# Biz Duacıyız Bedduacı Değil!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/biz-duaciyiz-bedduaci-degil
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-12-24T00:45:14+02:00
- Güncelleme: 2015-12-24T00:45:14+02:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

İnsanların yaptıkları tahribatlar yüzünden tüm varlıklar yaradılış
gayesinden uzaklaşmış ve doğadaki ekolojik denge de yok olma evresine
girmiştir. Kendi istikbalimiz için bile olsa artık bu gidişe dur demek gerekir.
İşte tam da bu yüzden yapılması gereken ilk şey, bizden olsa dahi zalime karşı;
karşıtlarımızdan olsa dahi; mazlumun yanında olmalıyız. Ama en önemlisi de
zalimi veya mazlumu belirlemede adil olmalı ve takınmamız gereken tavır
konusunda çok dikkatli davranmalıyız.


 


Biliyorum bir davası olmalı insanın. Zira davası, amacı ve hedefi
olmayan insan, serseri kurşun, pimi çekilmiş bomba gibidir. İnsanın bir
davasının olması önemlidir. Elbette ki bir davanız olsun ama davanızın
olmasından daha da önemli olan, davanız mutlaka hak olsun!




Başta özgürlük olmak üzere bireylerin bütün hukukunu korumak için pratikte
yapılması gereken girişimlerin var olması gerektiği düşüncesi yadsınamaz bir
gerçekliktir. Fakat hak-hukuk naralarıyla başkalarının hukukuna tecavüz veya
özgürlük alanını kısıtlamak ne kadar doğrudur! 


 


Kurtuluşumuz olan ced anlayışının aksi istikametinde yürümeye
başlayanlar ve ced anlayışına sırtını dönüp batı anlayışına âşık olan bir nesil
türetenler, yarattıkları Frankenstein
yüzünden er-geç pişman olacaklardır. Umarım ki o pişmanlık son pişmanlık olmaz.



Günümüzde gerçekleşen olaylar, her yönüyle ‘gayrı meşru’ olan bu aşkın
meyveleri olduğundan artık bu aşkın sorgulanması gerektiği gerçeğini de ortaya
koymaktadır. Gerçek manada bir özgürlük ve huzurlu bir yaşam için evrensel
gerçeklikler de göz önünde bulundurularak ced anlayışına dönüş yapılması
gerekmektedir. 






Ancak efradını cami' ve aslına uygun olarak "Kendine istediği şeyi kardeşine de istemeyen
mü'min olamaz" anlayışını pratiğe yansıtacak bir islam birliği, ortadoğu
halklarına huzur, barış ve sükûneti getirebilir, kardeşlerden birini görüp
diğerini görmezden gelen günümüz müslümanlarının islam anlayışı değil.


 


"Sakın Allah'ı,
zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! 14/42;" Fakat önemli olan,
seni bağlayan ve sorumlu kılan: Zulüm işlenirken sen ne yapıyorsun? Ey insan,
görevin kurtarıcı beklemek değil, kurtarmaktır. O halde kurtarıcı bekleme
kurtarmaya koş! Kendi gerçeğini görmekten aciz olanlardan başkasının gerçeğini
görmesini ve dile getirmesini nasıl bekleyebilirsiniz ki?




Asr-ı Saadetten sonra islam, yaşanmadan hep anlatıla gelmiştir. İslam
yaşanmadan sadece söylemde kaldığı için de İslam âlemi bu tefrika ve zillet
içindedir. Kıblesi bir, kitabı ve peygamberi bir olan Müslümanlar
birleşmedikçe, İslam âlemi kendilerine uzatılmayan birleşmiş milletlerin eline
mahkûm olma zilletine devam edecektir.




Ne zaman ki müslümanlar kardeşlik hukukunu bireysel haklara feda etti, İslam
âlemi acılara gark oldu.




İslamla baş edemeyen ve müntesiplerinin gün geçtikçe islama ısındığını ve
yaklaştığını görenler, denenmemiş bir yolu denemeye kalktılar. İnsanları
islamdan soğutmak için; "Müslüman görüntüsü" verdikleri
"birilerini" kiraladılar. Bu düşünce ile hareket eden küresel güçler,
kiraladıkları bu kişilere kendi coğrafyalarında insanlık dışı tavırlar
sergileterek, kendi toplumlarında islamofobiyayı körüklemek istediler. 


İnsanlığın kurtuluşu ve insanca bir yaşam için gönderilen ve
insandaki hayvani/vahşi yönü/eğilimi gidermeye veya kontrol altına almaya
vesile olması gereken İslam dinini terörize ederek islamofobiyayı yaygın hale
getirmeye çalışanlar vardır. Bunlar, İslamî amblem, etiket, sembol ve
ritüelleri kullanarak ve islam kisvesi altında vahşete varan hareket ve
davranışlar sergileyerek, insanları islamdan uzaklaştırma eğilimine girdiler.
Fakat iş çığırından çıktı.


Ebette ki dini islam-ı mübini terörize etme gayretinde olanlar, er-geç deşifre
olacak ve hüsrana uğrayacaklardır. Bunlar, sadece öte dünyada değil, bu dünyada
da rezil ve perişan olacaktır. Bu arada bizim yapmamız gereken, tarafımızı
belli etmek olacaktır. Fikren de olsa bu anlayışa karşı durmaktır. Biz duacıyız
bedduacı değil!


 


 


{ OHAK-DER YKB M. Burhan Hedbi }


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/biz-duaciyiz-bedduaci-degil)