# Erol Dora'yla Röportaj..

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/erol-dorayla-roportaj
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2011-06-06T10:39:38+03:00
- Güncelleme: 2011-06-06T10:39:38+03:00
- Yazar: A. VAHAP OMUZLAR
- Kategori: KÖŞE YAZISI

                                           Erol Dora'yla Röportajım
 
             Başından beri '' Emek,Özgürlük Ve Demokrasi Bloğu 
Bileşenleri '' nin bağımsız adaylarından Erol Dora'yı önce BDP'nin 
önerisi,YSK'nın onayından sonra dikkatleri üzerinde toplaması,verdiği 
demeçlerden,basın açıklamalarından,halkla bütünleşmesinden ve özellikle 
kendisiyle yapılan yerel,ulusal ve başka ülkelerin gazete ve 
kanallarındaki röportajlarıyla izle-

meye çalıştım.
 
             Mardin Yenişehir'de tanışıp sorularıma yanıt arayarak,paylaşmak istedim.
 
            1964 HESSANA Köyü doğumlu ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK 
FAKÜLTESİ mezunu avukat Erol Dora'dan seçim öncesi bir değerlendirme 
yapmasını isedim :
 
            Öncelikle kadim /Antik Mardin Halklarının 
değerlerinde tüm Türkiye Halklarını selamlayarak başlamak ve Kadim 
Mezopotamya Uygarlıklarının,etkileşimlerinin yarattığı sinerjiyle 
coğrafyamızı dünyanın kültür merkezi haline getirmenin bilinci içinde 
hiç kimseyi dışlamadan / ötekileştirmeden barışı inşa etmenin önemi her 
geçen gün hem ülkemizde hem de dünyadaki eşitsizlikerin ve 
adalatsizliklerin hüküm sürdüğü yerlerde daha da önem kazandığı,artık 
tartışma götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

 
           Seçim öncesi bir değerlendirme için gerçeği/gerçekleri 
görmenin ve sorgulamanın her zamankinden daha önemli olduğu,her seçim 
öncesinde yapılan vaadlerin hiç birinin insanın yaşam hakkından 
öncelikli olamayacağı,ülkede eşit ve özgür yaşam için kimliğini,inancını
 ve düşüncesini serbestçe ifade ederken yargılanamayacağı,işkence 
göremeyeceği,öldürülmeyeceği ya da süründürülemeyeceği demokratik-hukuk 
devletinde yaşamanın koşullarını hep birlikte ama ısrarla hiç yorulmadan
 yakınımızda veya uzağımızda olup bitenlerden ders çıkararak geniş 
kapsamlı demokratik bir anayasa sürecinin seçim öncesi alışılagelmiş 
nutuklarına ve seçim sonralarında uyutucu,statikocu anlayışlarda ısrar 
ederek,çözüme yaklaşır gibi ' açılım ' ların içini boşaltarak tekrardan 
başa dönerken arkasında kan,gözyaşı bırakıp,ezikliğini bile duymadan 
yine '' Yola devam! ' diyenleri kınayarak,değerlendirme yapmayı uygun 
görüyorum. 

 
          Sayın Dora,yaptığınız sohbetlerden ve edindiğim 
izlenimlerden zorunda kalmadan Süryani kimliğinize vurgu yapmadığınızın 
bir nedeni var mı,ifade etmek ister misiniz ?
 
          Bir defa toplumsal/sosyal ve siyasi yaşamımıza tabiri 
caizse hakim olan önyargılarımızdan,bir kavmin diğer bir kavimden üstün 
olduğunun ya da din ve inanç özgürlüklerinin sadece ' Benim hakkım.' 
olduğuna kendini inandıranlarla başkalarının din ve inanç özgürlüklerini
 ' Benim istediğim normlarda yaşarsın.' diyenlerle altapı oluşturulmadan
 her yöne çekilerek inançları karşı-karşıya getirmenin ucuz siyaset 
tarzı olduğuna hem Erol Dora olarak ben hem de mensubu olduğum '' 
Emek,Özgürlük Ve Demokrasi Bileşenleri '' olarak kısaca ' Blok ' olarak 
bu tarz siyasetin getirisi-rantı olsa bile doğru siyasetin,gerçekçi 
siyasetin kapsını arayanlarla birlikte aşmak bizim boynumuzun borcu 
olsun.

 
         Gayet tabii Sayın Dora,söyler misiniz kimlik,dil,din-inanç,Türkiye'mizde Süryani olmakla Mardin'de Süryani,Keldani olmak farklı mı bu konuda sizden kısa bir açıklama istesem mümkün mü acaba ? :

 
         Kimliğini,dilini ve inancını özgürce yaşamak isteyen 
çağdaş,insancıl haklarını sonuna kadar yaşamına katmak isteyen 
Süryani,Keldani,Ermeni halklarımız ve diğer halklarımız için söylemek 
istediğim;herkesin kendi kimliğini,din ve inançlarını ve özellikle miras
 kalan dillerine sahip çıkarak,başkalarını inkara kalkışmadan,kendine 
benzetmeden verilmeye başlanan demokratik mücadelemize katkı sunarak ya 
da bulundukları kabuktan,daraltılmış alandan kendini kurtararak '' 
Benim de anadilim var,benim de kimliğim,din ve inançlarım/kültürel 
değerlerim var ! '' deyip seslerimizi duyulacak kadar yükselterek 
sorunların üstesinden hep birlikte gelebileceğimizi,aşabileceğimize
 olan inancımı özellikle Mardin'de daha da somut bir şekilde yaşandığına
 tanık olduğum gibi güvencelerini sağlayarak Türkiye'de herangi bir 
kimlikten olmanın problem olmayacağının kanısını taşıyarak BDP'nin 
ağırlıkta olduğu bloktan bağımsız aday olmayı kabul ettiğimi Mardin ve 
Türkiye Halkarıyla bu nedenlerle paylaşmak ve 
desteklerini-dayanışmalarını almaktan onur duyacağımı belirtmek 
isterim. 

 
         Sayın Dora,birçok siyasi partinin verdiği demeçlerde ' 
Birey hak ve özgürlükleri 'yle ilgili başka bir değişle ' Temel hak ve 
özgürlükler 'le ilgili '' Dil,din,ırk,felsefi düşünce..'' gibi ' İnsan 
Hakları ' temelindeki taleplerin, partlerin seçim bildirgelerinde yer 
verirken,propogandalarında yüksek sesle olmasa bile kendilerine başka 
milliyetlerden yapılan başvuruları reddederken veya bir hayli gerilerden
 sıra tanımaları sizce tesadüf mü ? :

 
         Bu konuda benim de basından okuyup çoğuyla aynı dili 
konuştuğumuz/aynı değerleri paylaştığımız yakından tanıdığım aday olmak 
isteyen değerli arkadaşlarımız olup başvuruda bulundukları partinin 
doğru adres olup-olmadığının değerlendirilmesi ise kendi takdirleridir.

   
         Örneğin Markos Ürek'in CHP ve AKP'ye olan başvurusunun 
hangi nedenlerle kabul görmediğinin şu an için analizini net verilere 
ulaşmadan yanıtlamam doğru olmayacağı gibi Hanna Yılmaz'ın HASP'den 
İstanbul 2.Bölge 20.sıradan gösterilmesi de bir başka düşündürücü konu 
olarak zihinlerimizde ve gündemdeki yerini hep düşündürerek alacağını 
sanırım.

 
         Blok Bağımsızları cephesinden baktığımda yıllardan beri 
insanlara ve birçok partiye ütopya gibi görünen meydanlarda ve her 
eylemliklerde '' Halkların Kardeşliği '' diye yüreklere her ne pahasına 
olursa-olsun,uğruna bedeller ödenerek yaşama kattığımız bir pratiğin 
tadını ancak BDP'yle bütünleşen halkların ve özgürlüklere susayan 
insanların anlayabileceği bir duygu-bir tadtır onu da izninizle bizler 
yaşamak istiyoruz,yaşayacağımıza inanıyorum.

 
         Sayın Erol Dora,ülkemizde 2002 yılından itibaren 
başlayan AKP'nin tek başına iktidarlarından günümüze gelirken ' Kürt 
Sorunu ' ile ilgili bünyesinde 70'i aşkın Kürt milletvekili 
barındırmasına rağmen dönüp tekrar ' Kürt Sorunu 'yla ilgili seçim 
öncesinde bu konularda da gösterdiği olumsuz performans güven verebilir 
mi,seçmenin bu tutarsızlıklar karşısında tavrı ne olur ?

 
        ' Açılım ' diye başlayıp iki dönemde de tek başına iktidar 
olan AKP'nin sorun ve sorunlarla ilgili çözüm beklentilerinin aslında ' 
Bana benzeyerek,benim gibi düşün.' diyerek hatta ' Düşünmezsen yoktur.' 
diyerek dediğiniz '70'i aşkın Kürt Milletvekili' sayısı 100'ü aşkın da 
olsa bu konuda AKP'den sorunun çözümünü beklemek gerçekçi olmayacağı 
gibi hala bu beklentide olan seçmenin de 12 Haziran'da saf olmadığını 
göstermesi açısından hepimizi çözüme yaklaştıracağına inanıyorum.

 
         Sayın Dora,ülkemizde ve yerellerimizde iktidar 
oldukları halde sorunların 9 yıllık bir peryotta çözüme hep yakın gibi 
görünüp,aslında uzak duran AKP'yle sorunun çözümü beklenirken 
kronikleşmesi,telaffisi güç dönemlerden geçmesinin yaratacağı 
gerginlikerin faturasını kimler ödeyecek ?

 
         Bu ülkede yıllardan beri alışılagelmiş her 
yanlışlığın,olumsuzlukların ve savaşların faturasını başta 
kadın,çocuklar,canlarıyla gençlerimiz,emeğiyle amelemiz(işçimiz) 
esnafımız,yıllarca üniversite kapılarında ya da atanamama,atanana dek ' 
İllallah !..' dedirtecek kadar sıkılan halkımız ödüyor demek,yanlış 
sayılmaz

 
         Kürdistan'da yaşayan halkları yakından tanıdığım için çok 
mutluyum,elini her sıktığım insanın beklentilerinin ve siyasetçilerine 
bağladığı ümitlerin ışıltısını gözlerinden okumak pek zor olmazsa gerek.

 
         Elbette kendi kimliğimle Süryani dilimle blok içinde 
başkasına benzemeden özgürce yaşam ve halkların dayanışmasını gördüğüm 
için kısacası önyargılara mahal bırakmadan güvencesini aldığım için 
mutluyum,mutluluklarımızın hüsrana/hayalkırıklığına uğramaması için 
de bugüne kadar bedelleri ödeyen canlar olarak 12 Haziran'da 
alışılagelmiş beklentileri boşa çıkarmak için ' Hala faturaların 
bedellerini bizler mi ödeyeceğiz ? ' sorularına yanıt bulmak zor olmazsa
 gerek. 

 
         Sayın Erol Dora,son olarak hukukçu olmanız nedeniyle 
Türkiye'mizin demokratikleşmesine,AB sürecine ve elbette ' İnsan Hakları
 ' ihlalleriyele ilgili gelinen noktayı hem kendi açınızdan hem de '' 
Blok Bağımsız Adayları '' olarak nasıl görüyorsunuz ?

 
         Buna herkesin içenlikle inanmasını,Erol Dora olarak 
kendimi yalnızca Süryanilerin temsilcisi olarak görmediğimi bir kez daha
 hatırlatmakta yarar görüyorum.
 
         Yıllardır azınlık statüsüyle ya da asli kurucu unsur 
olamamamızın ezikliğini ve evrensel değerlerle eşit yurttaş 
sayılmamamızın nedenlerini elbette ülkemizin insan hakları ihlalleriyle 
çok yoğun olarak gündeme gelmesiyle,demokratikleşmenin önündeki 
engellerin ve bağnazlıkların iktidarların eliyle her geçen yılda ayyuka 
çıkarak bir türlü çözümlere kavuşturulamadığını gördüğümdendir ki AB 
sürecinin kazanımlarını katamıyor,hedefe ulaşamıyoruz.

 
         BDP ağırlıklı '' Emek,Özgürlük Ve Demokasi Bloğu 
Bileşenleri '' olarak da 26 ülkeden oluşan AB'nin,Türkiyemizde de 
halklarımızın birliğini/birlikteliğini oluşturmanın,uluslararası 
sözleşmelerin ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 
güvenceleriyle;donanımlı bir altyapının inşasında ancak,barışın 
sağlanabileceğine inanırız.

 
         Sayın Erol Dora,12 Haziran seçimleri öncesinde Mardin 
Halklarını bigilendirme adına sorularıma içtenlikle yanıt 
verdiğiniz,''Damdan düşercesine'' önünüze dikilip değerli zamanınızı 
aldığım için anadilimle size ' şükren ' der,başarılar dilerken seçim 
sonrası değerlendirmeleriniz için buluşmak üzere... Şükren.

 
         Ben de Mardin Halklarına ve değerli basın mensuplarına en iyi dileklerimi şahsınızda sunmak isterim,görüşmek üzere...  
 
         
 
                 
 
 
 
      

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/erol-dorayla-roportaj)