# Beddua

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/beddua
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-08-16T23:09:39+03:00
- Güncelleme: 2014-08-16T23:09:39+03:00
- Yazar: PROF.DR. SAİT ŞİMŞEK
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Dua, birinin veya bir topluluğun yararına
beddua ise zararına istekte bulunmaktır. Bu sebeple beddua da aslında duadır;
birinin veya bir topluluğun aleyhine dua etmektir.
Kişi, istekte bulunduğu şey konusunda
aczini itiraf etmekte kime dua ediyorsa onun buna gücü yettiğine
inanmaktadır. 
 
Dinde terim olarak dua denildiğinde,
Allah’tan yahut O’nun konumuna oturtulan kişi veya şeyden istemek kastedilir.
Bu nedenle beşer takatinin ulaşamayacağı bir şeyi Allah’tan başkasından istemek
şirk kabul edilmiştir. İşte bundan dolayı tevhit inancına halel gelmesin diye
Allah’a dua edilirken gıyapta olan biri aracı kılınmaz.
 
Bazıları dua veya beddua edildiğinde veya
falan kişi tarafından bunun yapılması halinde Allah’tan istenilenin hemen
yerine getirileceğini zanneder. “Rabbiniz buyurdu ki: ‘Bana dua edin de kabul
edeyim. Bana kulluk etmeyi zül sayanlar aşağılanmış olarak cehenneme
gireceklerdir” (40 Mü’min 60) ayetinin buna delil olduğunu sanır. Ayette
kastedilen, ibadettir/kulluk etmektir. Elbette dua da bir ibadettir ama onun
kabulü istenilenin mutlaka yerine getirilmesi değil, dua eden kişinin kulluğunu
izhar etmesinin kabul edilmesidir.
 
Bizim burada asıl üzerinde durmak
istediğimiz, medyaya yansıyan ve kendilerini “hizmet hareketi” diye tanıtan
topluluğun hocasının bedduasıdır. Daha önce de hocalarının meşhur bedduasına
taraftarları dini tahrif derecesine varan yorumlarla bunun “mulaane” ve
“mubahele” gibi terimlerin kapsamına girdiğini, dolayısıyla dinde yerinin
olduğunu savunmuşlardı. 
 
Dinde dua var diye yahut beddua var diye
her dua veya beddua dine uygun olmaz. Ağzından dua ve bedduayı eksik
etmeyenlerin birçoğu Allah’a karşı aciz oluşlarını itiraftan çok meramını
anlatma acizliğinden veya istediğini yapma konusundaki beceriksizliğinden dua
veya beddua eder..
 
Söz konusu hareketin hocası meramını
anlatma gücüne sahip değil mi ki beddualarla meramını anlatıyor. Mevcut
iktidardan memnun değilse emrinde medyası var, bunun sebeplerini ayrıntılı
tahliller yaparak maddeler halinde sıralar. 
 
Dindar olarak bilinen cemaatlerin
birçoğunda cemaatin ileri geleni dinin de üstünde tutulur. Hata ettiğinde, hata
etti denilmez birtakım tevillerle yaptığının dine uygunluğu ispatlanmaya
çalışılır. Oysa bu tür tevillerle din anlayışı laçkalaşır. Söz konusu hareketin
mubahele ve mulaane tevilleri buna örnektir. 
 
Son bedduasına da Hz. Nuh’un kavmi için ve
Hz. Musa’nın Firavun ve taraftarları için yapmış olduğu bedduayı örnek
göstereceklerdir. Mukayesede tarafların ne kadar birbirlerine benzediklerine
bakmaksızın. Hadi mevcut iktidardakilerle Hz. Nuh’un kavmi ve Firavun ile
taraftarlarının benzer olduklarını düşündüklerini söyleyip kendilerini mazur
göstermeye çalışsınlar, ya “yedi sülaleleri” ne oluyor? “satılmışlar, dönekler”
ne oluyor? 
 



































Bu, tam da sokak ağzı, bir hareketin
başındaki birine yakışmaz, hele dinden söz eden bir hocaya hiç yakışmaz. Yoksa
birileri bu zatı büsbütün silmek için mi bunları servis ediyor?

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/beddua)