# Batı'nın Yapamayıp Türkiye'nin Yaptığı

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/batinin-yapamayip-turkiyenin-yaptigi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-04-21T23:43:59+03:00
- Güncelleme: 2014-04-21T23:43:59+03:00
- Yazar: MEVLÜT DEDE
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Okuduğumda tüylerimi diken diken eden bir olayla yazıma başlamak istedim.
Batının Kongo’da köleleştirdiği insanların efendileri olarak
kendilerine karşı geldiklerini görünce yaptıkları…
Ve batı ilminin buna hizmeti?
Nasıl mı?
Anne karnında çocuğu efendisine itaat eden köleler haline getirme
çalışmalarıyla tabi ki.
Belirli zaman aralıklarıyla toplanan hamile kadınların içerisinden
seçilen doğumuna birkaç gün kalmış hamile bir kadın mancınıkla fırlatılıyor ve
diğer kadınlar bu olayı korkuyla izliyor.
Ve bu olaya şahit olan annenin karnındaki çocuk da annesinin yaşadığı
korkuyu hissediyor ve bu korku anne karnında çocuğun psikolojisinde kalıcı etki
bırakıyor.
Böylece çocuk dünyaya geldikten sonra efendisine itaat eden bir
köle oluyor.
İşte bunun adı bilim(!) tarihine ”Embriyo Psikolojisi” olarak
geçiyor.
Bu örnekten hareketle şunu söyleyebiliriz ki; Birçok bilim
adamının da eleştirdiği gibi Batı gittiği yerde çoğu zaman doğru şeyler
yapmadığı için bir ‘Batı Medeniyeti’’nden bahsedilemiyor.
Sömürü ve korku merkezli toplumsal dönüşümler bu nedenledir ki
medeniyet değil daha çok etnik, kültürel vb. asimilasyon olarak görülmektedir.
Velhasıl batının geçmişi pek de beyaz sayfalarla dolu değil, ama
biz bunu bilmiyoruz.
Oksidentalizmin Oryantalizm kadar yaygın olmaması kendimize
yapmamız gereken en önemli eleştiri olmalıdır bu konuda!
Yani yeterince Batı diye kalıplaştırdığımız coğrafyayı
tanımıyoruz. Tanımadığımız içinde yerlere göklere sığdırılamayan ‘aydınlanma
çağının’ esasında en çok bizi kararttığını bilemiyoruz.
 
Gelelim Türkiye’ye;
Türkiye son dönemde Dünya üzerinde gerçekleşen sorunlar üzerinde
samimi bir duruş sergiliyor.
İçeriden çıkan; “Bizim ne
işimiz var Suriye’de, Arakan’dan bize ne …”    sözlerinin aksine, kültürel, dini, etnik ve
coğrafi farklılıklar gözetmeksizin insani, vicdanî kaygıları merkeze alan bir
duruş sergiliyor. Suriye’den Türkiye’ye gelen yaklaşık bir milyon insan en
bariz örnek.
 “Hadi canım sende!” diyor da
olabilirsiniz. Ama bu, sizin yapmadığınız bir şeyin başkaları tarafından
yapılmadığı anlamına gelmiyor. 
Türkiye’nin bu duruşu yardım eli uzatılan ülkeler tarafından
memnuniyetle karşılanıyor. Batı’da ise uygulanan bu politika “Ne yapmaya çalışıyor bunlar?”
eleştirisine maruz kalıyor. Hatta eleştirilmekle kalınmayıp daha farklı
yollarla Türkiye’nin bu yoldan vazgeçmesi sağlanmaya çalışılıyor.
Merkezde çıkarın olmadığı bir ilişki, sermayenin merkezinde olan Batı’nın
her türlü politikasını olumsuz yönde etkileyecek!
Çünkü Batı’nın Dünya’nın herhangi bir yerinde kurmuş olduğu ilişki
insani değerler üzerine değil, çıkar üzerine olduğu için, bunun muhatabı olan
karşı taraf da bu ilişkiyi batıyı sevdiği için kurmamıştır.
İşte Batı’nın yaptığı ve yapamadıklarıyla, Türkiye’nin yapmaya
başladıkları göz önüne alındığında ve menfaat üzerine kurulmayan ilişkiler
ekonomiye de dönüştüğünde Batı’nın tercih edilebilir bir yönü kalmayacaktır.
Batı’nın en büyük korkusu bu!

















































 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/batinin-yapamayip-turkiyenin-yaptigi)