# Bu Günler de Geçecek

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/bu-gunler-de-gececek
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2020-03-28T19:50:00+03:00
- Güncelleme: 2020-03-28T19:50:00+03:00
- Yazar: MUSTAFA AYDIN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Bugünlerde bütün dünya tedirgin.



Nükleer başlıklardan, konvansiyonel silahlardan, petrol ve
doğal kaynakların paylaşımından değil bu kaygı…Darbeler, iç savaşlar, dış müdahaleler,
terör saldırıları, suikastlar de değil kaygının nedeni…


Borsa, döviz, faiz, büyüme, cari açık, ekonomik daralmalar
da değil korkuya neden olan…


Bir insan kılı inceliğinin onda birinden daha küçük,
minnacık bir varlık.. Hatta canlı-cansız sınırındaki bir yapıda olanCorona
(Covid19) olarak adlandırılanbir VİRÜS!


Zengin fakir dinlemiyor. Mü’min-kafir ayırımında
bulunmuyor,  Ne din, inanç, kültür,
mezhep farkını, ne de dil, milliyet ve etnisiteyi hesaba katıyor.


Virüs yaşayan her insanı hedef alıyor. Bunun için de bütün
kıtalardaki bütün insanlar hedef kitle olarak duruyor.


Ancak ilk bir aydaki tecrübeler şunu gösteriyor; Sağlık,
güvenlik, iletişim ve bilim alanındaki dev yatırım ve bütçelere rağmen aslında
biz insanlar çok aciz ve korumasız durumdayız.


Virüsün genetiği, uğradığı/uğrayacağı mutasyon, alınacak
tedbirler ve tedavisi hakkında bilim insanı ve yönetim otoritesi üstüne düşeni
yapmaya çalışıyor. Bu konuda laf etmek bize düşmez…


Görünen odur ki, yakın gelecekte modern hayat, kentleşme,
beslenme, uluslararası ilişkiler, güvenlik ve benzeri alanlarda radikal
değişikliklere yol açabilir. Ayrıca felsefi, bilimsel, teknolojik hatta dini
yaklaşımlarda da önemli tartışmalar da olacaktır.


*             *             *


Ancak bize düşen farklı
ve önemli bir sorumluluğumuzu paylaşmak ve hatırlatmakistiyorum.


Bu yaygın vahim tablo karşısında hem insani, hem de dini
açıdan öncelikli bireysel sorumluluğumuz nedir sorusunun cevabı çok nettir;
İhsan… Yani iyilik ve merhamet
seferberliğine katılmaktır.


Karantina nedeniyle atölyeler, imalathaneler, lokantalar,
kafeler, servisler ve benzeri yerlerde çalışanların bir kısmı ücretsiz izne
ayrılmak zorunda kaldılar. Bir kısmı da tamamen işsiz durumuna düştüler.


Ama kiracılar kirasını ödeyecek.  Eş ve çocuklarına yemek temin etmek için
didinecekler. Temel ihtiyaçlarını karşılamak ve evlad-u iyalının giderlerini
karşılamak zorundadırlar.


Bazı işyerleri temelli kapatılabilir, bazıları iflas
edebilir, bazıları da küçülmek zorunda olurlar…Bazıları da maalesef kurnazca
kriz tüccarlığına soyunabilirler.


Bizler hem insani, hem dini, hem de örfi olarak zorda
kalanların elinden tutmak ve zor zamanda doğru olanı yapma meziyetini ortaya
koymalıyız.


Ev sahipleri birkaç aylığına kirasından ferağat edebilmeli, işverenlerimiz imkanlarını
zorlayarak işçisini kapı dışarı etmemelidir.


Zekat,  sadaka, adak
ve benzeri infaklarımızı bu dönemde cömertçe ortaya koymalıyız.  Gıda kolileri, burs ve nakitpara,(veya BİM
Kartı gibi)  olarak iyilik yapma
potansiyelimizi en üst düzeyde aktif hale getirmeliyiz.


Sabit bir gelire (yeterli ve fazla görülmese bile) sahip olan
memurlar bugün için daha çok iyilik
seferberliğine katılabilirler. Küçük-büyük hiçbir iyilik zayi olmaz.


Her birimizin zorunlu veya iradi olarak kendimizi tecrit
ederek bedenen sosyal mesafe oluşturma gayreti içinde olması gayreti içindeyiz.
Bunu ihmal edemeyiz.Ancak sosyal bir varlık ve sorumlu kişiler olarak bedenen
mesafeli olsak da, bu mesafeyi kalben aşabilir ve daha sıcak bir yürekle oluşan soğukluğu giderebiliriz.


İletişim
çağında ve birçokimkâna sahibiz. Telefonlaşarak,
sosyal medya kullanarak, ınternet bankacılığı ve elektronik mesajlarla
birbirimizin halini sorma ve dayanışma içinde bulunmayı ihmal etmemeliyiz. 


Bu günler de
geçer, geçecek. Hepimiz farklı bir imtihanla karşı karşıyayız. Bu imtihanda
özellikle sabır ve infak alanında sınanıyoruz.


Ne olur gamsızların,
bedbinlerin, aculların, cimrilerin ve karamsarların kapsam alanından kendimizi
koruyalım; tıpkı virüslerden korunduğumuz gibi.


Sosyal
Devlet ilkesinin işletilmesi, kurumsal yapılar, Sivil Toplum kuruluşları
elbette bugün daha çok hizmet edecektir. Ancak bunlar bireysel
sorumluluklarımızın ihmaline bahane edilmemelidir.


Krizler
aşılacak, mutasyona uğrayarak veya mevsimsel değişikliklerle virüslerle başa
çıkılacak..Ama Allah korusun; ya sosyal dokumuz aşınırsa,
aile dağılırsa, güven ve umut kaybedilirse? 


Sosyal
infiallerin ve insani dramların önüne yüksek kardeşlik ve dayanışma duygusuyla
geçebiliriz.


Haydi iyilik
seferberliğine…


 


 


 


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/bu-gunler-de-gececek)