# Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler - Kazuo Ishiguro Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler kimin eseri? Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler kitabının yazarı kimdir? Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler konusu ve anafikri nedir? Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler kitabı ne anlatıyor? Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler PDF indirme linki var mı?  Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler kitabının yazarı Kazuo Ishiguro kimdir? İşte Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yirminci-yuzyil-filmini-izledigim-aksam-ve-baska-kucuk-kesifler-kazuo-ishiguro-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-13T18:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-05-13T18:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/13/kazuo-ishiguro-kimdir-kazuo-ishiguro-kitaplari-ve-sozleri-221602.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Kazuo Ishiguro 
 Çevirmen: Özlem Yüksel 
 Orijinal Adı: My Twentieth Century Evening and Other Small Breakthroughs 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789750843488 
 Sayfa Sayısı: 48 
--reklam--
Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Büyük bir duygusal güce sahip romanlarında, dünyayla bir bağlantımız olduğu yanılsamasının altında yatan dipsiz uçurumu açığa çıkardığı” gerekçesiyle 2017 Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Kazuo Ishiguro, Nobel konuşmasında, yazarlık hayatının dönemeçlerini ve sihirli keşif anlarını romanlarından alıştığımız yalınlık ve vuruculukla, okurlarla paylaşıyor.

Çok yakın gelecekte –yoksa o an çoktan geldi mi?– bilimde, teknolojide ve tıpta çarpıcı buluşların yol açacağı zorluklar bizi bekliyor... Şimdi altmışlarında bir adamım, gözlerimi ovuşturup pusun içinden düne kadar varlığından bile haberdar olmadığım bu dünyanın anahatlarını seçmeye uğraşıyorum. Aklı yorgun bir kuşağın mensubu, yorgun bir yazar olan ben, bu yabancısı olduğum yere bakacak gücü bulabilir miyim?.. Yola devam etmek ve elimden geleni yapmak zorundayım. Çünkü hâlâ edebiyatın önemli olduğuna ve biz bu zorlu alanı geçerken bilhassa önemli olacağına inanıyorum. Ancak bize genç kuşaktan yazarların yol göstereceğine ve ilham vereceğine güveniyorum... Bu yüzden iyimserim.
--reklam--
Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler Alıntıları - Sözleri
Ev, şüphesiz yıkılmış hayallerin hayaletleriyle doluydu…
Bildiğimiz gibi, insan sesinin, aklın alamayacağı kadar karmaşık duyguların bileşimini ifade etme yeteneği var.
Yöredeki ilkokula gidiyordum , okuldaki - ve muhtemelen okulun bütün tarihindeki - İngiliz olmayan tek çocuktum ; on bir yaşımdan itibaren de , sabahları işlerine giden , ince çizgili takım elbiseli , melon şapkalı erkeklerle birlikte trene binip komşu şehirdeki ortaokuluma gittim.
Neyi anımsamayı seçmeliydik? Unutup yola devam etmek için uygun zaman neydi?
Savaş yıllarını yaşamamıştık ama en azından bizleri , savaşın yaşamlarını kalıcı olarak şekillendirdiği ana babalar büyütmüştü.
Bölünmelerin tehlikeli biçimde arttığı bir dönemde, dinlemek zorundayız. İyi yazmak ve okumak engelleri yıkacak.
Bir süredir yataktaki örtülerin arasında varlığıyla beni rahatsız eden ağır nesnenin Marcel Proust’un Kayıp Zamanların İzinde romanının birinci cildi olduğunu fark ettim… “Giriş” ve “Combray” Bölümlerine kendimi tamamen kaptırdım. Tekrar tekrar okudum.
İngiltere'ye annem , babam ve kız kardeşimle birlikte 1960 yılının Nisan ayında , ben beş yaşındayken geldik.
Kırk dört yaşındaydım. O zamana dek İkinci Dünya Savaşı'nı , vahşetleri ve zaferleriyle , annemle babamın kuşağına ait bir şey olarak görmüştüm. Fakat yakın bir gelecekte , o büyük olaylara kendi gözleriyle tanık olanların çoğunun hayatta olmayacakları geldi aklıma.
İki gün önceki bir sahneyi yirmi yıl öncesinde kalmış bir olayın yanına koyabilir ve okurdan ikisinin arasındaki ilişki üzerine düşünmesini isteyebilirdim. Bu yolla , insanın kendi benlik ve geçmiş algısını saran inkar ve kendini kandırma katmanlarını gösterebilirim diye düşünmeye başlamıştım.
Romanlar , filmler ve oyunlardaki canlı ve fazlasıyla inandırıcı pek çok karakterin beni genellikle etkileyememesinin sebebi , bunların diğer karakterlere ilginç insani ilişkiler içinde bağlanmamasıydı.
Çok defa şarkıcıların seslerinden hayati dersler aldığımı söylemeliyim.
Anlatım tarzı ne kadar radikal ya da geleneksel olursa olsun , bütün iyi öykülerin bizim için önem taşıyan ; bize dokunan , bizi eğlendiren , kızdıran , şaşırtan ilişkiler içermesi gerektiğini düşündüm. Belki de gelecekte ilişkilerime daha fazla özen gösterirsem , karakterlerim de kendi başlarının çaresine bakardı.
Şiddet döngülerini durdurmanın ya da bir toplumun dağılıp kaosa veya savaşa sürüklenmesini önlemenin tek yolunun unutmak olduğu dönemler var mıdır ?
İnsana televizyonu açmakla yaşayabileceği bir deneyimin aşağı yukarı aynısını sunacaksa , roman yazmanın ne anlamı vardı ? Yazıya dökülmüş kurmaca , eşsiz bir şey , başka formların yapamadığı bir şey sunmadıkça , sinema ve televizyonun kudreti karşısında tutunmayı nasıl umabilirdi ?
--reklam--
Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Elimde fırsat olsa okullarda ders diye okuturum. Dünyaca ünlü bir yazar, kariyerinin inşa ederken hangi yollardan geçtiğini, bu süreçte yaşadıklarının edebiyatına nasıl şekil verdiğini büyük bir sadelikle anlatmış ve bunu yaparken de satır aralarında harika öğütler vermiş. Yalnız bu öğüt verme işinin uyduruk kişisel gelişim kitaplarında yapıldığı gibi reçeteler halinde dayatmak yerine çok nazik bir üslupla, okuyucusunu sürekli överek ve ona güvendiğini belli ederek yapmış. Bu kadar seveceğimi asla düşünmezdim bu Nobel konuşmasını.

Tom Waits'in Ruby's Army şarkısına ve Yirminci Yüzyıl (Bu bir film trenin adı filmde) filmine özellikle değinmiş konuşmasında ve bu iki eserin kendisi ve edebiyatı üzerindeki etkisini anlatmış. Alıntılar bölümüne de eklediğim üzere şu muhteşem tespiti yapmış;

Bir yazarın kariyerindeki - belki başka birçok mesleğin de- önemli dönüm noktaları bunlara benzer. Genellikle küçük, dağınık anlardır. Sessiz, mahrem aydınlanma kıvılcımlarıdır. Pek sık gelmezler ama gelişleri hiç de fazla tantanalı olmayabilir, akıl hocalarının, meslektaşların onayları eşliğinde gerçekleşmeyebilir. Böyle anlar genellikle daha gürültücü, görünüşte daha ısrarcı taleplerle yarışmak zorunda kalır. Bazen açığa çıkardıkları şeyler, geçerli bilgilere ters düşebilir. Ama geldikleri zaman onları tanıyabilmek önemlidir. Yoksa ellerinizden kayıp giderler. (Utku Turhan) 
Yazarın Nobel Konuşması: Yazarın nobel konuşması. Hayatından kesitlerinde bulunduğu konuşmasında oldukça samimi ve içten. Yazarlık serüvenini anlatırken bir yandan da genç yazarlara öğütte veriyor denilebilir. (Uğur Çintan) 
Aslında ilişkiler önemlidir, ilişkiler karakterleri yaratır.

Şiddet döngülerini durdurmanın ya da bir toplumun dağılıp kaosa veya savaşa sürüklenmesinin önlemenin tek yolunu unutmak olduğu dönemler var mıdır ?
Öte yandan , bilinçli bellek kaybı ve yarım kalan adalet temelleri üzerinde istikrarlı , özgür uluslar kurulabilir mi gerçekten?

Bütün iyi öykülerin bizim için önem taşıyan ; bize dokunan , bizi eğlendiren , kızdıran, şaşırtan ilişkiler içermesi gerektiğini düşündüm. (CEM AKDAG) 
--reklam--
Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kazuo Ishiguro - Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kazuo Ishiguro Kimdir?
Kazuo Ishiguro, 8 Kasım 1954 doğumlu Japon asıllı İngiliz romancı. Nagazaki kentinde doğan İşiguro 1960 yılında ailesiyle birlikte İngiltere'ye göçtü. University of Kent'i bitirdikten sonra (1978) University of East Anglia'da yaratıcı yazarlık yüksek lisansı yaptı. 1982 yılında İngiliz yurttaşlığına geçti.

İngilizce edebiyat dünyasının çok sevilen yazarları arasında bulunan Ishiguro, 4 kez saygın edebiyat ödülü Man Booker Prize'a aday gösterildi. 1989 yılında ise "The Remains of the Day" (Günden Kalanlar) romanıyla Man Booker Prize ödülüne layık görüldü.

Yazar Kazuo Ishiguro, 2015 yılında yazdığı ve VI.yy. İngiltere'sini anlattığı " kitap/gomulu-dev--32830 " (The Buried Giant) adlı romanıyla 2017 yılında Nobel Edebiyat Odülüne layık görülmüştür.

2005 yılında yazdığı Beni Asla Bırakma (Never Let Me Go) romanı 2010 yılında yönetmen Mark Romanek tarafından aynı adla sinemaya aktarılmıştır.
--reklam--
Kazuo Ishiguro Kitapları - Eserleri
Beni Asla Bırakma
Günden Kalanlar
Gömülü Dev
Uzak Tepeler
Klara and the Sun
Değişen Dünyada Bir Sanatçı
Noktürnler - Müziğe ve Günbatımına Dair Öyküler
Öksüzlüğümüz
Avunamayanlar
Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler
The Remains Of The Day
Come Rain or Come Shine
When We Were Orphans
--reklam--
Kazuo Ishiguro Alıntıları - Sözleri
Dünya sandığın kadar çok değişmedi sevgili çocuk. Seni biraz şok etti, o kadar. (Öksüzlüğümüz)
İnsana televizyonu açmakla yaşayabileceği bir deneyimin aşağı yukarı aynısını sunacaksa , roman yazmanın ne anlamı vardı ? Yazıya dökülmüş kurmaca , eşsiz bir şey , başka formların yapamadığı bir şey sunmadıkça , sinema ve televizyonun kudreti karşısında tutunmayı nasıl umabilirdi ? (Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler)
 (Klara and the Sun)
"Dönüm noktaları”ndan söz etmek iyi güzel de, kişi bu gibi anları ancak geçmişe dönüp baktığında görüyor. (Günden Kalanlar)
‘Dayanırım. Dayanırım. Çok daha kötülerini yaşadım. Dayanırım.’ (Avunamayanlar)
Sevişmemiz gerekmeyecek. O iş birbirini yeterince tanımayan, birbirinden nefret edip sonra tekrar sevmemiş genç aşıklar için. (Avunamayanlar)
En iyi şeyler, derdi, gecede toplanır ve sabah gelince dağılır. (Değişen Dünyada Bir Sanatçı)
Ömür boyu yaşadığın yerden ayrılmak kolay değil. (Gömülü Dev)
Ne olursa olsun, temiz bir niyetle yapılan yanlışlar kesinlikle büyük bir utanç kaynağı sayılmamalı. Asıl büyük utanç kaynağı, yanlışları kabul edememek veya etmemek olur. (Değişen Dünyada Bir Sanatçı)
“Saki insani güçlü yapar mı?”
…” Saki insanı güçlü olduğuna inandırır. Ama gerçekte,…, onu içmeden önceki haline göre hiç de güçlü değilsindir.” (Değişen Dünyada Bir Sanatçı)
İnsan oturup böyle olmasaydı nasıl olurdu diye ömür boyu kafa yoramaz. (Günden Kalanlar)
Vaktinden önce geliyorlar, beklemeyi bilmiyorlar, sonra çekip gidiyorlar. (Avunamayanlar)
Vakit öldürmek için nostaljik hayaller kuruyorum hepsi bu. (Beni Asla Bırakma)
Kazanmak mı? Kazanılacak bir şey yoktu kayıkçı.
Aptallıktı, gururdu, o kadar. Ve bir erkeğin kalbinin derinliklerinde pusuya yatmış daha ne varsa. Belki cezalandırma arzusuydu beyim. Sözümle, davranışımla affettim, ama uzun yıllar boyunca yüreğimin küçük bir bölmesinde intikam arzusunu kilitli tuttum. Alçaklık ettim, kötülük ettim ona, oğlumuza da. (Gömülü Dev)
Yaşamımın geri kalanı bir boşluk olarak uzanıyor önümde. (Günden Kalanlar)
Ama izninizle söylüyorum, bence insan hayatının bir noktasında kararlarının arkasında durmayı öğrenmelidir. ‘Ben buyum, ben bunu yapmayı seçtim,’ diyebilmelidir. (Avunamayanlar)
Ne zaman bir şeyler bulduğum kanısına varsam, o bulduğum şeyin yanlış bir yanının olup olmadığını uzun uzun araştırıyor, düşüncemi her açıdan inceliyordum. (Günden Kalanlar)
Soğuk bir insan görünümü vermek gibi bir niyetim yok, ama başka türlü olmak için hiçbir özel çaba göstermediğim de doğru sayılırdı. Çünkü yaşamımın o noktasında hala yalnız kalmak istiyordum. (Uzak Tepeler)
Gençler çoğu zaman eğlenmekten suçluluk duyarlar ve sanirim ben de öyleydim. (Değişen Dünyada Bir Sanatçı)
İçimde bir şey vazgeçti... (Beni Asla Bırakma)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yirminci-yuzyil-filmini-izledigim-aksam-ve-baska-kucuk-kesifler-kazuo-ishiguro-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)