# Yezda - Metin Aktaş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yezda kimin eseri? Yezda kitabının yazarı kimdir? Yezda konusu ve anafikri nedir? Yezda kitabı ne anlatıyor? Yezda kitabının yazarı Metin Aktaş kimdir? İşte Yezda kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yezda-metin-aktas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-20T08:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-02-20T08:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/20/metin-aktas-kimdir-metin-aktas-kitaplari-ve-sozleri-157199.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Metin Aktaş 
 Yayın Evi: Aram Yayınları 
 İSBN: 9786059237963 
 Sayfa Sayısı: 178 

Yezda Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Benim adım Yezda. Sofu bir Ezidi olmam için babam bana Ezidi dininin peygamberi Şeyh Adi'nin annesinin adını vermiş. Çünkü ben Ezidilerin Laleş'e yaptıkları kutsal hac yolculuğunda, Laleş'te Şeyh Adi'nin tapınağında miladi takvime göre 1999, hicri takvime göre 1420, rumi takvime göre 1415, Ezidi takvimine göre 6750 yılında dünyaya gelmiş ve Laleş'teki zemzem suyuyla yıkanarak kutsanmışım. Dünyaya gözlerimi açtığım gün, Şeyh Adi tapınağında zemzem suyuyla yıkanıp kutsanırken, babam bana Şeyh Adi'nin öyküsünü anlatarak, bundan sonra Şeyh Adi'nin beni her türlü kötülükten koruyacağını söylemiş. O gün zemzem suyunda yıkanıp kutsanırken babamın bana anlattığı ama benimse ancak yıllar sonra anladığım Şeyh Adi'nin öyküsünü anlatmakla başlayayım. Çünkü başıma gelen felaketlerde bu öykünün yadsınmaz bir rolü var.

Babam Şeyh Adi'nin öyküsünü, her zaman ilk defa anlatıyormuş gibi ve sanki çocuklarından biri ölmüş gibi gözyaşları dökerek anlatırdı. Belki yüzlerce kez babamdan bu öyküyü dinledim. Fakat tam şu an, şu olup bitenlerden sonra, ezbere bildiğim bu öyküyü anlatırken hata yaparsam Tanrı Ezda, Melek Tawus, Şeyh Adi beni bağışlasın!

Yezda Alıntıları - Sözleri
"Ben ve annemin ağıtları köyü sarstı ,ama kuralların esiri olmuş,ruhlarını ölülerin koyduğu kurallara mâhkum etmiş insanları etkilemedi.."
Onlar ölünceye kadar tapındıkları inancın ,kuralların kölesi olarak kalacaktır.Şu Rakka şehrinde yaşayan insanların hayatına bak,onların kendi hayatları yoktur kızım .Bu dünyada binlerce yıl önce ölmüş ölülerin hayatlarını yaşamaya mâhkum edilmiş kölelerdir.
"Köle olmayı asla kabul etme kızım!Köle olmayı kabul ettiğin an ,bir gün özgür kalsan bile köle olarak yaşarsın."
Köle olmayı asla kabul etme kızım!Köle olmayı kabul ettiğin an ,bir gün özgür kalsan bile köle olarak yaşarsın."
"İnançlarımızı yaratanlar öldü. Bunu anlayın artık! Siz yaşamdan çok ölüme değer veriyorsunuz. Neden kendinizi yaşama değil de ölüme adadınız?
Yaratıcı, bir insanı bir başka insana köle yapma, onun canını alma hakkı vermez.
Bu dünyada iki türlü kölelik var kızım.Biri insan bedeninin köleleştirilmesi,biriyse insan ruhunun köleleştirilmesidir.Köleleştirilmiş bir bedenin her zaman özgürleşme şansı vardır,ama köleleşmiş ruhun asla özgür olma şansı yoktur.
"Bazen insan bazı şeyleri anlayamıyor."
Yaratıcı, bir insanı bir başka insana köle yapma, onun canını alma hakkı vermez.
Bu topraklarda masallar kutsallaşarak insan çıkarı üstünde değişmez dogmalara dönüştüğü icin binlerce yıllardır insanlar birbirleriyle savaşıp durdular ,insanlarin bir değeri yoktu önemli olan masalardı.
Ama size şu söyleyim ,bir masal ne kadar önemli, etkili olursa olsun insan yaşamından daha önemli olamaz.
"Bedeni köleleştirilmiş bir insanın her zaman özgür olma şansı vardır, ama ruhu köleleştirilmiş insanın özgür olma şansı yoktur"
Bu gece bir rüya gördüm rüyamda çok büyük bir kuş şengal dağı'nın göğünde duruyordu kanatları şengal dağı'nı şengal şehrini kaplamıştı. Gün gece gibi kararmıştı bu devasa kuşun sırtında güneş gibi parıldayan bir nur vardı biliyorum o kuş anafar'dı sırtındaki nur da tanrı ezda'ydı tanrı ezda ezidi halkının toplarla bombalanan kutsal şengal dağı'nın çığlıklarını duydu evlatlarına yardım etmek için yedi kutsal meleğini bu genç gerillaların bedeninde bize gönderdi.
Köleleştirilmiş bir bedenin her zaman özgür olma şansı vardır, köleleşmiş ruhun asla özgür olma şansı yoktur.

Yezda İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dün gibi hatırlarım 2017 yılı mart ayında mardin cezaevinden Mersin Silifke’ye sevk edilmiştim henüz ilk günümdü koğuştaki kitapları karıştırırken Zeydin arkadaş hemen uzatmıştı bana ordan Sinan Akyüz’ün ‘incir Kuşları’ romanını “mutlaka okumalısın gerçek yaşanmış bir olaydır” diyerek. Alıp okumaya başlamıştım. (romanın konusu Bosna savaşının bilinmeyen yüzü idi.) Henüz ilk sayfada başlamıştı insanların din yüzünden aynı ırktan olduğu, aynı dili konuştuğu insanlara nasıl düşman kesildiğini. Bu acının yabancısı olmadığımızdan mıdır, din nefretiyle kiniyle harmanlanan toplumun çocukları olduğumuzdan mıdır henüz bilmiyorum ama acısını yüreğiminin en derinliklerinde hissetmiştim. Uzak bir tarihe gitmemize de gerek yok veya herhangi bir kitabın sayfalarında aramamıza da gerek yok, sadece dört yıl öncesini hatırlasak Şengal de din yüzünden insanlar katliamlardan ve tecavüzlerden nasıl geçirildiğini göreceğiz. Hem de tanığı olduğumuz insan soykırımını.
Bosna’da hıristiyanlar müslümanlara zülüm etti
Şengal’de de müslümanlar ezidilere. İnsanlar inanç sisteminin katı ve değiştirilmez kurallarıyla yoğrulduğu sürece değişen bir şey olmayacak gücü elde eden güçsüzü ortadan kaldırmak için müritlerine dini emirler verecektir. Binlerce insanın evinden barkından, ailesinden ve yaşamlarından koparıldığı, binlerce insanın kafası koparıldığı, yüzlerce kadının köle pazarlarından eşya ve mal gibi alınıp satıldığı şengal katliamını konu alan Metin Aktaş’ın “Yezda” kitabını zor bela olsa da okurken bir kez daha anladım ki; dini vicdan, kıblesi insanlık olmalı insanın. (Wedat Sinbag) 
Bu dünyada iki türlü kölelik var kızım.Biri insan bedeninin köleleştirilmesi,biriyse insan ruhunun köleleştirilmesidir.Köleleştirilmiş bir bedenin her zaman özgürleşme şansı vardır,ama köleleşmiş ruhun asla özgür olma şansı yoktur. Onun bedeni,özgür de olsa ruhu köledir. Sen ruhunun köleleştirilmesine fırsat verme! Mücadele et!. (Okur adam) 
Yezda bugüne kadar okuduğum beni en çok etkileyen kitaplardan biri. Ezidilik dinini, kültürünü merak ediyorsanız mutlaka okuyun konusuyla sizi içinize çekecektir, bu kadar yakınımızda varlığından haberdar bile olmadığımız bir toplum... Dostluk, aşk,arkadaşlık ve zulüm; yazar bunları çok gerçekçi bir biçimde harmanlamış (Cansu*) 

Kitabın Yazarı Metin Aktaş Kimdir?
Metin aktaş 1956 Tunceli ovacık ilçesi Çayüstü köyünde yoksul bir köylünün ilk çocuğu olarak doğdu. köyünde okul olmadığı için ilk okulu halasının desteğiyle Ovacık Ada Köyünde okudu. İlk okuldan sonra altı yıllık tunceli Yatılı Lisesini kazandı. Tunceli Lisesinde eğitime başladı. Oradanda Hakkari yatılı lisesine sürüldü. Hakkari lisesindende İzmir Urla Lisesine sürülünce liseyi bitirmeden eğitim hayatını sonlandırdı. Yazarın Köyü, evi devlet tarafından 1994 yılında yakılıp boşaltılarak zorunlu sürgüne gönderildi. romanlarında toplumun alt kesimini oluşturan yoksul insanların, azınlık inançlarda, kültürlerde, etnisiyelerde insanların yaşamlarını,yakın tarihimizde yaşanmış büyük,acılı trajedileri anlatan yazarın bu güne kadar yayınlanmış on romanı var.

Metin Aktaş Kitapları - Eserleri
Nişancı
Yezda
Dicle
Sürgün
Cennetin Ölümü
Harput'taki Hayalet

Avesta
Rüzgar Ateş Gibi Yakıyordu
Son Derviş
Cefr
Harput'taki Hayalet
Burseya Dağı
Dilsiz

Harput'taki Hayalet
Uzun Yaz
Sessizlik Kulesi
Bozkır Gülü
Hoz

Metin Aktaş Alıntıları - Sözleri
İnsan insandır.Insan milletinden,ırkından,inançlarından dolayı kötü olamaz (Harput'taki Hayalet)
"Koyunlar ömürlerini kurttan korkarak geçirirler, hâlbuki onları yiyen çobandir." (Burseya Dağı)
''Dinle bak Sato'' dedi idris.Fısıldayarak türküyü söylemeye başladı.Sesi yanıktı,içtendi.
Dersim dört dağ içinde
Gülü var bağ içinde
Dersim'i halk saklasın
Bir yarim var içinde

Ne oldu ağama ne oldu
Sarardı benzi soldu
Ağam burdan gidelim
Bu yerler viran oldu
Harput'un altı ketek
Dersim'e gidek gelek
Elin elinde olsun (Harput'taki Hayalet)
Korkan insan yaşamı sevmeyi öğrenir (Cefr)
Benim oğlum için yapacağım bir şey kalmadı onu ben kendi ellerimle savaşa gönderdim vatan için o zaman Bulgaristan'da ne işimiz var diye kendimi sorgulayamıyordum Roc o zaman ben Osmanlı'nın girdiği her haksız savaşı destekliyordum (Harput'taki Hayalet)
"Din, sıradan insanları sessiz tutmak için mükemmel bir şeydir."

|Napoléon Bonaparte (Dilsiz)

"Bazen insan bazı şeyleri anlayamıyor." (Yezda)
Yenildi o. Bu büyük düş onu boğdu, delirtti. (Cennetin Ölümü)
Beyaz Dağ'ın doruklarını göstererek, Ne kadar büyük. Yürüdükçe büyüyor, yaklaştıkça uzaklaşıyor. (Cennetin Ölümü)
'' Neden karınca?''
'' Karıncalar ortak üretmeyi,ortak paylaşmayı,ortak yaşamayı başardıkları için.'' (Harput'taki Hayalet)
"Ben diyarbekir surları önünde öldüm." (Nişancı)
Hiç iyi yapmıyorsunuz teğmen! Biz Kürtler bin yıldır Efrinde yaşıyoruz.Siz şimdi kalkıp gelmiş bin yıldir bu topraklarda yaşayan Kürtleri kovup yerine radikal dinci Arapları yerleştirmek için ölüyürsunuz , öldürüyorsunuz.Nedeni ülkenizedeki Kürtler ! (Burseya Dağı)
O dağı yeneceğim. (Cennetin Ölümü)

Aslında tek kurşunla kartalı yere indirebilirdim ama bunu yapmak istemiyordum. Silahı bir kez bir bir canlıya karşı kullandığımda silahın tutsağı olacağımdan korkuyordum. (Nişancı)
“Dostum beni çağırıyorsa gitmem lazım evladım, iki elim kanda olsa gitmem lazım! Dost bu, başka bir şey değil ki! Gitmemek mümkün mu? Dost bu, dost!..” (Son Derviş)
Yaratıcı, bir insanı bir başka insana köle yapma, onun canını alma hakkı vermez. (Yezda)
Dinler,öldürme ve fetihle geldi.Dinler birleştirici değil,dinler ayrıştırıcıdır. (Dilsiz)
Bu esrarengiz hava, bu cevabı bilinmeyen sorular, onun merakını daha çok kamçılıyordu. (Cennetin Ölümü)
Çünkü seni seninle yaşarsam sana olan sevgimin azalacağından korkuyorum. Bir ömür seni sevmek için senden kaçıyorum. Kerem Aslıya kavuşsaydı o büyük aşk olurmuydu?

Maddeleşmiş aşk tükenmeye mahkumdur. (Uzun Yaz)
Uçsuz bucaksız bir yokluk, hiçlik, karanlık uzanıp giderdi düşlerinde. (Cennetin Ölümü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yezda-metin-aktas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)