# "Hz. Muhammed; Allah'ın Elçisi" filmi üzerine

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/hz-muhammed-allahin-elcisi-filmi-uzerine
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2016-11-02T17:49:00+03:00
- Güncelleme: 2016-11-02T17:49:00+03:00
- Yazar: MUSAB BARAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

         Yönetmenliğini İranlı
Mecid Mecidi'nin üstlendiği "Hz. Muhammed; Allah'ın Elçisi" filmi
sinemalarda gösterime başlandı.

        Peygamber Efendimizin doğumunu, gençlik
yıllarını ve İslamiyet'in doğuşunu konu edinen film sinemalarda gösterime
başlar başlamaz tartışıldı ve daha çok tartışılacağa benziyor. 

        Konu peygamber
olunca ve tabi beraberinde tartışmaları da getirince ilk fırsatta izlemek nasip
oldu.  Ben film eleştirmeni değilim. Film
izleme kültürüm de pek yok, ancak birçok farklı kaynaklardan Siyer
(Peygamberimizin Hayatı) konu edinen; Arapça-Türkçe kitaplar okumuşumdur.
"Hz. Muhammed; Allah'ın Elçisi" filmi her şeyden önce sırdan bir
tarih veya sıradan bir kişinin filmi değildir. Hz. Muhammed sadece Arapların
veya Farsların peygamberi de değildir. Aynı şekilde Hz. Muhammed belli bir
mezhebin veya meşrebin de peygamberi değildir. Hz. Muhammed tüm insanlığa
gönderilmiş kendisine iman etmiş başta ehli İslam'ın olmak üzere, Allah
tarafından gönderilmiş en son peygamberdir. Bu nedenle Hz. Muhammed'in filmi
yapılırken; yapan kişinin peygamber hakkındaki görüşleri kendisine olup, kendi
görüşünde olmayan milyonlarca insanı hiçe sayıp ortak noktaları değil de kendi
görüşlerini filime dikte etmesi tüm dünyaya görüşlerini sunması ebetteki
tartışmalara mahal verecektir.



        Film ne kadar bütçeye yapıldı,
nerede, nasıl çekildi; oyuncular nasıldı gibi konulara girme hakkım olmadığı
gibi, genel olarak filmler konusunda uzman olmadığından da bu sorulara cevap da
aramak haddim değildir. Ama gelelim filmin içeriğine;



      Evvela; peygamberimizin yüzü her ne kadar
gizlenmek istense de peygamberimizin boyu-posu, saçı hatta bir kaç defa da yüzü
görünmüştür. Her peygamber olduğu gibi haşa peygamberimiz de ilah değildir.
İnsan üstü bir varlıkta değildir. Kur'an'ın ifadesiyle o bir beşerdir.
Peygamberi diğer beşerlerden farklı kılan özelliği Allah'ın elçisi olması,
insanları hak olana çağırması, Allah'ın emir ve nehiylerini insanlara
bildirmesidir. Allah'ın seçmiş olduğu insan olması hasebiyle kendisine bazı
olağan üstü hadiseler "mucize" göstermesi Allah'ın sonsuz kudret
sahibi olduğunun delillerindendir. 

        Allah'ın Peygambere göstermiş olduğu
mucizelerinden biri de şekil ve şemalıdır. Filimde peygamberin boyu-posu ve
yüzü gösterilmesi peygamber sünnetine ve Allah'ın peygambere göstermiş olduğu
mucizelere riayet etmemektedir. Şunu bilmeliyiz ki; insanın, başta peygamberimize
olmak üzere hiç bir peygamberi, taklit edemeyeceğidir. Hele filmlerde
peygamberleri taklit etmek İslam ahlakına hiç uymamaktadır. Zira;
peygamberlerin rolünü oynayanların başka filmlerde düşük rollerde, mesela bir
sarhoşu oynamak suretiyle zihinlerde, birbiriyle alakalı olmayan iki ayrı
şahsiyetin aynı kabul edilmesine sebebiyet veriyor. Ayrıca dinle imanla alakası
olmayan insanların, dinin rüknü konumundaki önemli şahsiyetleri canlandırması
gibi tuhaf hallerin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Hele bir de o film,
Peygamber hakkında fazla bilgisi olmayan biri izliyor ise, düşlerinde
peygamberi temsil eden karakterin şekli şemalı kalıyor. Peygamberler, başka
şahıslar tarafından temsil edilemez. “Eşya misliyle temsil edilir” sözünce Hz.
Peygamberi ancak Hz. Peygamber temsil eder. Peygamberin gerçek görüntü ve karakterini
ancak sünnete uygun kaynaklardan öğreniriz. 
Bu nedenle; peygamberin görüntüsünü roller ve karakterlerle vermek
sünnete aykırıdır. Ayrıca "Hz. Muhammed; Allah'ın Elçisi" filminde
peygamberin şekli şemalı verilirken Hz. Ali'nin şekli şemalı verilmemesi
sesinin, alt yazlı olarak verilmesi, filimde nasıl bir çelişki olduğu İslam
ahlakı ile bağdaşmadığını da ifade etmekte fayda vardır. Filimde Hz. Peygamber ve
Hz. Ali adeta eşit tutulmuştur. 



        Filmin sünnete ve hadise uymayan bir
diğer hususu da; peygamberimizin amcası Ebu Talip mücahit bir Müslüman gibi ön
plana çıkarılırken, Hz. Ömer ve Hz. Ebubekir gibi önde gelen sahabelere yer
verilmemesi siyeri hem eksik hem de yanlış işlediğinin bir göstergesi olarak
ayrıca ön plana çıkarıyor.



        İslam peygamberi filmi çekiliyor,
ama filmde İslam ahlakına ve İslam'da olmayan müziğe yer veriyor. Filimde Hint
kültüründen esinlenmiş müzik enstrümanları kullanılıyor. 

        "Hz. Muhammed; Allah'ın
Elçisi" filmi Hz. Peygamberin doğumu ile başlayan hayatını adeta mistisizmle
ön plana çıkararak sürekli mucize gösteren bir peygamber imajı ile seyircilerin
karşısına çıkıyor. Hele denizden balığın yağması sahnesi mistisizmin zirve yaptığı,
bidatlerde bile yeri olmayan sahnelere yer verilmesi peygamberi tanımayanlara
yanlış bir peygamber tasavvuru işlediği ortaya çıkmaktadır.



        Filimde Yahudilere baştan sona kadar
yer verilmiştir. Doğumundan gençliğine kadar Yahudilere gereğinden fazla yer
verilmesi filmin amacının dışına çıktığını göstermektedir.



        Zikretmiş olduğum hususlar acizane
Siyer ve İslam tarihi bilgilerim ile filimde görmüş olduğum yanlışları
açıklamaya çalıştım. Sonuç  olarak; zikredilen
bu olumsuz yönlerden dolayı filimin sünnete uygun olmadığını İslami hassasiyeti
olan kesimlerin eleştirilerinden kurtulamayacaktır. Filmin İslam alemine
katkısından ziyade ayrışmasına neden olacağı kanaatindeyim.



       Filmde hiç mi anlamlı ve güzel bir
sahne yoktu soranlar olacaktır. Başta da ifade ettiğim gibi ben sinema
eleştirmeni değilim. Ben filmi daha çok okumuş olduğum Siyer'e göre değerlendirmeye
çalıştım. Elbette ki "Hz. Muhammed; Allah'ın Elçisi" filminde
peygamberimizin rahmet peygamberi olduğunu, müşriklerin peygambere karşı daha
doğumunda nasıl bir tavır sergiledikleri, Mekke'nin İslamiyet'in doğuşundan
önce nasıl bir hal üzere olduğu gibi konuları açık bir şekilde gözler önüne
sermektedir. Hele ki filmin herkesçe kabul gördüğü ve etkilenmemin elde
olmadığı en güzel sahnesi "Fil Ordusu" bölümüdür. Fil süresinin
mealini gözlerle beraber yüreğe kadar etkilediği herkesin ortak kabul edeceği
bir sahne ile işliyor. Fil Vakası'nın canlandırılmasındaki kusursuz başarı
takdire şayandır. Ebrehe ve ordusunun Habeş dilinde konuşması başta olmak üzere
hiçbir ayrıntının ihmal edilmediği betimleme, izleyiciyi o döneme götürme ve
heyecandan tüylerini diken diken etme potansiyeline sahip. Fil Ordusu bölümünü
kesip fil süresinin tefsiri olarak herkese izletmek gerekiyor.



       Son olarak; "Hz. Muhammed;
Allah'ın Elçisi" filmini eleştirmek yerine daha iyisini ortaya koymak için
neler yapabilir, Hz. Peygamberi aleme en güzel şekilde nasıl anlatabiliriz
düşüncelerini hayata geçirmeliyiz. Bu konuda  senaristlerle birlikte çalışma yapmak
suretiyle, başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere, İlahiyat Fakülteleri,
medreselerimiz ve tüm İslami kurumlar uzmanlarla çalışılması gereken elzem bir
alandır. 



        Mecid Mecidi'nin yönetmiş olduğu
"Hz. Muhammed; Allah'ın Elçisi" filimi başlar başlamaz şöyle bir
ifade kullanıyor; "filimdeki tüm sahneler benim görüşümdür, beni
bağlar". Bende;"Bu yazı benim görüşümden ziyade almış olduğum siyer
ahlakı ve siyer bilgilerimdir." diyorum.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/hz-muhammed-allahin-elcisi-filmi-uzerine)