# "Büyük Devlet!"

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/buyuk-devlet
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-08-01T00:08:13+03:00
- Güncelleme: 2013-08-01T00:08:13+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Tarih, insana hizmet
anlayışı ile temellendirilen devletlerin uzun soluklu bir yol aldıklarına
tanıklık etmektedir. Hak, hukuk, adalet, eğitim, kaliteli yaşam olanakları,
sevgi gibi değerleri vatandaşına sunan anlayış; huzurlu bir ortamın müessisidir.
En büyük devlet vatandaşına en çok değer veren, en çok hizmet edendir.
Geri kalmış toplumların veya
kısa ömürlü yönetimlerin/devletlerin anlayışlarını irdelediğiniz zaman,
iktidarını korumak için, vatandaşını ‘gözü açılmasın diye’ ezen bir anlayışla
karşı karşıya kalıyorsunuz. Gözü açılmayan bir toplumdan ilerleme kaydetmesini
beklemek mümkün müdür? İnsanı yaşatmadan devleti büyütmek ve yaşatmak mümkün
müdür? Vatanına ve milletine uzun yıllar hizmet etmek isteyen liderlerin (ki o
çok sevdikleri iktidarlarını sürdürmenin yolu da budur), artık bunun mümkün
olabilmesi için insanı merkeze almalarının şart olduğunu anlamalılar.
Zor ve zorbalıkla elde
edilen iktidarın mirası her zaman utanılacak kocaman bir ayıp olacaktır. Tarih
buna şahittir! İnsana rağmen elde etmeye çalıştığınız iktidarı “insan”la elde
etmeyi denerseniz daha güçlü, daha sağlam ve daha uzun bir şekilde elde
edersiniz. İnsanların gözyaşına rağmen elde ettiğiniz iktidar da, siz de, sevdikleriniz de er veya geç o gözyaşında boğulursunuz… 
Bir insan adil olduğu kadar
değerli olmalıdır. Bu konuda tamamıyla
yanılıyor ya da bütünüyle haklı da olsam, ben bunu böyle bilir böyle
düşünürüm... Adalet de, fıtri değerlere yaklaşım şekliyle orantılı
değerlendirilmelidir. Makama veya servete bağlı olmamalıdır bu değer. Geldikleri makamdan ötürü değer görenler/alanlar, o
makamdan ayrılınca eskiden olduğu gibi değersizleşiverirler!
Eksik hislerle tam "iş" yapılmaz! Bu; adalet,
anlayış, hak ve hukuk alanı başta olmak üzere her alanda böyledir. Anlamsızlaşmayı ilke edinenleri anlamaya çalışmak
anlamsızdır. Zira bir köpek havlayınca diğer
köpek anlar onu, peki insanlar konuşunca neden anlaşamıyor olsun? Mesele aynı
kelimeleri kullanmak değil, mesele kelimelere ne zaman hangi manayı yükleme
meselesidir! Kimileri, işlerine geldiği müddetçe "Ya Demokrasi",
gelmeyince "Ya SİSİ"  derler! Bizler onlar gibi değiliz,
olmamalıyız. Zira bizler iç âleme önem veren köklerden gelen bir toplumuz.
Bazen dışa yapılan "makyaj", içten habersiz kalmaya, farkına varmadan
için harabeye dönüşmesine ve dolayısıyla yıkılmasına bile sebep olabileceğini
hep hatırımızda diri tutalım!
Sizin gelişmeniz, ileri medeniyetler düzeyine yükselmeniz
birilerini rahatsız edebilir. Aslında bu doğaldır. Burada doğal olmayan sizin
kendinize barikatlar kurmanızdır… Ekonominizi birilerinden aldığınız haksız ve
haram nema yerine, gelişen ülkenizin dinamiklerinden helal bir şekilde güçlü
kılmanın yollarını denemelisiniz. Ki vicdan sahibi iseniz zaten komşunuz
ağlarken aldığınız o haksız nema ile mutlu olamazsınız! 
Unutmayın ki; harcandıkça
çoğalan iki sermaye vardır; sevgi ve ilim. Bizler bu sermayelerin menbaı olan
bir kültürden neşet eden bir halklar topluluğuyuz. Aynı zamanlarda ve aynı coğrafyalarda
ağlamasak da gözyaşımızı aynı mendille sildik! Bunu da unutmayın ki, görememek acı ama görmezden gelmek başka!
Duyulmuyorsanız, korkmaya başlayın!

Uygar olmayan
bir toplumdan uygar bir devlet inşa edilemez. Adil olmayan bir toplumdan adil
bir devlet inşa edilemez. Devleti uyandırmak ve adil kılmak için, öncelikle
milletin uyanık ve adil olması gerekir... Uyuyan bir milletten uyanık bir
devlet inşa edilemeyeceği gibi zalim veya zalimden taraf olan bir milletten de
adil bir devlet inşa edilemez! Fitne ve desiselere karşı uyanık ve adil bir
toplumun inşası için de aileye çok büyük bir rol düşmektedir. Toplumları toplum
yapan, toplum tarafından kabul görüp özümsenmiş değerlerdir. Bu değerlerin
geleceğe taşınması için aile ve dolayısıyla çocuk çok önemlidir. Ekonomi
elbette ki önemlidir, ama adalet daha da önemlidir. Zira adil olmayan bir algının kanatları
altındaki ekonomi, israfla beraber kan ve gözyaşı demektir! Geleceğe taşımaları
için çocuklarımıza verebilecek değerlerimiz var mıdır, neler olmalıdır bu
değerler? Büyük bir devlet olmak için mi, yoksa adil bir devlet olmak için mi
mücadele edilmeli? Devleti ayakta tutanların hedefi; büyük bir devlet olmak mı,
yoksa adil bir devlet olmak mı olmalı?
Şayet insan
tercihte özgür bırakılırsa, adil bir ülkenin vatandaşı mı olmak ister yoksa
büyük ve güçlü bir devletin vatandaşı mı? Büyük devlet mi, adil devlet mi?
Büyük devlet güçlü devlet demektir. Güçlü devlet adil olan devlettir. Adil
devlet haklı çıkmak için haktan ayrılmayan devlettir. Sanırım şu
adaleti ve İslam kardeşliğinin hukukunu, bir tek iktidar olmalarından ötürü
müstekbirleşenler anlayamazlar. 
Yazdıklarınızın
ve yaptıklarınızın 'Birilerinin' hayatına yön verebileceğini ve sebebin fail
kadar sorumlu olduğunu unutmayın! Geniş
sınırlarla değil, geniş adalet anlayışıyla büyük devlet olunur. Bu da sevmekle
mümkündür. Seven, zulüm edemez! Sevmeyi
başaramayanlar adil olamazlar ve dolayısıyla büyük devlet inşa edemezler!







































31.07.2013 @MBHedbi

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/buyuk-devlet)