# İnsan-Hayvan İlişkisi ve Hakları!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/insan-hayvan-iliskisi-ve-haklari
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-12-18T23:42:27+02:00
- Güncelleme: 2013-12-18T23:42:27+02:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Dini konuşup dinin gereği gibi
davranmayan, dominant kültürün etkisinde kalıp özüne yabancılaşan, dahası kendi
kültürüne burun kıvıran bir toplumun yetiştireceği bir nesil; atalarını
tanımayı ve kültürünü öğrenmeyi dert etmemektedir. Zira çığlıkları duyduğu halde dönüp bakmayan bir nesil
oluştu! Bu da asrımızın
çok korkutucu bir hal aldığının sinyallerini vermektedir.


“İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozgun
çıktı. 40/31” Yer kürede insanın yararına olan her şey yine insan eliyle
tüketilmekte veya tahrip edilmektedir. Ne yazık ki ihmal edildiğinde, in­sanların
çeşitli etkinliklerini sınırlayan önemli ekolojik sorunların yaşanmasına neden
olan doğa ve hayvanları önemsemeyen bir zihniyet oluşmuştur. Kendisi için
yaratılan Ekolojik dengeyi elleriyle bozan insan, kendini sorgulamak ve
yaptıklarını düzeltmek durumundadır.


Dini, sadece ibadet veya Allah
ile insan arasında bir ilişki kurmayı hedefler şeklinde bilen insanlar, dinin
amacını eksik bildiğinden dinden uzaklaşabilir. Oysa din, bir yaşam biçimi
sunduğu için, kâinattaki her varlıkla ilgilenmekte ve hedef edinmektedir. Bu
bağlamda dinimiz, ekolojik sistemin önemli üyelerinden olan hayvanları da insanlar
gibi “ümmet” olarak değerlendirmektedir: "Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa, hepsi ancak sizin gibi
ümmettir. 6/38" "Allah,
bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür,
kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. 24/45"


İslam
anlayışına göre, “hayvanları” insanların hizmetine verenin Allah olduğu,
onlardan usulünce yararlanmak gerektiği, yaralanırken bile onlara sevgi-şefkat
gösterilmesinin gereğine değinilmiştir… 
Bu konuda bir hadiste dikkat çekilen inceliği göz önüne sermek isterim:
“Hayvan sağanlar tırnaklarını kessinler, sağım sırasında uzun tırnaklarla
hayvanların memelerini kanatmasınlar.” Bu bağlamda “hayvanlara” verilen
hakların, insanlar tarafından verilmesi ve bunun bir lütuf olarak algılanıyor
olmasını yadırgadığımı da belirtmek isterim. Zira inancıma göre, onları bizim
için yaratan; onlara karşı bizleri sorumlu da kılmıştır. Yaradan tarafından insanlara
yüklenen bu sorumluluğun yerine getirilmiyor olması ve onlara verilen hakların
işlenmiyor olmasını da yadırgadığımı belirtmek isterim…


Nasslar’da;
“Hayvan” haklarına çekilen dikkat, “hayvan” hakları kuramının bilincinde olması
gereken bir Müslüman toplum ortaya çıkarması yönündedir. “(Ey inkârcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü
yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.  Onu
yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir... Ardından yeri düzenleyip döşedi.
Ondan suyunu ve merasını (yeşilliğini, otlağını) çıkardı. Dağları sağlam bir
şekilde yerleştirdi. Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar
kaynağı yaptı. 79/27-33” “Gerçekten
biz, yağmuru bol bol yağdırdık. Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık! Böylece
sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için
orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler,
meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. 80/25-32” Tabiri caizse söz konusu
nasslar, yeryüzünde insanların ve hayvanların "ortak" olduğunu
bildirmiş ve “hayvanlara” yönelik muamelelerle ilgili kuramın etik ve hukuki
dayanağını oluşturmuştur. İslâm tarihinde dört halife döneminden itibaren
“hayvan” haklarını korumaya yönelik emirler verilmiş, aksine davrananlar
uyarılmış veya cezalandırılmıştır… Sonraki dönemlerde ise (özellikle Osmanlılar
devrinde); sahipsiz hayvanların bakım ve korumasının devlet tarafından
sağlandığı ve bu amaçla vakıflar kurulduğunu da burada hatırlatmakta fayda var.


Peygamberimiz (s.a.s), sadece insanlara değil, bütün
canlılara karşı merhametli olunmasını istemiştir. Hatta rivayet edilir ki; Bir
gün peygamberimiz, kuşu ölen çocuğun kapısını çalar ve “Duydum ki kuşun ölmüş
başın sağ olsun çok üzüldüm” der. Bu bağlamda peygamberimizin şu üç hadisi
takdire şayandır:"Merhametli olanlara Rahman olan Allah merhamet eder.
Yerde olanlara da merhametli olun ki, gökte olanlar da size merhamet
etsin."  "Bir kadın, bağlayıp
yemek vermediği kedi yüzünden cehenneme girdi." "Yolda gitmekte olan
birisinin susuzluğu artar. Kuyuya inip su içer. Çıkınca susuzluktan dilini
çıkarıp soluyan ve rutubetli toprak yalayan bir köpekle karşılaşır. “Bu hayvan
da benim gibi susamış.” deyip tekrar kuyuya iner. Ayakkabısına su doldurur ve
ağzıyla tutarak yukarıya çıkar, köpeği sular. İşte Allah bu kulunu övmüş ve
günahlarını bağışlamıştır." 


 “…siz yerdekilere merhamet edin ki...”
hadisinde geçen (“men” fil erdi) cümlesindeki (men); Yerdeki “Canlı Varlıkları”
karşılamaktadır. Hayvan kelimesi “Hay” canlı manasını ihtivası bağlamında
insan, koyun vb. tüm varlıkların ismi cinsidir aslında. Ama neden sadece
“hayvan”lara has bir “kelime” yapılmış, anlamış değilim. Yani formüle edersek:
İnsan konuşan bir hayvandır, köpek havlayan bir hayvandır, at kişneyen bir
hayvandır vs… Sanırım, bu
karıncalar niçin ve neden yaratıldı diyen insanlar kadar, bu insanlar niçin ve
neden yaratıldı diyen karıncalar da vardır! 


İnsanlar konuşan hayvan
olmalarından ötürü hem kendilerinden hem de dış dünyaya karşı sorumludurlar.
İnsanlar, “hayvanlara" iyi bakmakla sorumludurlar. Şayet bu
sorumluluklarını yerine getirmezlerse kendilerine de dolaylı olarak kötülük
etmiş olacaklarını bilmelidirler.  Çünkü
insanlar, “Hayvanlara” karşı olan sorumluluklarını yerine getirmemekle hem
ekolojik dengenin bozulmasından kaynaklı bazı olumsuzluklara hem de Allah’ın
huzurunda sıkıntıya düşebileceklerdir…


1432 yıl öncesinden, geçim
korkusundan hayvanın fazla sağılması ona zarar vereceğinden, “mekruhtur” diyen
ve mola esnasında “hayvanların istirahatını ibadetten önceleyen” bir dinin
mensupları, nasıl olur da hayvanlara işkence edebilir! Dahası sanki 15 Ekim
1978'de ilan edilen Hayvan hakları evrensel bildirisi sayesinde, Hayvan haklarından
haberdar olmuş gibi sorumsuzca davranabilir…


 


SOĞUK ve DIŞARIDA “HAYVAN” VAR!


 


@/MBHedbi


 

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/insan-hayvan-iliskisi-ve-haklari)