# İslam ve İnsan

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/islam-ve-insan
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2015-06-04T00:22:28+03:00
- Güncelleme: 2015-06-04T00:22:28+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

İslam, tarih sahnesine çıktığı ilk günden itibaren insanı merkeze
almıştır. Dolayısıyla İslam’ın karşılaştığı problemler de insan odaklı
meseleler olmuştur. Çünkü bu anlayış biçimini inşa etmek isteyenler, eşit ve
onurlu bir yaşamı oluşturma ve yaşatma felsefesiyle yola çıkmışlardı. 


Elbette bu anlayış biçimi, şimdilerde olduğu gibi o dönemde de
birçokların hoşuna gitmedi ve homurdanmalarına yol açtı. Bu anlayışı yok etmek
için çeşitli yollar aradılar. Bu arayış içinde olanlar, bazen kendilerini
saklama ihtiyacı hissederken bazen de saklanmaya bile ihtiyaç
duymamışlardır.   


Tüm bu homurdanmalara rağmen, imanı içselleştiren iman
kahramanları, samimi ve içten gelen reflekslerle İslam’ın insanı huzurlu bir
şekilde yaşatma merkezli medeniyetini inşaya koyuldular. Bu inşa esnasında
efendimizin direktiflerini emir telakki ederek dürüst, ilkeli ve istikamet
üzere bir medeniyetin temellerini güçlü bir şekilde ortaya koydular.


İnsan hata yapabilir. İnsan olması bağlamında Müslüman olan da
günah işleyebilir. Ancak hatadan dönüp yapılan tahribattan pişmanlık duymak
yapılan hataların telafisini mümkün kılmaktadır. Tövbenin şartlarını yerine
getirip bir daha yapılan günahlara dönmemek tövbenin en önemli şartlarındandır.


Dünya malı ve menfaat insanı olmadık yollara sürükleyebilir. Tarih
dünyanın güzelliklerine kapılıp kendini, rabbini, kardeşini unutan nice
sa’lebelere tanıklık etmiştir.


İslam insana değer verir, insani değerleri kollar ve gözetir.
İnsan’a düşen Allah’a karşı boyun eğmektir. Başkasına boyun eğmek suretiyle insani
değerleri ayaklar altına alıp Allah’a karşı gelmekte bir mahsur görmeyenlerin
sonunun hüsran olacağını Allah’ın kelamı bize haber etmektedir.


Güçlü olmanın haklı olmak anlamına gelmeyeceğini, güç
zehirlenmesine uğrayan veya güç tutkusu hastalığına düçar olan insanlar da çok iyi bilmektedirler.


Mekkeli müşrikler çok güçlü idiler. Ancak çok zayıf ve korumasız
zannettikleri Hz. Peygamber ve arkadaşları tarafından yenildiler. İlah
zannettikleri heykeller onlara hiçbir yardımda bulunmadılar. Elbette
bulunamazdılar. Zira helvadan yaptıkları putları aç kaldıklarında yediler,
taştan yapıp güvendikleri ilahları da put olarak kalmaya devam ettiler.  


Öte yandan İbni Selül gibi elde edeceği makamı Hz. Peygamberden
dolayı kaybedebileceğini düşünen insanlar, ikili oynamayı tercih etmişlerdir.
Dini kullanarak yine makam, mansıb peşine düşmüşlerdir. Dini kullanarak
insanları aldatanlar iyi bilmelidirler ki Allah iman edenlerle beraber bunların
tuzaklarını yıkacağını vaat etmiştir. Belki bu dünya hayatında insanlara dindar
gözükerek bir takım dünyalıkları elde edeceklerdir ancak Allah katında nasipleri
olmayacaktır.


İslam’a geçtiklerini iddia eden bir grup, irşad için Hz.
Peygamber’den en gözde sahabelerini alıp şehit ettiler.


İslam ve samimi müminler, İslam’ı kullanarak menfaat sağlamaya çalışanları
alaşağı etmişlerdir. Çünkü Allah, İslam ve Müslümanlara tuzak kuranlara
akıllarına gelmeyecek tuzakları önceden hazırlamıştır. Münafıkların ve din
düşmanlarının her zaman unuttukları bir şey vardır. Her şeye gücü yeten Allah,
İman edenlerin en büyük koruyucusu olduğunu net olarak ifade etmektedir. Buna
rağmen doğruyu yol edinen müminler, her zaman dikkatli davranmak zorundadırlar.


Tarihte bir vakıa vardır. Medine’de dırar mescidini açanlar, İslam’ın
ve Müslümanların kuyularını kazdıklarını zannediyorlardı. Ancak Allah,
Müslümanları bu konuda uyararak kendi kazdıkları kuyuya kendilerini düşürmüştür.


Öte yandan Tebük’e katılmayan samimi sahabeler tövbe ederken,
pişmanlık duyarken bunun bir bedeli olarak karşılaştıkları sıkıntılara göğüs
gererek mutlu sona kavuşabilmişlerdir. İslam’ı yaşıyormuş gibi davranıp
Müslümanları aldatanlar, şunu iyi bilsin ki Allah sizi hakkı ile gören ve
işitendir. İnsanları kandırabilirsiniz fakat hesap vereceğiniz ve sizden hakkıyla
hesap soracak olan da O’dur.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/islam-ve-insan)