# Geldi! yine Ramazan

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/geldi-yine-ramazan
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-07-09T21:19:28+03:00
- Güncelleme: 2013-07-09T21:19:28+03:00
- Yazar: ABDULBASIT BARIK
- Kategori: KÖŞE YAZISI

          Yine aynı
şekilde görsel ve işitsel medya  kanallarına çıkıp, ramazan sohbeti adına  hayır temennilerinde bulunan ,ramazan mesajı
yayınlayan daha sonra bugün söylediklerinin üç gün sonra tersini söyleyen , bölgeye
ve aleme nizam verme iddiasında, bulunanların yoğunlukta olduğu bir mevsim…


           Öte yandan 
açlık ve yokluk
içinde kıvranan fakirlerin, kimsesizlerin çektikleri sıkıntıları kendi içinde
duyabilme ve bu sıkıntıları bertaraf edebilme adına toplumun huzuruna katkıda
bulunma düşüncesini taşıyanların mevsimi.  İşte bu paradoks  gerçeklerle  tarihi geleneklere baktığımız da  kendi değerlerimize  ait 
hasletlerimizi şöyle görüyoruz. Bu hasletlerin en başında  yardım severliğimizdir. İnsanımız fakire,
yetime, dula, dara düşene yardımcı olmayı yardım etmeyi sever. Yardımını da
göze batmayacak şekilde , riyadan uzak bir şekilde yapar. Sağ elin verdiğini
sol eli hissettirmeyecek şekilde  yapılan
yardımın  açıktan verilen sadakadan daha hayırlı
 olduğunu bildiği  için  mümkün
olduğunca yardımlarını gizli yapmayı tercih etmiştir.


       Hepimiz  biliriz anlatılır, geçmişin hayırsever
zenginleri özellikle ramazan aylarında bakkallara uğrarlar orada borcunu
ödemede zorluk çeken borçlu fakirlerin borcunu kapatıp öderler, çekip
giderlermiş. Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu silinen, kimi
borçtan kurtardığını bilmezmiş. Çünkü hepsi sadece ve  yalnız Allahın rızasını kazanmak için yardım
yaparlarmış.  


         Belki geçmişten dem vuracam ama boş yere  de geçmişi sayıklamıyorum. Örneğin
geçmişte  Hasta ziyareti bir vaziefe
kabul edilerek ziyaret yapıldığında düşünülen şu inceliğe bakınız. “Hasta
ziyaretleri hastanın gönlünü alacak kadar uzun, hastayı rahatsız etmeyecek
kadar kısa olmalı” diyen  geçmiş zamanın
o güzel insanlarıydı. Evet kendilerinden feyz aldığımız geçmişin o güzel
insanları vakarları, zarafetleri ve kibar tavırları ile bize medeniyetin
güzelliğini hatırlatıyorlar .


Yine okuyoruz,
geçmişten Osmanlıdan, Osmanlının bazı mahallelerde “fukara taşı” bulunurmuş.
Mahalle sakinleri taşın kovuğuna bir miktar para bırakırlarmış. ihtiyacı
olanlar taşın yanından geçerken kovuktan bir miktar para alırlarmış. İhtiyaçlarını
 o şekilde giderirlermiş. Çünkü rabbanı
kültürde  yardımda gizlilik esastır.
Halikın bilmesi yeterlidir. 


Günümüzde bu
anlayış doğrultusunda yapılacaklar ile ilgili 
iftar yemekleri iftar çadırları vs.ler yapılırken geçmişteki güzel
hasletleri esas alarak geleceğe ışık tutacak, gençlerimize ve çocuklarımıza
gösteriş ve riyadan arındırılmış hayırlı işleri yapan örnek alabilecek seçkin
şahsiyetleri! gösterebilmeliyiz.


            Misyon yüklenen Kurumların Kurum
idarecilerinin  bir yardımda bulunurken
geçmişin adabına uygun bir yol izlemeleri gerekir diye düşünüyorum.


        Evet, “Bazılarının  derdi makam-mevkii, bazılarının derdi paradır.
 Para ile her şeyin hallolacağını sananlar da var. Bazılarının derdi de :“Değer”dir.
Derdi “Değer” olanın Şahsiyetleri, kimlikleri, kutsalları vardır. Manasız bir
maddinin gücüne teslim olmazlar.” Vesselam…


                                                                                                                          


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/geldi-yine-ramazan)