# Ey Ramazan! Susadık Sana…

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ey-ramazan-susadik-sana
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-06-15T16:15:05+03:00
- Güncelleme: 2015-06-15T16:15:05+03:00
- Yazar: ABDURRAHMAN CEYLAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Susadık sana ey Ramazan!
Sen aç bırakırsın, sen
susuz...
Sendeki açlığa, sendeki
susuzluğa susadık...
Çünkü sendeki açlık,
sendeki susuzluk bir başkadır. Tadı bambaşkadır. 
Ayrı bir halâvet vardır
açlığında, susuzluğunda. 
Peygamberimin diliyle
misk kokusudur ağızlardaki... 
Açlıktan kokan misk
kokulu ağızlara susadık…
Susuzluktan çatlamış
topraklar gibi, baharı bekleyen kurumuş ağaçlar gibi, annesinin getireceği
gıdayı ağzı açık bekleyen yavru kuşlar gibi...
Geçen yıl Rabia
Meydanı’ndaydık. Ümmet olarak Mevlâ’ya yalvardık. Seninle beraber
gözyaşlarımızı ve terimizi Rahman'a sunduk. Bu sene mahzuniyetimize yenileri
eklendi. Rabia'da veya Nehda'da belki kardeşlerimiz olmayacak ama suskun
yürekler sana olan susuzluklarını gözyaşlarıyla, zindan duvarları arasından
Rablerine sunacaklar.
Bu yıl seni karşılarken
Şam yine mahzun… Emeviye Camii yine öksüz. Halep'te Zekeriya Camii yine
ezansız. Tekbirlere hasret… Orucunu açmış olmanın sevinciyle O'na koşanları
olmayacak bu sene... Bu sene yetimlerimiz daha da fazla Hama'da, Humus'ta...
Ortadoğu yine kan gölü... Musul, Kerkük, Bağdat... Hepsinde Ramazan, acılı
geçecek bu sene... Kur’ân'a ve Sünnet’e gerçekten bağlı olan gönüller
susamışlıklarını daha bir gönülden sunacaklar Rablerine...
Suriye'de ve Irak'ta
İslâm'ın adını lekeleyenlerin fitnesinden Mevlâ'ya sığınacaklar...
Milyonlar sana olan
susamışlıklarını başka coğrafyalarda; belki bir konteynerde, belki terk edilmiş
bir evde, belki de bir parkta giderecek...
Ey Ramazan! Sendeki
iftarlara susadık…
"Allah'ım! Senin
rızan için oruç tuttum. Sana iman ettim. Sana güvendim, Sana dayandım. Senin
verdiğin rızıkla iftar ettim, orucumu açtım." demeye susadık...
Ey Ramazan! İkram etmek
güzeldir. Allah cömert olanları sever. Ama ikram ve cömertlik sende bir başka
güzeldir. Sende cömertliğe, sende ikrama susadık... Soframızda bir fakir olsun,
bir dost, bir arkadaş ya da bir akraba; hiç fark etmez. Soframızda oruç açan
birilerinin iftar sonrası duasına susadık.
Peygamberimiz (s.a.v.)
bize; önce iftar edip sonra akşam namazı kılmamızı söyler. İftar sevincimize
Rabbimizin sevinmesine, peşinden de O'na olan kulluğumuzu "Allahu
Ekber" diyerek durduğumuz akşam namazlarına susadık...
Minareler ışıl ışıl...
Mahyalar da öyle... Artık yollarda hareket var. İftar sevinci teravihle
buluşmak için yollarda. Her gün aynı heyecan cami önlerinde. Kabe'de,
Medine'de, Kudüs'te Mescid-i Aksa'da ve bütün İslâm âleminde.
Minik yüreklerin
aramızda saf tutuşuna susadık… 
Hiç usanmadan, hiç
bıkmadan gür sesle getirilen tekbirlere susadık…
Ümmetin bütün evlatları
kunut dualarıyla, vitir namazında...
Kıyamda yalvaran,
yakaran gönüller Rahman'a sığınmış, kulluğun sadece O'na yapılacağı, yardımın
sadece O'ndan isteneceğini haykırıyorlar. Ümmet olarak yine el ele, gönül
gönüle tutunmuşlar, Rahim olan Allah'a yalvarıyorlar.
Ey Ramazan! Her daim dua
etsek de, yalvarıp yakarsak da bir başkadır sende dua, bir başkadır sende
yalvarma, yakarma...
Sende bağlanır
şeytanlar, kapanır kapıları cehennemin. 
Ey Ramazan! Sen ne
güzelsin!
Çünkü sen Allah'ın
seçtiği bir zaman dilimisin. Susamışlığımızın sırrı da burada. Seni seçti
Rahman, seni seçti Rahim, seni seçti Tevvâb, Gafûr, Melik, Kuddüs...
Çünkü sendedir Kadir...
Aişe annemize Efendimiz'in öğrettiği : “Allah'ım! Sen affedicisin, affetmeyi
seversin, beni de affeyle!” diye gözyaşı dökeceğimiz, bin aydan daha
hayırlı olduğu Allah tarafından tescilli olan o muhteşem geceye susadık. Son on
gün içerisinde gizlenen Kadir gecesini yakalayabilir miyim, diye heyecan
duymaya susadık. Onun için son on gün mescitte itikâfa girermiş Efendimiz
(s.a.v. ).
Ey Ramazan! Düşündüm de
sadece sende itikâf…
İtikâf... Susuzluğu
gidermenin en tatlı şekli. 
Oruçlu bir ağızla,
dünyalık işlerden soyutlanarak Kur'ân okumak, tesbihat, tefekkür ve dua...
Sadece O'na yönelmek... O'na rücu... O’na iltica... 
Bütün bunların bir arada
toplandığı iklimin adıdır itikâf...
Susadık ey Ramazan...
Yine bütün heybetinle geliyorsun. İhtişamınla geliyorsun, şimdiden büyülemeye
başladın. Manevi hazzın doruğa ulaşacağı saatler ve dakikalar sende.
Sahur sende. Hz.
Peygamber (s.a.v.) “Sahurda bereket vardır.” der. Bereket umduğumuz
sahurlara susadık.
Mukabelelere, evlerdeki
Kur'ân meclislerine susadık. Anne-babaların küçük yavrularına yarım gün oruç
tutturarak, onları ödüllendirdiklerini duymaya susadık.
Ey Ramazan! Yüce
Rabbimiz oruçluların mükâfatının çok özel olacağını haber verir kudsî hadiste.
Rayyân kapısından sadece
oruçlular girecekmiş cennete...
“Acaba ben de kibirden,
riyadan uzak, ihlasla oruç tutanlardan olabilir miyim? Ben sadece aç kalmadım.
Elimle, yüreğimle, kulağım, gözlerim; kısacası, bütün bedenimle oruç tuttum.
Acaba bu kapıdan ben de girebilir miyim?” sözlerini tekrar tekrar söylemeye susadık.
Affet Allah’ım!
Bağışla... 
Seni tesbih ediyoruz. 
Seni takdis ediyoruz. 
Tevvâb olan sensin. 
İslâm'a düşman olanların
zilletine, izzeti sen de ve peygamberinde arayanların susamışlığına çare
sensin. 
Gider susuzluğumuzu,
gider açlığımızı. 
Gönülleri Kur'ân'la
buluştur. 
Efendimiz aleyhisselâmla
buluştur. 
Çatlayan dudaklara bir
damla daha Kur’ân, bir damla daha sünnet vererek susuzluğumuzu gider Allah’ım!
 
                                                                                                      

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ey-ramazan-susadik-sana)