# Hayatın Rövanşı Yoktur

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/hayatin-rovansi-yoktur
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2017-02-24T14:24:00+03:00
- Güncelleme: 2017-02-24T14:24:00+03:00
- Yazar: OSMAN YILDIZ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

                          HAYATIN RÖVANŞI YOKTUR


          İnsanoğlunu  diğer 
canlılardan  ayıran  en önemli 
özelliği akıl  sahibi olup,  bu 
nimeti dilediği  gibi kullanabilme
iradesine sahip olmasıdır.Yeryüzünün en değerli varlığı olan insan bu nimeti
(aklı)  sayesinde  doğruyu- yanlıştan,  iyiyi- kötüden  ayırt 
ederek  veya ayırt  etmeyerek hayat  sermayesini tüketmektedir.Bu özelliğiyle  idame ettirdiği ömrünü  bazen en güzel şekilde sürdürürken,  bazen de kendisinin ve başkalarının  hayatını çekilemez  duruma 
getirebilmektedir.


         Hayatın
güzelliği  sevmek  ve 
sevilmekten  geçtiği  aşikardır.Yazıya koyduğum   başlıktan “Hayatın Rövanşı Yoktur”
anlaşılacağı  üzere,  merhamet 
fukaralığı  yolunu  seçerek, sevmeyi  ve 
sevilmeyi  tadamadan,
kahırla-acı  ve  ızdıraplarla 
geçirilecek  ömürlere  yazık 
etmeye kimsenin hakkı yoktur.


         Sevgi
merhameti,merhamet muhabbeti, muhabbet doğruyu, 
doğru da Yüce Allah’ın 
emrettiklerini  yapmamızı  ve  salih
ameller  işleyen  bir 
kul  olarak  yaşamayı 
getirir.Anlaşılacağı  üzere  salih  bir  kul
olmak ve huzurlu  yaşamak  için öyle 
olağan üstü çabalar içerisine 
girmeye  gerek yoktur.Sevgi-muhabbet
ve doğru olmak yeterlidir.O zaman…


          İçinden
geçmekte olduğumuz bu zamanda, sevgi 
ve  muhabbetin az da olsa
askıya  alındığı,unutulmaya yüz tuttuğu  şu dönemde,,,, İnsanoğlu  kendine 
şu  soruyu  her 
zaman sormak  durumundadır.”Birbirimizi
sevmemize,  söz  ve 
davranışlarımızla 
muhabbetimizi  birbirimize  göstermemize 
engel  olan  nedir?” Bu  sorunun cevabını samimi bir şekilde bulduğu  ve 
gereğini  yaptığı  anda içinde 
bulunduğu   hayatı  yaşamaya 
doyum  olmayacaktır.


          Sevgi-saygı  ve 
muhabbeti  insanlar  arasında yaygınlaşmasını  engelleyen 
etmenler  aşılamayacak  kadar önemli midir?Nedir  bu engeller?Buna  verilebilecek 
tek  cevap nefsin talepleri olan
dünya malı ve çoluk çocuktur. Aileler arasında paylaşılamayan mirastır. Makam,
mevki, yönetim,kişisel ihtiraslar  ve
idaredir.Gelip  geçici ve belli bir
zamana hitap  eden bu  dünyevi 
değerler  çok mu değerlidir? Diye sağlam
bir  niyet  ve yaklaşımla 
sorgulandığında, sevginin  ve  muhabbetin 
önüne  geçecek  kadar 
önemli  ve  değerli 
olmadığı  görülecektir.Şu anda
insanlık bunun ölçümü ve 
değerlendirilmesi  noktasında  sıkıntılar 
yaşamaktadır.Bu konuyu biraz sorgulayalım o zaman….


          Paylaşılamayan
bu  dünya 
malı için değer mi….  “Sıla-i
rahimi kesmeye, basit şeyler için kıyametleri 
koparıp  küslükler  yaratmaya, 
unutulmayacak  acılar,
kapanmayacak  yaralar,
affedilmeyecek  hatalar oluşturmaya????   Sorularına 
herkesin cevabının (hayır, gerçekten değmez) negatif  olduğunu 
hisseder  gibiyim.Sahi  hatası 
olmayanımız  var mı?  Diye  ben 
bir  soru  sorayım.Tabi ki yoktur.Öyle ise…


*Kendi  eksikliğimizi
görmeli, öz eleştiri yaparak,  
yanlışlarımızdan dönmeyi 
denemeliyiz.


*Hatalarımızın 
farkına  vararak özür  dilemeyi 
becermeliyiz.


*Özür  dileyeni  affetmek, pişmanlığına inanmamız gerekir.


*Hayatın  rövanşı  olmadığını 
bilerek,  kabirde işgal  edeceğimiz 
yerin  yarım metreyi  geçmeyeceğini 
bilmeliyiz.


           Bunları  bilmez isek 
şayet,  sevmeyi  ve 
sevilmeyi  tadamadan,  kahır 
ve  eziyetle  geçecek 
bir  ömürle  kendimize  yazık etmiş olacağız.Hepimizin  belki 
de yaptığı,  söylediği  veya 
duyduğu  “Onu  asla 
affetmem,cenazesine dahi  gitmem,benim
için öyle  biri yoktur, ölürsem mezarıma  gelmesin vs. gibi çok ağır söz  ve 
söylemler” sözlerin modunda  konuştuğumuz 
nice  yakınlarımızın kabirlerini
yol ediyoruz  öldükten sonra..Değerli Dostlar..Kaybedilen
şeyin kıymeti  kaybedildikten sonra   anlaşılması 
doğru  bir  yaklaşım 
olmadığı  gibi, fazla da bir  anlam ifade ettiği söylenemez.Unutmayalım
ki,  kaybettiklerimizin  arkasında ağıtlar  yaksak da, üzülsek de,mezar taşlarını en
kaliteli  mermerden yapsak da  ve hatta mezar topraklarını
gözyaşlarımızla  sulasak da pek bir
faydası olmayacak,onlardan esirgediğimiz sevgi ve muhabbeti kendilerine
ulaştırmayacaktır.


  SONUÇ: İnsan
Cennetini de, Cehennemini de kendisi hazırlar.Huzur   ve mutluluğunu da kendisi elde eder.Demek
ki,kısa olarak nitelenen ömrümüzü tüketirken, evlerimizi,
sokaklarımızı,mahallemizi, şehrimizi,bölgemizi,ülkemizi  ve dünyamızı 
Cennet bahçesine  çevirebilmek
bizlerin elindedir.Bu da İlahi  Kudretle  bizlere bahşedilen ve yapmamızdan hoşnut
olacağı, aklımızı doğru yönde kullanarak, 
yüreklerimizde  var
edeceğimiz  sevgi  ve merhamet hediyelerini  paylaşarak ve yaşayarak mümkün olacaktır.  Yine 
unutmayalım ki, Allah cc.”Öfkesini 
kontrol ederek affetmeyi 
beceren  takva  sahiplerine 
Cenneti müjdelemektedir.”


İçinizde sevgi-saygı-merhamet ve affetme duygularının sonsuz
olması temennilerimle…


osmy47@gmail.com


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/hayatin-rovansi-yoktur)