# Birleşerek Güçlenmek mi, Bölüşerek Zayıflamak mı?

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/birleserek-guclenmek-mi-boluserek-zayiflamak-mi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-01-29T01:40:20+02:00
- Güncelleme: 2014-01-29T01:40:20+02:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Bugün çok geç olsa bile insanlığın kanlar içerisinde
kalmış cesedini kurtarmak için bir gayretin oluşması gerekir. Coğrafyamızdaki
son gelişmeler böylesi bir girişimin öneminin arttığını göstermiştir. Bu
bağlamda elinden gelen en ufak bir katkıyı esirgeyenlerin bu kıyıma ortak
sayılacaklarını hatırlatmama gerek yoktur. Birileri insanlığı, çıkarları için
yok etmeye çalışıyorken; insanı “yaratandan” ötürü seven ve önemseyen bir
medeniyetten gelenlerin kılını kıpırdatmaması artık dayanılmaz hale gelmiştir.


Ömer
Muhtarvâri gayretlerin harekete geçireceği dinamizmi göz ardı edemeyiz.  Ancak bütün fertlerin ayrı ayrı ortaya
koyacakları dava anlayışının ne kadar önemli olduğunu bugünkü güç sahiplerinin
bu gücü nereden aldıklarına bakmak yeterli olacaktır. Birlikten kuvvet doğar ve şayet organize
edebiliyorsanız o kuvvet dış saldırılara karşı sizi koruyacağı gibi daha geniş
alanlar da size sağlayabilir! Aslında biz bu duruma yabancı değiliz çünkü “Bedir”de
davaya destek veren az sayıdaki inanmış ile çok daha üstün orduyu dize getirmiş
bir tarihe sahibiz.


İfade etmeye çalıştığım anlayış milyarlarca insanın
mutluluğunu sağlayacak bir gücü ihtiva ettiği için önemlidir. Biz başkasının
gözyaşı ile mutlu yaşamaya çalışanlardan değiliz. Bilakis başkasının mutluluğu
için uykusuz kalan bir anlayışın-medeniyetin müdavimleriyiz.


Bir toplumda fikir/dava
amaç değilse, liderler/kişiler dokunulmaz, yargılanmaz, sorgulanmaz olur ve
kutsallaştırılır. Bu kutsallaştırma, bir nevi modern çağın şirk ve put
perestliğini de beraberinde getirir. Ey
Muhammed! "De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Farklılık, yalnızca
'ilahınız tek bir ilahtır' şeklinde bana vahiy gelmesidir. 18/110" İslam
coğrafyasında ve özellikle de orta doğuda Müslümanların yaşadığı kıyım,
tartıştıkları gündem ve konular ile tartışmaları gereken gündem ve konular bir
birine uymuyor.


“Orta Doğu, bütünsellikten ancak bölge dışı güçlerin
kendisini parçalamalarıyla uzaklaşmıştı. Şimdi Orta Doğu’da tarihi kategori olarak
yüzyılların geleneğine uygun yapısını kendisine kazandırabilecek bir akım
ortaya çıktığında, bölgenin hızla atomize edilmesi, bir Balkanizasyon
girişimleriyle karşılaşması anlamlıdır. Dış güçler bu bölgedeki çıkarlarını çok
sayıda devletçikler kurdurarak ve kurdukları devletlerin başına da azınlıkları
geçirerek alabilmişlerdir.


Dünya Siyonist Örgütünün yayın organı Kivunim(Yönelimler)
dergisi Şubat 1982deki 14. sayısında “1980lerde İsrail İçin Strateji” başlıklı
çok önemli bir yazı yayınlamıştı. Yazıda, Mısır’a terk edilecek olan Sina’nin
geri alınmasının şart olduğu vurgulandıktan sonra şu satırlar yer alıyordu:
“Barış antlaşmasıyla(Camp David) geciktirilen ama uzun vadede kaçınılmaz olan
günümüzdeki tarihi gelişmenin bir anahtarı, Yukarı Mısır’da bir Kopt
(Hıristiyan) Devletinin, küçük ve zayıf bölgesel birimlerinin kurulmasıdır.”


Yazıya imzasını atan İsrail Dişişleri Bakanlığının eski
üst düzey yetkililerinden Oded Yinon, ortaya attığı tezi “Orta Doğu’daki bütün
ülkelerin çok zayıf bir durumda bulunduğuna, çünkü bu ülkelerde kurulan
devletlerin yapay sınırlar içinde, bir arada yaşamak istemeyen etnik ve dini
cemaatler toplayarak kurulduklarına” dayandırıyor. Yazıda İsrail’in bir devlet
olarak ayakta kalabilmesi için bu manzaraya uygun biçimde bölge devletlerinin
bölünmesi gerekliliği ifade ediliyor. Oded Yinon, Mısır’dan başka bölünmesi
gereken devletler arasında en başta Lübnan’ı sayarak şunları yazıyor: Lübnanın
zaten fiillen var olan beş bölgeye bölünmesi bir örnek teşkil edecektir: Bu
bölgeler bir Maruni Hiristiyan, bir Müslüman bölgesini, bir Dürzi bölgesini ve
beşinci Haddad’ın milisleri aracıyla İsrail’in denetimi altında çoğunlukla Şii
bölgesini içerecektir.”


Yazıda, daha sonra sıranın Suriye ve Irak’ın etik ve
mezhebi temeller üzerinde bölünmesine geleceği kaydediliyor. Suriye’nin, kıyıda
bir Alevi devleti, Halep bölgesinde bir Sünni devleti, Şam’da bir başka Sünni
devleti ve Golan, Hauran ve Kuzey Ürdün’de bir Dürzi devletine bölünmesi
öngörülüyor. 


Projede, Irak için de Basra çevresinde güneyde bir Şii
bölgesi, kuzeyde Musul çevresinde bir Kürt bölgesi, ortada Bağdat çevresinde
bir Sünni bölgesi olarak üçe bölünmesi hedefleniyor. Yinon, Arabistan
Yarımadası’nın da parçalanma için doğal bir aday olduğunu belirtiyor ama
ayrıntıya girmiyor. Anti-Siyonist bir Yahudi olan Noam Chomsky, İngiliz The
Guardian gazetesinin 7 Temmuz 1982 tarihli sayısında söz konusu Siyonist
planının ciddi olduğuna değinerek daha da uzun vadeli amacın Amerika Birleşik
Devletleri’nin orkestra şefliğinde yeniden Batıya kazandırılmış bir İran,
Türkiye ve İsrail arasında bir ittifakın kurularak bölgeyi yönetmek görüşünü
ortaya atıyor. (Orta Doğu Çıkmazı/Cengiz çandar)


Evet,
adamlar bugün yaşananları tam 32 yıl önce açık bir şekilde tasarlayıp,
planlayıp dile getirmişler. Şimdi kendimize soralım; birleşerek güçlenmek mi,
bölüşerek zayıflamak mı? Birleşerek büyümek mi, bölüşerek yok olmak mı? Bölüşemezsek işte o zaman bölünürüz!


Şayet samimi isek;
Şucu-bucu olmamıza gerek yok, İslam neyimize yetmiyor ki? Dinimizi
sultanın/otoritenin etkisinde yazılmış eserlerden biliyoruz, bu da günümüz de
dahi halen birçok sorun ve çatışmanın yaşanılmasına neden oluyor. Sorun şu ki,
toplumumuzda doğruları duymak artık rahatsız edici bir durum olmaya başlamış
oysa ki inananların doğruları söylemesi kadar doğruları dinlemesi ve o
doğrultuda hareket etmesi de önemli ve gereklidir. Eleştirmek başka hakaret etmek başka,
daha bunu ayırt edemeyen bir toplumdan doğruyu belirlemeyi ve taraf olmayı
beklemek! Bir şey olmak için değil;
bir şey yapmak için çabalayanlarla dost ve yoldaş olmak en büyük nimetlerin
başında gelir. Yüreğinizi
değiştirme imkânınız olmayabilir ama şayet durduğunuz yer yanlış ise yerinizi
değiştirebilirsiniz! Zalimlerin hesaplamadığı bir şey var: Halkı arkasına alan bir mefkurenin önünde hiç bir bend
duramaz.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/birleserek-guclenmek-mi-boluserek-zayiflamak-mi)