# Yeni Kapitalizmin Kültürü - Richard Sennett Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yeni Kapitalizmin Kültürü kimin eseri? Yeni Kapitalizmin Kültürü kitabının yazarı kimdir? Yeni Kapitalizmin Kültürü konusu ve anafikri nedir? Yeni Kapitalizmin Kültürü kitabı ne anlatıyor? Yeni Kapitalizmin Kültürü PDF indirme linki var mı?  Yeni Kapitalizmin Kültürü kitabının yazarı Richard Sennett kimdir? İşte Yeni Kapitalizmin Kültürü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yeni-kapitalizmin-kulturu-richard-sennett-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-18T07:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-05-18T07:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/18/richard-sennett-kimdir-richard-sennett-kitaplari-ve-sozleri-225100.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Richard Sennett 
 Çevirmen: Aylin Onocak 
 Orijinal Adı: The Culture Of The New Capitalism 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9789755395258 
 Sayfa Sayısı: 144 
--reklam--
Yeni Kapitalizmin Kültürü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Büyük fikirlerle özgül olaylar arasında yolunu hep ustalıkla çizen, her çalışmasında günümüz toplumlarının derinliklerine açılan yeni kapıların anahtarlarını bize sunan Richard Sennett, Yale Üniversitesi'nde gerçekleştirilen Castle Konferansları kapsamındaki sunumlarından oluşan bu kitabında da öz olarak emek sermaye ilişkilerinin aldığı yeni biçimler üzerinde yoğunlaşıyor. Kitabın Giriş'inde, "İşyerindeki iktidar ve otorite ilişkisine geçmiştekinden daha fazla kafa yormam gerekti. Geçmişe bakmak beni ileri bakmaya, hem zihinsel emekteki hem de kol emeğindeki zanaatçılık ruhunu yeniden keşfetmeye yöneltti" diyor Sennett. İçinde yine yerinde tespitlerin ve yaratıcı fikirlerin birbiriyle yarıştığı kitap üç ana bölümden oluşuyor. Sırasıyla, kurumların geçirdiği değişim, beceri toplumunun yeteneğe bakışı ile insanların işe yaramaz hale gelmekten duyduğu korku arasındaki ilişki ve tüketim politikalarının siyasetle bağlantısı ele alınıyor bu bölümlerde. İşyerlerinde yaşanan kurumsal değişimlerden doğrudan etkilenenler aslında ekonominin küçük bir dilimini teşkil etmekle birlikte, yaşanan değişimlerin kültürel etkisi çok daha derinlere işliyor. Yeni kurumlar yeni beceri ve kabiliyetler gerektiriyor. Ve bu yeni kurumlara uygun yeni kabiliyet formülünün hayata geçmesiyle, tüketim kültürü yeniden şekilleniyor. Tüketim tavrı ise siyaseti, özellikle de ilerici siyaseti etkiliyor. Sennett Yeni Kapitalizmin Kültürü'ndeki temel tezini şöyle özetliyor: "Yeni kapitalizmin havarileri... iş, yetenek, tüketim konularını kendi ele alış biçimlerinin, modern topluma daha fazla özgürlük, akıcı bir özgürlük kattığını iddia ediyor. Bu insanlarla aramdaki çekişme onların 'yeni' yorumunun doğru olup olmadığı konusunda değil; kurumlar, beceriler ve tüketim kalıpları gerçekten değişti. Benim iddiam, bu değişimlerin insanları özgürlüğe kavuşturmadığı." Ancak hikâye burada bitmiyor elbette. Bu kitap, keskin gözlem ve analizleriyle, okuru sarsan ve şaşırtan görüşleriyle ayrı bir Sennett klasiği niteliği taşıyor.
--reklam--
Yeni Kapitalizmin Kültürü Alıntıları - Sözleri
Feragat etme, yerleşik bir gerçekliği terketme kapasitesi.
Zamanımızın benzersizliğinin en esaslı kanıtı ise, ulusların ekonomik değerini kaybediyor olması.
Almanca Bildung sözcüğü, bir genci ömür boyu süren bir yaşam biçimine hazırlayan kişisel oluşum sürecine verilen isimdir.
Sadakat, katılımcı bir ilişkidir; hiçbir iş planı, ne kadar güzel ya da mantıklı olursa olsun, sırf çalışanlar planın oluşumuna katılmadığı için, dayatıldığı insanların sadakatini tek başına kazanmayacaktır.
Platon’a göre ekonomi gereksinim ve açgözlülük temelinde işlerken, siyaset adalet ve hak temelinde işlemeliydi.
Kıdem ve unvan, beyin gücüyle çalışanlar için de, kol gücüyle çalışanlar için de hemen hemen aynı şekilde önemliydi.
Eğer bir işveren size kendi başınızın çaresine bakmanızı, ihtiyacınız olduğunda kurumun size yardım etmeyeceğini söylüyorsa neden ona fazla bir sadakat duyasınız ki?
Sınıf ve nakit elbette hâlâ önemliydi; Avrupa’da XIX. yüzyılın başına kadar zengin bir bireyin bir subaylık görevi satın alması mümkündü; fakat şimdi, profesyonel askerler ortaya çıkmıştı, hem de profesyonelliğin özel prestijiyle birlikte. Zaman içinde aynı yapılar sivil toplumdaki diğer iş kollarının gelişimini de yine aynı karar verme yöntemini esas alarak yönetmeye başladı: Hukuk, tıp, muhasebe, eğitim; eninde sonunda hepsi de askeri modeli uyguladı. İşletme bunlara en son katılan oldu: St. Cyr’da başlamış olan dönüşümü modern işletme okulları tamamlıyor. Günümüzde işletmeler çalışanlarını takıntılı bir şekilde test ediyor ve ölçüyor; amaç yeteneği ödüllendirmek ve daha önemlisi, başarısızlığı belgeleyerek meşrulaştırmak.
Eşitsizlik mesafeye dönüşür; mesafe ne kadar fazlaysa -iki tarafta da hissedilen bir bağlantı ne kadar azsa- aralarındaki toplumsal eşitsizlik de o kadar büyüktür.
Meritokrasi, yönetimi altındakilerin büyük çoğunluğunu güçsüzleştirir.
Gerçekten insanlar siyasetçileri giysi seçer gibi mi seçiyor?
Soyut bir dille ifade edersek, güç pratikten ayrıldığında arzu hareketlilik kazanır; basit bir şekilde ifade edersek, isteklerinizi yapabildiklerinizle sınırlandırmazsınız.
şimdi yetenek yeni bir toplumsal eşitsizlik doğurmuştu: Yaratıcı ve zeki olmak, başkalarından üstün, daha değerli bir insan olmak anlamına geliyordu. Zanaatçılıktan meritokrasiye giden geçit işte burada saklı.
Zihinsel zanaatçılık diye bir şey de var, anlaşılır bir şekilde yazma çabası buna örnek gösterilebilir; sürdürülebilir bir evlilik yapmak toplumsal zanaatçılık olarak görülebilir. O halde zanaatçılığın kapsamlı bir tanımı şöyle yapılabilır: Bir şeyi o şeyin kendisi için iyi yapmak. Öz-disiplin ve özeleştiri tüm zanaatçılık alanlarına sıkı sıkıya bağlıdır; standartlar önemlidir ve kalitenin amaçlanması, ideal olarak, kendi içinde bir amaç haline gelir.
Bu sosyoloji zanaatı, günümüzde yeniliğin ne anlama geldiğini ortaya çıkarmaya hem fazlasıyla uygundur hem de değildir.

 Uygundur, çünkü toplumun akıcılık ve akış üzerindeki vurgusu, kişinin zihninden geçen bir yorumun çözümlenmesi süreciyle kesişir. Uygun değildir, çünkü çoğu insanın bu geniş kapsamlı görüşmelere katılmaktaki amacı, sonuçlar çıkarmak, dünyada nasıl konumlandırıldıklarının bir açıklamasını bulmaktır. Ak
--reklam--
Yeni Kapitalizmin Kültürü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir sosyolog olarak eseri gayet başarılı buldum. Kaçınılmaz olan kapitalizmi,okuyucuyu sıkmadan en ince detayına kadar anlatılmış. Dili akıcı, yalın, sade. (SADECE AUDREY) 
Yeni Kapitalizm Kültürü - Richard Sennett: Doğrusu bu kitaba özet bir inceleme yazmak zor. Nereden başlayacağını bilemiyor insan. Aklımda kalan bir tespitini yazayım: Sennett, otomasyon arttıkça, insan kabiliyeti,makinenin gerisine düşüyor diyor. Demek istiyor ki insan nüfusu gereksiz hale geliyor. (Futuristler inatla robot çağını bekleyedursun.) Bir başka konu, tüketim kalıpları değiştiğinden tüm insanların politikaya ve çalışma hayatına bakışlarıda artık değişiyor diyor. Bu değişime dair tespitleri var. Tüm sosyal bilimle ilgilenen kişilere öneririm. (Cemil Meriç) 
Ölümsüz Hastalık Kapitalizm: Birazcık bir şey olsa bu kapitalizmi çökertiyor derler. Fakat kapitalizm hala ayaktadır. Oysa Kominizm, Faşizm gibi sistemler uzun surmeden yıkılmıştı. Sebebi o sistemler üstten uygulandı toplum ile buluşmadı ama Kapitalizm toplumun cigerine kanser ilacı gibi oturdu. Hem ilaç hem hastalık. Hasta edende kendisi tedavi icin ihtiyaç duyulan da kendisi. Bu yuzden sürekli maske degistirerek insanların gozlerinin önüne geliyor ve gelecek bitecegini sanmıyorum. Bugun kapitalizmin karşısın da kesin bir ilaç yok ve bulunsa bile ona da karşi bagisiklik kazanıyor. Nitekim virüs bile kalitalizmin parçası oldu.
Kapitalizm; Kimine göre Akadlar, kimine gore Fenikeliler kimine göreyse 15. Yy Avrupa'daki hareketlerdir. Aslinda hepsi haklılık payı var. Braudel "istediğin dönemden başlatabilirsin sana kimse hayır diyemez ama modern kapitalizm ya da endüstiri kapitalizmi 18 yy da başlamıştır" der. Bugün daha farklı boyut aldı. Müthiş bir pazarlama elde etti. Her sey Kapitalizmin reklamını yapıyor. Erkek ya da kadin hakkını savunanlar bile insan bedenin reklam aracı olarak kullanılmasını normal görüyor. Çünkü kendini iyi satıyor ve reklamını yapmakta başarılı.
Kitap başlangıcı
"Kapitalizm bitmez sadece kılık değiştirir çünkü insanın hayatının her alanına hakim, bugün siyasetten dine kadar tutsak almış. Dindar da dinsiz de ona ihtiyaç duyuyor. Tek farkla ne kadar duyduğu değişken."

Kitap ile ilgili bu bilgi ile başlıyor
Bu kitap Richard Sennett’in 2004 yılında Yale Üniversitesi’nde Etik, Siyaset ve Ekonomi konularında verdiği konferansları içermektedir. (Kitap hakkında kısmının ilk paragrafıdır.)
Kitap 4 bolumden meydana geliyor. Sadece değineceğim sonrası kendi fikirlerim olacağı icin kusaca geçeceğim.
1. Bürokrasi denince ilk akla Weber ve Askeri sistemler geliyor.
2. Meritokrasi: Jefferson ve liyakat teörisi uzerinde duruyor ve Foucault'in karşı yürüttüğü tezleri de sunmus yazar.
3. Siyaset Toplumsal yonetimlerde pazarlama ahlakı uzerinde duruyor.
4. Günümüzdeki Toplumsal Kapitalizm durumunu anlatiyor (Mir'at-ı Cünun) 
--reklam--
Yeni Kapitalizmin Kültürü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Richard Sennett - Yeni Kapitalizmin Kültürü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yeni Kapitalizmin Kültürü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Richard Sennett Kimdir?
Richard Sennett (d. 1 Ocak 1943, Chicago), Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Londra Ekonomi Okulu'de sosyoloji profesörü, New York Üniversitesi'nde sosyal bilimler profesörüdür. New York Institute for the Humanities'in (New York Beşeri Bilimler Enstitüsü) kurucu direktörüdür.
Sennett'in sosyal bilimlere en önemli katkılarından biri, kentlerin modern dünya gerçekliği içerisinde bireysel yaşamları şekillendirişi ile ilgilidir. 2006 yılında Hegel ödülünü kazanmış , 2008 yılında ise 100,000 Euro değerindeki Düseldorf Gerda Henkel Vakfı tarafından verilen Gerda Henkel ödülüne layık görülmüştür.

Sennett, 1987'den beri sosyolog Saskia Sassen ile evlidir.
--reklam--
Richard Sennett Kitapları - Eserleri
Karakter Aşınması
Otorite
Ten ve Taş
Yeni Kapitalizmin Kültürü
Kamusal İnsanın Çöküşü
Yabancı
Saygı
Zanaatkar
Gözün Vicdanı Kentin Tasarımı ve Toplumsal Yaşam
Sınıfın Gizli Yaraları
Beraber
The Conscience Of the Eye: The Design and Social Life of Cities
--reklam--
Richard Sennett Alıntıları - Sözleri
Sınıf otoritesi ve yargı sistemi, insanları birbirine düşman yaparken kendisini gizler; sistemin gücünün esrarı ile büyülenmiş insanlar saygı için birbirleri ile savaşırken, sistemin kendisine meydan okunmaz. (Sınıfın Gizli Yaraları)
Günümüzde orta sınıf standardında bir yaşam sürmek için bir ailede iki yetişkinin çalışması şarttır.
Ancak kadınlar daha esnek çalışma saatlerine ihtiyaç duyuyordu; hangi sınıftan olursa olsun, kadınların pek çoğu yarı zamanlı çalışan, tam zamanlı annedir. (Karakter Aşınması)
Şehir farklı cinslerde insanlar­dan oluşturulur, birbirine benzeyen insanlar bir şehri var edemez. (Beraber)
Çoğu açlıklar gibi saygı kıtlığı da insan yapımıdır.Yiyeceğin aksine saygının hiçbir maliyeti de yoktur. O zaman saygı niçin bu kadar kıt olsun ki? (Saygı)
Bizim kim olduğumuzun cevabı, doğrudan şekilde bedenlerimizin ne yapabildiğinde yatıyor. Insan elinin işleyişinde olduğu gibi, sosyal sonuçlar da insan bedeninin yapısında ve işlevinde saklıdır. Maddi şeyleri şekillendirme durumunda olan bedensel kapasitelerimiz, sosyal ilişkilerde kullandıklarımızla benzerlik taşır. (Zanaatkar)
Bir kişi ne kadar çok emre maruz kalıyorsa diyor bu işçi, öz saygısını devam ettirebilmek için gerçekten de işyerinde değil de başka bir yerde olduğunu daha çok düşünür. Ancak işyerinde "başarılı olmanız" beklendiğine göre ve gerçekten de aslında orada değilseniz, nasıl başarılı olabilirsiniz ki? (Sınıfın Gizli Yaraları)
İnsan sürekli baştan başlamak, her gün kendini tekrar kanıtlamak zorunda kalır. Bu şekilde sürekli riske maruz kalmak, karakter duygumuzu iyice aşındırır.
İnsan her defasında “baştan başlar.” (Karakter Aşınması)
Kitap okuyan ya da sessizce pencereden dışarı bakan sıkış tıkış bedenlerle dolu tren vagonu, on dokuzuncu yüzyılda ortaya çıkmış büyük bir toplumsal değişikliğe işaret ediyordu: Sessizlik bireysel mahremiyeti korumak amacıyla kullanılıyordu. (Ten ve Taş)
milliyetçilik ülkelerini terk edenleri adeta ameliyatla bir uzuvları kesilmiş hastalar gibi göstermiştir.
Yunanlardan beri bir millete ait olmanın tam bir insan olmak için gerekli olduğunun düşünüldüğü doğrudur şüphesiz (Yabancı)
En iyi şarkı söyleyen ya da dans eden, en yakışıklı, en güçlü ve en zeki olan ya da en güzel konuşan kişi en fazla sayılan kişi olur; ve bu,
eşitsizliğe aynı zamanda da kötü huya doğru atılan ilk adımdır. (Saygı)
"Bu insanlar özgür: Ama, yaşadıkları ahlakdışı bir özgürlüktür." (Karakter Aşınması)
Bu sosyoloji zanaatı, günümüzde yeniliğin ne anlama geldiğini ortaya çıkarmaya hem fazlasıyla uygundur hem de değildir.

 Uygundur, çünkü toplumun akıcılık ve akış üzerindeki vurgusu, kişinin zihninden geçen bir yorumun çözümlenmesi süreciyle kesişir. Uygun değildir, çünkü çoğu insanın bu geniş kapsamlı görüşmelere katılmaktaki amacı, sonuçlar çıkarmak, dünyada nasıl konumlandırıldıklarının bir açıklamasını bulmaktır. Ak (Yeni Kapitalizmin Kültürü)
Bizler tecrit etmeyi bir iktidarın dayatılması olarak görme eğilimindeyizdir ki bu da tecrit edilen halkı pasif kurbanlar haline getirir. Ama Rönesans Venediki'nde Yahudi gettosunun oluşumu daha karmaşık bir hikaye anlatır bize. Gerçekten de istekleri hilafına tecrit edilmiş olan, ama daha sonra bu şekilde ayrı tutulmalarından yeni topluluk biçimleri yaratan ve toplumsal aktörler sıfatıyla tecrit edilmiş olmaktan bir menfaat elde eden sürgünlerin hikayesidir bu. (Yabancı)
Yine de, gördük ki sadece fedakarlığın bir kişiyi sevdiği insanlar için "değerli" yaptığı var sayılmaktadır. (Sınıfın Gizli Yaraları)
Risk alma isteği, sadece girişimci kapitalistlere ya da olağanüstü maceracı bireylere özgü bir özellik olarak görülmüyor. Risk kitleler tarafından her gün omuzlanması gereken bir zorunluluk (Karakter Aşınması)
Her şeyi bilemezsiniz ama bildiğiniz bir şey bile sizi okkalı bir zengin yapabilir (Beraber)
Yani en çok, kendinin en az farkında olduğun zaman kendinsindir. (Yabancı)
Almanca Bildung sözcüğü, bir genci ömür boyu süren bir yaşam biçimine hazırlayan kişisel oluşum sürecine verilen isimdir. (Yeni Kapitalizmin Kültürü)
Refah sistemi içinde olan kişilerin aklına katı eşitlik fıkri, problemlerinin ya da muhtaç olma durumlannın temelinde kendi haklarında kararlan başkalarının vermesinin olduğunu hissettikleri zaman gelir. Saygı kazanmak için bu insanlar zayıf ve muhtaç olmamak zorundadırlar. (Saygı)
Eğer bir insa­na kendimizin bir yansımasıymış gibi davranırsak, onun kendi va­roluşunun gerçekliğini inkar etmiş oluruz; kişi karşısındakinin baş­ka biri olduğuna dair temel gerçeğe saygı duymalıdır. Buradan çı­kacak ders şudur: Karşımızdakilere saygı duyuyorsak kendimizin onlarda projeksiyonunu yapmayalım. (Saygı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yeni-kapitalizmin-kulturu-richard-sennett-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)