# Yoksulduk Dünyayı Sevdik - Arif Damar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yoksulduk Dünyayı Sevdik kimin eseri? Yoksulduk Dünyayı Sevdik kitabının yazarı kimdir? Yoksulduk Dünyayı Sevdik konusu ve anafikri nedir? Yoksulduk Dünyayı Sevdik kitabı ne anlatıyor? Yoksulduk Dünyayı Sevdik PDF indirme linki var mı?  Yoksulduk Dünyayı Sevdik kitabının yazarı Arif Damar kimdir? İşte Yoksulduk Dünyayı Sevdik kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yoksulduk-dunyayi-sevdik-arif-damar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-11T01:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-07-11T01:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/11/arif-damar-kimdir-arif-damar-kitaplari-ve-sozleri-266056.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Arif Damar 
 Yayın Evi: Kırmızı Yayınları 
 İSBN: 9789759169671 
 Sayfa Sayısı: 466 
--reklam--
Yoksulduk Dünyayı Sevdik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Günlerce yağmurda,
günlerce karda,
günlerce rüzgâr esti
Erzurum'da, Zara'da.
Bir sıcak sen kaldın içimde.

O gün bu gün
dünya bir yana
sen bir yana

Dünyalar senden yana
--reklam--
Yoksulduk Dünyayı Sevdik Alıntıları - Sözleri
De bana
Anlat hadi
Kaç
Kaç kez
Gönül gözüyle gördük
Can kulağıyla dinledik ki
Yeryüzünün umudu uyutmuyor beni Uyutmuyor umudu yeryüzünün
Şöyle biraz dalacak olsam hani Gündüzün aydınlığı uyandırıyor Yakamı bırakmıyor gecenin yıldızı
İlk yıldızı gecenin
Işığın benim için yanmıyor geceleri,
Benim sesimle uyanmıyorsun uykularından.
Öyle uzak
Gitgide
Öyle güzelleşti ki
O yüzü hiç görmedim
Hiç yaşamadı sanki
Bir kiremit parçasıyım kırılan düşen
Poyrazda yoksul bir evden
Yaşamak,
suda, toprakta, insanlarda görünerek,
bir zeytin ağacı gibi.
.....
Bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek,
yaşamak her gün..
Bana bir türkü öğretsen
Geldiğim yerlere ergeç dönebilsem Sevebilsem her şeyi yeniden sensiz
...
Gece demesem gündüz demesem Kimseleri dinlemesem
Hem yürüsem hem söylesem
İnsanları sevmek kolay değil,
bir hürriyet bu; çetindir memleketimde.
Kaç kez
gönül gözüyle gördük
can kulağıyla dinledik...?
tehlikededir çiçek koklamak
bardakta su, ateşte yemek,
bahçede güneş tehlikededir.
Bana bir türkü öğretsen
Ayın aydınlığında söylesem
Gecenin karanlığında söylesem
Yağmurla yağınca söylesem
Toprak uyanınca söylesem
Bana bir türkü öğretsen
Çırak durdum yanında
Memleketimin, inancımın, halkımın, hürriyetimin
Türküler, deniz, gökyüzü
 Bir de Nazım Hikmet'in
Sen, sabah karanlığında işe gidersin, ben sabah karanlığında.

Sen, akşam karanlığında işten dönersin
ben akşam karanlığında.

Ben, senin gönlünde umut,
sen benim gönlümde ...
Dost günler geçirdik,
aynı ateşte ısıttık avuçlarımızı.
Kumral saçlarından ziyade,
içi gülen gözlerini severdim.
"Sevgili" derdim
"hepsi bitecek, hepsi biter. "
Uzaklara bakardık beraber.
Elimde demin
Küçük bir saksı vardı
Boş bir saksı
Nasıl ağırmış meğer
Nasıl kolum ağrıyor
Boş
Bomboş
Çiçeksiz bir saksı

Arif Damar
--reklam--
Yoksulduk Dünyayı Sevdik İncelemesi - Şahsi Yorumlar
bu enfes kitaba şimdiye kadar inceleme yazılmamış olmaması büyük bir şaşkınlık duymama sebebiyet verdi. Arif Damar'ın ilk şiirlerinden yaşamının son dönemlerindeki şiirlerine kısa ve derin bir yolculuk yapmış oldum. İşssizliğe,yoksulluğa,haksızlığa oldukça yalın ama aynı zamanda ateşli bir üslupla yer veren, Nazım Hikmet'e olan hayranlığını her fırsatta dile getirirken Türkiye siyasi tarihine damgasını vurmuş edebiyatçıları ,devrim için özgürlük için mücadele etmiş Dünya liderlerini de şiirine dahil ediyor. beni en mutlu eden kısımsa frida kahlo, tezer özlü,leyla erbil,tomris uyar ve de nilgün marmara'nın ismini tek bir şiirde ard arda görmek oldu. Demem o ki okursanız pişman olmayacağınız ve kitaplığınızda yer almasından mutluluk duyacağınız bu kitabı şiddetle(!) tavsiye ediyorum. (Pelin levent) 
Tam çok güzel bir şiir kitabı okuyorum derken, tüm güzel şiirlerin önde verildiği bir şiir kitabı okuduğumun farkına varıyorum. En kötüsü ise şiirlerin çoğu düz yazı olsa daha çok ilgi çekecek, şiirden daha etkili olacak. Bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğradım. Yine de okuduğumu pişman değilim. Yeni tarzda şiirler gördükçe insanın ufku genişliyor. Bu kitabı okumalısınız. (Numan (Hiç Yok)) 
"Çırak durdum yanında memleketimin
İnancımın halkımın hürriyetimin
Türküler deniz gökyüzü
Bir de Nazım Hikmet'in"mısralarıyla başlayan enfes serüvenimin esefle belirtmeliyim ki sonuna geldim.Bitmemesi için defalarca aynı şiirleri okuduğumu bilirim.Halbuki kitaba başlarken nihai amacım yalnızca yeni,özgün kalıplara ve muhtevalara kapı aralamaktı.Kitapta lef-ü neşr,telmih,tekrir gibi söz sanatlarıyla sık sık rastlaşmamdan ötürü keyifle okudum.Siz de taktir edersiniz ki,"cebinde Nazım Hikmet taşıyan adam kötü olamayacağı gibi,kitabında Nazım Hikmet'e hayranlığını sürekli ifade eden şair de kötü olamaz,Nazım Hikmet'in ismini pelesenk ettiği mısralar da sönük ve zayıf olamaz.

ŞAFAK VAKTİ
Şafak vaktidir
terket beni hatıra
Bundan böyle ben artık
dağılıp boydan boya mısralarıma
esirler açlar ve mağluplarla
hürriyet ekmek ve zafer türküsünü
gücümün yettiği kadar söyleyeceğim
Sonra bu dehşet ve sefalet içinde
mesut günler vaat eden
bir silah sesi gibi titreyeceğim.
(1943-İstanbul) şiiriyle başlıyor.

"Yeryüzünün umudu uyutmuyor beni
Uyutmuyor umudu yeryüzünün
Şöyle biraz dalacak olsam hani
Gündüzün aydınlığı uyandırıyor
Yakamı bırakmıyor gecenin yıldızı
İlk yıldızı gecenin"(Mayıs 2007)şiiriyle bitiyor.

Yani şairim Arif Damar'ın;gençlik yıllarından,o dönemdeki heyecanlarından,umutlarından,zaaflarından,hasretlerinden,sevdalarından konuştuk iki yakın arkadaş gibi.Sonra masada ilk konuşmamızın ardından bütün şiirlerindeki gelişmelerini ay ay,yıl yıl bir ajan edasıyla takip edebildim.Aradan tam 63 yıl geçti.63 yıl boyunca ettiği şairliğine,şiirlerine şahit oldum.2007 yılında ihtiyar,heyecanını yitirmiş,olgunlaşmış,aklı selim,basiretli,saçları kırlaşmış Arif Damar'la son kez oturdum.Bana hayat dersi verip gitti.Oysa ona 1943'ten 2007'e kadar bütün şiirlerini okuduğumu,onu her an takip etme şansını kitaplarımın bana verdiğini ona söylemedim.Masadan kalkarken bana son kez bakıp ,"Ne yapalım?Yoksulduk,dünyayı sevdik"dedi.2007'den sonra bir daha görüşmedik.2010 yılında vefat ettiğini öğrendim. (Furkan Güreci) 
--reklam--
Yoksulduk Dünyayı Sevdik PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Arif Damar - Yoksulduk Dünyayı Sevdik kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yoksulduk Dünyayı Sevdik PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Arif Damar Kimdir?
Çanakkale'nin Gelibolu ilçesi Karainebeyli köyünde 23 Temmuz 1925 günü doğdu. İlkokulu Çanakkale'de, ortaokulu İstanbul'daki Yenikapı Ortaokulu'nda bitirdi. İstanbul Erkek Lisesi'ndeki öğrenimini iki yıl sonra bıraktı.

Şiir yazmaya orta birinci sınıf öğrencisi iken başladı. İlk şiiri Edirne'de Akşam, 1940 yılında (şair henüz 15 yaşında iken) Yeni İnsanlık adlı dergide altında "Harika Çocuk" diye bir notla yayımlandı. Bu şiiri ilgi görmüş, yayımlanmasından sonra dönemin ünlü şairi Hasan İzzettin Dinamo kendisini görmeye Yenikapı Ortaokulu'na gelmişti.

1944yılında taşındığı Ankara'da 1950 yılına kadar yaşadı. 1945 yılına Ant Dergisi'nde yayımladığı şiirlerle adını duyurdu. 1944-1947 yılları arasında Atatürk Orman Çiftliği'nde memurluk yaptı. Askerliğini Kayseri ve Sivas'ta sürgün alayında yaptıktan sonra 1950'de İstanbul'a döndü, Mahmutpaşa'da işportacılık yaptı. 1951 Eylül'ünden 1952 Mart'ına kadar Türkiye Komünist Partisi öncülüğünde çıkan Yeryüzü adlı kültür dergisi'nin yönetiminde bulundu. 15 Kasım1951’de yayımlanan "Dayanılmaz" adlı şiirinin ardından gizli örgüt üyesi olduğu suçlamasıyla 5 Aralık 1951’de tutuklandı. 2 yıl cezaevinde kaldı, delil yetersizliğinden beraat etti. Cezaevinden çıktıktan sonra çok çeşitli işlerde çalıştı.

Bir müddet Arif 'Barikat' takma ismiyle toplumsal gerçekçi anlayışta şiirler yazdı. Bu dönem şiirlerini 1956'da "Günden Güne" adlı kitabında topladı. Kitap basıldıktan 5 ay sonra toplatıldı ama beraat etti.

1958 yılında "İstanbul Bulutu" adlı kitabıyla Yeditepe Şiir Armağanı'nı Cemal Süreya ile birlikte aldı.

Sonraları İkinci Yeni şairlerinin yanında, imgeye ağırlık veren bir şair olarak göründü. 1969'da Suadiye'de Yeryüzü Kitabevi'ni kurdu ve yönetti. Yayınevinde yasak yayın bulundurduğu gerekçesiyle1982'de üç ay hapis cezasına çarptırıldı, Bozcaada tutukevi'nde yattı. 1984 yılında kitabevini kapatıp kendini bütünüyle yazılarına verdi. "Arif Hüsnü", "Ece Ovalı" takma isinlerini de kullandı. En sevilen şiirlerinden biri "Hallaç" tır.

1985 yılında Melih Cevdet Anday ile ortak imza attığı "Yağmurlu Sokak" adlı romanı yayımladı. Bu kitabı iki yazar 1959'da yazmışlar ve Murat Tek takma adıyla Tercüman Gazetesi'nde tefrika edilmişti. En son Cumhuriyet Gazetesi'nde 'Ayın şairi' bölümünü hazırlıyordu.

Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir. İstanbul Moda'da yaşadı. Toplu şiirleri 2004 yılında Alkım Yayınevi'nden çıktı.

Arif Damar, 20 Ekim 2010 tarihinde saat 03.00'da, kaldırılmış olduğu Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi. Kadıköy Moda camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Çengelköy mezarlığı'nda toprağa verildi.
--reklam--
Arif Damar Kitapları - Eserleri
Yoksulduk Dünyayı Sevdik
Alıcı Kuşu Kardeşliğin
Seslerin Ayak Sesleri
Acı Ertelenirken
Seçme Şiirler
Onarırken Kendini
Ay Kar Toplamaz ki
Eski Yağmurları Dinliyordum...
Günden Güne
Ölüm Yok Ki
Ay Ayakta Değildi
Edebiyat Yazıları
Saat Sekizi Geç Vurdu
Kedi Aklı
Kırık Makara
Kitaplar Kitabı
Gitme Kal
İstanbul Bulutu
Külliyen Red
Bir Gökkuşağı İnerse Nasıl
--reklam--
Arif Damar Alıntıları - Sözleri
Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna (Eski Yağmurları Dinliyordum...)
...gözü arkada kalmaz devrimcinin
bilir ki
ölüm yok ki

su
sudur
toprak
topraktır işte
zeytin ağacı zeytin verir
kendi adı mehmet'tir
lenin'in
vladimir ilyiç ulyanov
gorki
''acı'' demektir
su
akar
zeytin yeşil
lenin ölümsüz....

... (Kırık Makara)
Ayaklarının ucuna basa basa sokul,
dur arkamda,
ellerinle gözlerimi kapa.
Topu topu kaç defa göz göze geldik,
kaç defa tuttum ellerini…
İnan ki,
ister İstanbul?da olayım,
ister Zara?da
aklıma gelmez bile…
Askerim, nöbetteyim, vakit gece,
bölük uyur,
insan, olur olmaz şeyler kurar
tek başına kalırsa
bir gemici feneriyle. (Eski Yağmurları Dinliyordum...)
Yârı, yârdan ayıran
dağlarımız vardır;
bakıp bakıp
boynun bükülür önünde. (Alıcı Kuşu Kardeşliğin)
''İlle de görmek için mi beklenir güzel günler
Beklemek de güzel'' (Gitme Kal)
Cılız başaklara yüklenir
Mavi kadar sonsuz arzular (Acı Ertelenirken)
...bir başkasıydım seslendim kendimden ötekine
büyük uzaklığımdan
kendi sesimi duydum...

... (Kırık Makara)
"(...)
Benim sevdam koduğun gibi,
kuytuda saklı durur.
Suçlu,
sen suçladın.
Elden günden utanır...

Kulağı ayak sesinde
senin ayak sesinde." (Eski Yağmurları Dinliyordum...)
İlle de görmek için mi beklenir güzel günler beklemek de güzel. (Seçme Şiirler)
Uzun yağmurlarda ıslanmak istiyorum
Çok uzun yağmurlarda (Acı Ertelenirken)
İlle de görmek için mi beklenir güzel günler
Beklemek de güzel. (Seçme Şiirler)
İlle görmek için mi beklenir güzel günler
Beklemek de güzel (Acı Ertelenirken)
Yüreğindeki sevgi,
sonuna kadar mı?
yoksa evine akrabalarına kadar mı,
taşar mı fakir sokaklara,
taşmaz mı?

Yüreğindeki sevgi,
ırk kadar, din kadar mı,
sarı mı, ak mı, kara mı?

Yüreğindeki sevgi,
halk kadar, memleket kadar mı?
uzanır mı beş kıt’aya,
uzanmaz mı?

Yüreğindeki sevgi,
hey dost,
tariflere sığmaz mı? (Seçme Şiirler)
Bana bir türkü öğretsen
Ayın aydınlığında söylesem
Gecenin karanlığında söylesem
Yağmurla yağınca söylesem
Toprak uyanınca söylesem
Bana bir türkü öğretsen (Yoksulduk Dünyayı Sevdik)
Tekrar başladı yağmur
Bu hayatımda en müthiş gecedir (Acı Ertelenirken)
Bir şair kendinden başka
Nereye gidebilir ki (Onarırken Kendini)
Yaşamak sadece sevmektir, inan bana.
Sevmeyenler dünyamızda yaşamıyor
Yaşamak suda, toprakta, insanlarda
görünerek;
bir zeytin ağacı gibi.
Bir zeytin ağacı gibi, ne güzel
denize yakın olacaksın,
uzayan dallarında, yapraklarında ışık
ta derinlerde köklerin.
Bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek
yaşamak her gün... (Acı Ertelenirken)
...bu yıl da aslan tekir
üç yavrunun üçüne de çabucak
kediliğin gizlerini öğretir
gelecek yıl yeniden başlayacak....

... (Kırık Makara)
...hey gardiyan gardiyan
gel de
bak parmaklıklardan
tuzburnu feneri değil
umudun şimşeği çakan

bozcaada
cezaevi
1984
11 haziran...

... (Kırık Makara)
Bana bir türkü öğretsen
Ayın aydınlığında söylesem
Gecenin karanlığında söylesem
Yağmurlar yağınca söylesem
Toprak uyanınca söylesem
Bana bir türkü öğretsen
Beraber olunca söylesem
Ayrı kalınca söylesem
Seni unutunca söylesem
Bana bir türkü öğretsen
Geldiğim yerlere ergeç dönebilsem
Sevebilsem her şeyi yeniden sensiz
Sensiz vazgeçebilsem
Gece demesem gündüz demesem
Kimseleri dinlemesem
Hem yürüsem hem söylesem
Hem söylesem hem yürüsem... (Alıcı Kuşu Kardeşliğin)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yoksulduk-dunyayi-sevdik-arif-damar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)