# Asrın davasında karar

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/asrin-davasinda-karar
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-08-07T10:32:09+03:00
- Güncelleme: 2013-08-07T10:32:09+03:00
- Yazar: MUHAMMED İKBAL SAYLIK
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Ergenekon davası
bu ülke tarihinde asrın davası olarak nitelendirilmeyi hak ediyordu.
Cumhuriyet tarihi
boyunca devleti çepeçevre saran sarmalın ortaya çıkarılması ve tamamen tasfiye
edilmesi açısından çok önemli bir davaydı.
Mevcut durumda
henüz tamamı ortaya çıkarılmamış olsa da ve hatta belki de sadece buzdağının
görünen kısmı deşifre edilmiş de olsa, gelinen nokta asla ve kat’a küçümsenecek
bir nokta değildir.
Ergenekon, bu
ülkede bizim isteğimiz dışında bir şey olamaz” diyenlerin mağlubiyeti tattığı
bir davadır.
Canı istediğinde
başbakan asan, canı istediğinde hükümetler deviren ve hükümetler kurduran, canı
istediğinde ülkeyi karıştıran bir yapılanmanın beline vurulan esaslı bir
darbedir Ergenekon davası.
27 Mayıs’ta
Başbakan idam eden, 12 Mart’ta iktidar indiren, 12 Eylül’de tüm kesimleri
silindir gibi ezen, 28 Şubat’ta din düşmanlığı üzerinden halkın kendisine cephe
alan ve meşru iktidarı alaşağı eden ve 27 Nisan’da halkın içinden çıkacak bir
cumhurbaşkanını engellemek için muhtıralar veren bir yapı ve bir süreçle olan
hesaplaşmanın adıdır Ergenekon davası.
Tüm
darbecilerden, darbeseverlerden, darbe destekçilerinden ve cuntacılardan hesap
sorulan davadır bu.
Kürt
coğrafyasında devlet adına terör estiren, adam öldüren, köy yakıp köy boşaltan,
faili meçhullere ve yargısız infazlara imza atan “kudretli” devletlularla
hesaplaşıldığı davadır Ergenekon.
Gerçi henüz
Ergenekon’un asıl insanlık suçlarını işlediği Doğu ve Güneydoğu dosyası açılmış
değil ve o dönem devleti yöneten Demirel, Çiller gibi isimlere henüz dokunulmuş
değil ama başta Veli Küçük, Arif Doğan ve Atilla Uğur olmak üzere bu coğrafyada
devlet terörü estiren isimlerin aldığı cezalar vicdanları bir nebze de olsa
rahatlatan kararlardır.
Atilla Uğur
demişken, bir dönem ilimizde görev yapan bu askerin o dönem çok içli dışlı
olduğu bazı isimler aldığı cezayla ilgili ne düşünüyorlar merak ediyorum.
Özellikle son
birkaç seçimdir adeta AK Parti kapısından ayrılmayan eskinin ANAP’lı şimdinin
AK Parti’li bir siyasetçisi, geçmişte çok sıkı fıkı olduğu Atilla Uğur’un
aldığı cezaya üzülmüş müdür acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Tekrar konumuza
dönersek, verilen bu cezalar, her ne kadar nihai kararlar olmasa da, bundan
sonrası için bir mesaj niteliği taşımaktadır.
Artık bu ülkede hiç
kimse darbe yapmayı aklından geçiremeyecektir.
Bir zamanlar komisyonlara
ifade vermek için bile tenezzül edip meclise gitmeyen; bakanları şehirlere
sokmayan askerlerin olduğu bir ülkeden genelkurmay başkanlarının sivil
mahkemelerde yargılanıp mahkûm oldukları bir ülkeye geldik.
Ve bu dönüşümün
altında ülkenin son 10 yılına damgasını vuran AK Parti hükümetinin imzası
vardır.
Şunu artık kimse
unutmasın; Türkiye eski Türkiye değildir ve bir daha da olmayacaktır.
Bu ülkedeki
halklar devlet teröründen, hukuksuzluklardan, darbelerden çok çekti.
Böyle bir yapıya
geri dönüşü en başta bu ülkenin halkları kabul etmeyecektir.
Bu davayla sadece
darbe heveslisi askerler yargılanmadı ama aynı zamanda her darbe döneminde
ortaya çıkan ve darbe için zemin hazırlayan diğer odaklar da mahkûm edildi.
Medya, siyaset,
üniversiteler, yargı ve sivil toplumdaki cunta uzantıları da ciddi bir darbe
aldı bu dava sonunda.
Darbe ve muhtıra
döneminde askerlerin seçilmiş sivillere verdileri muhtıraları zevkten dört köşe
olmuşçasına yayınlayan medya; üniversiteleri birer kışla zihniyetiyle idare
etmeye kalkan üniversite idarecileri; durumdan vazife çıkararak sivil siyasetin
alanını daraltmak için elinden geleni yapan yargı ve sivil toplumdaki
şakşakçıların ceza almış olması ileriye yönelik olarak verilmiş bir mesajdır.
Mısır’da kısa bir
süre önce yaşanan askeri darbeye karşı Batı’nın takındığı ikiyüzlü tavır,
Türkiye’de darbecilerin cezalandırıldığı bu davayla birlikte bir kez daha
ortaya çıkmıştır.
Bu ülke bundan
sonra sivil siyasetin belirleyici olduğu; askeri ve bürokratik oligarşinin
sözünün geçmediği bir ülke olacaksa bunda temel etken Ergenekon davası
olacaktır.
Bu noktada
davanın bugünlere gelmesinde büyük emeği olan o dönemin savcısı Zekeriya Öz ve
sonraki savcılara; baskılara rağmen cunta zihniyetini cezalandırmakta tereddüt
etmeyen hakimlere; Ergenekonla ilgili hayati belgeleri gün yüzüne çıkaran Taraf
gazetesinin o dönemki kadrosuna ve diğer basın kuruluşlarına ve süreçte
gösterdiği kararlı siyasi irade sebebiyle de AK Parti hükümetine teşekkür
etmemiz gerekiyor.
Allah bu ülkeye
bir daha böyle karanlık göstermesin.
 























































Mubarek Ramazan bayramınızı tebrik eder, bayramın şehrimiz, bölgemiz,
ülkemiz ve tüm İslam coğrafyası ve dünya için hayır, huzur, barış ve selamete
vesile olmasını diler; yakın coğrafyamızda ve diğer İslam beldelerindeki
savaşların sona ermesini ve akan kan ve gözyaşının bir an önce dinmesini
Allah’tan temenni ederim.  

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/asrin-davasinda-karar)