# Zorbaların Elinde - Flannery O'Connor Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Zorbaların Elinde kimin eseri? Zorbaların Elinde kitabının yazarı kimdir? Zorbaların Elinde konusu ve anafikri nedir? Zorbaların Elinde kitabı ne anlatıyor? Zorbaların Elinde PDF indirme linki var mı?  Zorbaların Elinde kitabının yazarı Flannery O'Connor kimdir? İşte Zorbaların Elinde kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/zorbalarin-elinde-flannery-oconnor-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-27T23:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-08-27T23:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/27/flannery-oconnor-kimdir-flannery-oconnor-kitaplari-ve-sozleri-299576.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Flannery O'Connor 
 Çevirmen: Püren Özgören 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9786051850320 
 Sayfa Sayısı: 207 
--reklam--
Zorbaların Elinde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Flannery O'Connor, benim kuşağımın en büyük hikâyecisidir."
-Kurt Vonnegut-

Flannery O'Connor'ın, Bilge Kan'ın ardından, 1960 yılında yayınlanan ikinci ve son romanı Zorbaların Elinde, gotik duyarlılığın karanlık ve sürükleyici bir örneği oluşunun yanı sıra, hiciv dolu üslubu açısından da Amerikan edebiyatı için bir dönüm noktası sayılmaktadır. 

On dört yaşındaki yetim Francis Marion Tarwater kendini bildi bileli İhtiyar Tarwater ile yaşamaktadır. Büyük dayısı onu eğitmekle kalmamış, hâlâ hayattaki diğer akrabası, kendisinin de yeğeni olan Rayber adındaki öğretmenin elinden de kurtarmıştır. Yaşlı adamın dediğine göre Tarwater'ın kaderinde peygamber olmak vardır ve ilk görevi öğretmenin oğlu Bishop'ı vaftiz etmektir. Dayısı öldüğünde Tarwater kendini diğer tüm çocuklar gibi normal bir hayat sürmesini ve kafasına zorla sokulan hurafelerden kurtulmasını isteyen Rayber'ın kapısında bulur. Fakat geçmişi, yaşlı adamın hayaleti ve kafasındaki tekinsiz ses onu bir an olsun yalnız bırakmayacaktır. Tarwater'ın kutsallık ve dünyevilik arasında yaşadığı ikilem O'Connor'ın şaşırtıcı ve dokunaklı üslubunda hayat buluyor. Zorbaların Elinde modern edebiyatın inançla beslenen en unutulmaz yapıtlarından biri olma özelliğini bugün de koruyor. 

"20. yüzyılda ölümünün ardından edebi şöhreti Flannery O'Connor -ve bir istisna olarak Sylvia Plath dışında- kadar hızlı ve dramatik bir şekilde artan bir yazar daha yoktur, O'Connor'ın eserleri 1964'ten bu yana edebi kanonun bir parçasıdır." 
-Joyce Carol Oates-


--reklam--
Zorbaların Elinde Alıntıları - Sözleri
“O gözlerdeki anlamı bildikten sonra, rengin ne önemi var ki? Onların gerisinde ne olduğunu biliyorum.”
“Ölüler ayrıntıları dert etmez.”
“Öldüklerinde Tanrı’ya şükrederim, böylece anımsanacaklardan biri eksilmiş olur.”
Ölüler ayrıntıları dert etmez.
"Kimse seni rahatsız etmeycek," diye mırıldandı Zenci, hanımeli duvarını arkasına hiç bakmadan aralarken. "Bu da sana dert olucak."
“Bir çocuk kendini savunamaz. İnanmak, çocukların lanetidir.”
İnanmak çocukların lanetidir.
Delilikle boşluk arasındaki o daracık çizgide dimdik duruyordu; dengesini yitirme vakti gelince de niyeti boşluğa doğru sendelemek, dolayısıyla kendi seçtiği tarafa düşmekti.
Vebayı çağırana veba ! Kılıcı çağırana kılıç !
Vakit nakittir, ama nakit kana benzer ve zaman kanı kurutur, toza çevirir.
--reklam--
Zorbaların Elinde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Oldukça sarsıcı bir “dincilik” ve sistem eleştirisi… Dincilik diyorum evet, çünkü inanç demek güzel duygulara da ihanet gibi geldi bana bu kitabı okurken. Din dogmalarının eylem gücü ile fikir insanlarının basiretsizliği öyle bir kıyasla anlatılıyor ki etkilenmemek elde değil. Kelimelere dökülemeyecek çok şey var bu kitapta. Anlatmak da çok güç. Kitabı düşündükçe başka şeylerin daha da anlamlı geleceğini düşünmeden edemiyorum. (Damla) 
Şiddet!!!: Cinsel, fiziksel, psikolojik... Her türlü şiddet örneği.

Aslında inceleme yazmayı düşünmüyordum. Ama oldu...
Olanlar oldu... O yoğun duygular ve düşünceler ile cebelleşmekteyken ben ne olduğunu bilmeden bir zamanlar rastgele almış olduğum bu kitap ile kasvet ile doldum taştım.

İnancın nasıl olup yanlışlıklar ve rahatsızlıklar ile birlikte bir saplantıya dönüşüp de bir çocuğun evet bir çocuğun hayatını mahvedebileceğini... Onunla birlikte başka hayatları da yok ettiğini...

Anlatamıyorum. Gerçekten anlatamıyorum. Üzerimde oluşan etkiyi ne yaparsam yapayım aktaramayacağım. Zaten görmeyeceksiniz de... Yazmak da istememiştim oysa ama kayıtsız kalamadım. Okumayı düşünenler varsa eğer düşünmemeli!

İçinde bulunduğum şu zamanlarda öyle bir cümleler okudum ki paylaşmadığım... Hesaplaşmaların, ruhsal bunalımların, normal olmayan psikoloji ve saplantının neleri doğurduğunu ne kadar anlatabilirim ki...

Tek bir yöne bakarak ilerle! Gözlerini ondan ayırma! Sadece o amaca odaklan! Sana emrediyorum! Dercesine bebeklikten itibaren yaşanılan travmanın sonucu olarak çözüm her şeyi yok etmek mi olmalıydı?

Soruyorum size ey pislik insanlar! Kendinizden başka bir dünyayı görmeyi ne zaman başaracak ve kendi dünyanızdaki saplantılarınız uğruna daha kaç insanı mahvedeceksiniz? Günden güne fikirlere görüşlere dine siyasete ... Oraya çok güzel cümleler de kurabilirim. Küfür içerikli. Her neyse tüm bunların başkaları için bir saçmalık olduğunu ne zaman farkedeceksiniz? Başkalarının hayatlarına vaaz vere vere müdahale etmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?

Vaaz veren adam öldü gitti geriye mahvolmuş bir çocuk bıraktı... Yaşamı, hayatı hiçbir zaman varolmamış, saçma sapan inanışlar uğruna, kendince ona başkaldırarak oysa kendine başkaldırarak, o hiç tanışamadığı dünyayı yıktı. 14 yaşında bir çocuk! Hele öyle bir yer vardı ki ne olduğunu anlayamadığım, aslında anlayıp anlamak istemediğim yeter bu kadarı fazla dediğim... Biraz abarttım kabul ediyorum. Çünkü her nasıl olsa bir roman.

Gerçek hayatta yok mu sanıyorsunuz? Her gün aç haber izle. Beyni sulanmış çocukları seyret. Psikolojik şiddet ile kafayı yemiş yetişkinlerin altındaki travmanın çocukluğuna dayandığını aç da izle. Cinsel şiddet ile birlikte tüm dünyasını karanlığa gömmüş çocukları ve onlardan ortaya çıkacak yeni canileri izle...

Zaten tek yaptığımız bu değil mi? Susup izlemek... Cıkcıkcık! Diye de tepki verir iki üç kınama, instagram twitter facebook paylaşımları, sonra aman bu insanlar ne duyarlı desinler desinler... Bunları yaparken cafelerde oturup kahve içmeyi de ihmal etme tabiki elinde telefon, ordan seç en uygun kınama metnini kopyala yapıştır ohh senden duyarlısı yok...

Kendimden iğreniyorum... Size o mutlu hayatlarınız ile başarılar. Ben yok olmaya gidiyorum yavaş yavaş... (Esther. Sema) 
Francis Marion Tarwater, büyük dayısı ihtiyar Tarwater tarafından koyu bir bağnazlık, inanç öğretisiyle, hatta peygamber olacağı inancıyla yetiştirilir.İhtiyar Tarwater’ın ölümü sonrası yalnız kalan Francis,öğretmen dayısı Rayber’ın yanına gider.Rayber, Francis’in tüm hurafelerden kurtulup, normal bir çocuk gibi yaşaması için uğraşsa da kolay değildir, geçmişin gölgesinden kurtulmak.
Çok karanlık, sarsıcı bir kitaptı Zorbaların Elinde.
“Flannery O’Connor, benim kuşağımın en büyük hikâyecisidir.” demiş Kurt Vonnegut (Özlem Akbaş) 
--reklam--
Zorbaların Elinde PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Flannery O'Connor - Zorbaların Elinde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zorbaların Elinde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Flannery O'Connor Kimdir?
Flannery O'Connor (tam adı Mary Flannery O'Connor, d. 25 Mart 1925, Savannah, Georgia – ö. 3 Ağustos 1964, Baldwin County,Georgia), ABD'li romancı, kısa öykü ve makale yazarı. Babası gibi lupus nedeniyle, 1964'te öldü.

Amerikan edebiyatının önemli seslerinden olan O'Connor, 2 roman ve 31 kısa öykü ile sayısız eleştiri kaleme aldı. Güneyli bir yazar olarak, genelikle "Güneyli gotik" türde eserler verdi, yöresel unsurlara yer verdi ve "grotesk karakterler" yarattığı söylendi. Ancak, kendisi bu fikre katılmaz. Eserleri genellikle güneyde ve ahlaki açıdan sorunlu karakterler etrafında geçer; ırk konusu ise, alttan alta işlenir. En belirgin özelliklerinden biri, okura çok daha sonra ne olacağını önceden sezdirmesidir. Her eserini rahatsız edici ve ironik bir şekilde sonlandırır; onları adeta bu şekilde "işaretler."
--reklam--
Flannery O'Connor Kitapları - Eserleri
A Good Man Is Hard to Find and Other Stories
Bilge Kan
Her Çıkışın Bir İnişi Vardır
Zorbaların Elinde
Ormanın Tam İçinden
The Letters of Flannery O'Connor and Caroline Gordon
A Prayer Journal
The Complete Stories
--reklam--
Flannery O'Connor Alıntıları - Sözleri
.
Birçok insanı seviyorum, hiçbirini anlamıyorum.

... (A Prayer Journal)
.
Bu gün ve bu saatte eğitim denebilecek her şeye sahibim ama buna aldanmıyorum.

... (A Prayer Journal)
.
Onun hakkında, kalbine inebilmek için neredeyse çok fazla şey hissediyorum. O benim için bir tür keder.

... (A Prayer Journal)
.
Bir gözüm kısılmış halde hepsini bir lütuf olarak kabul edebilirim.

... (A Prayer Journal)
..."Galiba karın kendini dine fazlaca kaptırdi," demişti Bay Greenleaf'e 1keresinde kibarca.
"Hiç1şeyde ölçüyü kaçırmamak lazım, değil mi ama?"... (Her Çıkışın Bir İnişi Vardır)
.
Çocukluğunu atlatan herhangi biri, yaşam hakkında ona hayatının geri kalanını yaşatacak kadar bilgi sahibidir.

... (The Complete Stories)
...günün 1inde seni kurtaracağım. İyiler kazanacak sonuçta."
"Iyilikleri yalancıktansa kazanamazlar," dedi oğlan,
"hele haksızsalar, dürüst değilseler, asla."... (Her Çıkışın Bir İnişi Vardır)
İnanmak çocukların lanetidir. (Zorbaların Elinde)
..."Elinde 1şey varsa," dedi,
“ona özen göstermen lazım."... (Her Çıkışın Bir İnişi Vardır)
.
Tüm insan doğası lütfa şiddetle direnir çünkü lütuf bizi değiştirir ve değişim acı vericidir.

... (A Prayer Journal)
“Geldiğin yer gitmiştir, gideceğini sandığın yer asla orada değildir ve bulunduğun yer, ondan uzaklaşmadıkça hiçbir işe yaramaz. Olman gereken yer nerede? Yer yok. Senin dışında hiçbir şey sana yer veremez. Sahip olduğun tek yer şu anda kendinde." (Bilge Kan)
"Şu hayatta gerçekten zevkli olan tek bir şey yok." (A Good Man Is Hard to Find and Other Stories)
.
Tecrübesiz mahkumiyet sertlik yaratır.

. (The Letters of Flannery O'Connor and Caroline Gordon)
Yalnızca oku (A Good Man Is Hard to Find and Other Stories)
Hayatın hayhuyu içinde zaman öyle bir geçiyordu ki insan hâlâ genç mi yoksa çoktan yaşlanmış mı olduğunu anlayamıyordu bile. (Bilge Kan)
...Talep etmediğin 1şeyi almayı nasıl ümit edebilirsin??? (Her Çıkışın Bir İnişi Vardır)
...gelin görün ki kalbi her şeye rağmen inatla atmayı sürdürüyordu. (A Good Man Is Hard to Find and Other Stories)
...Bencillik dışında her kusur hoşgörüyle karşılanabilirdi... (Her Çıkışın Bir İnişi Vardır)
.
İnanç gelir ve gider. Görünmez bir okyanusun gelgitleri gibi yükselir ve düşer.

İnancın sonsuza kadar seninle kalacağını düşünmek küstahlıksa, inançsızlığın da sonsuza kadar kalacağını düşünmek küstahlık olur.

... (A Prayer Journal)
"Geçmiş ile gelecek onun için aynı şeydi, biri unutulmuştu, diğeri de hatırlanmıyordu..." (A Good Man Is Hard to Find and Other Stories)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/zorbalarin-elinde-flannery-oconnor-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)