# Yıkanmak İstiyorum - Suna Aras Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yıkanmak İstiyorum kimin eseri? Yıkanmak İstiyorum kitabının yazarı kimdir? Yıkanmak İstiyorum konusu ve anafikri nedir? Yıkanmak İstiyorum kitabı ne anlatıyor? Yıkanmak İstiyorum PDF indirme linki var mı?  Yıkanmak İstiyorum kitabının yazarı Suna Aras kimdir? İşte Yıkanmak İstiyorum kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yikanmak-istiyorum-suna-aras-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-13T22:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-06-13T22:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/13/suna-aras-kimdir-suna-aras-kitaplari-ve-sozleri-245798.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Suna Aras 
 Yayın Evi: Pencere Yayınları 
 İSBN: 9786054049714 
 Sayfa Sayısı: 240 
--reklam--
Yıkanmak İstiyorum Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Beni yere fırlatarak üzerimi soymaya başladı. Kot pantolon giydiğim için çıkarmakta zorluk çekiyordu. Ben yerde debelenip, rastgele tekmeler atarak bağırıyordum. Bir süre sonra belden aşağım çırılçıplaktı. Bana tecavüz etti. Ben öylece ölü gibi yatıyordum. Kollarımı hissetmiyordum. "İlk erkeğin ben oldum" diyerek ayağıma tekme attı. "Bunu hiç unutmayacaksın" diyerek dışarı çıktı. Öylece çıplak ve bitkin bir şekilde yatarken öteki geldi. O da tecavüz etti. Elini bacak arama sokarak kokladı. "Taze kana da bayılırım hele o kan bir kızın kanıysa." Başımı iki elinin arasına alarak sıktı. "Bu kan sizin gibilerin kızlık kanıysa iyice bayılırım" diyerek başımı yere çarptı. Elini bir daha içime soktu. Göz bağımı hafif aralayarak kanlı parmaklarını bana gösterip yaladı. O çıkınca biri daha gelip tecavüz etti. O kadar kötü durumdaydım ki kıpırdayamıyordum. Yüzlerini gözümün önüne getirmeye çalışıyordum. Sanıyorum son gelen arabayı kullanan polisti. Ama onun yüzünü tam olarak görememiştim. 0 tecavüz ettikten sonra beni tokatlayıp saçlarımı yoldu. Sonra da bana "Aklın başına geldi mi? istersek seni burada gebertiriz, kimsenin haberi bile olmaz. Dua etki bizim gibilerin eline düştün. Bilseydim kız oğlan kızsın ilk önce ben becerirdim seni. Hoşuna gitti mi ha? Hangimiz daha iyi becerdik seni. Demek ki sizin gibilerden de bu yaşa kadar kendini s...den duranlar da var. Ne yazık ki ilk şöleni kaçırdım" diyerek memelerimin ucunu sıktı. Saclarımı çekti. Yüzüme tükürdü.
--reklam--
Yıkanmak İstiyorum Alıntıları - Sözleri
“Allah sen kör mü oldun? Yoksa sağır mı oldun? Yoksa hem kör hem sağır mı oldun? Bu zulmü görüp duymaz mısın?…”
...tecavüze uğrayanlar hep yıkanmak isterlermiş. Bunu biz buraya geldikten sonra bir avukat söylemişti. Ben o duyguyu kayınbabam bana tecavüz ettikten sonra yaşamıştım. Sürekli yıkanmak istiyordum. Kendimi çok kirli hissediyordum. Ama onun için yıkanmak istediğimi bilmiyordum. Sanki içim yanıyormuş da yıkansam serinleyecekmiş gibi geliyordu bana.
Ne kadar su çıkarabilir bir baba lekesini kendi kızından...
Bu suçun ağırı hafifi yoktur. Azı çoğu yoktur. Kim yaparsa yapsın, hangi şartlarda olursa olsun tecavüz insanlık suçudur.
Leş ve küfür bu mayanın özeti
Adaleti gömülmemiş bir ceset
Her kadın acısının pazarı indirimde
Özgürlüğüm şey hâkim, şey yani, falan, filan
...
“Allah sen kör mü oldun? Yoksa sağır mı oldun? Yoksa hem kör hem sağır mı oldun? Bu zulmü gö­rüp duymaz mısın? Al canımı. Al canımı. Kurtar beni. Bu zulüm bitsin. Biz ne yaptık? Biz sana ne yaptık. Biz bunla­ra ne yaptık? Yeter artık. Yeter bitsin artık bu acı.”
“Allah sen kör mü oldun? Yoksa sağır mı oldun? Yoksa hem kör hem sağır mı oldun? Bu zulmü görüp duymaz mısın? Al canımı. Al canımı. Kurtar beni. Bu zulüm bitsin. Biz ne yaptık? Biz sana ne yaptık. Biz bunlara ne yaptık? Yeter artık. Yeter bitsin artık bu acı.”
Tecavüze uğrayanı hem kendisi, hem çevresi, hem adalet sistemi ölene kadar mağ­dur ediyor.
O hiç iyileşemiyor. O hiç iyileşemiyor.
Kızı olan annelere bir şey söylemek istiyorum.
Lütfen kızlarınızı iyi koruyun.
Erkek olan mahlûka güvenmeyin.
Babası olsa bile...
"Ben hiç ağlamam. Hiçbir şey beni
ağlatamaz. Ağlama duygumu yitirmişim."
Tecavüze uğrayan kadın ister bir sokak kadını olur, ister bir ev kadını, ister bir rahi­be, hiçbir şey fark etmez. Bu işlenilen suçu hafifletemez. Eloğlu istediği her şeyi yapamaz.
“Kadınlığınız sizin karşınızda bir tehdit aracı olarak duruyor. Her fırsatta ona dokunarak sizi yaralayabi­liyorlar.”
Keşke savaş olsa. Bütün erkekleri alıp savaşa götürseler bir daha hiçbiri dönmese. Biz kadınlar rahat rahat yaşasak. Bu­nun normal olmadığını biliyorum ama bu düşüncelerime de engel olamıyorum.
•••
“Bu kitap, yaşadıklarını bir defa olsun yüksek sesle dile getiren kadınlarımızın, yüreklerine gizledikleri isyanın ve ruhlarını ele geçiren acının sesidir. Bu kitap o yaralı kadınların yaralarını göstermeye çalı­şacak sizlere.”
•••
Tecavüze uğrayan kişiler bazen kendilerini haksız görebiliyor.
“Ben geceleri sokağa çıktım. Ya da o adamın yanında uzun zaman oturdum. Beni eve bırakmasına izin verdim. Ya da onun evime girmesine izin verdim” gibi. Kendisinin yaptığı masumane olağan davranışları kendi sorumluluğu gibi kendi suçu gibi görme ve o suçu üzerine alma gibi bir durumu olabiliyor. Cinsel travmaya uğrayan kişinin sorunlarından biri de kendini güvensiz hissetmesi, güvensizleştikçe yanlış ve eksik değerlendirmelere girmesidir.
--reklam--
Yıkanmak İstiyorum İncelemesi - Şahsi Yorumlar
BİZİM KADINLARIMIZ!: Merhaba Kitap Dostlarım!
Uzun zaman oldu inceleme yazmayalı. Bunun çeşitli sebepleri var, ama şimdi anlatmanın sırası değil. Şimdi çok daha önemli bir konumuz var. TECAVÜZ!

Tecavüz kelimesi, söylerken bile bizi bu kadar etkiliyorken, bir de yaşayanları düşünelim. Şimdi hepiniz, düşünmek bile istemiyorum, diyorsunuzdur eminim. Ama düşünelim bir zahmet. Bize söylemesi, duyması, düşünmesi bu kadar zor olan TECAVÜZÜ yaşayanları düşünelim. Belki o zaman onların yaşadığı travmayı anlayabiliriz.

Hani bazı kitaplar vardır, okursunuz ama hiçbir zaman unutmazsınız. Çünkü o kitap size mutluluk vermiştir. Bazı kitaplar da vardır ki, okurken bile geçmiş sayfaları unutursunuz. Çünkü, okuduğunuz her satır size acı vermiştir. O yüzden de unutmak istersiniz. İşte ben bu kitabı okurken öyle oldu. Okuyorum ama unutuyorum. Önce geçmiş sayfaları neden unuttuğumu anlamaya çalıştım. Sonra anladım ki, okuduklarımı unutmak isteyecek kadar acı duyuyorum.

Kitapta ne var da bu kadar acı duyuyorsun mu dediniz? Buyurun o zaman, size spoiler verecek bir inceleme. Bu kitaba zaten spoiler vermeden inceleme yazmak mümkün değil.

Küçük bir kız çocuğu dedesi tara­fından on yıl boyunca dövülerek, attığı dayakla orgazm oluyorsa bunu nasıl anlatabilirim?

"Beni dövdük­ten sonra dört ayak üzerinde yere çökerek başlardı titreme­ye inlemeye.
— Neden öyle yapıyordu ?
Sanıyorum öyle tatmin oluyordu.
— Yani orgazm mı yaşıyordu ?
Evet, orgazm yaşıyordu." (s. 11)

Zavallı Hamide'nin on yıl boyunca dedesinden yediği dayaktan kurtulmak için kaçıp annesine gittiği zaman, üvey babasının tecavüzüne uğradığını nasıl anlatabilirim. Hem de kimse anlamasın diye üç yıl boyunca arkadan yaptığını...

"Ya dedemin o korkunç dayağı ya üvey babamın tecavüzü başka bir seçeneğim yoktu." (s. 16)

Küçük yaştan beri yediği dayaklar, yıllarca süren üvey baba tecavüzü... Bütün bunları yaşayan bir insanın ileride normal bir hayat kurması nasıl mümkün olabilir? Ama güçlü kadınlarımız her şeye rağmen ayakta durmasını biliyor.

Hamide tecavüzü yaşayan kadınlarımızdan sadece biri. Hamide gibi yüzlerce, binlerce kadınlarımız var. Kimi yaşadıkları karşısında susuyor, kimi ise YARGI karşısında mücadelesini sürdürüyor. ADALET demedim bakın, YARGI dedim. Çünkü maalesef ki, ülkemizde adalet diye bir şey yok.

Nuray... Babası, o henüz üç yaşındayken vefat etmiş ve annesi bir başkası ile evlenmiş. Ama Nuray onu hep öz babası bilmiş. Ta ki, on altı yaşında kendisine karşı hissettiği kötü duyguları anlayana kadar. O zaman bir nebze de olsa rahatlamış. Çünkü sürekli, “Bir baba kızına bunları yapar mı” diye sorguluyormuş. Ama bilmiyor ki, Sevim öz babası tarafından on üç yaşında tecavüze uğramış.

Sevim... Öz babası tarafından on üç yaşında tecavüze uğramakla kalmamış, iki yıl boyunca da sanki karısıymış gibi kullanılmış. Ta ki, evden kaçana kadar.

"İki yıl devam etti. Babam her fırsatta üstüme tünüyordu. Biri görecek anlayacaklar diye ödüm kopuyordu. Çünkü nerede aklına esse orada yapıyordu. Bahçe, ahır, tarla fark etmiyordu. Beni yanından hiç ayırmıyordu. Kızı olduğum için kimsenin aklına kötü bir şey gelmiyordu. Evden kaça­na kadar bu böylece sürüp gitti." (s. 107)

Yazar yazar/Suna-Aras, bu kitabı 12 yılda hazırlayabilmiş. Kitap yaşanmış olaylardan anlatılarla hazırlanmış. Bu kadar uzun sürmesinin sebebi kadınları yaşadıklarını anlatmaya ikna edememek olmuş.

Kim anlatabilir ki, öz babasının, öz abisinin, öz dedesinin, kuzeninin tecavüzüne uğradığını. Kim anlatabilir ki, tek babam dokunmasın da hayat kadını olmaya razıyım diyerek evden kaçtığını.

Kadınların kimi ismini veriyor, kimi sadece baş harfleriyle var oluyor. Kimi olmayan adalet peşinde koşuyor, kimi yıllarca içinde yaşıyor. Kimi toplum baskısı yüzünden evlenmeden kızlık zarını diktirerek bir yalan üzerine hayat kuruyor, kimi diktirmek yerine yaşadıklarını sevdiğine anlatıyor. Belki adam olur da beni anlar diye... Kimi adam gibi adam çıkıyor, kimi de bildiğiniz gibi işte...

21 kadın ve 21 yaşanmış acı. Bunlar sadece kitapta anlatılanlar. Bir de anlatılamayanlar var. Yaşadıklarını anlatamayanlar... Yüzlerce, binlerce kadınlarımız... Bizim kadınlarımız...

"Korkunç ve mübarek elleri,
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yarimiz
Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
Ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen"

Teşekkürler yazar/Suna-Aras . Kitabı hazırlarken pes etmediğin için. Kadınlarımızın yaşadığı o insanlık dışı olayları yazarak farkındalık yarattığın için.

Bir teşekkür de Desss 'e. Kitabın pdf'sini bana attığı için. "Sultan ablacım dursun köşede okursun belki, oldukça ağır ama aklında bulunsun." dediği için.

Evet dostlar, okuyun. Okuyun ki, çevremizde yaşananlara karşı duyarsız olmayalım. Okuyun ki, kızlarımızı çevredeki kötü niyetli insanlara karşı koruyalım. Sadece kızlarımızı değil tabii ki! Erkekler de aynı şeyleri yaşıyor. Bunu hepimiz biliyoruz.

Kitap dostlarım, ben size kitap hakkında çok az bilgi verdim. Yazamadığım, yazmaya cesaret edemediğim o kadar çok olay var ki! Okudukça bunu göreceksiniz.

Okuyacak olanlara şimdiden geçmiş olsun diyorum. Çünkü okudukları karşısında uykusuzluk çekerek, baş ağrılarına maruz kalacaklar. Ama bir zahmet uykusuzluğu göze alın. Kadınlarımız için, kızlarımız için, erkek çocuklarımız için... Kısacası SAĞLIKLI BİR NESİL İÇİN UYANIK OLALIM.

NOT: Kitapta anlatılan kadınlarımızdan, Asiye Zeybek Güzel, göz altında tecavüze uğramış. Yaşadıklarını 'İşkencede Bir Tecavüz Öyküsü' adı ile kitaplaştırmış. Kitap satan sitelerde buldum ama 1000Kitap 'da bulamadım. Moderatörlerin dikkatine! (Sultannn) 
Her kadının ortak kaderidir tecavüze uğrama korkusu. Kiminin ne yazık ki korkusu başına gelmiş.
Bu kitabı okurken kanım dondu babam dahil tüm erkeklerden nefret ettim resmen! Evet biliyorum her erkek aynı değil farkındayım ama kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Polisler kimler ve ne için varlar? Bu kitapta genelde göz altına alınan kadınların polisler tarafından feci işkencelerle ve değişik fantazilerle tecavüze uğradığını çok net bir şekilde vurgulamaktadır. Üstelik kadınların çoğu kimliğinde DOĞU DOĞUMLU OLDUĞU İÇİN, ALEVİ OLDUĞU İÇİN TUTUKLANMIŞ İŞKENCE GÖRMÜŞ, COP VE ŞİŞELERLE TECAVÜZE UĞRAMIŞTIR.

Suna Aras; uzun yıllar bu kitabı yazmak için uğraşmış bunun sebebi ise tecavüze uğrayan kadınları bulmak, onları başlarından geçen o iğrenç olayı anlatmaları için ikna etmek.. Biz kadınlar neden tecavüze uğradığımızda susuyoruz?
Neden namus sadece kadınlarda mevcut olarak görüyoruz? Biz kadınlar neden bu kadar korkuyoruz?

Bence biz kadınlar sürekli bastırıldık teee çocukluğumuzdan beri ve bu bastırılma bize iyi birşeymiş gibi dayatıldı.
Erkektir yapar, erkek üstündür, erkek çapkındır, kocanın vurğudu yerde gül biter, baba sever de döverde, yuvanı yıkma, çocukların için dayan, erkeğe birşey olmaz çünkü o erkek, çünkü onun cinsel organı daha baskın vs vs..
Geçmişten bu günümüze kadar bakınca aslında herşey apaçık ortada. Kadınlar hep sindirilip, geri plana atılıyor ve susturuluyor.

Kadının susmayanı edepsiz, dayak yiyeni saygısız, tecavüze uğrayanı dişi köpek kuyruk sallamazsa erkek köpek saldırmaz, orosbu, namussuz..
Farkında mısınız kadın kadınlıktan çok her sıfata her terime benzetiliyor, örneklendiriliyor ve bunlar çoğaltılabiliyor.

Biz bu dünyada yaşanan acılara körüz ve sağırız. Cinselliği ayıp olarak görüp, cinsel açlığımızı zorla bir kadının bedeninde doyurup sonra da bütün suçları kadın bedenine yıkmaya çalışanlarız.

Objeleştirdiğimiz kadına acı üstüne acı veren ''O saatte kadın başına dışarıda ne işi varmış, mini etek giymeseymiş, kahkaha atmasaymış, erkek işine karışmasaymış, kıçını kırıp evinde yemek yapıp, çocuklarına baksaymış'' diyenleriz.

Kitabı okuduktan sonra vicdanlarımızı çok fazla sorgular oldum. Kadınların güçsüzlüğünden yararlanıp, hamile bir kadına bile tecavüz edecek, işkence uygulayacak kadar nasıl canavar haline dönüştük? Bir çok tecavüzcünün ortak noktası 5 vakit namazını kılıp, orucunu tutup, müslümanlık dersleri vermeleriydi. Müslümanlık bu mu? İnsanlık bu mu? ADALET BU MU ?
Ahh pardon adalet dedim. Bu ülkede ADALET YOK ki !!
Bakın kitapta yurtdışında kadına tecavüz eden bir iş yerinin tüm bayileri kapatılıyor, devlet dahil herkes ama herkes kadının destekçisi oluyor ve adam çok güzel bir ceza alıyor..

UNUTMAYIN Kİ; Kadınsız bir millet yok olmaya mahkumdur ve yavaş yavaş yok oluyoruz.

Lütfen bu kitabı BABALAR, DEDELER, AMCALAR, KUZENLER, DAYILAR, ABİLER, POLİSLER, AVUKATLAR, SAVCILAR, HAKİMLER VE HEKİMLER
KISACASI TÜM ERKEKLER OKUSUN.

Herkesin vicdana gelmesi dileğimle.. Keyifli okumalar değil bilinçli, duyarlı, insancıl dileklerle okumalar diliyorum.. (Gizem Dindaroğlu) 
Yıkanmak İstiyorum: Uzun bir aradan sonra bir kitap hakkında düşüncelerimi yazmaya geldim. Büşra Sanay'ın "Kardeşini doğurmak" kitabını okuduktan sonra peşine düştüğüm eski ve nadide bir kitap özellikle bunu belirtmek isterim. Kitapçılarda bulamadığım için pdf olarak okudum.
Kitabın içeriği tecavüze uğrayan kadınlar. Kitap ilk başlarda akıcı bir şekilde ilerlerken sonradan fark ettim ki göz altında olan tecavüzleri art arda anlatmış. Belki yazar en çok o kişilere ulaştı bilmiyorum ama art arda gelmeleri biraz garipsedim. Olayların içerisinde enseste de yer vermiş ve kanayan yaralara açıklık getirmiş. Olay anlatımı direkt röportaj gibi olduğu için pek sevemedim doğrusu. Fakat her olayın gerçek olması ve bunların yaşanması cidden çok dehşet verici bir durum olduğunu söylemek isterim. Böyle kitapları herkesin okumasını ve öyle ebeveyn olup hayat sürelerini şiddetle tavsiye ediyorum. (Züm) 
--reklam--
Yıkanmak İstiyorum PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Suna Aras - Yıkanmak İstiyorum kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yıkanmak İstiyorum PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Suna Aras Kimdir?
Şair ve yazar. 1 Mayıs 1955, Aşağı Çiftlik köyü / Iğdır doğumlu. İlkokul mezunu. HEP (1990) ve İHD’de (1995) yönetici; Bilim Eğitim, Estetik, Kültür ve Sanat Araştırmaları Vakfı Yönetim Kurulu başkanı (1998) olarak görev yaptı.

Yaşamını serbest yazar olarak sürdürdü. İki Yarası Yalnızlığın adlı ilk şiiri Çağıltı dergisinde (İstanbul, 1991) yer aldı. Sonraki yıllarda yazı ve şiirleri Sanat Olayı, Evrensel Kültür, Broy, Varlık, İnsancıl, Cumhuriyet Kitap vd. dergilerde yayımlandı. Beyaz Kuşlar adlı şiiri Ferhat Tunç tarafından bestelendi. Çalıştığı kuruluşlar dışında Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği üyesidir.

“Suna Aras, en çok umut ve aşk üzerinde duruyor. Seçkin temaları bunlar. Kuşkusuz, özgürlük, yargısız infazlar, kayıp insanlar, ezik çocuklar gibi toplumsal sorunları ertelemiyor. Ancak, umut ve aşk üzerine yoğunlaşıyor.” (Vecihi Timuroğlu)

“O’nun en bireysel şiirlerinde bile, toplumsal ve siyasal hayattan izler, kesitler vardır. Tikel ile tümel arasında bu denli ustalıklı bağlantılar kuran, hele de bunu şiirin bir niteliği durumuna getiren şairlerin sayısı, günümüz “postmodern” ortamında hiç de fazla değil. Suna Aras, söz konusu özelliğiyle, kendisi ile şiiri arasında uyum da sergiliyor.” (Adnan Yücel)

ESERLERİ:
ŞİİR: İki Arası Yalnızlığın (1994), Tay Dedim Cız Dediler (1996), İn İnsana (1996), Hamur Ana Öldü Yaşasın Kral
(1998), Zeze (2000), Kadınlar da Islık Çalar (2014), Aha Çapulcu Şiir - Taşlamalar (2014).
ARAŞTIRMA: Sabah ile Nurettin - Bir Aşk Öyküsü (2001), Yıkanmak İstiyorum - Ensest/Tecavüz (2014).
--reklam--
Suna Aras Kitapları - Eserleri
Yıkanmak İstiyorum
Kadınlar da Islık Çalar
Sabah ile Nurettin
Aha Çapulcu Şiir
Zeze
Ağrıdağı'nda Bir Azeri Gızı
Tay Dedim Cız Dediler
Hamur Ana Öldü Yaşasın Kral
--reklam--
Suna Aras Alıntıları - Sözleri
“Kadınlığınız sizin karşınızda bir tehdit aracı olarak duruyor. Her fırsatta ona dokunarak sizi yaralayabi­liyorlar.” (Yıkanmak İstiyorum)
“Allah sen kör mü oldun? Yoksa sağır mı oldun? Yoksa hem kör hem sağır mı oldun? Bu zulmü görüp duymaz mısın?…” (Yıkanmak İstiyorum)
"...Sen doğurdun kızını şiir var etti anne
 Şiir söz dizeninin lekesiz tek ruhudur
 Bir sevinci, bir acıyı, bir sevdayı içerir
 Şiirin dokunduğu şey güzel kalır..." (Kadınlar da Islık Çalar)
Tecavüze uğrayan kadın ister bir sokak kadını olur, ister bir ev kadını, ister bir rahi­be, hiçbir şey fark etmez. Bu işlenilen suçu hafifletemez. Eloğlu istediği her şeyi yapamaz. (Yıkanmak İstiyorum)
Bir karış yeşil bile
Yaşıyorsa mucize
Beton beton üstüne
Cebin dolacak diye.

Toprak kalmadı yerde
Yarın tohum ekecek
Ula be vicdansızlar
İnsanlar aç ölecek. (Aha Çapulcu Şiir)
Sır verir mi evlerin karanlık köşeleri
Konuşur mu duvarlar , ahır içleri
Bir tanık istiyorsan iyi bak gözlerime... (Kadınlar da Islık Çalar)
...tecavüze uğrayanlar hep yıkanmak isterlermiş. Bunu biz buraya geldikten sonra bir avukat söylemişti. Ben o duyguyu kayınbabam bana tecavüz ettikten sonra yaşamıştım. Sürekli yıkanmak istiyordum. Kendimi çok kirli hissediyordum. Ama onun için yıkanmak istediğimi bilmiyordum. Sanki içim yanıyormuş da yıkansam serinleyecekmiş gibi geliyordu bana. (Yıkanmak İstiyorum)
Kızı olan annelere bir şey söylemek istiyorum.
Lütfen kızlarınızı iyi koruyun.
Erkek olan mahlûka güvenmeyin.
Babası olsa bile... (Yıkanmak İstiyorum)
Keşke savaş olsa. Bütün erkekleri alıp savaşa götürseler bir daha hiçbiri dönmese. Biz kadınlar rahat rahat yaşasak. Bu­nun normal olmadığını biliyorum ama bu düşüncelerime de engel olamıyorum. (Yıkanmak İstiyorum)
Tecavüze uğrayanı hem kendisi, hem çevresi, hem adalet sistemi ölene kadar mağ­dur ediyor.
O hiç iyileşemiyor. O hiç iyileşemiyor. (Yıkanmak İstiyorum)
"İnsanı insanla bir tutmayandan
 Korusun yüreğimi..." (Kadınlar da Islık Çalar)
Tecavüze uğrayan kişiler bazen kendilerini haksız görebiliyor.
“Ben geceleri sokağa çıktım. Ya da o adamın yanında uzun zaman oturdum. Beni eve bırakmasına izin verdim. Ya da onun evime girmesine izin verdim” gibi. Kendisinin yaptığı masumane olağan davranışları kendi sorumluluğu gibi kendi suçu gibi görme ve o suçu üzerine alma gibi bir durumu olabiliyor. Cinsel travmaya uğrayan kişinin sorunlarından biri de kendini güvensiz hissetmesi, güvensizleştikçe yanlış ve eksik değerlendirmelere girmesidir. (Yıkanmak İstiyorum)
Yıkanmak istiyorum sürekli, sürekli
Yüzer gibi derimi, çevirip beni ters yüz
Beni benden dışarı, döve, çiğneye, ova
Kirlenmiş yerlerimi, yıkanmak istiyorum

Ne kadar su çıkarabilir bir baba lekesini
Kendi kızından... (Kadınlar da Islık Çalar)
"Ben hiç ağlamam. Hiçbir şey beni
ağlatamaz. Ağlama duygumu yitirmişim." (Yıkanmak İstiyorum)
•••
“Bu kitap, yaşadıklarını bir defa olsun yüksek sesle dile getiren kadınlarımızın, yüreklerine gizledikleri isyanın ve ruhlarını ele geçiren acının sesidir. Bu kitap o yaralı kadınların yaralarını göstermeye çalı­şacak sizlere.”
••• (Yıkanmak İstiyorum)
“Allah sen kör mü oldun? Yoksa sağır mı oldun? Yoksa hem kör hem sağır mı oldun? Bu zulmü görüp duymaz mısın? Al canımı. Al canımı. Kurtar beni. Bu zulüm bitsin. Biz ne yaptık? Biz sana ne yaptık. Biz bunlara ne yaptık? Yeter artık. Yeter bitsin artık bu acı.” (Yıkanmak İstiyorum)
Ne kadar su çıkarabilir bir baba lekesini kendi kızından... (Yıkanmak İstiyorum)
Bu suçun ağırı hafifi yoktur. Azı çoğu yoktur. Kim yaparsa yapsın, hangi şartlarda olursa olsun tecavüz insanlık suçudur. (Yıkanmak İstiyorum)
“Allah sen kör mü oldun? Yoksa sağır mı oldun? Yoksa hem kör hem sağır mı oldun? Bu zulmü gö­rüp duymaz mısın? Al canımı. Al canımı. Kurtar beni. Bu zulüm bitsin. Biz ne yaptık? Biz sana ne yaptık. Biz bunla­ra ne yaptık? Yeter artık. Yeter bitsin artık bu acı.” (Yıkanmak İstiyorum)
Leş ve küfür bu mayanın özeti
Adaleti gömülmemiş bir ceset
Her kadın acısının pazarı indirimde
Özgürlüğüm şey hâkim, şey yani, falan, filan
... (Yıkanmak İstiyorum)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yikanmak-istiyorum-suna-aras-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)