# Zaman Tüneli - John Fowles Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Zaman Tüneli kimin eseri? Zaman Tüneli kitabının yazarı kimdir? Zaman Tüneli konusu ve anafikri nedir? Zaman Tüneli kitabı ne anlatıyor? Zaman Tüneli kitabının yazarı John Fowles kimdir? İşte Zaman Tüneli kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/zaman-tuneli-john-fowles-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-01T20:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-03-01T20:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/01/john-fowles-kimdir-john-fowles-kitaplari-ve-sozleri-165159.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: John Fowles 
 Çevirmen: Süha Sertabiboğlu 
 Orijinal Adı: Wormholes / Essays and Occasional Writings 
 Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları 
 İSBN: 9789755393896 
 Sayfa Sayısı: 480 
--reklam--
Zaman Tüneli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çağdaş İngiliz edebiyatının usta kalemi John Fowles, birer başyapıt olan romanları Fransız Teğmenin Kadını, Yaratık, Koleksiyoncu ve Mantissa'nın ardından, bu kez düzyazılarıyla karşımızda. Fowles'un gözden kaçmış son derece kişisel yazılarını topladığı Zaman Tüneli, hemen her konuyu merak eden, bu merakını okuruna da bulaştırmak isteyen bir yazarın yirminci yüzyıla kişisel bakışını gözler önüne seriyor. Böylelikle, bu dil ve kurgu ustasının zihninin coğrafyasını ortaya koyan yazıların yeni ufuklar açma konusunda romanlarından geri kalmadığını da görüyoruz. 
Fowles deneme, edebiyat eleştirisi, yorum, anı, düşünce ve otobiyografik notlarından oluşan bu yapıtında, yaşamı boyunca kafasını kurcalayan, onu düşündüren ve eğlendiren konulara değinerek, bir anlamda zihninin kara kutusunu okurlarına açıyor. Zaman Tüneli dört bölümden oluşuyor: Yazmak ve Kimlik, Kültür ve Toplum, Edebiyat ve Edebiyat Eleştirisi, Doğa ve Doğanın Doğası. Fowles 1963 yılından bugüne dek kaleme aldığı, bu dört ana başlık altında toplanan yazılarında, kurmaca sanatı, edebiyatla hayat ve ölümsüzlük arasındaki ilişki üzerine düşüncelerini ifşa ederken; edebiyat, sanat, kimlik, kültür, estetik, toplum ve doğa gibi konularda kafa yoranlar için de verimli ve düşündürücü bir aydınlanma alanı oluşturuyor. Bu arada okur, çağımızın en büyük edebiyatçılarından birinin romanlarını yazmaya başlamadan önce yaptığı hazırlığa, karakterleriyle kurduğu ilişkiye, özellikle de kadın karakterleriyle yaşadığı aşka, bir tanrıcılık oyununa benzettiği roman yazma sanatının ona suçluluk duygusu veren "kötücül" zevklerine tanık oluyor. Fowles'un romanlarının büyüsüne kapılanlar, eminiz ki onun zihnine açılan bu pencereden içeri sızıp romanlarının yaratılış sürecini takip etme fırsatını kaçırmayacaklardır.
--reklam--
Zaman Tüneli Alıntıları - Sözleri
Görmek istemediklerine gözlerini kapatabilirsin,Ama hissetmek istemediklerine kalbini kapatamazsın!…”
"Yazacaksanız, yazmaktan hoşlandığınız için yazın, asla yazmak zorunluluğu duyduğunuz için değil."
Aptallara acıyalım, fakat onları yüceltmeyelim.
Dışarı çıkıp da diğer insanlarla bir araya geldigimde,yaşamlarının ve sosyal rutinlerinin içine karıştığımda benim kendi yalnızlığım,rutin bir işimim olmamasi,ekonomik endişelerden arinmisligim bana sık sık,uzaydan gelmiş bir ziyaretçiymişim duygusu veriyor.
Yazmak, yemek yemek ya da sevişmek gibidir: Yapay değil, doğal bir işlemdir.
Kimse “bir romancı”nın gerçekten söylemek istediği ya da hissettiği şeyi söylediğini düşünemez; onun neyi kastettiği ya da neyi hissettiği bile pek anlaşılmaz...
Görmek istemediklerine gözlerini kapatabilirsin ama hissetmek istediklerine kalbini kapatamazsın.
Kendimi ''çalışmaktan yazar olmak için vazgeçen'' biri gibi görmüyorum. Ben çalışmaktan, nihayetinde var olmak için vazgeçiyorum.
"Toplum, diğer insanların arasında bulunmak, beni mücadeleye zorluyor, yani silahımı seçmek zorundayım. Ben de yazmayı seçiyorum; fakat karşıma çıkan ilk olay, benim mücadeleye zorlanmış olmamdır."
"Benim daima, her gün bir şey yazmam gerek."
“Neden romana daldım? Çünkü, Wittgenstein’ın dediği gibi, roman şu son elli yıldır yaşamın, her ne ise, dışına çıktı. Bu çıkışı koşullar dayattı. Romancıların suçu değil bu. Roman, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda yaşamdan zaten bir adım uzaklaşmıştı. Ama filmin, televizyonun ve ses kaydının gelmesinden sonra iki adım daha uzaklaşıyor. Bugün roman genel olarak, başka sanat biçimlerinin çok daha iyi betimlediği şeylerle ve konularla ilgilidir.”
“Yazarlar için en büyük sorun, elindeki malzemesi için en doğru ‘ses’i bulmaktır; ‘ses’le, yarattığı şeyin ardındaki yaratıcıdan alınacak genel izlenimi kastediyorum.”
--reklam--
Zaman Tüneli İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Fransız Teğmeninin Kadını, Büyücü, Koleksiyoncu gibi kitaplarıyla tanıyıp sevdiğim John Fowles’un denemelerinin, edebiyat eleştirilerinin , anılarının, düşünce dünyasının kapılarını açan yazılarının bulunduğu Zaman Tüneli kitabını büyük bir ilgiyle okudum.
Yazmak ve Kimlik, Kültür ve Toplum, Edebiyat ve Edebiyat Eleştirisi, Doğa ve Doğanın Doğası başlıklarının verildiği dört ana bölümden oluşuyor kitap.
John Fowles’un doğa başta olmak üzere, kültür, kimlik, estetik, sanat üzerine düşüncelerini okumak eserlerini daha iyi anlamak için önemli.
Yunanistan ile ilgili bölümde, Spetsai’deki anılarını okurken, Büyücü’nün atmosferini yaşıyorsunuz.
Büyücü’yü iki kez okudum ama kitabın Alain-Fournier’in Kayıp Dünya adlı ( Adsız Ülke adıyla çevirilmiş dilimize ) kitabının etkisiyle yazıldığını bilmiyordum.
Doğanın Doğası adlı bölümü, Ağaç adlı denemesi ile birlikte okunmasını önermiş Fowles.
Yaşamının en büyük trajedisi, büyük bir şair olamamakmış Fowles’un.Hayranı olduğu T.S.Eliot ve Philip Larkin’i tanısam da Britanyalı Seamus Heaney ile İskoç Norman MacCaig’i ilk kez duydum.
Fransız Teğmenin Kadını için ilham kaynağı olan Claire Duras’ı da kitabı Ourika’yı da bu kitapla öğrendim.
Thomas Hardy, D. H Lawrence,Golding ile ilgili denemelerinde yazınsal yakınlığının ya da hayranlığının izlerini sürüyorsunuz.
Yazarların, hangi yazarları okuyup, sevdiğini bilmek hep ilgimi çekmiştir.Fowles’un enleri olarak Calvino, Borges, Bellow’u kaydettim hafızama.
Kitaptaki en ilginç bölüm, Fowles’un, Butler ve Graves gibi yazarlarla benzer olarak Odisseia’nın bir kadın yazar tarafından yazıldığını düşünmesi oldu.
Kitabı okumak isterseniz, gözünüz korkmasın.Karşınızda soğuk,mesafeli, akademik bir metin yok.Fowles’un romanları kadar zevkle okuyacağınız bir kitap Zaman Tüneli. (Özlem Akbaş) 
--reklam--
Kitabın Yazarı John Fowles Kimdir?
John Robert Fowles, (d. 31 Mart 1926, Essex - ö. 5 Kasım 2005, Lyme Regis) İngiliz roman ve deneme yazarı.

Londra yakınlarındaki Essex, Leigh-on-Sea'de doğdu. Oxford Ünivesitesi'nde gördüğü Fransızca eğitiminin ardından Fransa ve Yunanistan'da öğretmenlik yaptı. İlk romanı olan Koleksiyoncu'nun başarı kazanmasının ardından kendini tamamen yazarlığa adadı.
1968 yılından başlarak İngiltere'nin güneyinde küçük bir liman kasabası olan Lyme Regis'te yaşamını sürdüren ve 1979'da Lyme Regis Müzesi'ne küratör olarak atanan Fowles, 5 Kasım 2005'te ölmüştür.

Postmodern romancıların öncülerinden biri olarak kabul edilen Fowles, yayımlanan ilk eseri The Collector (Koleksiyoncu) ile büyük üne kavuşmuş ve ticari başarı kazanmıştır. Aslında Koleksiyoncu, Fowles'un üzerinde çalışmaya başladığı ilk romanı değildir. 1950'li yılların başında yazımına başladığı Büyücü adlı eseri, Fowles'un üzerinde çalıştığı ilk romandır ve ancak 1965 yılında basılabilmiştir.

Mitolojik öğelere ve Shakespeare'in ünlü oyunu Fırtına'ya çeşitli göndermelerin bulunduğu metafizik bir eğlence treni olarak nitelendirilen Büyücü, Fransız Teğmenin Kadını ile birlikte yazarın en önemli eseri olarak kabul edilir. Fransız Teğmenin Kadını, Harold Pinter'in yazdığı senaryo ile filme de çekilmiş, Karel Reisz yönetimindeki filmin başrollerinde Jeremy Irons ve Meryl Streep oynamıştır. Bu filmin dışında The Collector (1965), The Magus (1968) ve televizyon için The Ebony Tower (1984) adlı eserleri de sinemaya uyarlanmıştır.

Eserlerin birçoğu Türkçe'ye de çevrilmiştir. Roman ve denemelerinin dışında, şiirleri (Poem, 1973), çevirileri (Cinderella, Charles Perrault, 1974), senaryoları, adaptasyonları (Lorenzaccio, 1983--Alfred de Musset'nin bir oyunu) ve editörlük yaptığı çalışmalar (Thomas Hardy's England, Jo Draper) da vardır. Ayrıca yazar hakkında yazılmış eserler de mevcuttur.
--reklam--
John Fowles Kitapları - Eserleri
Fransız Teğmenin Kadını
Büyücü
Koleksiyoncu
Mantissa
Abanoz Kule
Daniel Martin
--reklam--
Zaman Tüneli
Yaratık
Aristos
Ağaçlar
The French Lieutenant’s Woman
--reklam--
John Fowles Alıntıları - Sözleri
İnsan neyse odur aynı zamanda ne giyerse de odur. (Mantissa)
payandayla desteklenmiş kırık parçaların ne kadar değerli olduklarını bilmek istiyorsan harabeye sor." (Daniel Martin)
Fakirleri hiçbir şey havadan gelen para kadar sarsmaz. (Fransız Teğmenin Kadını)
Geçmişte olan her şey şu anımızın sahibidir. (Büyücü)
“Neden romana daldım? Çünkü, Wittgenstein’ın dediği gibi, roman şu son elli yıldır yaşamın, her ne ise, dışına çıktı. Bu çıkışı koşullar dayattı. Romancıların suçu değil bu. Roman, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda yaşamdan zaten bir adım uzaklaşmıştı. Ama filmin, televizyonun ve ses kaydının gelmesinden sonra iki adım daha uzaklaşıyor. Bugün roman genel olarak, başka sanat biçimlerinin çok daha iyi betimlediği şeylerle ve konularla ilgilidir.” (Zaman Tüneli)
"Benim daima, her gün bir şey yazmam gerek." (Zaman Tüneli)
--reklam--
Seni niçin hor gördüklerini söyleyeyim mi sana? Çünkü karşılığında sen onları hor görmüyorsun. (Yaratık)
Biz-ler ödün verme dehamızla övünürüz ki ödün
vermek aslında seçimi reddetmektir ve sırası gelince
bu büyük ölçüde
korkaklık, hissizlik ve bencil bir tembellik içerir. (Daniel Martin)
Ben kitaplardan fırlama bir şey değilim. Ben fevkalade ölçülerde gerçeğim. (Mantissa)
Bir erkek için sorgusuz sualsiz itaat edilmesi önemlidir ve bir kadın sorgusuz sualsiz itaati kendi nihai zaferinin bir aracı haline getirebilmelidir.. (Fransız Teğmenin Kadını)
"Affetmek unutmaktır." (Büyücü)
Kimse “bir romancı”nın gerçekten söylemek istediği ya da hissettiği şeyi söylediğini düşünemez; onun neyi kastettiği ya da neyi hissettiği bile pek anlaşılmaz... (Zaman Tüneli)
Görmek istemediklerine gözlerini kapatabilirsin ama hissetmek istediklerine kalbini kapatamazsın. (Zaman Tüneli)
--reklam--
... insanlar nedense başkalarını, kendilerine yakın olanlardan daha iyi tanırdı. (Abanoz Kule)
“Yazarlar için en büyük sorun, elindeki malzemesi için en doğru ‘ses’i bulmaktır; ‘ses’le, yarattığı şeyin ardındaki yaratıcıdan alınacak genel izlenimi kastediyorum.” (Zaman Tüneli)
“Peki geleceğin bir yardımı olmaz mıydı?”
“O ulaşılamaz bir şey. Şimdiki zamana zincirlenip kalıyorsun. Neysen ona. (Abanoz Kule)
Yazmak, yemek yemek ya da sevişmek gibidir: Yapay değil, doğal bir işlemdir. (Zaman Tüneli)
Kısa yaşamımız bir kez yanıp kül olunca, ölüm sonu gelmeyen bir uykudur.. (Aristos)
"Esas trajedi buydu. Bir adamın kötü olmaya cesaret etmesi değil, milyonlarca insanın iyi olmaya cesaret edememesiydi.” (Büyücü)
İnsanların unutmadığı şeyler çözülmeyen şeylerdir. Hiçbir şey bir gizem kadar güçlü olamaz. (Abanoz Kule)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/zaman-tuneli-john-fowles-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)