# Zaman Yeli - Gürsel Korat Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Zaman Yeli kimin eseri? Zaman Yeli kitabının yazarı kimdir? Zaman Yeli konusu ve anafikri nedir? Zaman Yeli kitabı ne anlatıyor? Zaman Yeli PDF indirme linki var mı?  Zaman Yeli kitabının yazarı Gürsel Korat kimdir? İşte Zaman Yeli kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/zaman-yeli-gursel-korat-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-01T11:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-07-01T11:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/01/gursel-korat-kimdir-gursel-korat-kitaplari-ve-sozleri-259495.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Gürsel Korat 
 Yayın Evi: İletişim Yayınevi 
 İSBN: 9789754704563 
 Sayfa Sayısı: 136 
--reklam--
Zaman Yeli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Geçmişi yeniden kuran" bir ütopya... İsyancılara karşı Selçuklu safında çarpışıp esir düşmüş kör askerle sağır kilise ressamının, Moğol istilası yıllarında Kapadokya'nın yeraltı âleminde dinleri, mezhepleri kaynaştıran bir ortaklaşmacı hayatın ortaya çıkışına varan macerası.

Vücudumuzdaki her şey dünyayla yaşıttır, bu nedenle benim hem otuzdört yaşında hem de altı milyar yaşında olduğum doğrudur. Zamanın geçişi, duruşlara benziyor. n Zaman geçip gitti derken maddenin biçim ve yer değiştirdiğini söylemiş oluyoruz yalnızca; çünkü zaman bir soyutlamadan başka bir şey değil. Bu yüzden olmalı, Kapadokya'nın geçip gitmiş zamanına, en az biçim değiştirdiği yerlerden girip çıktığımda kendimi 'tarihsel kurgu yapayım derken tarihsel zaman bulmuş düş definecisi' gibi hissettim. n Dil ve zaman ilişkisi bir yazarın 'arkeolojik arka planı'dır; oradan hiçbir anlamı olmayan böcek ölüleri de çıkar, bir heykel de. Günlük dilde ikona diyoruz, yeraltı şehirlerinden sözediyoruz, Haydar, Vasili veya Dimitri adlarını söyleyip geçiyoruz. Oysa 'tarihsel bilinçaltı'nı biraz kazıyınca, doğada hiçbir şeyin yok olmadığını, yalnızca "biçim değiştirdiğini" anlamamız kolaylaşıyor. Tıpkı bir noktadan diğer noktaya yer değiştiren hava akımı gibi: Yel gibi Zaman gibi. Zaman Yeli gibi.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Zaman Yeli Alıntıları - Sözleri
Dünya benim için,yalnızca bir resim.
Kapadokya ise insana tanrının kayalara basarak yeryüzüne indiğini düşündürüyordu.
Zaman bir yel gibi, üzerinden geçtiği şeyi mutlaka değiştiriyordu.
Zaman bir yel gibi, üzerinden geçtiği şeyi mutlaka değiştiriyordu...
Yenilginin ruh hali böyle bir şeydir; insan yaşadığı için suçluluk duyar ve bakışlarına ölüm yerleşir.
Sessizliği cehennem sandım
İnsan resimde olanı görmez, düşündüğünü görür.
Sevgi nasıl bir şeydir ki ,sevdiklerimizi hem acımasızca eleştirir, hem de onları görünce kendi yüzümüzü görmüş gibi oluruz?
Her şeyin daha kötüsü vardır, kötünün bile daha kötüsü var..
Sağırın duymadığını bile bile konuşuyordu çünkü konuşmak yalnızlığını gideriyordu.
“İnsan yaşlandıkça çocukluğu gözünün önüne mi gelir, yoksa çocukluğumuz içimizde saklı duran bir cevher midir?”
Sevgi nasıl bir şeydir ki, sevdiklerimizi hem acımasızca eleştirir, hem de onları görünce kendi yüzümüzü görmüş gibi oluruz?
Bir resim, düşüncedir.. İnsan resimde olanı görmez, düşündüğünü görür.
Sezgi bir anda insanı aydınlatır.
Sevdiklerimiz ya biz doğarken,ya biz giderken ya da biz ölürken yanımızda olmalıdır..
--reklam--
Zaman Yeli İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hem destansı hem masalsı olağanüstü bir kitap.Enel -Hak sorgulamasindan ,insanoğlunun kendi arasında yarattığı hiyerarsik "düzenin"akıldışıligi buna rağmen süregelme nedeni.Okuru büyük bir pencereden Anadolu Selçuklu "hakimiyetindeki" yaşama mücadelesi veren dili dini farklı ve çeşitli statülerdeki karakterlerin nelere, ne sebeble,neye rağmen karşı koyduklarını heyecanla takip ettiren ayakta alkışlanacak bir kitap.Ayni zamanda bur üçleme olan bu serinin ikinci kitabına bugün başlıyorum.Şiddetle tavsiye ederim.
*Zaman Yeli
*Güvercine Ağıt
*Kalenderiye
Dip Not:Beni bu yazar ve üçlemesi ile tanıştıran. Mutlaka okumalısınız
 diyerek ,yönlendiren Yapı Kredi Kitabevi Kadıköy şubesi çalışanı ismini şu an hatırlayamadığım (Mutlaka bulucam)beyefendiye çok teşekkürler ediyorum. (Attagos) 
Beklemediğim kadar iyi bir kitaptı. Kurgu-tarih her şey vardı. Yazarı tanımıyorum fakat kendime görev edindim bir kitabını daha okumalıyım kesinlikle. Daha uzun olmalı ama.. Tam notumu veremiyorum tanımadığım yazarların kısa kitaplarına. (Burak Kuşcu) 
Geçmiş ve şimdi...: "Geçmiş neydi?Yaşanıp bitmiş bir düş. Zaman neydi? Şimdi."

Kitapta efsanevi olaya Selçuklular safında Babailere karşı savaşıp esir düşen Kör Leon ve Kilise Ressamı Sağır Dimitri'nin arkadaşlığı basit ama yıkıcı nedenlerle bir araya getirmiş. Farklı statüdeki insanları bir araya getirmek amaçlanmış.

“…Hangi dinden geldiğine bakılmaksızın insanlar ortaklaşa çalışır"ifadesiyle belirtilen her dinden her boydan insanın ortak yaşam sürmesi dönemin şartlarında hiçte uygun değil.

"İnsanların birçok dine ait değerleri iç içe geçirerek ve hiç yadırgamadan yaşamaları, cinsiyet ayrımının bile önemini yitirmiş olması", "süse düşkün Yakovus’un adeta çuval gibi bir paçavranın içinde kendini mutlu hissetmesi "de hayatın olağan akışından kopuşun göstergeleri olarak değerlendirilebilir."

Romanın insan sevgisi ve eşitlik anlayışına sahip bir görüşü okuyucuya aktarılmış.Zulme karşı birleşen, ortak tavır takınmak zorunda kalmış.

Kapadokya'nın yeraltı şehirlerinde Moğollara,Selçuklara ve tüm baskıcı iktidarlara karşı kurulan örgütün de sembol kullanıyor Çift gövdeli aslan, tarihte böyle bir tarikat yok ama Aksaray- Nevşehir yolu üzerinde bulunan Alayhan Kervansarayının girişinde kabartmadan esinlenmiş.

Yazar romanı gerçeğe ve kurguyu başarılı bir şekilde yansıtır.Bu yönden sevdim yazarı unutmadan çift gövdeli aslan kabartması (https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS4yAhTovAK6-VWbJYhY3TbjCVZ7VhkJ2GiziLoLN9SI8ELw8OUKdqByqgZdw&s=10, Aksaray'ın amblemi de çift gövdeli aslan https://www.google.com/search?q=alayhan+aksaray+%C3%A7ift+g%C3%B6vdeli+aslan&safe=strict&client=tablet-unknown&espv=1&prmd=insv&sxsrf=ACYBGNS8K66ZTBXdo2-Rf0OUhTiWLaDr7g:1581109055333&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiRkuCcqsDnAhVqSxUIHRqSCYgQ_AUoAXoECA0QAQ&biw=1280&bih=800#&biw=1280&bih=727
 ve Alayhan'dan görüntühttps://www.google.com/search?q=alayhan+aksaray+%C3%A7ift+g%C3%B6vdeli+aslan&safe=strict&client=tablet-unknown&espv=1&prmd=insv&sxsrf=ACYBGNS8K66ZTBXdo2-Rf0OUhTiWLaDr7g:1581109055333&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwiRkuCcqsDnAhVqSxUIHRqSCYgQ_AUoAXoECA0QAQ&biw=1280&bih=800#)
Not: Kapadokya'da bölgesinde yaşayıp da gezmemek ayıp olurdu tabii ki de gezdim. Anılarım canlandı resmen. :)

Son olarak kitap ara ara felsefi düşünceler mevcut, İncil'den ve çok kültürlü Kapadokya'nın tarihinden ve dini olaylardan bahsetmiştir.Kapadokya üçlemesi'nin ilkini okudum diğerlerini de okuyacağım. Özellikle tarih bilgisi ve tarihi sevmek önemli.Tavsiye ederim. (Büşra A.) 
--reklam--
Zaman Yeli PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gürsel Korat - Zaman Yeli kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zaman Yeli PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gürsel Korat Kimdir?
1960'ta doğdu. Nüfus cüzdanına göre adı, Gürsel Sağlamöz'dür. Çocukluğu ve ilk gençliği Kayseri'de geçti. Öğrenimini 1985 yılında Ankara Üniversitesi'nde tamamladı. Bu yıldan itibaren de yazı hayatı başladı: 1984 yılından bu yana pek çok yayın organında yazıları yayımlanan Gürsel Korat'ın ilk kitabı 1994 yılında basıldı. Senaryo yazarlığı, film yapımcılığı, felsefe öğretmenliği, serbest gazetecilik gibi işler yapan yazar, İstanbul ve Ankara'daki bazı üniversitelerde edebiyat-iletişim ve dramatürji ekseninde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk yazısı 1984 yılında Ankara'da Yarın Dergisi'nde yayımlanan Gürsel Korat, Mayıs 1986-87, Edebiyat Dostları 1987-89, Edebiyat ve Eleştiri dergilerinde 1990-94 yılları arasında yazdı. Doksanlı yıllarda peş peşe kitapları yayımlanan yazar, kısa bir dönem serbest gazetecilik yaptığı 1999-2003 yılları dışında dergi etkinliklerine girmedi. YKY Kitaplık, Sözcükler, Adam Sanat, Varlık gibi dergilerde zaman zaman yazılar yayımlayan Gürsel Korat, Ankara'da yaşamını sürdürmektedir.

Edebi Dünyası

Gürsel Korat'ın roman, öykü, inceleme, oyun ve senaryo gibi alanlarda yaptığı çalışmalar, yazarın sanatı kavrayışındaki çeşitliliğin işaretidir. Bu kavrayış zenginliği, geçmiş dünyayı ve günümüzü kavramada da kendisini gösterir; yazarın başka bir dil kurarak yazdığı Kalenderiye romanında onaltıncı yüzyıl Türkçesiyle konuşan bir Orta Anadolulu anlatıcı, üçüncü ve son bölümü bir dil şöleni haline getirerek noktalar. Böyle bir dilsel denemenin Türkçe edebiyatta benzeri yoktur. Gürsel Korat'ın yazarlığında Kapadokya coğrafyası önem taşır. "Kapadokya'yı estetik bir varlık olarak yeni bir biçime dönüştürmek" amacı taşıdığı söylenmelidir. Fakat yerel bir bakışla kendini sınırlamayan yazarın, merkeze ait olduğunu düşündüğü dilden ve mekandan uzak durduğu, bu nedenle Kapadokya'yı sembolize ettiği, kendisiyle yapılan röportajlardan anlaşılmaktadır.

Yazar, edebi yapıtlarında ölüm, acı, tutku, aşk, din, metafizik, yoksulluk, eşitlik, korku, saplantı gibi konulara ve klasik edebiyatlara özgü trajik unsurlara, modern sonrası dönemin eğilimleriyle yaklaşır; ayrıca zaman kavramını irdeler. Deyim yerindeyse "açıklayan" ve "anlatan" bir edebi yapı kurmakla ilgilenmez, o daha çok "yeniden kuran" bir izleğin peşindedir.

Gürsel Korat'ın romanlarında temel olarak şu temel noktalar öne çıkar:

1. Tarihsel zaman: Yazara göre romancı tarihsel zamana uygun davransa da tarihsel olayları açıklamak veya kanıtlamakla uğraşamaz. Romancının görevi tarihi açıklamak değil, olabilir olandan hareketle insanda bilinmeyen bir hakikati ortaya çıkarmaktır.

2. Zaman: Bu felsefi kavramı, edebi kavram olarak derinleştiren yazar, kahramanlarının zamanla ilgili açmazlarında ve düşüncelerinde yeni bir estetik olanak arar.

3. Mekân: Gürsel Korat özellikle Zaman Yeli'yle başlattığı dörtlemesinin yazılmış üç romanında (Zaman Yeli- Güvercine Ağıt- Kalenderiye) Kapadokya'nın çeşit çeşit görünümleri üzerinde düşünür, onun dilini eğip büker, yeni bir edebi dilin olanaklarını işte bu "periferik çeper"de arar.

4. Özgün deyişler: Gürsel Korat'ın yapıtlarında görülen deyişlerin, atasözlerinin, şiirlerin veya metinlerin -bilinen bir iki tarihsel örnek dışında-tamamı yazar tarafından yazılmıştır. Bunun nedeni romanın kurmaca özelliğinin gerektirdiği sözün, alıntı yapıldığı takdirde özünü yitireceği düşüncesidir. Çünkü romanda başka şairlerden, yazıtlardan veya metinlerden yapılan alıntılar, yazara göre o edebi yapıtı pastiş (yapıştırma) haline getirir ve onu edebi yapıt olmaktan uzaklaştırır.

5. Haz: Yazar düşünce edebiyatına yakın duran metinlerinde heyecan ve acı arasında salınan bir anlatım yeğler. Edebiyatın düşünsel ve tensel hazların estetik imkânlarıyla kurulduğunu belirten yazar; edebiyattan düşünce çıkarmanın yazarın değil, okurun işi olduğu görüşündedir.
--reklam--
Gürsel Korat Kitapları - Eserleri
Unutkan Ayna
Zaman Yeli
Güvercine Ağıt
Rüya Körü
Kalenderiye
Yine Doğdu Tanyıldızı
Ay Şarkısı
Çizgili Sarı Defter
Kunday - Gölgeler Çağı
Kapadokya
Dalgın Dağlar / Çizgili Sarı Defter, Gölgenin Canı
Gölgenin Canı
Sokakların Ölümü
Pof Kuyruk
Bir Ayı Ne İster
Taş Kapıdan Taçkapıya Kapadokya
Kristal Bahçe
Dil, Edebiyat ve İletişim
Gözlüklü Karga
Ayaşan Kem Gözler Çağı
Yün Sultan ve Yedi İbiş
Ay Şarkısı
--reklam--
Gürsel Korat Alıntıları - Sözleri
Geçmişin ve geleceğin değmediği anlar, hiçlikten ibaretti. Beden zevklerini “Ah, şu anı yaşamaktan güzel ne var” diyerek yüceltmek, yalnızca belleğe ihanettir. Bütün zamanları avuçlayan bellek çalışmadan, birini süreğen olarak sevemezdik; şimdiyi yücelterek aşk övgüsü yapmak ahmaklıktı. (Rüya Körü)
Sen, ellerinle eski zamanı getiren, yüzüme bakıp beni tanıyamayan bir belleksin. Her bellek gibi acımasız, açık sözlü ve tarafsızsın . (Dalgın Dağlar / Çizgili Sarı Defter, Gölgenin Canı)
"insan, ruhundaki eksikliği görüyor ama onu neyin dolduracağını bilemiyorsa azaptadır." (Yine Doğdu Tanyıldızı)
“İnsan yaşlandıkça çocukluğu gözünün önüne mi gelir, yoksa çocukluğumuz içimizde saklı duran bir cevher midir?” (Zaman Yeli)
Düşünce Suçlarını İzleme Komiteleri veya Sovyet Yazarlar Birliği artık yok; ama korkarım neyin yazılacağını söyleyen bir piyasamız ve yayınevlerimiz var. (Kristal Bahçe)
Aşk için ölmek hiçbir zaman aşk uğruna ölmek değildir. O bir benlik çılgınlığıdır. Tanrı, insanları, benliğini her şeyin önüne koyan aşıklardan korusun. (Kalenderiye)
Çünkü edebiyat, her insanın deneylediği şeyin, yazarlar tarafından farkına varılmasına dayanır. Edebiyat, tüm insanlığın deneyimlerini bir duygu estetiği içinde paylaşmaktır. Bu, şüphesiz yüksek nitelikli ve özel bir iletişim yoludur ve bir iletim halini gerektirir. (Dil, Edebiyat ve İletişim)
Aşkın amacı yalnızca kendisidir. Aşk sorumsuzdur, sorumluluk anımsanınca aşkın sonu gelir. (Dalgın Dağlar / Çizgili Sarı Defter, Gölgenin Canı)
"Bir bütün olarak kişiliğimizin, dilimizin ve hatta aksanlınızın oluştuğu bir toprak parçasında “bizi biz yapan değerler”
olarak sunulan ve kurmaca bir ideolojik tasniften öte bir şey
olmayan “millî, dinî ve ahlâkî şuur”dan başka şeyler olduğunu görebilmek için kesinlikle ayrı bir “frekans ayarı”nda durmak şarttır. Bu ülkenin içtenlikle tutkunu olan bir insan olmak yeterli değildir; bu ülkenin insanlarının kültürel oluşumunu bütün insanlara değer veren bir enternasyonalizmle
kavramak da gerekir. İnsanı insan olarak kavram ak için nasıl
doğa bilim lerinin nesnelliği gerekiyorsa, kentleri ve uygarlıkları da dinin, ırkın ve ulusun dışında kalan bir nesnellikle
gözleyebilmeliyiz. " (Sokakların Ölümü)
Çünkü insan bir gerçeği anladığında, aynı şeyi geçmiş zamanda da anladığını sanarak yanılır. Olayları geçmiş ışığında anlamak başkadır, geçmişte anlamak başkadır. Çünkü bir şeyi geçmiş zamanda anlayan kişinin, gelecekte anlamasına gerek kalmaz. (Rüya Körü)
Gördüğü düşü kendisinin sanması için hiçbir neden yok. Çünkü bu şehir, ''başkalarının'' düşüdür. (Sokakların Ölümü)
... insan aşık olduğu zaman, içindeki gerilimi birisine anlatmak ister, bu yüzden saklı kalmış tek aşk yoktur. (Dalgın Dağlar / Çizgili Sarı Defter, Gölgenin Canı)
Saruca’ya göre müzik, insanın farkına varmadığı özü, o anda oluşan hakikati gösterirdi. (Güvercine Ağıt)
"Bilmiyor musun, aşk hep hemen şimdi der. Ya şimdi, ya hiç." (Gölgenin Canı)
Bir aşk engelleri oraninda büyür. (Dalgın Dağlar / Çizgili Sarı Defter, Gölgenin Canı)
"Çılgın gimi bir aşka düşdün," didi, "bu aşkın kılıncı seni ikiye biçdi, şimdi bir olmak senin iyçün olmaz görünür. Ayrılığı sınamaktasıñ. Bu aşkdır. Bak herif, pişmanlık çok yakın, bırak şu katır meşrebinde durmayı, he diyip çık işiñ içinden." (Kalenderiye)
"İnsan, ruhundaki eksikliği görüyor ama onu neyin dolduracağını bilemiyorsa azaptadır." (Yine Doğdu Tanyıldızı)
"Biz" neydik? Biz tarih boyunca önüne gelen bütün surları yıkıp yerine sosyal konut yapan insanlar mıydık? (Sokakların Ölümü)
Dünya benim için,yalnızca bir resim. (Zaman Yeli)
Ne büyük bir yenilgiydi bu! Yoksa aşk böyle bir şey miydi? (Güvercine Ağıt)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/zaman-yeli-gursel-korat-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)