# Genelde ve Yerelde Referandum

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/genelde-ve-yerelde-referandum
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2017-04-07T18:27:00+03:00
- Güncelleme: 2017-04-07T18:27:00+03:00
- Yazar: ERDAL ÖZTÜRK
- Kategori: KÖŞE YAZISI

       Referandum
oylamasına siyasi olarak bakmadığımı ifade etmekle başlamak istiyorum.Bu ülkede
yaşayan herkesin ülkenin yönetiminde söz hakkı olduğunu düşünüyorum.Elbette
EVET ve HAYIR oyu kullanacak herkes belli bir siyasi fikre mensup ve belli
siyasi partilere yakındırlar, ancak evet oyu verecek insanlarımız MHP’ li hayır
oyu verecek insanlarımız da CHP’ li olmayacaklardır ,hangi oyu kullanırsa
kullansın referandum sonrasında da bu ülkede kardeşçe yaşamak zorunda
olduğumuzu unutmamamız gerekir.Bu ülkenin anayasası oylanırken de
düşüncelerimizi yönetime katmak için oyumuzu 
kullanmaktayız bu demokrasinin gereği ve nimetidir.



         Bir ülkenin
siyasi sorumluluğunu ve yönetimini üstlenenler doğal olarak çalışmalarını halktan
aldıkları güç çerçevesinde yürütürler. Ülkenin yönetim şekline karar verilecek
bu referandumda anayasanın öngördüğü çoğunluk mecliste sağlanmasına rağmen
halka başvurmak gerektiği kanaatindeydim şu anki referandum en doğru
kararardır.Abdullah GÜL’ün Cumhurbaşkanı adaylığı sürecinde yaşananları
hatırlarsak,  bu parlamenter sistemde
iktidar olup muktedir olamayan siyasi iktidar seçim kararı alıp halka başvurmak
zorunda kalmış daha güçlü bir destek ile bu adaylık süreci sonuçlanabilmiş ve
itiraz odakları susmak  zorunda kalmıştı.
Tek adamlığa itiraz edeyoruz diyenler ne yazık ki o günde Abdullah GÜL’ e aynı
itirazda bulunmuşlardı.


       Bugün de bir
referandum sürecini yaşamaktayız , referanduma bakış açım bana şu soruyu
sorduruyor. Bu parlamenter sistem mi, partili Cumhurbaşkanlığı sistemi mi bu
ülkeyi ileriye taşıyıp kalkınmasına daha çok katkı sunar. Bu ülkedeki her
insanın hareket ederken düşünmesi gereken şey ülkenin tek parça
değerlendirilmesidir, İster iktidar ister muhalefet yanlısı olalım su alan bir
gemiyi nasıl  daha düzgün, az masraf ve
daha hızlı bir şekilde onarırız bunun derdinde olmalıyız ,geminin dümeni
başkasının elinde diye gemiyi batırmak için uğraşırsak Suriye olmamamız için
Allah korusun başkasına gerek kalmaz.


        Türkiye
Cumhuriyeti Adnan MENDERES ile birlikte yüksek bir oy oranı ile parlamenter
siteme geçti, peki  MENDERES ve
sonrasında gelenler iktidar olduklarında muktedir olabildiler mi? kocaman bir
hayır.Bu ülkenin parlamenter sisteminde  iktidar olanlar ilkokul ikinci sınıfta
başlayıp üniversite son sınıfa kadar devam eden ingilizce eğitiminde öğrenilen
ingilizce kadar muktedirlerdir. On dört yıllık ingilizce eğitimi boyunca
öğrenebildiğimiz tek şey ingilizce adın ne? sorusu, iktidarlara da bu kadar iş
yaptırılır , parlamenter sistemimizde iktidarlar seçilir ama dış güçler ve
onların uzantıları olan vesayet odakları, medya gücü faiz lobisinin istemediği
hiç bir işi yaptırmazlar.Yaptırılacak şey on dört yılda öğrenebildiğimiz
ingilizce kadardır. Çizilen halkanın dışına çıkmak isteyen iktidarların başına
gelenleri hepimiz görmekteyiz.


        Rahmetli
Necmettin ERBAKAN bu ülkenin bütçesinde havuz sistemi oluşturup faiz lobisinden
yüksek faizle para almak yerine bakanlık bütçeleri arası para transferini
gerçekleştirdiği, D-8 oluşumuna ön ayak olduğu için düğmeye basıldı ve nasıl
alt edildiğini gördük, biz de o dönem üniversite öğrencisi olarak saf dışı
edilme sürecini 28 Şubat gibi acımasız bir darbe ile yaşadık.


        Bu ülkenin yer
altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarının bu ülke insanının hizmetinde ve korumasında
olduğunu düşünen saf insanlardan değilim, bu sistemde bize düşen pay
darbelerden ve kardeş kavgasından arta kalan fakirlik,işkence ve acılardan
başka bir şey olmamıştır, kültürümüzle bütünleşmiş acı acı çalan bir zurna sesi
ve uzun havalarımız olmuştur. Halayımız ve zeybeğimiz olmuştur , her biri acı
ve tarihimizde bir daha yaşanmasını istemediğimiz hatıralardan
esinlenerek.Kültürümüzü acıyla yoğurdular.


Her şey zaten kontrolünde daha ne isteniyor ki? sorusunu
soranlar Yargıtay,Danıştay,Anayasa Mahkemesi, medya ve Silahlı Kuvvetler
marifeti ile bu ülkede iktidarların nasıl alaşağı edildiğini görmezden
geliyorlar, size bir halka çizilir ve o halkanın içerisinde oynamanıza izin
verilir, halkanın dışına çıkmak istediğiniz zaman önünüz kesilir. On dört
yıllık güçlü iktidar ve onca mücadeleye rağmen gecenin dokuzunda darbeye  tanıklık etmedik mi? gerçekten hükümetin bir
cemaate yönelik baskılarına karşılık mı bu darbe yapıldı ve terör örgütüne
dönüştüler. 


        Bizim gibi
ülkelerde yönetimlerle halk arasında her zaman düşünsel bazda uçurumlar vardır
ve uygulamalarda da kendini açık açık göstermektedir.Yönetimler ve sözde
demokratik kurumlar oluşturulurken bazı gizli eller sürekli iş başındadır,
istediğiniz kadar refah-yol hükümeti kadar çoğunluk oluşturun DEMİREL gibi bir
Cumhurbaşkanı azınlığı iktidara taşıyacaktır.Hükümetler oluşturulurken vekil
transferleri,tehdit ,şantajlar ve vaatlerin önünü kesmenin ve halkın doğrudan
yönetime katılmasının tek yolu başkanlık sistemidir.Tabi ki itiraz edilecek
noktalar vardır ama teraziyi tutup ağır tarafına bakmakta fayda var.


       Eğer itiraz
odakları başkanlık sistemindeki çekincelerini ortaya koyup daha güzel bir
başkanlık sistemi önerselerdi  eyvallah,
uzlaşının olması her zaman daha güzel olurdu mesela başkan ile birlikte başkan
yardımcılarının  da belirlenip seçime
katılmaları gibi, ama her zamanki gibi istemezük. Kendilerininde başkan
olabilme ihtimaline rağmen istemezük dürüstlüklerinden olmasa gerek.


     Öncelikle güçlü
bir iktidar ve kimin güç sahibi olacağına da halkın karar vermesi olduktan
sonra ve bu güç halk sayesinde el değiştirebilecekken bu korku niye? 

 15 Temmuz gecesi bu ülkeye karşı işgal
hareketi gerçekleştirildiği zaman bankamatik kuyruklarına koşanların, bedenlerini
tanklara siper edenleri Yunan gibi denize dökmekle tehdit edenler neyin
kavgasındadırlar? Herkes şunun farkındadır ki partili cumhurbaşkanlığı
sisteminde asla ve asla ramazan ayında halkının gözünün içine baka baka
televizyonlarda suyunu yudumlayan bir Ahmet Necdet SEZER gelemeyecektir.Korku
sanırım bu.Referandum sürecinde öyle güçlerin bir araya geldiğini görüyoruz ki
insanlar şaşıp kalmaktadırlar,bence şaşılacak hiçbir durum yok,at izi it izine
karışmış görünsede at izini de it izini de net bir şekilde görüyor ve analiz edebiliyoruz.


 


YERELDE REFERANDUM 


Bölgemizde referandum sürecine bakışta tabi ki kürt sorunu
ve MHP ile çıkılan yol penceresinden bakılmaktadır.Kürtler açısından ne
değişecektir? Sorusu dillendirilen sorudur,bu parlamenter sistemde kürt
sorununu çözmek için siyasi geleceğini tehlikeye atarak, baldıran zehiri içmeye
ikna olmuş, kandil dahil onca görüşmeye rağmen Recep Tayyip ERDOĞAN’ı bu
çalışmasından dolayı hastane odasında kelepçelemek isteyen ve bürokratlarını
gözaltına aldırmak isteyen güçleri görmememek mümkün mü? Çözüm sürecinin olumlu
sonuçlanmasını en çok arzulayan insanlardandım.Bu süreçte yapılan görüşmeleri içlerine
sindiremeyen insanlara bu ülkenin huzuru için herkesle görüşülmesi ve
uzlaşılması gerektiği konusunda fikir ifade ettik,bugün de aynı düşüncedeyim.
Kürt kamuoyunun MHP ile çıkılan yolu rahatlıkla sindirebilmesi gerekir.İstemiyoruz
yerine daha güzelini istememiz gerekirdi.



Yirmi beş yıldan beri Mardin de seçimleri takip etmekteyim.Bu kadar aktif ve
programlı çalışmaya ilk defa şahit olmaktayım,tabi ki EVET cephesinde, hayır
cephesinde şu ana kadar kayda değer bir çalışmaya şahit olmadım.Bir gazeteci
gözü ile takip ettiğim EVET cephesi üç grup halinde Orhan MİROĞLU,Mehmet Ali
DÜNDAR,Süleyman-Ceyda BÖLÜNMEZ ve ekipleri Mardini en ücra köşesine kadar gezip
halk ile buluşmaktadırlar.Mehmet Ali DÜNDAR’ın özellikle köylerde halk ile
samimi sohbetlerine şahit oldum.Süleyman-Ceyda BÖLÜNMEZ ikilisinin Mardin
yerelinde EVET cephesine çok olumlu katkıları olacağı muhakkak,.Süleyman
BÖLÜNMEZ’in mütevazi kişiliği hep konuşulagelen bir konudur,Milletvekili  kızı Ceyda BÖLÜNMEZ ‘ i yakından tanıyınca
boynuz kulağı geçmiş dememek elde değil.


Mardin yerelinde son iki seçim ve referandumdaki sonucu
karşılaştırırsak kesinlikle sahadakilerin ve yaptıkları çalışmanın ne denli
etkili olduğu görülecektir.


 


16 Nisan referandum sonucunun ülkemizi barışa doğru bir yola
koyması temennisi ile...


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/genelde-ve-yerelde-referandum)