# Zehra - Nabizade Nazım Kitap özeti, konusu ve incelemesi - PDF indir

> Zehra kimin eseri? Zehra kitabının yazarı kimdir? Zehra konusu ve anafikri nedir? Zehra kitabı ne anlatıyor? Zehra PDF indirme linki var mı?  Zehra kitabının yazarı Nabizade Nazım kimdir? İşte Zehra kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/zehra-nabizade-nazim-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi-pdf-indir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-04T14:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-04-21T11:30:00+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/04/nabizade-nazim-kimdir-nabizade-nazim-kitaplari-ve-sozleri-193217.jpg

Kitap Künyesi

Yazar: Nabizade Nazım

Yayın Evi: Mavi Çatı Yayınları

İSBN: 9786059372152

Sayfa Sayısı: 144

--reklam--

Zehra Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Nabizade Nazım Servet-i Fünun'un kurucularından ve Tanzimat Edebiyatının son romancılarındandır. 1864 yılında İstanbulda doğmuştur. Yazarın ilk ve tek romanı kıskançlık temasının anlatıldığı Zehra'dır. Romanda kişi dialoğlarını kendi doğal özellikleriyle bozmadan veren yazar, eseri olabildiğince sade ve doğalolmasına özen göstermiştir. Eserde kullanılan aşırı karakter analizleri nedeniyle romana ilk psikolojik tahlil romanı da denilebilir.

 

Konu olarak; kitapta çok kıskanç bir kadının etrafındaki insanları aşk olaylarıyla nasıl mahvettiğini anlatır. Yazar, sonraında bu kıskanç tutumun kadını da birden bire içine çektiğini aşırı bir irdeleme ve gerçeklikle anlatır. Elinizden bırakarnayacak, bir çırpıda okuyacaksınız.

 

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Zehra Alıntıları - Sözleri


Nasıl düşünürse düşünsün , hep boşluktaydı.

Sevgiyi yalnız bazı kitaplarda görmüştü.

Bu korkunç tabiata karşı aranılan çarelerin hiç birisi çözüm olmadı . Artık herkes de ümidini kesti.

Kadınların gönlünü hassas bir teraziye benzetmek mümkündür.

Suphi kendisini Zehra 'ya tercih ederek eşliğe seçecek bile olsa yine hanımının saadeti için kendi rahatını ,kendi heveslerini , kısacası kendi saadetini fedaya hazırdı...

"Düşünmek sevdanın öncüsüdür. Düşünmek, ihtimallerin harekât sahasının köşesini bucağını gözleye gözleye ilerleyerek arkasından gelen sevdaya emin bir yol açar."

...Aşk sırf bir "Simurg-ı Anka"dan ibaretti.

...ne olursa olsun mücadeleden ve kendini savunmaktan kesinlikle vazgeçmeyeceğini kararlaştırmıştı.

“Kadın gönlüyle şaka olmaz.” “Kadınların gönlü oyuncak değildir.”

Zira ay ışığı yapay bir ışığa gerek bırakmayacak kadar güçlüydü.


--reklam--

Zehra İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Edebiyatımızda ilk psikolojik roman denemesi özelliğini taşıyan Zehra bu bakımdan okunmayı hak ediyor. İlk deneme olmasına karşın karakterlerin psikolojik yönden yeterli düzeyde irdelendiği söylenebilir. Nitekim kitabın içerdiği dram bizce en az kitabın psikolojik yönü kadar güçlü zira temelde, aşk hikayesi anlatan diğer Türk klasiklerinden alışık olduğumuz bir olay örgüsüne sahip olsa da olayın dramatik yönü Zehra’ya kendine has bir kimlik kazandırmış. Kitaba da ismini veren ana karakter Zehra zengin bir tüccarın kızıdır ve küçüklükten beri göze çarpan bir kıskançlığa sahiptir. Büyüyünce geçer diye düşünülerek bu Zehra kıskançlığıyla kaderin ördüğü ağları bozarken kaderin de ona bir aile faciası hazırladığından habersizdi. Kitapta aşırı kıskançlık aracılığıyla ilerleyen olaylar okuyucuya aşırılığın her türünden kaçınmasını öğütlüyor aslında. Bir başka şekilde de zorla yola getirilmeye çalışılan her şeyin daha da sarpa saracağı mesajına da ulaşabiliriz. İçinizi fazlasıyla burkacak olan bu güzide eseri okumanızı öneririm. (Zümra)

Aşk, kıskançlık ve ihtirasın romanı. Tanzimat dönemi kadın erkek ilişkileri ele alınmış. İnsani zaafları ve sonuçlarını olay örgüysüyle birliktikte karakterler üzerinden işlemiş.Tanzimatın da getirmiş olduğu değer yargılarını hatta mevcut olan değerlerdeki değişimi de görüyoruz. Zehra karakterinden yola çıkarak insanların kişisel özelliklerinin kader motifinde önemli bir yere sahip olduğu vurgulanıyor. Konuşma diline fransızcadan geçmiş olan kelimeler eserde de kullanılmış. Sadece sosyal hayatta değil giyim tarzındaki değişikler de zamana göre değişmiş. Çoğu eser gibi döneminden izler taşımakta. Esir kadın (cariye) hikayesi bu eserde de hala mevcut. Romandan çıkardığım en önemli hayat dersi ise bszı güzel duygular aşırıya kaçtığında fizyolojik, psikolojik sıkıntılar doğurabilir. Keyifli okumalar dilerim. (Kübra B.)

Bilindiği üzere Türk edebiyatının ilk natüralist romanı sayılan bu romanda Nabizade Nâzım, bu eserinde o dönemdeki kadın erkek ilişkileri üzerine değinmiş ama bunu kadını aşağılayarak yapmış. O dönemdeki sosyal yapıyı ve kadına verilen değer göz önüne tutulduğunda buna çok da şaşırdığım söylenemez. Kitaptaki tema kıskançlık olarak işlenmiş ve her şeyin temeline bu kıskançlık sebebiyet vermiş olarak gösterilmiş fakat olay tamamen Suphi’nin karaktersizliğinden kaynaklanıyor. Karakterlerin psikolojik incelemesine değinecek olursak karakterlerin derinlemesine inilmemiş. Zehra kıskanç ama neden? Sırrıcemal kıskanç ama neden? Suphi bile yeri geliyor kıskançlık krizine giriyor ama neden? Bu soruya hiçbir yanıt bulunamıyor. Küçük yaşta annesini kaybeden Zehra’nın bunun oluşturduğu güven eksikliğinden mi kaynaklanıyor? Sırtıcemal’in köle olmasından dolayı mı güvencesizlikten dokayı bu kıskançlığa giriyor? Suphi de küçük yaşta annesini kaybetti acaba bu mu güven eksikliğinin sebebi? Sadece tahminlerde bulunabiliyoruz. Ayrıca kıskançlık teması tüm karakterlerde aynı şekilde ele alınmış, birbirini tekrarlıyor. Birebir aynısı. Kitaptaki bir diğer problemlerden birisi de “kıskançlık” duygusunun sadece kadına atfedilmesi. Kadınlar kıskançtır gibi bir algı oluşturuluyor ama Suphi karakterinin kıskançlığı üzerine yazılanları da okuyoruz. Dönemin yapısını ve yazılan ilk romanlar arasında olması göz önüne alınırsa bunlara diyecek bir şey yok ama kadınlar üzerine yapılan genellemeler ve kadına verilen değer üzerine söylenecek çok şey var... (Paragrafnbasi)

--reklam--

Zehra PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nabizade Nazım - Zehra kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zehra PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nabizade Nazım Kimdir?

Nabizâde Nâzım (d. 1862 (?) - ö. 6 Ağustos 1893) Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır.

 

Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibikin ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehranın yazarıdır.

 

Nabizâde Nâzım

1862 yılında İstanbulda, Nişantaşında dünyaya geldi. Tam adı Ahmet Nazım idi. Babası Nabi Efendiyi ve annesini genç yaşta kaybetti. Ninesi tarafından büyütüldü. Yadigarlarım' adlı yapıtında anlattığı anılarından öğrenildiğine göre mutsuz bir çocukluk geçirdi.

 

İlköğrenimini Tophane Mahalle Mektebinde tamamladıktan sonra önce Fevziye Rüştiyesinde sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesinde öğrenim gördü. Okulun İdadi (lise) bölümünü de bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Askeri Mühendis Okulu)'da yaptı. 1884'te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu. Öğrenimine Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Genel Kurmay Okulu)da devam etti.

İlk yazısını henüz öğrenci olduğu 1880 yılında Vakit Gazetesinde A.Nazım imzasıyla yayımlandı. Bu yazı, Esaret başlıklı bir denemedir. Öğrencilik ve askerlik yaşamının devam ettiği 1880-1890 yıllarını aynı zamanda çok verimli bir yazım adamı olarak geçirdi.

 

Çok başarılı bir öğrenci olan Nabizade Nazım, 1886da Erkan-ı Harbiye (genelkurmay) yüzbaşısı olarak mezun olduktan sonra kendi okulunda askeri öğretmenlik yaptı; yüksek cebir, istihkam ve topoğrafya dersleri verdi. Keşif ve araştırma yapmak üzere iki yıl Suriye'de görev yaptı. 1890'da İstanbul'a döndü. O yıl, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olan Karabibik adlı eserini yayımladı. 1891de çıkmaya başlayan ve o günlerde bir bilim dergisi niteliği taşıyan Servet-i Fünun Dergisinin ilk yazarlarından birisi oldu.

İstanbula dönüşünden bir süre sonra sevdiği kızla evlendi ancak mutlu bir evlilik yaşamı olmadı. Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı. Haydarpaşa Hastanesinde iki yıl kadar tedavi gördü ama iyileşemedi; 6 Ağustos 1893'te öldü ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlıkta toprağa verildi.

 

Edebî hayatı

Nabizade Nazım, daha çok romantizm etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir'at-i Aem , Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır.

 

Şiirlerinde ölüm, tabiat, tanrı gibi temleri işledi. Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez. Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir.

1890 yılında yayımlanan Karabibik adlı uzun hikâye denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin hakikiyyun dediği realist bir eserdir. Zehra (1896) romanı ise bir psikolojik roman denemesidir. Bu romanda Şehzadebaşı tiyatrolarının tulumbacı kahvelerini, kadın kavgalarını gerçekçi bir görüşle aktarmıştır. Eser, bir psikolojik roman kabul edilmez ama Türk edebiyatında psikoloji öğelerinin kullanıldığı ilk roman kabul edilir.

--reklam--

Nabizade Nazım Kitapları - Eserleri


Zehra

Karabibik

Karabibik - Zehra

Hala Güzel

Zehra

Yadigarlarım

Karabibik ve Diğer Hikayeler

Karabibik

Mini Mini Mektepli - Hanım Kızlara

Karabibik ve Hala Güzel

Zehra

Hâlâ Güzel


--reklam--

Nabizade Nazım Alıntıları - Sözleri


Suç eşekte değil, sahibi olan eşekte!... (Karabibik)

Sevgiyi yalnız bazı kitaplarda görmüştü. (Zehra)

İnsanın gönlüne söz geçirmesi kolay değilmiş. ￼ (Hala Güzel)

İşte en anlamsız, işte en anlamlı kelime. (Hala Güzel)

Kabahat eşekte değil, sahibi olan eşekte! (Karabibik)

Sevmek, sevilmek! İşte şu dünyada insanın biraz yüzünü güldüren saadet bu nimetten ibaretti. (Karabibik - Zehra)

Bu korkunç tabiata karşı aranılan çarelerin hiç birisi çözüm olmadı . Artık herkes de ümidini kesti. (Zehra)

Aşkı, nefretten doğuyordu. (Zehra)

Yol alan beyni değil, sadece kalbiydi. (Zehra)

...ne olursa olsun mücadeleden ve kendini savunmaktan kesinlikle vazgeçmeyeceğini kararlaştırmıştı. (Zehra)

¶¶ (...) sevgiyi yalnız kitap sayfalarında görmüştü. ¶¶ (Zehra)

Yol kat eden beyni değil sade kalbiydi... (Karabibik - Zehra)

gökyüzünün denizde yankılanmasından sefa içinde sefa doğar yeryüzünün gökyüzüne varan yankısı ise cana can katar (Karabibik - Zehra)

İşte aşkın özü! İşte aşk insana böyle aşağılanmayı öğretir. (Yadigarlarım)

Sevda cihanda neler yapmıyor? Güneşler mi parlatmıyor? Yıldızlar mı söndürmüyor? Âlemler mi icat etmiyor? Dünyaları mı yıkamıyor? Canlar mı yakmıyor? (Yadigarlarım)

Aşk ve sevda beşerin gönlü için bir mevhibe-i Hüda'dır.* *Allah'ın lütfu (Karabibik ve Diğer Hikayeler)

Derler ki insan her gece rüyasında düşündüğünü görür. Hâlbuki ben her gece onu düşünerek kendimi kaybettim. (Karabibik)

Bilirim ki beni medhul sayacaklar olduğu gibi mazur görecekler de vardır. Mamafih benim gerek medhe* gerek kadhe** karşı edecek mukabelem şu söz olacaktır: İnsanım! *övme **yerme (Karabibik ve Diğer Hikayeler)

Kadınların gönlü oyuncak değildir. (Zehra)

Zira ay ışığı yapay bir ışığa gerek bırakmayacak kadar güçlüydü. (Zehra)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/zehra-nabizade-nazim-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi-pdf-indir)