# Diş kirası

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/dis-kirasi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2011-08-06T05:14:33+03:00
- Güncelleme: 2011-08-06T05:14:33+03:00
- Yazar: NAZAN ŞARA ŞATANA
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Osmanlı
döneminde diş kirası olurmuş Ramazanlarda bilir misiniz? Ben bilmiyordum yeni
öğrendim. Bakın nasıl oluyormuş.


 · Köşklerde konaklarda iftar yemekleri verilirmiş.
· İki çeşit iftar olurmuş.
·  Biri davet ettikleri için iftar sofrası,
·  Diğeri de fakir fukara için…
· Üstelik zengin evlere ramazanda iftar vakti
habersiz de gidilebilinirmiş.


Ramazan
ayının güzelliğinden vakti durumu özellikle iyi olanların bir sofrası da
habersiz gelenler için hazır bulunurmuş.


Düşünün
lütfen; Osmanlı mutfağı restoranlarında günümüze kadar gelebilmiş olan
yemeklerin çokluğunu ve lezzetini tadınca şaşırıyoruz. O zamanlar bütün
yiyecekler hormonsuz, katkısız ateşte pişmiş, tertemiz, lezzetli… Semiz, doğal
beslenmiş hayvanların sütlerinden yapılan tereyağları ile yapılmış yemekler!


Misafirler
iftarlarını açtıktan sonra teraviye gitmek üzere kalktıklarında diş kiraları
verilirmiş gelen konuklara. Nasıl mı?


Kadife
keseler içine;


 ·     Gümüş tabakalar,
·     Kehribar tespihler,
·     Oltu taşlı ağızlıklar,
·     Gümüş yüzükler konulurmuş.


Bu
gelen davetlilere verilirmiş de fakir fukaraya verilmez miymiş? Verilirmiş
elbette…


 


·   Kadife keseler içinde gümüş akçe, altın para
olarak verilirmiş. 


Bu
verenin mali durumu kadar gönlünün zenginliği ile de alakalıymış. Tabi o
zamanlar gönül zenginliği para zenginliğinden daha üstün olduğundan keselerde
hep tatminkâr olurmuş…
Davetliler
de, Tanrı misafirleri de keseleri aldıktan sonra:


 ·    Allah bereket versin.
·    Allah daha çok versin.
·     Ziyade olsun


Dualarını
okur öyle giderlermiş. İşte Diş Kirası buymuş. Davetlilerin gelmesi, ev
sahibine sevap kazandırması, muhtaçlara yardım edilmesi!


Babamı
hatırladım yine… Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun. İftar vakti mutlaka
birini soframıza davet ederdi. Çoğunlukla tanımadığımız birileri olurdu. Allah
rızası için iftar ettirirdi… Biz takılırdık çocuklar birbirimize tabi asla
babamıza söylemezdik. Derdik ki, babamın tabiri ile:


“Yolda
bir fakir bulursan tut kolundan getir. Bizimle iftar etsin.” 


Hey
gidi günler hey…


Bir
yerde bir zatı muhteremden şöyle söz ediliyor. Fatih Sultan Mehmet’in döneminde
Mahmut Paşa denilen bir zat varmış. Ramazan ayında o kadar çok ziyafet verirmiş
ki adı anılır, bilinir olmuş. Onun diş kirasına ilaveten de yaptığı bir şey
varmış, neymiş bu biliyor musunuz?


Nohutlu pilav ikram ettirirmiş en sonda. 


Herkes
merakla onu beklermiş. Paşa pilav pişerken içine nohut büyüklüğünde altın
atarmış. 


Eskiler
güzelliklerle dolu…


 Hayırlı
Ramazanlar…


 Nazan Şara Şatana


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/dis-kirasi)