# Yükseklerde - Paul Bowles Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yükseklerde kimin eseri? Yükseklerde kitabının yazarı kimdir? Yükseklerde konusu ve anafikri nedir? Yükseklerde kitabı ne anlatıyor? Yükseklerde PDF indirme linki var mı?  Yükseklerde kitabının yazarı Paul Bowles kimdir? İşte Yükseklerde kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yukseklerde-paul-bowles-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-07T17:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-07T17:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/07/paul-bowles-kimdir-paul-bowles-kitaplari-ve-sozleri-240919.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Paul Bowles 
 Çevirmen: İlknur Özdemir 
 Orijinal Adı: Up Above the World 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750736797 
 Sayfa Sayısı: 232 
--reklam--
Yükseklerde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yaşlı bir Amerikalı profesör ile çocuğu yaşındaki karısı, kendilerini Latin Amerika’nın gizemli ortamında gelişen bir öykünün içinde bulurlar. Genç ve yakışıklı Grove ve güzel metresi Luchita’yla tanıştıktan sonra profesör ile karısının dingin yolculuğu, yerini anlaşılmaz olaylarla dolu bir serüvene bırakır. Görünüşte rastlantısal olan bu tanışma, romanın başkişilerinin hayatını tümüyle değiştirir, beklenmedik bir sona ulaştırır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerikan edebiyatının seçkin adlarından Paul Bowles’un en nitelikli romanı olarak tanımlanan Yükseklerde, baştan sona şaşırtmacalarla dolu, sürükleyici bir serüven.
--reklam--
Yükseklerde Alıntıları - Sözleri
İnsanlar birbirlerine gerçekten çok yakın olamazlardı; çok yakın olduklarını sanırlardı yalnızca.
Olumsuz duygular adını verdiği şeylerin, mantığın parlak ışığına tutulduğunda bir anda yok olacağına inanırdı.
İnsanlar birbirlerine gerçekten çok yakın olamazlardı; çok yakın olduklarını sanırlardı yalnızca.
"Konfordan, parasal güvenden başka şeyler de vardır önemli olan."
"Gerçekten az zamanın varsa, her bir saniyeden yararlanmak da bir ustalıktır. Yapman gereken her şeyi doğru zaman parçasına sıkıştırırsın."
Anlaşılması olanaksız şeyleri algılayabilen makineleriz biz, hayvanlar gibi bir yaşam sürüyoruz, özneliz, kişisel zevklerimiz ve tercihlerimiz var.
"Şunu söyleyebilirim ki, doğru olduğunu bildiğiniz şeyi yapana kadar mutlu olamazsınız. Ne de olsa hayatın anlamı bu."
kırılganlığının sınırsızlığı nedeniyle özür diler gibiydi gülümsemesi.
Sahnenin gerisinde dünya dar merdivenlerden ve kirli depolardan oluşan bir dolambaçtı..
--reklam--
Yükseklerde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gizemli,gerilim dozu tadında bir yolculuk hikayesi.Yazar Paul Bowles'i ilk kez okudum.Tam filmlik bir roman. Okurken sahneler gözünde canlandı. Olaylardan çok karakter analizleri ile gerilim yaratılmış.Yaşlı profesör genç karısı, yakışıklı bir zengin ve metresi ile yakın arkadaşı ana karakterler.Karakter tahlilleri çok inandırıcı.Romanı iyi yapan özelliklerinden bir tanesi bu. Diğeri de çevirisi. (Nazan Türk) 
Uğraşılmış başarılı sayılabilecek bir kurgu, okurken sürekli bir gariplik ve gizem hissi yaratmaya çalışmış. Bir yere kadar ben de bu duyguyla okudum. Yazar bu duyguyu olaylarla değil karakterler üzerinden vermiş. Dolayısıyla başlarda tamamen karakter kurgusu ile ilerliyor kitap. Önce derinlemesine karakterleri kurup sonra olayları bağlıyor. Genelde bu tarz anlatımları çok severim yazar da sürpriz sonla bitirmek istemiş ama benim için çok tahmin edilebilir oldu. Çünkü karakterlerin hiçbiri tam oturmamıştı gibi hissettim (kültür farkından da kaynaklı olabilir). Hal böyle olunca ayrıntılara fazla takılmaya başladım ve olay çözüldü.
Keşke gizem katmak için o kadar bariz bir çaba vermek yerine daha doğal bir akış seçseydi. Sonunda gerçekten şok edebilirdi. (Leyla) 
Güzel Bir Panaroya, Zayıfımsı “Meh” Bir Son?: Popüler kültür üncelemeleri dersi için okuduğum bu kitap, beni şaşırttı. Ne yazık ki 5.bölüme kadar. Kitabın başlarında olan gariplik hissi, ve yarattığı panaroya çok güzeldi ve atmosferi güçlüydü. Gerisi ise meh. Üstüne saatlerce konuşulabilecek bi nokta yok. O yüzden uzatmak da gereksiz. İndirimde baskısı bulursanız alın okuyun ama sonu güzel bir tat vermeye bilir. O da okuma zevkinize bağlı. Fakat yine bu kitap yerine daha güzel ve sonu daha etkili hikayeler okuyabilirsiniz. (melih erpulat) 
--reklam--
Yükseklerde PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Paul Bowles - Yükseklerde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yükseklerde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Paul Bowles Kimdir?
Paul Bowles (tam adı Paul Frederic Bowles, d. 30 Aralık 1910, Jamaica, Queens, New York – ö. 18 Kasım 1999, Tangier, Fas), ABD'li yazar,besteci ve gezgin. En ünlü romanı, Çölde Çay adıyla filme de uyarlanan The Sheltering Sky (Esirgeyen Gökyüzü)'dür. Bernardo Bertolucci'nin yönettiği 1990 yapımı filmde John Malkovich ve Debra Winger oynamıştır. Time dergisi tarafından 1923’den beri İngilizce’de yazılmış en iyi 100 kitap arasında gösterilen Esirgeyen Gökyüzü insan ruhunun ıssızlığını ve yalnızlığını sorgular. Romanın, yazarın iyi bildiği Sahra Çölü'nde geçmesi de bu sorgulamayı simgeselleştirir. Bowles 89 yıllık yaşamının 53 yılını Morocco'da geçirmiştir.

Yine bir yazar olan Jane Bowles ile evli olan Paul Bowles, kısa öykülerini topladığı 14 kitabının yanı sıra, 3 cilt şiir kitabı, sayısız çeviri, gezi yazısı ve bir otobiyografi yayımlamıştır. Yazılarında yüksek oranda "rahatsız edici" öğeye yer verir. Bowles, ayrıca, müzik etnoloğudur. Geleneksel Fasmüziğine hayran olmuştur. 1991 yılında, Rea Kısa Öykü Ödülüne değer görülmüştür.
--reklam--
Paul Bowles Kitapları - Eserleri
Esirgeyen Gökyüzü
Yükseklerde
Yağsın Yağmur
Avluda Yüz Deve
--reklam--
Paul Bowles Alıntıları - Sözleri
Bir kırılma olmak zorundaydı; içeriye biraz hava girmek zorundaydı. Ama hiçbir şey olduğu yok, diye söylendi. Sen olduracaksın. Tıkandığı yer işte burasıydı. Oldurmak onun yaradılışında yoktu; hiç olmamıştı da. Fakat bu noktada en azından şimdilik dibi bulduğunu anladı; bundan sonra çok küçük adımlarla da olsa çıkış olacaktı. (Yağsın Yağmur)
Bilmeye, emin olmaya, hiçbir zaman olanak yoktu. Gelecek zamanın bir tek değil, birkaç olası boyutu vardı. (Esirgeyen Gökyüzü)
"Gerçekten az zamanın varsa, her bir saniyeden yararlanmak da bir ustalıktır. Yapman gereken her şeyi doğru zaman parçasına sıkıştırırsın." (Yükseklerde)
'' Hayat bir dağa tırmanmak gibidir ardına bakarsan miden bulanabilir'' (Esirgeyen Gökyüzü)
Olumsuz duygular adını verdiği şeylerin, mantığın parlak ışığına tutulduğunda bir anda yok olacağına inanırdı. (Yükseklerde)
O kadar yalnızdım ki, yalnız olmamak nasıl bir şeydi, onu bile unuttum. (Esirgeyen Gökyüzü)
Şu gülünç insan aklında enderlik fikrine- özellikle belli bir olayı doğurmaya muktedir şartların enderliğine- kusursuzca tepki veren bir tan var. Bir şeyin gerçekleşme ihtimali ne kadar düşükse o kadar beğeni toplar; yararsız hatta zararlı olmasının önemi yoktur. İhtimalin küçüklüğüne rağmen vuku bulması onu kıymete bindirir. Olacak şey değildir, ama yine de olur; sırf bu yüzden de imkânsızı mümkün kılan olaylar zinciri körlemesine de olsa takdir edilir. (Yağsın Yağmur)
"Şunu söyleyebilirim ki, doğru olduğunu bildiğiniz şeyi yapana kadar mutlu olamazsınız. Ne de olsa hayatın anlamı bu." (Yükseklerde)
İnsanlar birbirlerine gerçekten çok yakın olamazlardı; çok yakın olduklarını sanırlardı yalnızca. (Yükseklerde)
kırılganlığının sınırsızlığı nedeniyle özür diler gibiydi gülümsemesi. (Yükseklerde)
“İnsanın kendini değiştirebileceğini varsayıyordu. Fakat söylemekle yapmak arasında öyle bir uçurum vardı ki, insan tüm bildiklerini, gücünü ve cesaretini içine atsa oraya yuvarlanmaktan kurtulamazdı.” (Yağsın Yağmur)
Ruh vücudun en yorgun kısmıdır. (Esirgeyen Gökyüzü)
Her insanın kaderi ancak o insanın belleğinde var olana benzediği ölçüde kişiseldir. (Esirgeyen Gökyüzü)
Hızını boyuna arttırarak giden o tren aslında yaşamın bir simgesiydi. Hayır ile evet konusunda emin olmamak, kişinin hayata verdiği değerle ilgili tutumunu yansıtırdı. Kararsızlık da doğal olarak, kişinin hayata katılmayı reddetme konusundaki gönülsüz kararıyla otomatik olarak çözümleniyordu. (Esirgeyen Gökyüzü)
Bir şeyden kurtulmak istiyorsan onu bir Arap'ın eline ver,sana paramparça iade etsin. (Yağsın Yağmur)
Hayatın eğlenceli olmadığını kabul ettin mi daha mutlu olursun. (Yağsın Yağmur)
"Konfordan, parasal güvenden başka şeyler de vardır önemli olan." (Yükseklerde)
İnsanın kendini değiştirebiliceğini varsayıyordu.Fakat söylemekle yapmak arasında öyle bir uçurum vardı ki, insan tüm bildiklerini, gücünü ve cesaretini içine atsa oraya yuvarlanmaktan kurtulamazdı. (Yağsın Yağmur)
"Dünya burada olduğunu bilmiyordu; o sadece vardı. O yüzden yaşamak her şeyden önce yaşadığını bilmekti; bu kesinliğin olmadığı bir hayat, hayat değildi." (Yağsın Yağmur)
Uzan oraya, esirgeyen gökyüzünün ince dokusunu yırt ve dinlen. (Esirgeyen Gökyüzü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yukseklerde-paul-bowles-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)