# Haydi Mektebe!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/haydi-mektebe
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-09-08T17:48:10+03:00
- Güncelleme: 2014-09-08T17:48:10+03:00
- Yazar: TEKİN ORUÇ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

      Oldum olası “mektep” lafzına karşı bir
yakınlık duygudaşlığı ile hareket etmiş ve bu tanımı hayat literatürümde
kullanmak için gayret sarf etmişimdir. Mektep: Bu toprakların kokusu ile
beslenen; bu topraklarda hayatlarını devam eden insanların yaşam biçimi ile süslenen
ve bin yıldır bu yaşama azmini elden bırakmayan bir tanımdır. Son yüzyılda
kullanılan okul sözcüğü ile rekabette girmiş ve yenilgiyi kabul etmiş gibi
gözükmektedir. 
     Okul
kelimesinin aslı Fransızcadır. Okul
sözcüğü Türkçe "okumak" köküne bağlatılmasına rağmen; Fransızca école (ekol) sözcüğüne
benzetilerek, serbest çağrışım yöntemiyle türetilmiştir. Fransızca école sözcüğünün
kökeni ise Yunanca (skholế) kelimesinden gelmektedir ve "felsefe”
anlamındadır. Çocuklarımıza felsefe değil edep, terbiye ve hayâ lazımdır.
    Mektep Arapça katb veya kitāba  "yazı yazma" sözcüğünün masdarıdır.  "yazılı şey, belge,
kitap" sözcüğünden alıntıdır. Halk günlük yaşamında “mektepli” , ”mektepli
olmak” , “mektepli adam  ve “mektep gören
insan” tanımlarını sık sık kullanmıştır. Mektep kavaramı insana “edep ve
terbiye” hissiyatı ile ilgili  çağrışımda
bulunmakta.“nazik ve saygı” kelimelerinin öngürdüğü hayat tarzına yaklaşan
 bir izahat getirmektedir.
***
   
4+4+4 eğitim sistemi ile birbirinden ayrılan okul türleri, çocukların
yaşına, sosyo-psikolojik gelişimlerine göre kategorileştirildi. Her öğrencimizi
kendi yaş sürecinde, olağan gelişimlerinde ve kendi akranları ile beraber
eğitilmesi için fırsat oluşturuldu. Artık her yaş grubun önünde kötü
gösterilecek emsaller olmayacak, fersah fersah etkilenecek bir üst model
haylazlığından uzak kalacakları iyi bir ortama ve sadece kendilerinin olacağı
etkili bir süreç içine dâhil olacaklardır.
    Bu
vesile ile Eylül ayının ikinci haftasında (8 Eylül) liselere gidecek dokuzuncu sınıflar,
ilkokul birinci sınıflar ile anasınıfına gidecek çocuklarımıza, öğrencilerimize
Haydı Mektebe! Diyorum.
Haydı mektebe
diyorum, Çünkü Mektep, tüm paydaşları ile beraber gerçek bir hayattır. Yöneticisi,
öğretmeni, hizmetlisi ve memuru ile birlikte vardırlar. Bu çarklarının
istikametleri düzgün çalıştığında, toplumda yeni hayatlar doğar, pırıl pırıl
zihinler gelişir ve yeni yeni ürünler ortaya çıkar.
As olan tüm öğrencilerimize, tüm paydaşlarla
beraber umut olmaktır. Çocuklarımızı karşılıksız sevmektir. Ailesinin - velisinin
heyecanını, sevinçlerini söndürmeden sürekli gelişebilecek bir çocuğa sahip
olacağı duygusunu vermektir. Hem velinin, hem de öğrencinin gözlerine ışık
olmak var iken; başarısız, başaramaz,
başaramadı hissiyatları ile nice kalp kırma girişimlerinin; eğitimin hiçbir
formasyonunda yer almadığını hepimiz biliyoruz. Böyle davranmanın hiç bir anlam
ifade etmediğini er geç öğrenilecek ve çocuk büyüdükçe zaten görülecektir.
Öğretmenlerimiz, çocuklarımız için bir yaşam
modelidir. Bu yaşamı temelden kurmalı, temelin içine fedakârlığını, azmini,
gayretini ve inancını aktardıkça sağlam karakterli nesillerin yetişmesine
vesile olur. Başka iş ve heyecanların arkasından icabet duyarsa; aileyi, çevreyi,
yaşadığı toplumu ve ülkeyi dinamitler. Eğiteceği malzeme ne kadar kaliteli
olursa olsun; ortaya çıkaracağı üründe sıkıntı oluşur.
Mekteplerimizde her türlü çiçeğin var olduğu
bilincinde olmalıyız. Kokan ile kokmayan çiçeklerinin ayırt edilmediği, boynunu
büken ile bükmeyen çiçeklerin desteklendiği, dikenli ile dikensizlerin beraber sevildiği
bir şuurla hareket etmeliyiz.
Elbette mektepler sadece öğrenim için açılan
mekânlar değildir. Çocukların - öğrencilerin toplum içinde yaşama
faziletlerinin kavratıldığı, edep – terbiye ve hayâ dairesinde saadetli bir
hayatın geçekleşebileceği inancının ve eğitiminin verildiği yerler olmalıdır.
Eğitimci güldükçe, sevdikçe ve fedakârlık
yaptıkça var olur. Mektepler de, bu eğitimcilerin varlığı ile kurumsallaşırlar.
Çin’lilerin meşhur bir söz var. “Gülmesini bilmeyen, Dükkan
açmasın.” Diyorlar.
Peki bizde, “Fedakarlık yapamayan, öğrenciye umud olamayan ve
eğitemeyen öğretmene; eğitimci olamassın efendim” Diye bir tabir kullansak.
Yanlış yapmış olur muyuz acaba…?































Vesselam Herkese…
 Tekin Oruç

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/haydi-mektebe)