# Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans - Friedrich Nietzsche Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans kimin eseri? Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans kitabının yazarı kimdir? Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans konusu ve anafikri nedir? Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans kitabı ne anlatıyor? Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans kitabının yazarı Friedrich Nietzsche kimdir? İşte Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/yunan-tragedyasi-uzerine-iki-konferans-friedrich-nietzsche-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-08T21:40:36+03:00
- Güncelleme: 2022-02-08T21:40:36+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/08/friedrich-nietzsche-kimdir-friedrich-nietzsche-kitaplari-ve-sozleri-147719.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Friedrich Nietzsche 
 Çevirmen: Mahmure Kahraman 
 Orijinal Adı: Zwei Öffentliche Vortrage Über Die Griechische Tragoedie 
 Yayın Evi: Say Yayınları 
 İSBN: 9789754685527 
 Sayfa Sayısı: 104 

Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yunan tragedyası antik dönemdeki tüm kardeş sanat türlerinden farklı bir şekilde kaybolup gitmiştir: hepsi en güzel şekilde rahmetli olurken, onun sonu trajik olmuştur. İdeal anlamda doğal bir duruma uygun olan, güzel nesillerler krize girmeden yaşama veda etmekse, o zaman antik sanat türlerinin sonu, böyle ideal bir dünyayı karşımıza çıkarır; onların güzel çocukları çoktan tüm güçleri ile yerlerini alırken, onlar bu dünyadan ayrılıp sonsuzluğa karışmışlardır (...)
- Friedrich Nietzsche
(Arka Kapak'tan)

Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans Alıntıları - Sözleri
"Erdem bilgidir; sadece bilgisizlikten suç işlenir; erdemli olan mutlu olandır."
Bizim gelecekten beklediğimiz şey, geçmişte gerçekleşmişti.
En iyisi hiç olmamak, en iyi ikinci şey ise en kısa zamanda ölmektir.
Sizin için en mükemmel şey istisnasız, kadınlar gibi erkeklerin de hiç doğmamış olmasıdır. Bundan başka en iyi sey ise - doğduktan sonra olabildiğince çabuk ölmenizdir
Dindarlik, yaşam dürtüsünün olağanüstü maskesidir! En yüce etik bilgeliğin sunulduğu tamamlanmış bir düş dünyasına kendini feda etmektir! Ona uzaktan bulutlarla kaplanmiş halde tapınmak için hakikatten kaçıştır! Bizler tanrı olmadiğımız için, gizemini yitirmiş olana karşı nefrettir!
Bizim gelecekten beklediğimiz şey,geçmişte gerçekleşmişti.
Yani sizin için en mükemmel şey istisnasız,kadınlar gibi erkeklerin de hiç doğmamış olmasıdır.Bundan başka en iyi şey ise--doğduktan sonra,olabildiğince çabuk ölmenizdir.
Sanki tüm sanatlar bizi parçalara böldü ve şimdi de parçalar halinde zevk alıyoruz, zaman zaman salt kulak, zaman zaman salt gözden ibaret insanlarmışız gibi.
Bizim gerçekten beklediğimiz şey, geçmişte gerçekleşmişti.
Dindarlık yaşam dürtüsünün olağanüstü maskesidir! En yüce etik bilgeliğin sunulduğu tamamlanmış bir düş dünyasına kendini feda etmektir! Ona uzaktan bulutlarla kaplanmış halde tapınmak için hakikatten kaçıştır! Gizemli olduğu için gerçeklikle uzlaşmadır! Bizler tanrı olmadığımız için, gizemini yitirmiş olana karşı nefrettir! Büyük bir hazla kendini tozların içine yere atmaktır, talihsizlik içinde talihin verdiği huzurdur! En değerli ifadesiyle insanın üst düzeyde kendinden feragatidir! Yaşamla ilgili iyileştirici unsurlar olarak yaşamın korkunçlukları ve korku unsurlarının yüceltilmesi ve ilahileştirilmesi! Yaşamı küçümserken sevinç içinde Yaşam! Yadsırken istencin zaferi!
Bakış karşısında çığlık ne kadar güçlü ve dolaysızdır!
"Neye yaradığını bende görüyorsun,
Fazla anlayışı olmayana,
Hakikati bir imgeyle söylemenin."
Fakat trajik sanat Sokrates'e "hakikati söylüyor" gibi gelmez: "çok zeki olmayana" yani filozof olmayana seslenmek dışında: ondan uzak kalmak için iki sebep. Platon gibi o da şiir sanatını, faydalı olanı değil hoş olanı anlatan dalkavuk sanatlardan sayar ve bundan dolayı öğrencilerinden az şeyle yetinmelerini ve böyle, felsefeden uzak hoşluklardan kesinlikle uzak durmalarını ister; sonuç, Sokrates'in öğrencisi olmak için genç tragedya yazarı Platon'un ilk işi kendi şiirlerini yakmak olmuştur.
Burada biz, heyecanlı bir ruhla, bugünün ve geleceğin kaplarını çalalım: bu "dönüşüm" dehanın ve doğrudan müzikle uğraşan Sokrates'in her zaman yeni biçimlerine götürecek mi? Sanatın yaşamın üzerine yayılmış ağı, ister din ister bilim densin, zamanla daha sağlam, daha ince örülecek mi yada şimdi "bugün" denen huzursuz ve barbarca çalışıp didinme sırasında, parçalara bölünmek onun yazgısı mı? Müthiş mücadelelerin ve dönüşümlerin tanığı olmasına izin verilmiş huzurlu insanlar olarak, endişeli olsak da kısa bir an umarsızca bir kenarda durmayalım. Evet, evet! Seyredenin, aynı zamanda kazanmak zorunda olduğu mücadelelerin büyüsü budur!
Sanki tüm sanatlar bizi parçalara böldü ve şimdi de parçalar halinde zevk alıyoruz, zaman zaman salt kulak, zaman zaman salt gözden ibaret insanlarmışız gibi.

Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yunan tragedyasının özelliklerini, doğuşunu ve nasıl ortadan kalktığını anlattığı iki konferanstan oluşuyor. Kitabın 2. Konferans kısmı 4 bölümden oluşuyor. Ancak bu 4 bölümün son iki bölümü diğer 2 bölümün hemen hemen aynısı. Bi kaç eksiltme ve eklemeyle aynı şekilde yayınlanmış. Nietzsche'nin felsefesinin temelinde yer alan Dionysos ve Apollon'un özellikleri tragedya ile bağlantısı ayrıntılı bir şekilde verilmiş.

Yunan tragedyası günümüzdeki operaya benzetilebilir. Bir müzik korosundan ve sahnede monolog yapan maskeli bir oyuncudan oluşmaktadır. Müzik Yunan tragedyasının merkezinde yer almakta, müziğin görevi tanrının ve kahramanın acısını seyirciler arasında güçlü merhamet duygusuna dönüştürmektir. Söz önce düşünce dünyasını ancak ondan sonra duyguları etkiler. Eğer yol uzunsa genelde amacına ulaşmaz. Oysa müzik her yerde anlaşılan herkesin bir gerçek dili olarak doğrudan kalbe seslenir. Dinleyici de oyuncu gibi kendinden geçmiş halde dinler. Antik Yunan'da insanların tiyatro oyununa gitmesinin nedeni hayatındaki monotonluktan kaçmak, sefaletten kurtulmak, insanı sakinleştiren tiyatrodur. Bu tıpkı Dionysos'un bahar şenliklerindeki esrime haline benzetilir. Baharda ortaya çıkan örtü gibidir Dionysos ile insan doğa ile bütünleşik, bu kendinde olmamak kendinden geçme halinde sadece bir adım gereklidir, kendi içimize dönme değil tam tersine başka bir varlığın içerisine gireriz büyülenmiş gibi davranırız tiyatroda da insan kendini sahnede görür. Tragedyada konu daha çok tanrılara dayandırılır Euripides günlük olayları tiyatroda yansıtmaya başlayınca müzikli oyun olan tragedyanın çöküşü başlamıştır. Müzikli oyunun çöküşünün çıkış noktası diyalog olmuştur. Temellerini Sokratesçi olan Euripides atmıştır. Sokrates ölmeden önce hapishanede arkadaşlarına anlattığı üzere sık sık rüyasında gördüğü şeyin "Sokrates müzikle uğraş" olduğudur. Kendisini vicdanen rahatlatmak için kendi felsefesinin en değerli müzik olduğu fikri ile huzur bulmuştur. Apollon şiir, sanat, heykel tanrısıdır mesela heykel görüntü olarak bir gerçekliği vardır ve imge ürünüdür, güzelliği ön plana çıkarır ve tanrının canlı şahsiyetidir. Dionysos isw coşku ve esrime tanrısıdır. Onun sanatı insanın kendinden geçmesi ile coşkuyla bahar dürtüsüyle ortaya çıkar. İnsanın "principium individuationis" yani insanın birey olma sürecinin ortadan kalkışı dır. Dionysosça bir sanatsa esrime halindeki insan ile sınıflara özgü tüm sınırlar kaybolur köle özgür adamdır, soylu ile alt sınıf bütünlük oluşarak dünyanın ahengi ortaya çıkar. Yunan tragedyası ve Yunan Tanrıları varoluşun korkunçluğu ve zalim yanlarını bilir ama yaşayabilmek için bunları örter. Aşırı hassas acıya eğilimli halk yaşama katlanabilmek için sanata yani tragedyaya yönelmiştir. Olimpos dünyasını, tanrıları kendi hayat felsefelerini açığa çıkarmak için bir perde olarak kullanmışlardır. Yunanlılar hiç bir zaman tanrıların gerçekliğini ispatlama ihtiyacı hissetmemişlerdir. Acı çekmede ilahi bir ışık vardır ve kutsal bir şey olarak algılanır. Bu yüzden tragedyada da hep tanrısal olandan yani acıdan bahsedilir. Tragedya oyununda seyircinin büyülenmesi orkestranın ve sahnenin görülebilen tüm dünyasının mucizeler dünyası olarak görmesi istenir seyirciyi bu ruh haline sokabilecek olan güç ise müziktir. (Eccedentesiast) 
Nietzsche için Yunan trajedi çağı gerçekten trajik bir dönemdi; onda övülmeye değerlerin yükselişini ve doruk noktasını gördü. Eski yunan; Nietzsche'nin kayıp bulduğu bir devlet.

Dionyzrak ayinlerinde Dionysos'a adanan diryrambosların tanrı yaşamının, ölümünün ve yeniden canlandirılması güzeldi. Antik yunan zamaninda olmak ve bunu izlemek, yaşamak vardı.

Tragedya'nin oluşumu; Apollon'un ( müzigin, sanatların, şiirin tanrısı) Dionysos'u ( şarap tanrısı) kontrol alışının ürünüdür. Felsefi yazılar bazen zor gelebiliyor. Bazı bölümlerde temel noktaları elde etmek için birden fazla okuma yapılması gerekir.

Kitap 5 bölümden oluşuyor;
1. Yunanlilarda Müzik Oyunu
2. Sokrates ve Tragedya
3. Dionysos'un Dünya Görüşü
4. Trajik Düşüncenin Doğuşu
5. Sokrates ve Yunan Tragedyası (Mehmet Zana Başkan) 

Kitabın Yazarı Friedrich Nietzsche Kimdir?
Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır. Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir.

Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi.

Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_Nietzsche

Friedrich Nietzsche Kitapları - Eserleri
Böyle Söyledi Zerdüşt
Aforizmalar
Ahlakın Soykütüğü Üstüne
Alacakaranlık
Deccal
Ecce Homo

Eğitimci Olarak Schopenhauer
Gezgin ve Gölgesi
Güç İstenci
İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap
İyinin ve Kötünün Ötesinde
Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe
Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı

Öğretim Kurumlarımızın Geleceği Üzerine
Putların Alacakaranlığı
Seçilmiş Mektuplar
Şen Bilim
Tan Kızıllığı
Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Yararsızlığı Üzerine
Tragedyanın Doğuşu

Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans
Tanrı ve Günah
Richard Wagner Bayreuth'ta
Karışık Kanılar ve Özdeyişler
Her Şey Dökülmüş Müydü Kelimelere?
Hayat Dediğin Nedir ki?
David Strauss, İtirafçı ve Yazar

Sonsuzluğun Ufkunda
Sabahın Gizeminden Doğanlar
Gelecekteki Felsefe
Dionysos Dithyrambosları
Fridrix Nitsşe Külliyyatından Qızıl Seçmələr
Kendiyle Bir Başına İnsan
Bilim ve Felsefe

Platon Öncesi Filozoflar
Mektuplar 1
Filozofun Kitabı
Alışkanlıkların Tutsaklığı
The Future Of Our Eucational Institutions
Thoughts Out Of Season Part 2
The Birth Of Tragedy Or Hellenism And Pessimism

Otobiyografik Yazılar ve Notlar
Edebiyat Nedir?
İnsan Çoğul ve Tek Başına
Bütün Şiirleri
Homer and Classical Philology
Ahlaki Değerlerin Soyağacı
Yalnızların En Yalnızı

Kahin
Twilight of the Idols with The Antichrist and Ecce Homo
Nietzsche Hauptwerke
Zerdeşt Wıha Ferman Kır
Friedrich Nietzsche (4 Cilt Takım)
The Dionysian Vision of the World
Greek Music Drama

Aphorisms on Love and Hate
Megaralı Theognis Üzerine
Ahlakın Soyağacı
Ecce Homo - Kişi Nasıl Kendi Olur

Friedrich Nietzsche Alıntıları - Sözleri
Kendi yolumda ilerleyip ulaşacağım amacıma. Geride kalanların ve duraklayanların üzerlerinden atlayacağım. Böylece, benim ilerleyişim onların batışları olacak. (Böyle Söyledi Zerdüşt)
Çocuksu merakını seviyorum. (Seçilmiş Mektuplar)
Bir şeyi kabul etmek kimi zaman onu anlamaktan daha zordur. (Eğitimci Olarak Schopenhauer)
(..)
İlişkilerimizin ve dostluklarımızın dayandığı zemin ne kadar da kaygan, soğuk sağanaklar ya da kötü havalar ne kadar yakın, ne kadar da yalnız her insan!" (İnsan Çoğul ve Tek Başına)
İstiyorsan gözlerinle aklın hiç ama hiç solmasın,
Gölgede yürürken, düş pesine güneşin, kaybolmasın! (Şen Bilim)
Belki karınca da ormanda, kendisinin ormanın hedefi ve ereği olduğunu kuruyordur; tıpkı bizim insanlığın sonunu hayal gücümüz­de adeta istemdışı bir biçimde dünyanın sonuyla ilişkilendi­rişimiz gibi... (Gezgin ve Gölgesi)

Insanın bir kez olsun içinde bulunduğu zamana fazlasıyla yabancılaşıp adeta bu zamanın kıyısından geriye, geçmiş hayat felsefelerine sürüklenmesinin büyük yararları vardır. O noktadan sahile bakarken belki de ilk kez o sahilin her yanını bütün olarak görecektir kişi. Böylece oraya yeniden yaklaştığında, etraflıca anlamak açısından, sahili hiç terk etmemiş olanlardan daha avantajlı olacaktır. (Kendiyle Bir Başına İnsan)
Bunu bil,nə qədər ki,səni tərifləyirlər,deməli sən hələ öz yolunu tapmamısan,başqalarına sərf edən yoldasan. (Fridrix Nitsşe Külliyyatından Qızıl Seçmələr)
"Was mich nicht umbringt macht mich stärker."
"What does not kill me, makes me stronger." (Twilight of the Idols with The Antichrist and Ecce Homo)
Burada buluşabilmek için hangi yıldızlardan düştük? (Seçilmiş Mektuplar)
"eskiye geri dönemeyiz , gemileri yakmışızdır; cesur olmak kalır bir tek geriye.." (İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap)
Birbirlerini en çok büyüleyenler, birbirlerini en çok tamamlayanlardır. (Eğitimci Olarak Schopenhauer)
İnançlar hakikat düşmanları olarak yalanlardan daha tehlikelidir. (Sabahın Gizeminden Doğanlar)

İyi kitap zaman ister. (Karışık Kanılar ve Özdeyişler)
Ölümün yaşamın karşıtı olduğunu söylemekten sakınalım. Canlı sadece bir ölü türüdür ve çok ender bir türdür. (Şen Bilim)
İnsanın en büyük suçu
Doğurulmuş olmasıdır. (İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap)
İnsan bugün kimsenin sahip olamadığı şeylere tutkulu olmalı... (Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı)
Satılık olan, kapmaya çalışır
kaba ellerle
bütün dünyanın çin çin öten boş şöhretini! (Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı)
... Yalnızca Herakleitos (ve Parmenides) monisttir; çoğulcular, bir yanda Atomcular, öte yanda Platon. Fakat hepsinin içinde içerikten en yoksul, en az semereli olan Parmenides'in son bakış açısıdır, zira hiçbir şey açıklamaz. Aristoteles haklı olarak buna "fizik dışı" der. (Platon Öncesi Filozoflar)
"Arada sıra görgüsüzler kendileriyle baş başa kalır." (David Strauss, İtirafçı ve Yazar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/yunan-tragedyasi-uzerine-iki-konferans-friedrich-nietzsche-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)