# Diyarbakır’da tarihi gün

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/diyarbakirda-tarihi-gun
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2016-04-18T16:53:59+03:00
- Güncelleme: 2016-04-18T16:53:59+03:00
- Yazar: M.SALİH KESKİN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

                           


Peygamber Sevdalıları Platformu’nun her yıl
düzenlediği tarihi Kutlu Doğum etkinliğine gazeteci olarak bende katıldım. Peygamber
efendimizin Kutlu Doğumu için bu kadar insanı bir arada görmek ve tarihi güne
şahitlik gerçekten çok farklı bir duygu. Ancak böylesi hassas bir süreçte
böylesi devasa etkinliğin düzenlenmesi gerekten büyük bir cesaret… Bu yüzden
izlenimlere başlamadan önce Peygamber Sevdalıları Platformu’nu can-u gönülden
tebrik ediyorum. 


4’üncü
kapı bilmecesi 


Yüzbinlerce peygamber aşının iştirak ettiği
etkinliğin düzenlendiği Newroz Parkı Miting alanında çalışmaları yerinde görmek
için sabahın erken saatlerinde etkinliğin alana gittik. Ancak alana girmek hiç
de kolay olmadı. Alan dışında oluşturulan polis arama noktalarına vardığımızda
görevli polisler, basın mensuplarının 1. Kapıdan alınacağını söylediler. Bizler
ise 3’üncü kapıdaydık. Bunun üzerine birinci kapıya yöneldik. Yaklaşık 25
dakikalık bir yürüyüşün ardından birinci kapının önündeydik, fakat buradaki
görevli polisler ise “Hayır onlar yanlış biliyorlar, basın 4’üncü kapıdan alınacak”
demez mi? Bir süre tartışmanın ardından bu kez 4’üncü kapıya gideceğiz, fakat
görevli polisler Diyarbakır dışından geldiği için kapının hangi tarafta
olduğunu bilmiyordu. Bunun üzerine Platform yetkileriyle irtibata geçerek
kapının hangi tarafta olduğunu öğrendik. 


Ve tekrar tabana kuvvet deyip başladık yürümeye…
Nihayet 45 dakika sonra 4’üncü kapının önüne vardık. Ancak beklediğimiz gibi
çıkmadı. Bizler, çantalarımızın didik didik aranacağını, kamera ve
cihazlarımızın röntgeninin çekileceğini, akreditelerimizin kontrol edileceğini,
kimliklerimize bakılacağını vs beklerken sıradan bir üstten arama ve geç ile
karşılaştık. Peki, bu kapının hikmeti neydi onu da anlamdık. Çünkü aynı arama
zaten tüm girişlerde yapılıyordu, neden bu kapıda ısrar ettiklerini hala
anlamış değilim. 



Neyse
gelelim asıl mevzumuza… 


Ve işte bu yıl “Vahdet ve Kardeşlik Peygamberi Hz.
Muhammed” temasıyla tarihi etkinliğin yapılacağı alanın içindeydik. Sabah daha
çok erken ve alanda çalışmalar ufak tefek devam ediyor. 



“Şehitlerimizi
unutmadık” 


Alanda ilk göze çarpan; 6-8 Ekim 2014 tarihinde
saldırılarında katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının ile 9 Haziran 2015
tarihinde katledilen Aytaç Baran’ın üzerine resmedildiği ve üzerinde “Bizler
şehitlerimizi unutmadık” yazılı büyük branda…  Gelen misafirleri ise Kürtçe, (Kurmanci
Zazaki), Türkçe ve Arapça ‘Kutlu Doğum Etkinliğine Hoş Geldiniz' yazılı afişler
karşılıyordu. 



Çocuklara
özel çadır kuruldu


Alanda, kayıp olan çocuklar için kayıp çadırı, 4
farklı bölgede Sağlık Çadırı ve çevrede bulunan sahipsiz eşyaların teslim
edilmesi için ayrıca bir birimin oluşturulduğu gözlendi. Platform yetkilileri,
özellikle alanda kaybolan çocukların rahatsız olmamaları için oluşturulan kayıp
çadırında, çocukların oyalanmaları için oyuncak, meyve suyu, kek ve
oluşabilecek psikolojik sıkıntılara karşı psikolog bulundurulduğunu
belirttiler. 


Yetkililer, ayrıca sağlık konusunda da oluşabilecek
ani sağlık sorunlarına müdahale etmek için sağlık çadırında gönüllü doktor,
hemşire ve sağlık personeli ile bir ambulansında hazır bulundurulduğunu ifade
ettiler.



“Hepimiz
Yasin Börü'yüz”


Sabahın erken saatlerinde itibaren alana akın
edenlerin toplu olarak salavatlar getirmesi renkli görüntüler oluşturdu. 7 Ekim
2014’te Diyarbakır'da vahşice katledilen Yasin Börü'nün fotoğrafının üzerinde
olduğu tişörtleri giyen çocuklar ve gençler ise alana tekbirler çekerek ve
“Hepimiz Yasin Börü'yüz” sloganları atarak girdi.



2
bin kişi görevlendirildi 


Alanda düzenin sağlanması adına Peygamber
Sevdalıları Platformu tarafından 2 bin kişinin görevlendirildiğini belirten
yetkililer, her yıl olduğu gibi bu yılda etkinlik alanında kadın ve erkeklerin
İslam'a uygun olacak şekilde farklı alanlarda duracaklarını ve farklı
girişlerden alana girdiklerini ve izdihamın yaşanmaması için de her türlü
önlemin alındığına vurguladılar.



Güvenlik
koridoru oluşturdu


Miting alanında kadın ve erkeklerin birbirine
karışmaması için araya uzun şeritler çekilirken platform tarafından
görevlendirilmiş erkek ve bayan görevliler de izdihamın yaşanmaması için, adeta
güvenlik koridoru oluşturdular. Polis de erkeklere ayrı bayanlara ayrı arama
noktaları oluşturdu.



Seyyar
satılar da yerlerini aldı 


Seyyar satıcıların sabahın erken saatlerinde alana
kurdukları tezgâhlar, bayrak, flama, bandaj satıcıları ise alandaki renkli
görüntüleri artırdı. Katılımcıların
su ile yemek ihtiyacını karşılamak için alana taşınan su ve platform tarafından
alanın değişik noktalarında erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı kermesler
görevliler tarafından açıldı. Daha önceki yıllarda alana giren ve çeşitli
renkli görüntüler oluşturan seyyar satıcılar ise bu yıl alana alınmayarak alan
dışında kendilerine yer tahsis edildi. 



Miting
alanında dev LED ekranlar kuruldu


Alanın tüm çevresine ve alan dışına taşan kitleye de
sesin ulaşması için dev ses sitemleri vinçlerin yardımıyla kurulurken,
platformu görme imkânına sahip olmayan katılımcılar için platformu
izleyebilmesi için dev LED ekranlar kuruldu. 
Basın mensupları daha rahat ve sağlıklı bir şekilde görevlerini yerine
getirmek için ve ülke dışında gelen misafir, kanaat önderleri ve STK
temsilcileri için ise ayrıca bir alan ve protokol tahsis edildi. 



Ayrıca alanda telefon bağlantılarında sıkıntı
yaşanmaması için GSM operatörleri alan etrafında seyyar baz istasyonları
yerleştirerek yaşanabilecek muhtemel bir sıkıntının önüne geçmeye çalıştılar. .



Alanda saat 11.00'den sonra Özlem Ajans sanatçıları
canlı performans ile söyledikleri ilahileri ile etkinliğe saatler kala alanı
dolduran Peygamber sevdalısı halkı adeta coşturdu. 



İLKHA
tarihi etkinliği dakika dakia tüm dünya duyurdu 


Program öncesi etkinlik alanına kurulan canlı yayın araçları
etkinliği an be an canlı olarak televizyonları başındakilere ulaştırmaya
çalıştı. Etkinlik, Rehber TV ve Kudüs TV'den canlı olarak yayınlandı. İLKHA da
dakika dakika etkinliği tüm dünyaya duyurdu.


Etkinlikten saatler önce alana daha iyi görüntü
alabilmek için Jimijip, kamera çekimi yapan minikopter, basın mensuplarının
daha iyi görüntü alabilmeleri için 2 adet sepetli asansör vinç, program boyunca
hazır bulunduruldu.


Platform yetkilileri etkinlik süresince, yurt
dışından gelerek Türkçe bilmeyen misafirler için ise özel çeviri yapacak
personelin hazır bulundurulduğu belirtildi.



Uyarılar
sık sık yapıldı


Çekilen tekbir ve salavatların arşa yükseldiği
alanda devam eden Mevlit etkinliğinde, kalabalıktan dolayı izdihamın ve
yığılmadan dolayı sunucular, olası bir sıkıntının yaşanmaması için sık sık
uyarılarda bulundu.



Halk
etkinlik öncesi cemaatle namaza durdu


Vahdet ve Kardeşlik Peygamberi Hz. Muhammed etkinliği
öncesi Molla Münir Şanlı öğle ezanını okudu. Ardından miting alanında saf tutan
Peygamber Sevdalıları, cemaatle öğle namazını eda etti.



Kur’an­ı
Kerim tilavetiyle başladı


Bu yıl “Vahdet ve Kardeşlik Peygamberi Hz. Muhammed”
temasıyla düzenlenen ve yüzbinlerin katıldığı görkemli kutlu doğum etkinliği
büyük bir coşku ve heyecana sahne oldu. Sunuculuğunu Yunus Emiroğlu ile Mehmet Emin
Gülsever’in yaptığı program Şam Emeviye Camii Müezzini Şeyh Münir’in Kur’an-ı
Kerim ile saat: 13.00’te başladı



Yurtdışından
da katılım oldu


Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından
düzenlenen ve yüzbinlerin katıldığı Kutlu Doğum etkinliğine yurtdışından da de
çok sayıda kişi katıldı.


Mewlid etkinliğine; 
Irak ve İran Kürdistan’ından, 
Suriye’deki iç savaştan dolayı Türkiye’ye sığınan âlim ve aydınlar,
Ürdün ve Türkiye’de bulunan Filistin ile Lübnanlı âlimlerden oluşan heyetler de
katıldı.


Etkinliğe katılan Mısır Cemaati İslami liderlerinden
İslam El-Amri ve Üstat Muhammed İbrahim, Lübnan Tevhit ve İslam Hareketi Lideri
Şeyh Bilal Şaban, Filistin İslami Direniş Hareketi’nden Ebu Ubade,
Moritanya’dan Üstad Muhammed Abdulkadir, Irak Kürdistan’ından Komela İslami
yetkililerden Mamoste Faruk Beşer, Yekgırto’dan Doktor Burhan Ahmet, Irak
Kürdistan’ından Sadi Mahmudi, Mamoste Rızgar, Abdulmecit Pur ve Suriye
Kürdistan’ından Molla Said platforma çıkarak katılımcıları selamladı. 


Programda yurt dışından gelenler tek tek platforma
davet edilerek tanıtım yapıldı. Tanıtım yapıldığı esnada halkın tekbirler
çektiği görüldü. Platform yetkilileri, yurt dışından gelerek Türkçe bilmeyen
misafirler için özel çeviri yapacak personelin bulundurulduğunu ifade etti. 


Hem bölgemizde hem de İslam coğrafyasının diğer
noktalarında yaşanan olumsuzlukların, akan kanın durması ve Müslümanları bitap
düşüren acıların dinmesi adına vahdetin, bir safta toplanmanın ehemmiyetine
dikkat çekildi.



“Sorunları
çatışarak değil, sulh ile çözmeliyiz”


Peygamber Sevdalıları Platformu Dönem Sözcüsü Yahya
Oğraş, etkinlikte yaptığı konuşmasında, sorunların çatışarak değil sulh ile
çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Oğraş, “Ümmetin her cüzü bir bedenin
azaları gibidir. Ümmetin bir cüzüne yapılan haksızlık tamamına yapılmış kabul
ederiz. İller ve renkler Allah’ın renkleridir. Farklılıklar Rabbimizin
buyurduğu gibi birbirini tanımak içindir. Farklılıkların üstünlük taslamak için
kullanılması kabul edilemez. Ümmetin her zaman olduğu gibi ittihat birlik ve
beraberliğe ihtiyacı var. Ümmet bir olursa güçlüdür. Müslümanlar kardeştir.
Farklılıklar üstünlük sebebi olmamalı, mezhep farklılıkları düşmanlıklar
olmamalıdır. Hepimiz İslam ile şeref kazandık. Kürde ve Türke de şeref veren
aziz İslam’dır. Başımıza gelen musibetler İslam’dan uzaklaşmaktan
kaynaklanıyor.” dedi.



“Ümmetin
yetimiydiniz, ümidi oldunuz”


Siyer Araştırmaları Vakfı Başkanı Mehmet Emin
Yıldırım, geçen yıl yaptığı konuşmasını hatırlatarak şunları söyledi; “Geçen
sene dedim; ‘Ümmetin yetimleriydiniz, gururu oldunuz. Dilinizi yok saydılar,
yokmuş gibi davrandılar. Allah yetimleri zayi etmedi; sizi de etmedi.
Yetimliğin verdiği o mazlumlukla bile Allah varsa tüm dünya karşımızda olsa ne
yazar dediniz. Sırtınızı Allah’a dayandınız. Atanız Selahattin gibi ‘Bizi
dirilten tek şey peygamber sevdası’ dediniz. Ama şimdi gurur olmanın ötesine
geçtiniz. Ümmetin yetimiydiniz, ümmetin gururu oldunuz. Gururuydunuz ümmetin
kefareti oldunuz. Kefaretiydiniz ümmetin ümidi oldunuz.”



“Analarız
bir Yasin’i kurban verdi, ama 10 Yasin’i doğuracak”


“Nerede olursa olsun insanlık peygamber sevdasını
sizden öğrenecek.” diyen Yıldırım,  “Yüreklerinizdeki
feryat ne kadar büyük olursa olsun bunu yapacaksınız. Bunu göstereceksiniz. 1
yıl içerisinde Silopi, Şırnak Cizre’de Diyar-ı sahabede evleriniz yıkıldı,
hanelerinize ateş düştü. Umut kefaret demem ondan dolayı, yıkılan evlere rağmen
70 yaşındaki dedelerimiz evden kurtardıkları bir bavul eşyayı aldılar. Ama
Kuran-ı Kerim’i o çantaya koymadılar. Evleri yıkıldığı halde Kur’an’ı başında
taşıyan bu Müslüman kim ne yapabilir. Tüm zalimler sesimizi duysun. Vallahi siz
Müslüman Kürtlerin yüreğinden imanı silemezsiniz. Öldükçe biz dirileceğiz.
Analarız bir Yasin kurban verdi 10 Yasin doğuracak.” diye konuştu. 



“Şehitlerin
toprağa döktüğü kanı zayi etmeyeceğiz”


Peygamber sevdalısı halka Kürtçe seslenen Yıldırım;
“Eğer bir olmazsak birer birer yok olacağız. Kimse birliğimizi bozamaz. Aynı
kıbleye yöneliyor aynı Peygamberin ümmetiyiz. Bizde coğrafyaların sınırı yok.
Müslüman nereye giderse mülteci değildir. Biz yeryüzünü mescit kabul eden bir
medeniyetin çocuklarıyız. Biz ancak muhacir oluruz. Ondan da gocunmayız.
Sevdamız peygamber sevdasıdır. Sonuna kadar da bu sevdadan geri durmayacağız.
Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Hakkâri ile sınırlı kalmayacak. Kapı kapı dolaşacaksınız.
Bu sevdadan mahrum olanların yüreğine o sevdayı ekeceksiniz. Siz öyle bir
coğrafyadasınız ki o coğrafyanın altında coğrafyaya can veren şehitlerin
kanları var. Hz Halit ile beraber gelen yüzlerce sahabenin ayak izleri var.
Toprağın nefesi şehadetle beslenir. Hadi gelin o sevdayı yaydıkça yayalım.
Toprak o sevdaya hazır. Bizden sadece çiftçilik istiyor. Şehitlerin ruhunu şad
edelim. Torakları iman nuru ulaşsın inşallah. Vallahi sevdanın önüne geçen
hiçbir şey yok. Ben o muhabbetin bu coğrafyada olduğunu biliyorum. İslam bizim
için büyü bir sevda olsun. Kalkalım, oturalım İslam diyelim. Başta Yasin Aytaç
Riyad Hüseyin olmak üzere şehitlerin toprağa döktüğü kanı zayi etmeyelim.
Etmeyeceğinizi biliyorum.” dedi. 



Mevlit
ve şiir okundu, halk kendinden geçti 


Program yapılan konuşmaların ardından okunan
Mevlid-i Şerif ile devam etti. Mevlidin ardından Yunus Emiroğlu’nun
seslendirdiği “Ya Muhammed” adlı şiirinin okumasıyla devam etti. Mevlit ve şiirin
okunduğu esnada halkın kendinden geçtiği görüldü. 



“O’na
her zamankinden daha fazla muhtacız” 


Alanı dolduran yüzbinlerce peygamber sevdalısına
Kürtçe seslenen Molla Beşir Şimşek, bugünün Allah’a şükür etme günü olduğunu
söyledi. Şimşek, “Her yıl Peygamber Efendimizin kutlu doğumunu kutluyoruz. Bu
yıl ‘Vahdet ve kardeşlik peygamberi Hz Muhammed’ ismiyle karşınızdayız. Zira
İslam âlemi kötü günler geçiriyor. Bugün annelerin gözyaşı sel olup akıyor.
Bugün mazlumların kanı akıyor, çocukların bedenleri denizlerin kıyısına vuruyor.
Bugün İslam ümmetinin toprakları üzerinde fesat var. Müslümanların kardeşliği
fayda etmiyor. Müminler birbirinin kanını içiyor. Bugün İslam âlemi için zor
günler. Bu yüzden bugün bizler her zamankinden daha fazla Allah’ın Peygamberine
muhtacız. Onun rehberlik ve çobanlığına her zamankinden daha fazla muhtacız.”
dedi. 



“Hepiniz
topluca Allah’ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin”


“Neden Müslümanlar bir bedenin azası iken
birbirlerine düştüler. Neden Müslüman birbirinden ayrıldılar?” diye soran
Şimşek, “Bizler bu fitnenin sebebini bulmadan bu durumdan çıkamayız. Fakat
bizler gözümüzü açar ve Allah kelamına bakarsak bu fitnenin sebebini buluruz.
Neden memleketimizde savaş ve çatışma var. Âlemlerin Rabbi bunun cevabını
veriyor; ‘Müslümanlar; Allah Resulüne muhalefet etmekten korksunlar. Eğer öyle
bir şey yaparlarsa aralarında fitne çıkar veya elim bir azap görürler.’ Bu
ayetten anlıyoruz ki; bu bela ve musibetlerin nedeni Allah’a ve Peygamberine
muhalefettir, sünnetten uzaklaşmadır. Peki, çare nedir ve kardeşlik nasıl tesis
edilecek? Bir kez daha rabbimize kulak verelim. Acaba rabbimiz bize ne diyor; ‘Hepiniz
topluca Allah’ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin.’ Sur ’da, Batman’da,
Şırnak’ta, Mısır’da Müslümanlar arasında birlik olmasını istiyorsanız peygamber
size ne verdiyse onu alın. Peygamberi sevin, emir ve yasaklarına uyun. Yine
Allah diyor; ‘Allah’ın peygamberinde sizler için güzel örnekler var.’ Birlik
nerede gerçekleşir. Washington’da, Avrupa’da Müslümanlar kardeş olmaz. Bunun
çaresi Kur’an’da ve Peygamber’dedir. İslam tarihi buna şahit değil midir? 1400
yıl önce Arabistan’ı fitneden kurtaran Allah’ın peygamberi değil miydi?
Köleleri özgürleştiren, Bilal’i, Selman’ı diline ve rengine rağmen çıkaran o
değil midir? Bizler kardeşimizi neden Avrupa’da arıyoruz.” diye konuştu. 



“Amed’de
kardeşlik ve sevgi dersi veriliyor”


Şimşek Hoca sözlerine şöyle devam etti; “Bugün Amed
kardeşlik yeridir. Bugün Amed’de kardeşlik ve sevgi dersi veriliyor. Bu meydan
kardeşlik meydanıdır. Bu meydanda aşkın ve kardeşliğin, birliğin dersi
veriliyor. Bu meydanın aşkı Sur’un, Bağların, Nusaybin’in ve İslam âlemindeki
fitnenin ateşin söndürecektir. Bundan başka çare yoktur. Tüm Müslümanlar gelin
Allah’ın peygamberinin etrafında toplanalım. Barışa el uzatalım. Allah’ın
peygamberine biatimizi tazeleyelim. Kardeşlerimize el verelim. Kardeşlik elini
uzatalım ve kardeşliği Amed’den başlatalım.  Aşkı Amed’den yayalım. Amed sahabeler, İslam
ve sulh yeridir. Bugün peygamberin nuru, peygamber aşkı fitnecilerin ateşini
söndürecektir. Allah’a Teâlâ bu günü bize erken göstersin.” 



“Bugünkü
kutlu doğum tarih yazacaktır”


Daha sonra platforma çıkarak Türkçe bir konuşma
yapan Mehmet Göktaş Hoca, “Dünyanın bütün edepsizleri, ahlaksızları, haçlıları
içerden ve dışardan Allah’ın parlayan nurunu söndürmek için olanca mücadele
verdiler. Diyarbakır 1. Dünya Savaşı’nda bu ülkenin her tarafı işgal edildiği
halde kâfirler buraya girememişti. Sanki bunun intikamını almak için, bu sahabe
şehrine giremedik ama onun intikamını alırcasına ne kadar terbiyesiz ahlaksız
varsa Müslüman Kürt kardeşimin dinini imanını elinden almak için yanıyor,
tutuşuyorlar. Bugünkü kutlu doğum tarih yazacaktır. Öyle basit bir kutlu doğum
değildir. Rabbimiz bunu bize göstermiştir; ‘Ben bu coğrafyada nurumu yeniden
çıkaracağım” demiştir. Kimse bu seneyi geçen sene ile kıyaslamasın.
Elhamdülillah Allah bizi bu manzarayı gösterdi. Allah nurunu bütün hücumlara
rağmen, bu ülkede bu coğrafyada, katliamlar yapılmıştı. Hiç böyle şehirler
tahrip edilmemiş, harabeye çevrilmemişti. Allah sizlerin eliyle sizlerin
gücüyle kendi dinini bu coğrafyadan bu ülkenin her yanına yayıyor.” 



“Bu
coğrafyanın rengi İslam’dır”


“Bugün burada toplanan ve saatlerce Allah ve Resulünün
adını anarak tekbir getirenleri kimse hafife almasın.” Diyen Göktaş Hoca, “Bu
ülkenin hatta İslam ümmeti neresinde bu manzarayı görebilirsiniz? Bu saman
alevi basit bir heyecan değildir. Şu anda yüzlerce rabbani âlim var yüzlerce
seyda var. Yüzlerce medreseli Yusuf’iden icazetli âlimlerimiz, kızlarımız var.
Türkiye’nin cezaevi yollarında çile çeken bacılarımız vardı. Bugün binlerce
icazetli kızlarımız eklendi. Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isteyen
katillere sesleniyoruz; yapamayacaksınız. Bu coğrafya İslam’dan başka renk
tanımayacak. Bu coğrafyanın rengi İslam’dır. Hiçbir doku tutmayacak. Daima
İslam diyecek ve tarih buna şahit olacak.” dedi.



“Gelin
Muhammed’e sarılın”


Bir yıl içerisinde binlerce Kürt gencini kurban
veren örgüte seslenmek istediğini kaydeden Göktaş Hoca, “Allah’a nasıl hesap
vereceksiniz. Gelin Muhammed’e sarılın. Bu coğrafya Kemalizm’i kabul etmedi,
Sosyalizmi de kabul etmeyecek. Boşuna uğraşıyorsunuz. Sözümüzü dinlemediler.
Vallahi böyle büyük bir felaketin geleceği ortadaydı. Yalvarıyorduk; “Gelin bu
yolları bırakın, işte Müslümanlar işte didarlar, işte sahabe şehri. Nerede
çözüm arıyorsunuz. Şurada çözümü bulamayacaksanız nerede bulacaksınız? Peygamber
sevdalısı kardeşlerimin yaptığı bir şey var. Bu ülke Müslüman oldu olalı böyle
bir şey görmedi. Bu yıl 100 bin kişi siyer sınavına katıldı. Bu insanlar peygamberin
hayatını defalarca okudu. Bu basit bir amel değildir. Sizi burada toplayan
peygamber sevdasıdır. Bu dünyanın yegâne ilaç Hz Muhammed’i sevmektir. Aksi
takdirde yok olacağız.” diye konuştu.



Dua
ile sona erdi


Okunan ilahi ve marşlarla birlikte alanı dolduran
halk büyük halkalar şeklinde halaylar çekti. Çekilen halayın ardından Molla
Kerbela Şanlı’nın okuduğu duanın ardından program sona erdi.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/diyarbakirda-tarihi-gun)