# Azrail'e davetiye

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/azraile-davetiye
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2012-11-22T12:20:43+02:00
- Güncelleme: 2012-11-22T12:20:43+02:00
- Yazar: MELAYê TORî
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Hiç kuşku yok ki ilahi emir gereği 
‘Bütün canlılar bir gün ölümü tadacaklardır.’ Ama yaşamanın meşru bir 
yolu olduğu gibi ölümün de meşru bir yordamı vardır ve olmalıdır. Yoksa 
eceli ile ölene de, aşırı hızdan trafik canavarına kurban olana da, 
haksızca hayatı bir başkasının müdahalesi ile elinden alınana da KADER 
deyip, sorumluluk bilincinden kendimizi sıyırmaya çalışacağız.

     Herhalde girizgâhtan yürek bakışlarınızı neye çevirmek istediğimi 
anlamışsınızdır. Anlamamış olanlara kısadan hisseye geçiş yapmadan 
söyleyeyim. Ölüm orucu, Açlık Grevi ya da Azrail’e davetiye çıkarma. 
Benim için ismi değil taşıdığı riski mevzu bahis bu dramatik hadisenin. 
Ölüm. İnsan olanın ya da insanlıktan nasibi olanın kanını donduran o 
sonsuz serüvenin ilk basamağı. İlahi bir emir olan ölüme korkunç deyişim
 sizi rahatsız etmesin. Zira temamız olan ölüm yaratıcısının rızası ile 
vuku bulan bir ölüm değildir. Biz ondan gelen ölüme şeb-i arus (düğün 
gecesi ) deriz. Ama haşa o yokmuş gibi davranıp, onun mülküne tecavüz 
etme teşebbüs olan ve insan eliyle gerçekleşen ölüme de yok oluş 
diyoruz. 

Var oluşumuz bize hayatı, hayatta bize ölümü hatırlatmaktadır.  Bizim 
inancımız dünyayı tek kutuptan ibaret sayanların teorisine paralel değil
 ki, birden fazla insanın ölümünü istatistik olarak görelim. Bizim 
ilkelerimize göre bir insanı kasten öldürmek bir alemi öldürmek, bir 
insanı yaşatmak da bir alemi yaşatmakla eşdeğerdir. 

     Bu münasebetle aşlık grevlerinin veya ölüm oruçlarının dinde asla 
ama asla yeri yoktur. Efendim bunlar siyasi konulardır diyenlere ise tek
 bir sözüm var. Hayatın Allahın mülkü olduğuna iman ediyorsan ölümün de 
Allahın mülkü olduğuna inanmak mecburiyetindesin. Ya onun varlığını 
inkar edersin ya da o yokmuş gibi davranamazsın, tafra atamazsın ve 
sorumsuzca konuşamazsın.  

    Her ne olursa olsun insanı bir hakkın elde edilmesi için ilahi bir 
hukuk çiğnenemez. Zaten talep edilen hak eğer insani normlara uygunsa 
elbette o aynı zamanda ilahi bir hukuktur da. Şayet meşru bir hak talep 
ediliyorsa, o zaman gayri meşru bir yola başvurmak yersizdir. İnsanın 
kendi kendini ölüme terk etmesinin, canına kıymasının diğer bir dini adı
 da intihardır. İntihar ise İslam’ın kesinlikle haram saydığı bir 
harekettir. Çünkü bizi yoktan var eden, beden elbisesini giydiren, hayat
 gibi bir nimeti bahşeden Allah, bütün bunları biz insanlara bir emanet 
olarak ihsan etmiştir. İnsan bu emaneti korumakla, onu tehlikelerden 
uzak tutmakla mükelleftir. 

    Ama siz de takdir edersiniz ki insanların kendi taleplerini elde 
edebilmek için kendi varlıklarını masanın üzerine bir koz olarak 
koymaları büyük bir çaresizliğin neticesinin göstergesi olması açısından
 konuya çok farklı perspektiflerden bakmamız lazım.

    Peki insanları bu işe sürükleyenler ya da bu vahim durumlarına bakıp
 temaşa edenlere ne demeli. İslam peygamberi hangi sıkıntıdan dolayı 
olursa olsun, bırakın ölüme davetiye çıkarmayı ölümü temenni etmeyi bile
 yasaklamıştır. 

    İslam’ın temel prensiplerinden bir tanesi de ‘ hayra vesile olan 
hayrı yapan gibidir.  Şerre neden olan da şerri yapan gibidir. Bu 
insanlık dramı karşısında hiçbir inanç sahibinin sessiz kalması dinen 
meşru değildir. Peygamber edasıyla ‘ sizden biriniz herhangi bir gayri 
meşru vakıayı gördüğünde onu eliyle izale etsin, elinden gelmiyorsa 
diliyle karşı çıksın, dilinden de gelmiyorsa bari habb-ı hardal misali 
iman sahibi olduğunu unutmasın da yüreğiyle bu duruma razı olmasın. Biz 
inancımız gereği insanı Allahın birer şaheseri olması hasebiyle kutsal 
sayarız. Ve onu ölüme terk edecek ya da ölümüne neden olacak her türlü 
gerekçeyi de gayri meşru addederiz. 

    Son olarak diyoruz ki, tarih bu insanlık dramına iktidarken muktedir
 gibi davranmayanların ve sessiz kalışları ile suça ortak olanlar kadar 
tezahüratlarıyla sonuna kadar diyen arena ahalisini de affetmeyecektir. 

   Söz konusu insan hayatı ise geresi teferruattır.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/azraile-davetiye)