# (Ana)yasal (Vatan)daşlık!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/anayasal-vatandaslik
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-05-22T10:57:10+03:00
- Güncelleme: 2013-05-22T10:57:10+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

(Ana)yasal (Vatan)daşlık!


İhmal
edilen “Süreç”! Toplumun
şirazesi bozulmadan yapılması gerekenler var! Zira şirazesi bozulan bir toplumu;
ne şiir, ne korku, ne kültür, ne de edebiyat bir arada tutar! Gerçekleri
görmemek için gözlerini kapatan, önünü de görmez!


Kimi
kafasına bir şeyler sokmaya çalışır, kimi de kafasındakileri boşaltmaya! Başı
ağrıyınca, birbirine uyku tavsiye eden bir millet olmuşuz. Uyumayı çare edinen
bir milleten ne beklenebilir ki!


“Süreç”
ve “Çözüm”!


Yakın
tarihe baktığımızda: 1967- 1969
yıllarında DDKO
insiyatifinde gerçekleştirilen mitinglerle (Doğu mitingleri) seslerini duyurmaya çalışan kürtleri karşımızda
buluruz. Bildiğim kadarıyla bu oluşumda bulunanlar, eylemlerini yasal alanda
yapıyorlardı.


Anayasal vatandaşlık ve eşitlikçi bir anayasa bu
sorunu çözer mi? “İhmal”
edilen zaman, gelinen nokta, süreç ve karşılaşılan “Sonuç”.


Soğuk bir kış akşamında evsiz olduğundan dışarıda
kalmış birisini evinize alıp korumak ve daha sonraları da kendi çocuklarınızla
eşit haklara sahip kılmak; örneğin mirasınıza ortak kılmak bir mana ve erdem
taşır. Fakat kendi çocuklarınızı mirasta eşit kıldığınızın bir anlamı olur mu?
Bu, olsa olsa eskiden çocuklarınız arasında adil davranmadığınızın ve bundan
sonra eşit kılacağınızın itirafı ve göstergesi olur!


Bildiğim kadarıyla anayasal vatandaşlık felsefesi;
vatanı olmayanları, kendi vatanınıza alıp onları anayasa ile kendi
vatandaşlarınızın yararlandığı haklardan eşit olarak yararlandırmaktır. Fakat
vatanı olanlar için veya kendi vatanlarında olanlar için böylesi bir söylem ne
kadar doğrudur?


Sol rüzgârın estiği ve ülkeyi kasıp kavurduğu dönemde, bir kısım Kürt
gençleri ve Türk gençleri aynı çizgide faaliyet göstermeye başladılar. Bu, iki
ayrı halkatan aynı hedef için yola koyulan bireylerin Fikir Kulüpleri
Federasyonu  (FKF) oluşumu çatısı altında
toplanmalarını sağladı. Fakat, FKF (Fikir Kulüpleri Federasyonu)
nun yönetiminde
MDD (Milli Demokratik Devrim) anlayışının etkin pozisyona yerleşmesi, FKF’nin
tasfiyesini ve DEV-GENÇ’in kurulmasını berabrinde getirdi. Fikir Kulüpleri Federasyonunun DEV-GENÇ’ e
dönüşmesi aynı dönemde sol blokta bulunan Kürtlerin,
DDKO’yu (Devrimci Doğu Kültür
Ocakları) kurup
ayrı örgütlenmeyi başlattığı dönemi de başlattı. Sol çizgide duygusal kopuş başlamıştı artık… İşte bu süreçten
sonra, günümüze kadar, sol çizgide bulunan
Kürtler ve Türkler ayrı ayrı hareket etmeye başladı. Bu kopuştan sonra, Kürtler
kendi aralarında da ayrı ayrı gruplar olarak yollarına devam etmeye başladılar.
Bu, bir nevi Kürtleri; kendi aralarında da parçalanmaya itti. Sonrası malum ve
benim malumu ilan etmeye niyetim yok! 


Bangladeş’in bağımsızlık sürecinde yaşanan islami
paradigmaların yarattığı fikirler ayrılığı, şimdi bizde yaşanıyor. Pakistandan
ayrışma sürecinde, iradenin/devletin paralelinde fikir beyan ederek; bu
ayrışmanın mevcut olan islami devleti zayıflatarak, islama zarar vereceği
gerekçesiyle; karşı çıkıp bu yönde fetva verenler olduğu gibi, buna karşın Bangladeş
ulusal kurtuluş mücadelesini islami kurallara bağlı kalarak destekleyip aslında;
bir halkın özgürleşmesinin karşısında durmanın gayri islami bir duruş olduğunu
vurgulayanlar da oldu. Bu bağlamda Bangladeş ulusal kurtuluş mücadelesini
destekleyenler ve onu islami temellere dayandırma çabasına girenler, ya hiçbir ırk için devlet olmamalı
veya isteyen her ırkın ‘Özgür bir devlet’ sahibi olmasının islami kurallara
aykırı olmaması gerektiğine inandıklarını ve bu doğrultuda tavır takındıklaranı
deklere ettiler. Bu ses gür çıkmaya ve halkta yankı bulmaya başladı ve olanlar oldu. Bangladeş’in durumu
ayan beyan ortada…


Yıllar önce sol cenahtaki Türkleri ve Kürtleri
yol ayırımına götüren tartışmalar bugün müslüman-dindar cenahtaki Kürtler ve
Türkler arasında da yaşanmaya başladı ama daha duygusal kopuşa ulaşmadı. Sol
cenahı ayrıştıran sebepler ya derhal izale edilmeli veya kollektif bir refleksle/akılla
birbirlerini adalet ve hak merkezli reçetelerle ikna yolunu bulmalı,
mağduriyetler telafi edilmeli ve ihmal edilmiş olan bağlayıcı değerleri
samimiyetle tamir etmeliler. 


Şayet sol çizgideki Türkleri ve Kürtleri ayrıştıran
sebepler baki kalmaya devam ederse; sağcı/dindar-müslüman çizgideki Kürtleri ve
Türkleri de ayrıştırıp ayrıştırmayacağına tarih tanıklık edecektir. 


@MBHedbi

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/anayasal-vatandaslik)