# 17 Aralık operasyonunun çözüm sürecine etkisi

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/17-aralik-operasyonunun-cozum-surecine-etkisi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-02-14T14:38:07+02:00
- Güncelleme: 2014-02-14T14:38:07+02:00
- Yazar: MUHAMMED İKBAL SAYLIK
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Hükümetin, sivil iradeye darbe operasyonu dediği, muhalefet ve cemaat
çevrelerinde yolsuzluk ve rüşvet operasyonu olarak adlandırılan 17 Aralık
operasyonu, Türkiye siyasetinde bir dönüm noktası oldu aslında.
Bu operasyonun
en önemli sonuçlarından birisi de 2002’den beri devam etmekte olan AK
Parti-Gülen cemaati ittifakının bozulması oldu.
Gelinen
noktada CHP ve MHP, doğal olarak AK Parti’nin karşısında cemaatin yanında saf
tutmuş görünüyorlar.
Kürtlere
ve Kürt siyasi hareketine gelince; bu kesim, ülkenin batısındaki muhalefetin
aksine, farklı bir pozisyon almayı tercih etmişe benziyor.
Bu noktada
Kürtler, tıpkı Gezi Parkı olayları ve sürecinde olduğu gibi nispeten makul ve
sağduyulu bir tavır içindeler.
Gezi Parkı
sürecinde, kendilerini olayların merkezine çekmeye çalışan Türk solunun tüm
çabalarına rağmen, Kürtler ve Kürt siyaseti, çözüm sürecinin zarar görmemesi
için bu provokasyondan uzak durmayı tercih etti.
Hükümetin
o süreçten ağır bir hasarla çıkmamasını sağlayan birincil faktörler arasında
Kürtlerin sokağa inmemesi, PKK’nin de çatışmasız dönemi başlatmış olması vardır.
Benzer bir
tutumu Kürtler bugün 17 Aralık sürecinde de sergilemektedir.
Operasyon
başladığı günden bu yana, yapılmak istenenin bir darbe olduğunun farkında olan
Kürtler ve Kürt siyasetçileri, yine sağduyulu bir tavır sergilemiş ve olaylara
karşı doğru pozisyon almışlardır.
Kürt
siyasetçileri, bir taraftan, varsa yolsuzluğa ve rüşvete bulaşmış kişilere
karşı gerekli adımların atılmasını ve yargı mekanizmalarının işletilmesini
savunurken, diğer yandan da bu operasyonun hükümeti devirmek için bir bahane
olduğunu dillendirmişlerdir.
BDP
lideri Selahattin Demirtaş’ın bir demecinde belirttiği gibi “hükümetleri
devirmenin yolu yargı değil, sandık olmalıdır”.
Kürt
siyasetçileri bugün çözüm sürecinde tek muhatap olarak AK Parti ve Erdoğan’ı
gördükleri için ve yine AK Parti giderse ortalıkta çözüm süreci diye bir olgu
kalmayacağını bildikleri içindir ki bu süreçte hâlihazırdaki mevcut
pozisyonlarını almayı seçmişlerdir.
Aslında
BDP’nin bu operasyonu bir darbe girişimi olarak görmesinin temelinde, bu
düşüncenin Öcalan tarafından dile getirilmiş olması yatmaktadır.
Öcalan bugün
çözüm sürecinin devam etmesini sağlayan birkaç baş aktörden birisidir ki diğer
aktörlerin Başbakan Erdoğan ve MİT Müsteşarı Fidan olduğunu söylemeye gerek yok
sanıyorum.
Çözüm süreci
demişken, hemen aklımıza şu soru geliyor; acaba süreç 17 Aralık operasyonundan
etkilendi mi?
Benim buna
cevabım hayır olacaktır; aksine, Gezi Parkı ve 17 Aralık süreçleri sonucunda
çözüm sürecinin kıymeti daha fazla anlaşılmış, önemi daha fazla fark edilmiştir.
Çözüm sürecine
şüpheyle bakanlar, geçen yazdan beri yaşanan olaylardan sonra sanırım
pozisyonlarını ciddi bir şekilde gözden geçirmişlerdir.
Bugün Kürt
siyasi hareketi, çatışma, çözümsüzlük, şiddet, kepenk kapatma gibi
olumsuzluklarla değil, diyalog, görüşme, müzakere, çözüm gibi kavramlarla
özdeşleşmeye başlamıştır.
Kürt siyasetinin
gelmiş olduğu nokta ve son olaylar karşısında aldığı tutum, bütün Türkiye
siyasetinin normalleşmesi açısından da olumlu bir adımdır.
Çözüm süreci
hiçbir kesintiye uğramadan devam etmeli, Öcalan ve devlet arasındaki görüşmeler
yasal bir zemine oturtulmalıdır.
Nitekim
Başbakan Erdoğan da çözüm süreci konusunda herhangi bir kesinti ve geri adım
olmayacağını çeşitli vesilelerle dile getirmiştir.
Önümüzdeki
süreçte Öcalan’la görüşmelerin yasal bir zemine oturtulması için gereken
adımların atılmasına şahit olabiliriz.
Bu noktada
Öcalan’ın talep ettiği akil adamlar, gazeteciler, STK temsilcileri ile
görüşmeler yapmasına izin verilmelidir.
Çünkü geldiğimiz
nokta itibariyle Öcalan’ın konuşması, çözüm açısından önemli bir hal almıştır.
Son yayınlanan
sorgu videolarıyla bir itibarsızlaştırma kampanyası yürütülmüş olsa da bugün Öcalan,
Kürtlerin önemli bir kısmı için tartışılmaz bir lider pozisyonundadır.
O yüzden,
mevzu barış ve çözüm ise, konuşması, susmasından daha hayırlıdır.
Gelinen
nokta itibariyle, 17 Aralık operasyonu, çözüm sürecini değersizleştirmemiş,
aksine daha önemli ve kıymetli bir noktaya getirmiştir.     
Bugün Kürtlerin
ezici bir kesimi ve Türklerin çok önemli bir bölümü çözüm sürecinin devamı
noktasında hemfikirdir.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/17-aralik-operasyonunun-cozum-surecine-etkisi)