# Fırsat Eşitliği Açısından Merkezi Sınavlar

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/firsat-esitligi-acisindan-merkezi-sinavlar
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2017-09-21T13:02:00+03:00
- Güncelleme: 2017-09-21T13:02:00+03:00
- Yazar: MUHAMMED DAĞ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Son
günlerde ülkemizin gündeminde fazlasıyla yer tutan TEOG (Temel Eğitimden
Ortaöğretime Geçis Sınavı) kaldırılsın mı kalsın mı tartışmalarına dair bir
eğitimci ve veli olarak katılmak istedim. Söz konusu yazımı, dünya görüşü, oy
verdiği siyasi parti, mensubu olduğu sendika gibi ideolojiler üstü bir bakış
açısıyla değerlendiremeyecek kişiler, yazımın bundan sonrasını okumaktan
vazgeçebilir.



 Kamuoyunun
yakından bildiği üzere ülkemizin ekonomik bütçesinin önemli bir bölümü eğitime
ayrılmaktadır. Eğitime ayrılan payın büyüklüğü, eğitime verilen önemin en
önemli göstergelerinden biridir. Çünkü ülkeler, varlıklarını idame ettirebilmek
için nitelikli insan gücüne ihtiyaç duymaktadır. Nitelikli insanı, eğitim
süreciyle yetiştirmekten başka bir seçenek bulunmamaktadır.


              Son
yıllarda iller arasındaki eğitimin niteliksel ve niceliksel farklarını ortadan
kaldırmak için ortaya atılan ve başarıyla sürdürülen FATİH Projesi (Fırsatları
Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) ile liselerimiz ve
ortaokullarımız, interaktif öğrenmeyi sağlayan akıllı tahta (fiber internet
bağlı) ile donatılmış durumdadır. EBA (Eğitim ve Bilişim Ağı) ile de öğrenme
içerikleri oluşturulup en ücra köydeki okullara ulaşarak her öğrenciye imkan ve
fırsat eşitliği sağlanmaktadır. Her iki projenin de eğitim sürecine ciddi
katkılar sağladığı, eğitim süreciyle bir şekilde ilişkili olan herkesçe bilinmektedir.
Böylelikle okulların hangi ilde yer aldığının bir önemi kalmamış ve ülkemizin
hiç beklenmedik illerinden önemli sayıda oldukça başarılı öğrenciler
yetişmiştir. Bu öğrencilerin bir kısmının Türkiye derecesi elde ederek
ülkemizin en iyi üniversitelerine ve ortaöğretim kurumlarına yerleştiği,
istatistiklerdeki yerini korumaktadır. Diğer taraftan ekonomik olarak
dezavantajlı öğrencilere daha fazla eğitim ve sınavlara hazırlık çalışmaları
kapsamında da ortaokul ve liselerimizde yapılmakta olan destekleme ve
yetiştirme kurslarının da öğrenci başarısını arttırdığı da toplumumuzun
farkında olduğu önemli bir eğitim seferberliğidir.


 Sayın
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın 8.sınıf öğrencilerinin TEOG sınavı
nedeniyle çocukluklarını yaşayamadığı ve yarıştırıldıkları bir sistemden
rahatsız olduğunu ifade etmesi kuşkusuz vicdani ve insani bir davranış
örneğidir. Sağduyulu olan herkesin ve herkesimin çocukların yarıştırılarak çocukluklarından
uzaklaşmasına gönlü razı olmadığı/olmayacağı aşikardır. Bu durumda 8.sınıfı
bitiren öğrenciler, ortaöğretim kurumu olarak nitelendirdiğimiz liselere nasıl
gidecekler, ne şekilde yerleştirilecekler sorusuna cevap vermemiz
gerekmektedir. Şöyle ki her öğrencinin farklı mesleklere eğilimi, yetenek ve
becerilere sahip olması, çocukların bireysel farklılıklarından kaynaklanan
doğal bir sonuçtur. Farklı becerilerin, ilgi ve isteklerine göre doğru yöne
kanalize edilmesi sayesinde başarı sağlanır. Bu nedenle daha ilk eğitim
kademesinden başlamak üzere çocuğun yeteneklerinin ve becerilerinin
belirlenerek doğru mesleklere yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu, okul rehberlik
servisleri-veli ve öğretmenlerin daha etkili bir işbirliği yapmalarıyla
mümkündür.


 


Farklı
türde ortaöğretim kurumlarına, öğrencileri seçmenin bir takım kıstaslara
bağlanması gerekmektedir. Öğrencileri farklı türdeki liselere seçmenin merkezi,
bir ya da birkaç sınav puanı ile birlikte okul geçmişi olarak nitelendirdiğimiz
eğitim sürecinde yılsonu başarı puanı, katıldığı çeşitli yarışmalar, yaptığı
etkinlikler, geliştirdiği ve yer aldığı projeler gibi faktörlerin de puana
dönüştürülmesi ve sınav puanına eklenmesi ile yerleştirme puanı elde edilerek
liselere yerleştirilmesi pekâlâ mümkündür. 
Böylelikle öğrencinin hem süreç içerisinde etkinlikler aracılığıyla daha
aktif hale gelmesi özendirilir hem de katılımı sayesinde sosyalleşmesi
(çocukluğunu yaşaması) sağlanır. Örneğin fen lisesine yerleşmek isteyen bir
öğrenciden Türkçe, Fen Bilimleri ve Matematik ve Sosyal Bilgiler derslerinin
yılsonu ortalamasını 80 olarak sağlayabilirse Fen Lisesi öğrenci seçme sınavına
girebilme hakkı kazansın. Anadolu Liselerine giriş sınavı için yıl sonu puan
ortalaması 70 olarak alınabilir. Diğer lise türleri için de benzeri yılsonu
ortalamaları baraj ya da sınav giriş koşulu olarak belirlenebilir. Eğer merkezi
bir sınav olmazsa ülkemizin ücra köyündeki başarılı öğrenciyi yakındaki
ortalama bir liseye göndermek bireyin yeteneklerini köreltecek bir adım
olacaktır. İç Anadolu’nun, Karadeniz’ın veya herhangi bir doğu ilinin herhangi
bir köyünde öğrenim gören oldukça başarılı öğrencisi, ülkemizin en iyi lisesine
gidebilme hakkını ancak merkezi bir sınavla yakalayabilir. Arz-talep dengesi
göz önünde tutularak sınavla öğrenci alan okulların sınavlarına girme hakkı
elde edemeyen ya da bu okullara yerleşemeyen öğrencilerin adreslerine yakın bir
okula kayıt olabilme imkanına sahip olmalıdır. 


 


Toplumumuzun
eğitim ve bilinç düzeyi göz önüne alındığında herkesin iyi okullarda okuyarak
iyi bir yaşam standardına sahip olacağı kanısı oldukça yaygındır. Kısmen doğru
olmakla birlikte burada göz ardı edilen husus, bireyin söz konusu okulda
okuyabilecek yeteneğe sahip olup olmadığıdır. Medya aracılığıyla bu yanlış
algının önüne geçilmesi, herkesin sevdiği ve yapabileceği işte başarılı ve
mutlu olabileceğinin mümkün olduğunun topluma anlatılması gerekmektedir. Sonucu
ne olursa olsun biz yetişkinlerin verdiği kararların, bizden sonraki kuşakların
yaşam kalitesini etkilediğini unutmamamız gerekir. 


 


Bölgesel
ve küresel anlamda, bilim üreten, teknoloji ihraç eden, cazibe merkezi olan bir
ülke olmak istiyorsak eğitime gereken önemi verip yatırımlarımızı da o
doğrultuda yapmalıyız. Bir kez daha altını çizmekte yarar görüyorum: Biz
yetişkinlerin verdiği/vereceği kararlar, gelecek kuşakların yaşamını
etkilediğinden/etkileyeceğinden dolayı hepimizin vicdani sorumluluk altında
olduğumuz bilinciyle hareket etmeliyiz. 


 


“Güzel
günler, güzel ülkemin insanlarının olsun.” 21.09.2017


 


Muhammed
DAĞ (Eğitim Yöneticisi-Yazar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/firsat-esitligi-acisindan-merkezi-sinavlar)