# Gün Dayanışma Günüdür…

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/gun-dayanisma-gunudur
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2020-04-02T14:13:00+03:00
- Güncelleme: 2020-04-02T14:13:00+03:00
- Yazar: KADİR ÜRÜNDÜ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Millet olmak, bir olmak, birlikte olmak asıl böyle günlerde
belli olur. Dünyayı kasıp kavuran, herkesi evine kapatan korona virüs ülkemizde
de ciddi anlamda etkisini göstermeye başladı. "Herkes kendi olağanüstü
halini ilan etsin" diyerek ülkemizin karşı karşıya kaldığı salgının
boyutlarını gözler önüne seren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın
açıklamasının ardından süregelen günler içerisinde yüzümüzü azcık da olsa
güldüren  gelişmelerle birlikte
gözlerimizi yaşartan gelişmeleri de televizyon ekranlarından, sosyal medya
mecralarından takip ettik. Ve aslında bu yaşananlar, ülkem insanının bir ve
beraber olduğunu, musibetler karşısında nasıl birlik olabileceğini gösterdi
bizlere.


Yaşanan salgın nedeniyle; Camilerimizde ibadete ara verildi, Ülkemizin yurt dışı hava trafiği
tamamen durdu.  Yurt içindeki kara ve
hava ulaşımı da durma noktasına gelirken 
yaşadığımız kadim şehir olan Mardin'in de içinde bulunduğu bir çok
şehirde ilçeler arasındaki ulaşım dahi izne bağlandı. Son günlerde iyici
dillendirilmeye başlanan "neden sokağa çıkma yasağı ilan edilmiyor"
tamtamlarının temelinde mutlaka ki iyi niyetli ve hümanist düşünceler vardır
ancak şunu da görmezden gelmemek lazım; ülkemizden kat be kat daha güçlü
ekonomiye sahip ülkelerde dahi tam anlamıyla sokağa çıkma yasağı ilan
edilmedi.  Virüsün çıkış noktası olan
Çin'in dışında. 


Güçlü ekonomileri ve sözüm ona sosyal devlet ilkeleriyle öne
çıkan birçok Avrupa Ülkesinin hali herkesin malumu. Dünya'nın en güçlü ülkesi
olan ABD'deki durum ortada. Tam da bu noktada; Türkiye'de iki milyona aşkın
ailenin devletin verdiği maddi destekle geçimini sağladığını ve bir o kadarının
da günlük yevmiyeleriyle geçindiği ülkemizde tam anlamıyla bir yasak ilan
edilmesinin zorluğunu anlamak gerekir.  


Öyle ya; İlan edilecek olan olası bir yasakla en az 5 milyon
ailenin ne yiyip ne içeceğini hesaba katmak lazım. İhracata ve iç pazara
yönelik üretimin durması, zaten çokta iyi olmayan ülke ekonomisinde yaşanan
sıkıntıların daha fazla derinleşmesini kaçınılmaz kılacaktır.


Herkes kendi gönül karantinasını uygulamaya koyduğu ve
gerekli tedbirlerin alınmaya çalışıldığı bu evrede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın
başlatmış olduğu Milli Dayanışma Kampanyası'nı hem çok anlamlı hem de yerinde
görüyorum.  Herkesin ve her kesimin kendi
bütçesine göre kampanyaya destek olması çağrısında bulunulması kimi kesimlerin
eleştirisine maruz kaldı.  Ülkemizin
yakın geçmişinde çok daha basit konular için bağış toplanıldığını da araştıran
herkes çok daha rahat bir şekilde öğrenebilecekken sözüm ona o kampanyaları
değil de bu dayanışmayı eleştirdiklerini anlamış değilim. 


Gönüllülük yerine devlet kendi refleksini kullanıp cebir
metoduyla istediği şekilde herkesi ve her kesimi kapsayacak bir yaptırım uygulansaydı
aynı itirazlar bu denli dillendirilecek miydi bilmiyorum.


İmkanı olan dar gelirli vatandaş diliyorsa 10 liralık bir
mesaj atıyor, imkanı olmayan süreci izlemekle kalıyor.           


İmkanı olan işadamı gücü kudretinde bağış yapıyor, imkanı olmayan
kendine yetmeye çalışıyor. 


İmkanı olan bürokrat maaşının bir bölümünü bağışlıyor,
imkanı olmayan gönül desteğiyle süreci izlemekle yetiniyor. 


İmkanı olan seçilmiş fedakarlıkta bulunuyor, imkanı olmayanı
kimse zorlamıyor. 


Toplum olarak hiçbir şey yapmasak da iyi eleştiren bir
toplum olmayı öğreniyoruz, bu da işin güzel tarafı. Eleştiriler de olsun
mutlaka, bu eleştiriler de değerlidir elbetteki ama böylesine ciddi bir salgın
karşısında aslında hepimizin bir ve beraber olup, el birliğiyle daha az zararla
nasıl çıkabiliriz diye en azında dayanışma içinde olmamız gerekiyor.


Tam da bu noktada; Kampanya başlamadan önce "Baba
yurdumuz Mardin'e" diyerek hemşehrileri için duyarlılık refleksini
gösteren, Dekinsan Grup'un sahipleri Kenan Kösen ve Hasan Keleşoğlu'na binlerce
haneye ulaşacağının sözünü verdikleri yardım desteği için, kampanya başladıktan
sonra milletvekilliği emeklilik maaşı olan 16 aylık bağışını yapan Midyat
Belediye Başkanı Veysi Şahin'e Üç aylık milletvekili maaşıyla kampanyaya
desteğini açıklayan Mardin Milletvekili Cengiz Demirkaya'yı, DİKA Genel
Sekreteri Yılmaz Altındağ'ı ellerindeki telefonlarla kısa mesaj göndererek
dayanışma ruhuna ortak olan hemşehrilerimi ve daha ismini sayamadığım nice
duyarlılık sahiplerini tebrik ediyorum.


Sonuç olarak;
görünmez bir düşmana karşı görünür imkanlarla savaş halindeyiz. Bu düşmanı
yenmenin en iyi yolu toplum olarak bu düşmandan saklanarak kendimizi izole
etmemizle mümkündür. Zira sağlıklı ve yeterli bir izolasyon, bu düşmanla en ön
saflarda savaşan kahraman sağlıkçılarımıza bir nefes, bu düşmana karşı
kullanılacak olan silahı bulmaya çalışan bilim adamlarına ise zaman
kazandıracaktır. Mevcut kampanya ise bir yardım kampanyası değil toplumsal
dayanışma kampanyasıdır. Düşmanı alt edebilmek amacıyla evine kapanacak olan
dar gelirli vatandaşların direnebilmelerini sağlayacak bu dayanışmanın önüne şu
veya bu sebeple eleştiriler getirip engeller çıkaracak girişimlerin hiç kimseye
faydası yoktur.


Gün dayanışma
günüdür.     

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/gun-dayanisma-gunudur)