# Batı ve Haçlı Zihniyetine Karşı-Bilgi,Güç ve İrade Gereklidir

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/bati-ve-hacli-zihniyetine-karsi-bilgiguc-ve-irade-gereklidir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2017-01-11T16:02:03+03:00
- Güncelleme: 2017-01-11T16:02:03+03:00
- Yazar: OSMAN YILDIZ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

                  Batı
ve Haçlı Zihniyetine Karşı-Bilgi,Güç ve İrade Gereklidir


             10-15
yıldan beridir Ortadoğu-Orta Asya ve İslam Coğrafyasında yaşanalar hepimizi bir
alim-bir şair ve de bir yazar seviyesine taşıdı.Yüz binlerle ifade edilecek
genç-yaşlı,kadın-çoluk çocuk ölümlerinin yanında ,yetimler,dullar, göçmen ve
sığınmacılar  gerçeği…İnsanlık dışı
görüntülerin sergilendiği,açlık ve sefaletin yaşandığı coğrafyada, orantısız
güç kullanımı sonucu insan hafızasından kolay 
kolay silinmeyecek tahribatlar oluşturdu.Bu musibetler ne zaman ve nasıl
unutulacak?


Şu  tespit size neyi
ifade ediyor? Son zamanlarda Müslümanlar 3 şeyle karşılaşıyor.Ya ölüyor,ya
hapse giriyor, ya da sürgün ediliyor.Bu kabul edilebilir bir durum olmasa
gerek.


Soru Şu: Peki Müslümanlara bütün bunların hepsini kim?  ne için? ve neden  yaşattı? Bunu tahlil edip cevabının  bulunması gereklidir.


 İllaki bir musibet
gerekmez bazen fakat, işin iç yüzünü  ve
mahiyetini öğrenmek için  bizlere ve
insanlığa bir musibet  gerekiyormuş
demek.”Bir musibet bin nasihata bedeldir” boşuna buyurmamışlar.Artık ibret alma
ve derin uykudan uyanma zamanı gelmedi mi? Ödenen bedeller yetmedi mi?Neden hep
bu Coğrafya diye hiç düşünüyor muyuz?Muhakkak düşünüyoruz….Ve ödenen bedeller
de muhakkak yeterlidir diyoruz..


Eee peki bunları diyorsa insanlık, bir şeyler yapması icap
etmez mi? Evet dediğinizi duyar gibiyim..


Hz.Ali (ra) “Sonuçlara 
dikkat  eden tehlikelerden
kurtulur.”sözü şu anda Başta Türkiye  ve
İslam Coğrafyasının içinde bulunduğu 
durumu  ve bu  durumun sonrasında neler yapması gerektiğine
ışık tutmaktadır.


Başta Türkiye olmak üzere bu coğrafyanın
özelliğini,durumunu,önemliliğini vs diğer benzersiz farklılığını
yazmayacak  ve anlatmayacağım.İşte
bu  farkındalık başta Siyonist düşünce
sahiplerinin iştahını kabartırken hiçbir zaman sinsi emellerinden
vazgeçmeyecekleri  bilinmesi hayati
önemde elzemdir.


Ülkemizi ele alacak olursak! Daha önce de şu ifadeyi çok
kullandım.Türkiye “Atalarının mirasına sahip çıkmak istiyor.Artık kabuğunu
kırıp çıkmak, ahtapot misali her bir tarafını 
sarmış yamyamlardan kurtulmak ,bende burada varım,rahat ve müreffeh bir
şekilde yaşamak istiyorum demenin mücadelesini veriyor.Tabi ki, bu alışılmış
bir durum olmadığı için zorluklarla karşılaşıyor.Fakat geri adım atmıyor ve
haklı davasının başarıya ulaşması da ısrar ediyor.Başarılı  oldu, olacak….


Türkiye 1900  yıllarda
çizilen Misak-ı Milli sınırlarıyla aslında ruh sınırlarına yön verildiğinin-çizildiğinin
farkına vardı.Gönüllerde sınır olmadığını göstermeye çalışıyor. Doğu’dan
Batı’ya bir rüzgar  esmeye
başlamıştır.Türkiye uyutulduğu derin uykudan uyandı.Orta Asya ve İslam
Coğrafyasıyla kucaklaşmak istiyor.Bağırıyor,haykırıyor,söylüyor ve hamlelerle
hayata geçiriyor.


Bütün bunları yapabilmesi için “Bilgi,Güç ve İrade” ye
ihtiyacı vardır.Birbirleriyle bağlantılı olan bu üç kavram şöyledir.Doğru
bilgiye ulaşılmazsa güç elde edilmez.Bilgi o derece önemlidir.Bilgi olup güç
olmazsa bilgi işe yaramaz.Bilgi ve Güç  olursa irade ortaya koymak kolaylaşır.Peki şu
anda bilgi,güç ve irade var mı? Yapılan her hamlenin, her yatırımın ve her
olumlu gelişmenin karşısına çıkmak,engellemeye çalışmak,huzura yönelik önleyici
refleksler üretmek neyi gösteriyor.Bilgi,güç ve iradenin varlığına işaret değil
mi?Demek ki Türkiye de şu anda bu üç unsur vardır.


Yine bir eee..çekeyim.Bu duruma gelmiş bir Türkiye’ yi
Batı,AB(D) istermi? hazmeder mi? Doğal olarak hayır.O zaman Türkiye hedeflerine
ulaşabilmesi,söz sahipliğini 
sağlamlaştırması,rahat  ve huzurlu
olabilmesi için yaptıklarına,yapacaklarına daha fazla olumlu işler
katarken,yapamadıklarını bilimsel bir göz ve bakışla bıkmadan iyi tahlil
etmelidir.Bu işleri sadece İktidar,Hükümet,Muhalefet, Bürokrasiden
beklemeyecek, bütün halk katkı sunmak zorundadır.Yumuşak söylem,diyalog yolları
açık,farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü bir ortam
yaratılmalıdır.Maneviyatın benimsendiği bir yaklaşım ile önce içerde
kucaklaşmalı,el sıkılmalı  ve beraber
hareketi sağlamalıdır.Lakin hiçbir kimse “sınırsız özgürlük” takıntısına
kapılmamalıdır.Hiç bir işte,düşüncede,yaşam ve yaklaşımda sınırsız özgürlük
olamaz.Sınırsızlığın karşılığı aşırılıktır.Allah cc. Ve Hz Peygamber dahi
aşırılığı yasakladığını bilmemiz gerekir.Hakkı ve sabrı birbirimize tavsiye
etmeliyiz,aşılattırmalıyız.


Aydınlık ve aydınlatıcı İslam tarihine, İslam ümmetinin
şanlı mazisine dikkatle baktığımızda görüyoruz ki,  medeniyetteki yükselişin  başlıca 
sebebi, Hz.Peygamberin getirdiği 
temel  ilkelere  kayıtsız 
şartsız  bağlılığı
görüyoruz.Bu  öyle  bir 
başarı  ve yükseliştir ki, Allah
cc. Tarafından “Sizler iyiliği 
emredip  kötülükten  sakındıran 
ve insanlık  için  çıkarılan 
bir  ümmetsiniz.”(Al-i İmran,110)
şeklinde övülmüştür.İşte bu ümmet, Hz Muhammed (sav) in saadet döneminde ve
Raşid Halifeler dönemlerinde muhteşem başarı ve güzellikler sergilenmiştir. Bu
başarıların sırrı Peygamberin getirdiği mesajlara uymalarında
yatmaktadır.Neydi  bu mesajlar? Hz
Peygamber Allah’ın emriyle onları “birliğe,beraberliğe,sevgiye,kardeşliğe,
kaynaşmaya  ve dayanışmaya” davet
ediyordu.Şimdi bizlerin de bunlara bu davetleri yapmaya ve bunlara uymaya o
kadar ihtiyacımız vardır ki…Zor değil….Yapabilir miyiz? Tabi ki
yapabiliriz.Hadi ya Allah deyip yapalım o zamn.Hiç bir şey için geç kalınmışlık
yoktur. 


İnsanlar hayır yolunda birbirinin yardımcısı  ve 
destekçisidir. İslam dini  sadece
hayrı  yapana değil  ona 
vesile  olana da mükafatını   vermektedir.O zaman: “İyiliği emir,  kötülükten men bizim asli görevimizdir.”Kendimiz
için ne istiyorsak kardeşimiz için de istemeliyiz.


İbrahim bin Edhem(ks) in şu sözü çok çarpıcıdır.”Bugün
sana en ağır  gelen  amel 
hangisi  ise  yarın terazide  en 
ağır  basacak olan odur.”İnsan
olarak bize  zor gelen bir şey  diye 
düşünmememiz 
gerekir.Toplumu,insanlığı  ve
birlikteliği yıkan en can alıcı durum “Name Nazımcılık”
durumudur.Bunu hayatımıza sokmaktan 
sakınmalı  ve asla
benimsememeliyiz.Ne demek “name nazımlık”Bir arada isek yanlış durumlara
karşı,bana lazımdır demekten asla kaçınmamalıyız.1.Ahmed Han  dönemindeki Şeyhulislam Mehmet Efendi”Her ne
vakit  devlet  adamlarının 
ve  milletin  ferdleri 
sadece  kendini  düşünür, 
herkesi  alakadar  eden 
hususları  düşünmez de:”O işten
bana ne”  derse  artık 
belalar  umumi olur” bize  her şeyi 
hatırlatması  gerekir.


  Doğrular
birdir,fakat yanlışın yolu çoktur.Doğruyu söylemenin zor olduğunu söyler
herkes.Bu nasıl yaklaşım ? İsmi doğrudur fakat söylemek zordur.Yok öyle bir
şey.Kendimizle çeliştiğimizi görmeliyiz.Doğruysa herkes
söyleyebilmeli.Sonucunda yarar varsa herkes alacak, külfet varsa herkes
katlanmalı.Zaten işin püf noktası buradadır.Bir kişi söyleyecek  sonu iyi ise herkese, sonu yanlış ise
söyleyene dönülecek.Bu sağlıklı ve de etik bir dur,bir yaklaşım değildir.Kısacası
meyveyi yemek için herkes çaba harcamalı.Oturduğum yerde “Armut piş ağzıma düş”
işini Allah’u Teala bile kabul etmez.


Hakkı ve doğruyu ne zaman söyler insanoğlu bilir misiniz?
Kendisine veya ortamına haksız bir uygulama 
ve müdahale olduğunu görünce.islam Coğrafyası da, Siyonist düşünce,Haçlı
Zihniyeti ve AB(D) gibi güçlerin kendisine 
ve ortamına haksız uygulamada bulunduğunu biliyorsa (harekete geçecek)
Hakkı ve doğruyu söyleyecek,yapacak.Bizlerde bu Coğrafyanın bir parçası,bir
ferdi isek nasıl bir uygulamanın devrede olduğunu bilmemiz gerekir.Ki inşallah
biliyoruz.Ona göre duruşumuzu sergilemek durumundayız.


 Dokuz köyden
kovulacağınızı bilseniz bile “Doğruyu ve Hakkı” söyleyiniz.Allah hepimize
doğruyu -hakkı tavsiye eden ve uygulayanlardan eylesin.


Hak’ta birdir,doğru da birdir…

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/bati-ve-hacli-zihniyetine-karsi-bilgiguc-ve-irade-gereklidir)