# Tromboz nedir, belirtileri ve tedavisi nelerdir?

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/-316843
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-20T14:16:13+03:00
- Güncelleme: 2022-09-20T18:50:00+03:00
- Yazar: UZM. DR. SERDAR KALKAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/tromboz-nedir-belirtileri-ve-tedavisi-nelerdir-316843.jpg

Tromboz nedir, belirtileri ve tedavisi nelerdir?

Tromboz nedir?

Tromboz, kan damarlarının birinin veya birden fazlasının kan pıhtısı (trombus) tarafından tamamen veya kısmen tıkanmasıdır.

Kan, arter veya toplar damarlarda, özellikle de bacakların derin damarlarında vücudun diğer bölgelerine göre daha yavaş aktığı için tromboz en sık bu damarlarda görülür.

Pıhtı veya pıhtı parçalarının kan yoluyla akciğerlere veya beyne giderek orada tıkanıklığa sebep olması sık rastlanan bir sağlık sorunudur. Bu durum yaşamı tehdit eden pulmoner emboli veya felce yol açabilir

Tromboz belirtileri

Trombozun çok tipik belirtileri vardır. Pıhtının nerede oluştuğuna bağlı olarak semptomlar kısmen farklılık göstermektedir.


Bacaklarda oluşan tromboz


Tromboz, özellikle alt bacağın büyük damarlarında yaygındır. Bunun nedeni kanın yerçekimi nedeniyle kalbe daha yavaş geri dönmesidir.

Bacaklarda en yaygın tromboz belirtiler:


Baldırın şişmesi (sıklıkla ayak bileği bölgesi ve ayak)

Alt bacakta ağırlık ve gerginlik hissi

Su tutma (ödem)

Alt bacakta, bazen ayak, uyluk veya kasıkta kas ağrısına benzeyen ağrılar

Sıkı, parlak mavimsi ve renksiz cilt

Alt bacağın aşırı ısınması

Cilt damarlarının daha görünür olması

Hafif ateş

Hızlı nabız


Bahsedilen semptomlardan bazıları eksik olsa bile, bu durum bacaklarda bir tromboz olasılığını dışlamaz.


Kollarda oluşan tromboz


Kollarda bacaklara göre çok daha az sıklıkta tromboz oluşur.

 Kollarda en yaygın tromboz belirtiler:


Etkilenen kolda şişme ve sıcaklık artışı

Elin şişmesi

Mavimsi ve çıkıntılı cilt damarları

Kolda kısmen renk değişikliği (kırmızımsı-mor)

Kol ve kol hareketlerinde baskılı ağrı


Kollarda trombozun semptomlara genellikle bacaklardakinden daha şiddetlidir.


Anal tromboz (anal ven trombozu)


Anal tromboz, anüs bölgesinde meydana gelen ağrılı şişlik ile fark edilir. Alt anal kanaldaki küçük bir damarın bir kan pıhtısı tarafından bloke edilmesi ile ortaya çıkar. Çok ağrılı olması nedeni ile hemoroidden(Basur) ayırt edilir. Anal ven tromboz, özellikle doğrudan açıklık bölgesinde olduğu için çok ağrılıdır ama genellikle tedaviye hızlı cevap verir.


Serebral venöz tromboz (sinüs ven trombozu, SVT)


Serebral venöz tromboz (SVT) beyindeki oksijenlenmemiş kirli kanı (venöz kanı) taşıyan damarlarda pıhtı oluşması ile ortaya çıkan tromboz dur. Serebral venöz trombozu beyin damarlarında kan akışını bozar.

Serebral ven trombozun en yaygın belirtileri:


Baş ağrısı

Mide bulantısı ve kusma

Boyun tutulması

Yüzde basınç ve ağrı

Epileptik nöbetler

Felç belirtileri

Duyusal bozukluklar



Diğer vücut bölgelerinde oluşan tromboz


Prensip olarak, vücuttaki tüm kan damarlarında tromboz gelişebilir. Diğer vücut bölgelerindeki damarlarda oluşan trombozun semptomları ekstremitelerdeki trombozun aksine, genellikle belirsizdir. Bu tür trombozda şiddetli ağrı veya organların işlev bozukluğu kimi zaman oluşmaz veya azdır. Spesifik olmayan bu tür trombozların semptomlarını netleştirmek için daha fazla tıbbi muayene ihtiyaç vardır.

Tromboz nasıl teşhis edilir?

Trombozun teşhisi için fiziki muayeneye, hasta hikayesine, laboratuvar analizlerine ve görüntüleme tekniklerine ihtiyaç vardır.

Hastanın durumuna göre değişen testler şunlarıdır:


Ultrason:Bu test ile damarlardaki kan akışına bakılır ve bunun için ses dalgalarını kullanır.

Kan testleri:Kandaki D-dimer ölçülerek pulmoner emboli (akciğerlerdeki pıhtı) veya venöz tromboz (toplar damarlardaki pıhtı) çabucak ekarte edilir.

Venografi:Bu test için damarlara kontrast madde enjekte edilir. Daha sonra kan akışını görmek ve pıhtıyı aramak için röntgen çekilir (Kontrast madde: Damarların röntgende daha kolay görülmesini sağlar).

MRI, MRA veya BT:Bu görüntüleme prosedürleri pıhtının türüne ve bulunduğu yere bağlı olarak değişir.


 

Trombozun nedenleri ve risk faktörleri nelerdir?

Kandaki pıhtlasma eğiliminin makul bir tetikleyici nedeni bulunamaz ise altta yatan sebebi bulmak için trombofili testi tavsiye edilebilir (kanın pıhtılaşma eğilimini bulma testi). Bu ayrıntılı kan testi, özellikle ailede pıhtılaşma bozuklukları biliniyorsa faydalıdır.

Özellikle genç hastalarda, damarların doğuştan gelen anomalilerine bakılmalıdır. Bu trombozu tetikleyen bir risk faktörüdür.

Yaşlı hastalarda tümörü olup olmadığı bakılmalı çünkü trombozun arkasında bazen bir kanser tümörü olabilmektedir. Bu durum ne kadar hızlı keşfedilirse iyileşme şansı o kadar fazladır.

Trombozu tetikleyen temel faktörler


Bozulmuş kan akışı


Kan damarlarda çok yavaş akıyor veya girdaplar oluşturuyorsa, bu trombozu teşvik edebilir.

Risk faktörleri


Yatalak olma, felç veya bacak alçısı nedeniyle uzun süreli hareketsizlik

Otobüste, arabada veya uçakta uzun ve sıkışık vaziyette oturma

Geniş varisli damarlar

Kalp yetmezliği

Atriyal fibrilasyon (Kalp ritminde hızlanma ve düzensizlik)

Kemik çıkıntısı veya tümör gibi kitlelerin damarlarda basınç oluşturması



Değişen damar duvarı


Kan çok yavaş akıyor veya akış sırasında girdaplar oluşuyorsa, bu durum trombozu teşvik eder. Yaralanmalar, yanıklar, iltihaplanma veya enfeksiyonlardan kaynaklanan damar duvarı hasarları veya değişiklikleri veya atardamarlarda vasküler kireçlenme de (damar sertliği) trombozu teşvik eden önemli risk faktörleridir.


Değişen kan bileşenleri


Kan bileşenlerinin değişmesi veya değişime katkı sağlayacak etkenler de pıhtılaşma için risk oluşturur.

Risk faktörleri


Kan pıhtılaşma bozuklukları. Örneğin, APC direnci, Faktör V Leiden mutasyonu(Faktör V Leiden: kalıtsal bir kan pıhtılaşması bozukluğudur).

Kan hastalıkları. Örneğin, kanda çok fazla kırmızı kan hücresi olması (polisitemi)

Viskozitenin artması. Kanın susuz kalması ile akışkanlığının azalması

İlaçlar. Örneğin doğum kontrol hapı, menopoz sırasında hormon replasman tedavisi

Kanser

Kan akışını düşürme ile ilgili yapılan müdahaleler

Hamilelik

Sigara içmek

Fazla kilo



Kortizon kullanımı


Kortizon kullanımı hemostatik (kanamayı durduran) ve fibrinolitik (kan pıhtılsini eriten) sistemlerde değişikliklere neden olur ve bu da spontan olarak alt bacakların derin damarlarında (DVT), akciğerlerde (pulmoner emboli) tromboz riski oluşturur. Jama Internal Medicine derginin 2005 yılı ile 2011 yılları arasında tromboz nedeni ile hastahaneye yatan toplam 38.765 hastanın verileri incelendi.

Sonuç: Tromboz vakasından 90 gün önce kortizon alanlarda risk 2.31 kat, yeni kortizon alanlarda ise riskin 3.06 kat artmış olduğu bulundu


Genetik yatkinlik


Genetik yatkınlık, kanın damarlarda pıhtılaşmasına sebep olan önemli bir başka faktördür.

Tedavi

Trombozu tedavi etmenin temel amacı, pıhtının damar duvarından ayrılmasını ve kan dolaşımı ile hayatı organlara gitmesini yani emboliyi önlemektir, zira pıhtı yaşamı tehdit edebilecek bir arteri tıkayarak ekstremitelerde veya organda uzun süreli, onarılamaz hasarlara yol açabilir (posttrombotik sendrom).

Tedavide kullanılan üç temel yöntem vardır


Kompresyon tedavisi

İlâçlı tedavi

Ameliyat


Hangi yöntemin kullanılacağı pıhtının oluştuğu yere bağlı olarak değişir. Kimi zaman farklı tedavi yaklaşımları birlikte kullanılır.

1- Kompresyon tedavisi

Ekstremitelerde yakın zamanda bir tromboz olması durumunda önemli acil önlemler alınmalıdır. Örneğin, etkilenen bacak veya kol kaldırılarak kompresyon bandajı uygulanmalıdır. Bu durum damarın daha fazla tıkanmasını ve ekstremitelerin daha fazla şişmesini önler. 

2- İlaçlı tedavi

İlâçlı tedavinin amacı, kan pıhtısının daha fazla büyümesini ve muhtemelen pulmoner arterlere (kanı kalpten akciğerlere taşıyan kan damarları) geçmesini önlemektir. En iyi durumda, ilaç vücudun kendi enzimlerini olumlu yönde etkileyerek trombüsün/pıhtının tekrar küçültmesine hatta tamamen çözmesine neden olur. Ayrıca antikoagülan ilaçlar (kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar) yeni bir tromboz gelişimini de önler. 

Akut tromboz tedavisi: Bu tedaviye, doktorun kesin veya yüksek bir olasılıkla bir tromboz tespiti koyması durumunda hemen başlanır. Tedaviye, trombozun lokalizasyonuna bakılmaksızın direkt Antikoagülasyon ilaçlar ile başlanır ve genellikle başlangıçta kanın pıhtılaşmasını engelleyen heparin kullanılır. Heparin deri altına (subkütan) yüksek dozlarda enjekte edilir veya infüzyon şeklinde verilir. Zira ağızdan alınan heparin mide-bağırsak yolunda parçalanır ve kan dolaşımına girmez. Ayrıca başlangıç için fondaparinuks da kullanılır. Bu etken madde özellikle heparin uygulaması nedeniyle kandaki trombosit sayısının yaşamı tehdit eden seviyeye düşmesi durumunda kullanılır.

Akut tromboz tedavisindeki Rivaroksaban ve Apiksaban gibi oral antikoagülanlar da doğrudan kullanılabilir (DOAC).

3- Ameliyat

İlaç ile pıhtıyı eritmek kanama riski çok yüksek olan bazı hastalar tercih edilmez.

Kateter ile kan pıhtısını çıkarma: Bazı durumlarda pulmoner damardaki kan pıhtısını çıkarmak için bir kateter kullanma seçeneği de vardır. Kateter, etkilenen damara dikkatlice sokulur ve kan pıhtısına ulaşılır. Daha sonra kan pıhtısı küçük parçalara ayrılarak damardan uzaklaştırılır. Pıhtıyı çıkarma sırasında bazen ultrasonik dalgalar da kullanılabilir. 

Açık ameliyat ile kan pıhtısını çıkarma: Bazı durumlarda ise kateter ile pulmoner emboli pıhtı çıkarma işlemi başarısız olur. Bu durumda kan pıhtısı açık ameliyat ile çıkarılır. Bu prosedüre pulmoner embolektomi denir. Genel anestezi yapılan bu ameliyatta hasta operasyon süresince kalp-akciğer makinesine bağlanır.

Tromboz riskini düşük tutmak için alınacak basit önlemler


İdeal kiloda kalmak

Uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınmak

Özellikle 4 saatten uzun yolculuklarda, uçak, tren veya otobüsle seyahatlerde en az saatte bir kalkıp hareket etmek

Topuk parmak-egzersizleri yapmak veya hareket etme imkanı yoksa ayaklar ile dairesel hareket yapmak.

Araba kullanırken en az iki saatte bir durup hareket etmek

Seyahatlerde bol su içmek ve bol giysiler giymek

Doğum kontrolü hapı alınması durumunda, replasman tedavisinde, hamilelik sırasında ve hemen sonrasında hormonal bir preparat alındığında pıhtılaşma riski hakkında doktordan bilgi almak

Kalp yetmezliği, diyabet veya diğer sağlık sorunlarını mümkün olduğunca istikrarlı tutmak için tüm kişisel bakım önlemlerine titizlikle uymak

Düzenli egzersiz, yürüme, koşma, bisiklet sürme gibi bacak kaslarını hareket ettiren aktiviteler bacak damarlarındaki kan akışını teşvik eder, zira hareket sırasında kaslar, bir pompa gibi her adım atışta damarlara dışarıdan baskı yaparak kanın yukarıya çıkmasını sağlar


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/-316843)