yaratılan imaj şu oldu: Bizim, yeni Türkiye'nin
sınırları içerisinde bir devlet olarak kalmamız bile çok büyük bir başarı gibi algılandı ve Türk halkına öyle lanse edildi. Şöyle söyleyelim, eğer bu sınırlar içerisinde kalmasaydık, ideolojimiz farklı olurdu, devlet düzenimiz farklı olurdu. Belirlenen sınırların içerisinde kalacağımızı ispat etmek için böyle bir model uygulamak zorundaydık. (Sistemi Yeniden Kurgulamak)
“Her darbede militan olarak kullanılan kişileri, onu kullanan bilir ve saklar. Gizli servisten de saklar. Darbe olduktan sonra onları kurban eder, onların asılmasıyla, öldürülmesiyle ilgilenmez. Hatta onları ele vermek suretiyle iktidara itibar kazandırır. Burada itham edilmesi gereken olayın tertipçisidir.” (Bugünü Dünden Okumak)
"Bir şeyi algılamanın iki boyutu vardır. Birincisi bilgi ve veri edinmek, ikincisi bunu yorumlamaktır. İnsanlar bunun ikisini de belli odaklardan ve amaçlı olarak biçimlendirilmiş olarak alırlar. Eğitim bir olayı nasıl yorumlayacağınızı öğretir ve size özgürce değerlendirmek için değil istenen biçimde algılamak için eğitilirsiniz. Eğitimin amacı şüphe etmeyi öğretmek değil şüphe duygusunu yok etmektir. Bilen insan şüphe etmez ve eğitilen insan bilir." (Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye Üzerine Stratejik Analizler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yeni-dunya-duzeni-mahir-kaynak-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)