# Eziklik Duygusu da Büyüklenmekten Kaynaklanır

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/eziklik-duygusu-da-buyuklenmekten-kaynaklanir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2012-03-05T14:26:13+02:00
- Güncelleme: 2012-03-05T14:26:13+02:00
- Yazar: NEVİN DUYAR
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Toplumun genelinde gururun anlamı; insanın
kendisini diğer insanlardan üstün kabul etmesi ve büyüklüğe kapılması olarak
bilinse de, aslında kişinin kendisini diğer insanlardan düşük seviyede görmesi
de, benlik verip, büyüklenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tip insanlar, hep
kendilerini etrafında bulunan inanlardan aşağı durumda görür ve her zaman bu
durumun ezikliği ile yaşarlar. Örneğin, çok çirkin olduğunun, insanların
kendisini sevmediğini, parasının olmadığını düşünen bir insan, bunun kendisinde
var olan bir eksikliğin olması nedeniyle olduğunu düşünür ve bunları kendisinde
her zaman olacak olan kusurlar olarak nitelendirir. Bunları kendi kafasında
kuruntu haline getirirken, aslında hepsinin Yaratıcı’sının Allah olduğunu
unutur. Ancak her şeyin Yaratıcısının Allah olduğunu bilen müminler, O’nun yaratmış
olduğu her şeyden razı olurlar. Fiziki özellik, maddi durum veya başka herhangi
bir şey için kendilerini ne toplumdaki bireylerden aşağı görerek kendilerini
ezerler, ne de bunu bir gurur illeti haline getirirler. Güzelliklerinin,
çirkinliklerinin, fakirliklerinin veya zenginliklerinin Yaratıcısının Allah
olduğunu ve bunlarla denendiklerini bilirler. 


Şeytan, insanları yollarından saptırmaya ve onları Allah’a
düşman etmeye ant içmiştir. Bu nedenle de insana kibir hastalığını
bulaştırarak, olabildiğince çok insanı yolundan döndürüp kendisi ile birlikte
cehennem çukuruna sürüklemeye çalışır. Dolayısıyla insanlara en sinsice
yaklaştığı taraf, insanların nefislerinde olan büyüklük arzusunu kullanmaktır.
Eğer bir insana bu hastalığı bulaştırırsa, kişinin aklı bulanır, bilinci
kapanır ve Allah’ın yolundan uzaklaşır. 


“Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır;
böylelikle onlara Allah'ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın fırkasıdır.
Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.”
(Mücadele Suresi, 19) 


İnsanın şeytanın
bu sinsi planlarına karşı korunması ancak Allah’a sığınması, Allah’ın yaratma
sanatını, yüceliğini, gücünü düşünüp kavraması ve bunlar karşısında kendi
acizliğini, O’na olan muhtaçlığını anlaması ile mümkün olur. 


Allah’ın yüceliğini kabul etmiş ve O’na layık bir
kul olmak için mücadele etmeye başlayan bir mümin, dünya hayatının çok kısa
olduğunu, burada kaldığı her saniye Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için çaba
göstermesi gerektiğini fark eder. Böylece Allah’ın izniyle nefsinin
fısıldadığı, büyüklenme arzusuna da karşı koyabilir.


Kibre kapılan ve büyüklenen insanlar, hiçbir zaman
Allah’ın yalnızca gerçek iman sahiplerine tattırdığı gerçek sevgiyi
hissedemezler. Çünkü gerçek sevgi bu tip insanların asla yeltenemeyeceği kadar
çok fedakarlığı gerektirir. Çünkü bu kişiler, kendilerini dünyanın merkezinde
gördüklerinden ve kendilerinden başka kimseyi sevmediklerinden, her zaman
sevilenin kendileri olması gerektiğini düşünürler. 


Ayrıca büyüklük hissine kapılmış olan insanlar,
Allah’ın müminlere vermiş olduğu akıldan da mahrum kalırlar. Allah korkusuna
sahip olmadıkları için evrenin her yerinde bulunan Rabbimizin yaratılış
mucizelerini kavrayamazlar. Kalplerinde bulunan bu hastalık, onların fiziki
görünümlerine de yansır. Bakışlarındaki iticilik, konuşma şekillerindeki
bozukluk, yüzlerinde bulunan karanlık ifade, çok basit konuları bile idrak
edememeleri içlerindeki bu hastalığın yalnızca birkaç belirtisidir. 


“İnsanlara yanağını çevirip
(büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük
taslayıp böbürleneni sevmez.” (Lokman Suresi, 18) 


Ancak müminler, asla büyüklük göstermedikleri, ayrıca
kendilerini diğer insanlardan daha düşük görmedikleri, bunun ezikliğini de
yaşamadıkları için, hatalarının olduğunu kabul ederler, bunları düzeltmek için
gereken çabayı gösterirler ve her ne kadar telafi etseler de asla kendilerini
mükemmel olarak görmezler. Bu güzel
ahlaklarından dolayı Allah onlara gerçek sevgiyi tattırır, doğru ile yanlışı
ayırabilme yeteneği verir. Müminler, sürekli olarak hatalarını bulup
düzelttikleri ve asla mükemmel olamayacaklarını düşündükleri için her geçen gün
daha güzel bir ahlaka sahip olurlar. Böylece Allah’ın izniyle imanda derinleşir
ve çok rahat, huzurlu, güzel bir yaşam sürerler.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/eziklik-duygusu-da-buyuklenmekten-kaynaklanir)