# Fıkıh İlmi ve Önemi

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/fikih-ilmi-ve-onemi-47303
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-07-18T12:57:27+03:00
- Güncelleme: 2013-07-18T12:57:27+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Din, itikadi ve ameli olmak
üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Dinin ameli kısmına fıkıh da denilir. İşte,
dinin bu kısmıyla uğraşan ve bu konuda ihtisas sahibi olan kişilere de fakih
denilir.
İman ve amelin birbirleriyle
olan bağlantıları dikkate alındığında, fıkhın ne denli önemli ve dinin olmazsa
olmazlarından olduğu açıkça görülecektir. Önemli bir alanda bulunan veya çalışan kişiler de öneme
haiz olurlar… Başka bir ifade ile kişi, uğraşı alanı nisbetinde önemlidir,
denilse yeridir… Bu bağlamda bu kadar değerli ve önemli bir alan olan fıkıh ile
uğraşanlar da değerlidir…  
İbn-i Abbas’tan rivayet edilen ve fakihin
abid’e karşı değerini ifade eden bir
hadisin meali şöyledir: “Bir fıkıh âlimi şeytan nezdinde  bin abid’den
daha (tehlikelidir) kuvvetlidir.”  Bir
başka hadiste ise; Resulullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Cennet bahçelerinin
yanından geçerken o bahçelerden faydalanın!” Sahabeler dediler ki; ya
Resulallah! Cennet bahçeleri nelerdir? Dedi ki; ‘zikir halkalarıdır.’ 

Ata b. Ebi Rabah, bu hadisi şöyle yorumlamıştır: Zikir halkalarından maksat;
helal ve haramdan, alışverişten, namazdan, oruçtan, hacdan, nikâhtan, talak vb,
tüm fıkhi bilgilerden şart ve adaplarından  bahsetmek demektir. Zira
bilgisiz ibadet ve muamelat (yanlış yapılacağından) batıl ve fasit olacaktır.
“Bir ilim erbabı ilmiyle izzet ve şeref sahibi olmak istiyorsa
fıkıh ilmi ona yeterlidir. Nice kokular vardır ama hiç birisi misk kokusu gibi
olamaz…” diyerek fıkhın ve fakihin önemini şiirimsi
bir tarzda ifade edenler de olmuştur.
“Bir sure indirildi mi, ‘Sizi bir kimse görüyor mu?’
diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan (Fıkhetmeyen) bir toplum olmalarından dolayı, Allah
onların kalplerini çevirmiştir.
9/127”
Böylesine önemli olan bu konuya girmeden önce fıkhın tarifi, islam
dinindeki yeri ve faydasını anlatmaya çalışacağım...
 Fıkıh, arapça bir kelime olup; ister
kat-i ister zannî olsun, mutlak bilgi anlamına gelir. Istılahi anlamı
ise: Ameli alan sayılan şer’i hükümlerin; edile-i şer-i olarak da bilinen;
Kur’an, Hadis, İcma ve Kıyas’tan elde edilmiş bilgi ile bilinmesidir. Fakih
ise; dinin amelî hükümlerinde mütehassıs olan âlim demektir. Çoğulu
fukahadır.  

Hakikat ehlinin nezdinde fıkhın tarifi ise: Hem şer-i hükümleri bilmek hem de
onlarla amel etmektir. Hasan Basri (r.a); “Fakih, ancak dünyanın haram, şüphe
ve mekruh olan şeylerinden yüz çeviren, ahiret işlerinde zühd ve takva sahibi
olan, kendi kusurlarını daima göz önünde bulundurandır” diyerek kapsamlı ve
farklı bir tarifte bulunmuştur. Bu itibar ile fıkhın
kurucusu Peygamberdir (s.a.s.) denilse yeridir. 

Fıkıh ilminde ilk kitap tasnifi Ebu Hanife (r.a) ile başlamıştır. İmam Şafii (r.a), fıkıh hakkında şöyle demiştir: “Hadis
ve dini anlama olan fıkıh hariç, Kur’an dışında tüm ilimler meşgaledir.” 
Fıkhı bilmenin hükmü nedir diye sorulursa; cevap olarak: İbadetlerini sahici ve düzgün bir
şekilde yapacak kadar fıkıh bilgisine sahip olmak her mükellef mü’min ve
mü’mine üzerine farz-ı ayndır. Bu ilmin fetva verebilecek derecede bilinmesi
farz-ı kiyafe, ictihat derecesine varacak kadar fıkıh bilgisinde ilerlemek ise
menduptur, denilebilir. 
Peki, bugün kaçımız dinimizin sadece ibadet kısmını dahi ‘birisine’
sormadan kendi başımıza sahih ve sağlıklı bir şekilde eda edecek kadar fıkıh
bilgisine sahibiz, olmazsa olamaz olan ibadetlerimizi ne kadar biliyoruz,
sorusunun cevabı ise muammadır.
Fıkıh alanı sorumluluklar manzumesi olduğundan
bütün ilimlerden üstündür. Çünkü onunla helal-haram, sahih-fasit ve diğer
hükümler bilinmektedir. “Allah,
bir kuluna iyilik etmek isterse, onu dinde fakih yapar.” hadisi mucibince insanı, dini hatalardan koruyan, her iki cihanda da mesut ve
bahtiyar edebilecek olan ve Rahman’ın rızasına mazhar kılan da, yine fıkıh
ilminden (Fıkhı bilip onunla amel etmekten) başka bir şey değildir. Zira dini ‘bilmek’ veya dini
sohbetleri dinlemekle değil, bu bilgileri yaşamakla dindar ve salih kul olunur.
İmam Şafii (r.a) derki; “Fakih; söylem ve makaleleri ile değil, eylemleri ile
fakih olandır.” Hasanı Basrî (K. s) de bu gerçeği şu şekilde tablolaştırmıştır:
"İstediğiniz kadar ilim öğrenin, Allah’a yemin olsun ki ilminizle amel
edinceye kadar, Allah size ecir nasip etmeyecektir. Sefihlerin gayreti rivayet,
fakihlerin gayreti ise riayet etmektir."
Günümüzde İslam hukuku olarak da
isimlendirilen fıkhı teşkil eden dört ana unsur vardır. Bunlar, Kur’an, Hadis,
İcma ve Kıyas’tır. Bundan da anlaşılıyor ki; İslam hukukundaki şer’i hükümler; Allah’ın kitabından, Peygamberimizin
(s.a.s.) sünnetinden, müçtehitlerin icma’ı ve kıyası fukahadan oluşmuştur. Yani; İslam hukuku, kendine has esaslardan oluşan, müstakil
ve orijinal bir hukuk sistemidir. Başka
bir ifade ile İslam hukuku, İslam menşeli olup saydığımız bu esaslar dışına
çıkmayan müslüman bilginlerin yorumlarından oluşan bir hukuk sistemidir. Başka
milletlerin hukukundan iktibas edilerek oluşturulan bir hukuk sistemi değildir. Burada
şunu söylemekte de yarar görüyorum: Şayet islam veya islam hukuku
eleştirilecekse de; ‘Müslüman’ bireylerin davranışları, eylemleri veya uygulama
tarzlarıyla değil, zikredilen bu esaslar üzerinden eleştirilmelidir.…
Fıkhın
bu “Edille-i erba’a” denilen dört ana unsurun dışında; istihsan, istishab ve örf
gibi bir takım kaynakları da
vardır ki, bunlara da fer’i dayanak/unsur denilir. 
Fıkhı cihad kadar önemli kılan ve bu
ikisinden birinin ötekisiz yarım veya anlamsız olacağını anlatan;  “Mü’minlerin
hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir
grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman
kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar. 9/122” âyet, fıkhın
önemini başka söze gerek bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır. Tefekküh edenlerden olmamız dileğiyle…
 @MBHedbi

































 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/fikih-ilmi-ve-onemi-47303)