# İttihad-ı İslam!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ittihad-i-islam
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2013-08-21T23:57:51+03:00
- Güncelleme: 2013-08-21T23:57:51+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Zorla kabul ettirilmek
istenen her hareket tarzı dikta ve zulümdür. “Zulümden sakınınız, çünkü o
kalplerinizi bozar!” Kalp bozulunca da sair azalar bozulur ve dolayısıyla düzen
de bozulur.


Peygamberimiz (s.a.s)
Şeytan’a: 


-Ümmetimden dostların kaç
tanedir? diye sorar.


- On tanedir dedikten sonra
ilk başta zalim idareciyi sayar.


Süfyan-ı Sevrî'ye
ölmek üzere bulunan bir zalime su verilir mi, verilmez mi? diye sual ettiler:


- Verilmez, dedi.


- Ölmek üzeredir, dediler.


- Bırak onu, su vermek de ona
yardım hususuna girer, dedi.


Zira Allah,
"Ey kullarım, şüphesiz ki, ben zulmü kendime haram kıldım. Sizin aranızda
da haram kıldım. Birbirinize zulmetmeyiniz." Ve “Zalimlere meyletmeyin.
Yoksa size de ateş dokunur. 11/113” ikazında bulunduktan sonra: “Biz onlara zulmetmedik. Onlar
kendilerine zulmettiler. 11/ 102” demektedir.


Müslümanım diyen kişinin
zulümden kaçınması gerektiği gibi zalime yardım etmekten de kaçınması lazım
gelir. Zalimlerin perişan olması için Musalara gerek yok bir sivrisinek yeter!
Beklemesini bilene! Unutmayın ki; arzu ettikleri her şeyi aynı anda elde etmek
isteyenler, ellerindekini de kaybedebilirler!


Orantısız beyinlerden
orantılı güç ve tavır beklenilmemeli. Zira haklı olduğu halde yenildiğinde
hain, haksız olsa da yendiğinde kahraman ilan edilen bir asırda yaşıyoruz!
Haklı ile haksızın, doğru ile yanlışın ‘yandaş ve karşıt’ kıstasıyla
belirlendiği bir zaman diliminde yaşıyoruz!


Günümüz muktedirlerinin uyguladığı çifte standarttan doğan diğer
sorunlarımızda olduğu gibi, yeryüzünü kasıp kavuran zulümden kurtulmanın çaresi
de yine ittihad-ı islamdır. 


Müslüman’ın şımarma hakkı
yoktur. Zira Allah'a kul olmakla kölelikten kurtulacağı bilincindedir. Allah'a
kul olan da şımarmaz! Müslüman, şımarmadan tüm efradıyla beraber yekpare olarak
istikbale doğru yürür. Fakat ırki ve mezhebi öntakılardan vazgeçilerek ittihadı
İslam sağlanmazsa İslam coğrafyasında ve özellikle de Ortadoğuda yeni
haritaları gündeme getirecek ihtilaf ve tefrikalar ortaya çıkabilir. Bu
bağlamda mevcut tefrika ve ihtilafları izale etmek ve yeni ihtilafların önünü
kesmek için öntakısız bir ittihad gerekiyor. 
"İslami ittihad" söyleminden önce Müslümanların İslam’ın
onlara yakıştırmadığı egodan kurtulup ittihad etmesi gerekir! İttihad-ı İslam, söylemle değil
eylemle oluşur. Bunun için de Müslümanların önce var olan tefrikadan kurtulması
elzemdir. Sıralamayı karıştırmamak gerek! Bunun için de bir an önce İslam’ın
önüne takı koyma hastalığından kurtulmamız gerekir. İslam’ın önüne kendimizce
bazı ırkî veya mezhebî takılar getirmekten vazgeçtiğimiz an ittihad etmeye
başladığımız an olacaktır. 


İhtilaf ve tefrikalarımızdan
faydalanılarak Firavunların türemeye başladığı bir zaman diliminde, Musa'yı
beklemek yerine her Müslüman’ın özellikle de her dindarın bir Musa olması
gerekiyor.  “Ümmetimin âlimleri beni
israilin peygamberleri gibidir.” Sözü gereğince, Hz. Muhammedin (s.a.s)
ümmetinin âlimlerinin zulüm ve benzeri olgular karşısında Musavarî davranması
gerekir. Musa olamıyorsak bile asası olmamız gerekiyor! Her tarafı
zalim sihirbazlar kaplamışsa ve zulümlerine bir bahane giydiriyorlarsa, bize
düşen sihirbazların yılanlarını yutan Musa’nın asası olmaktır. Musa'ya Asa
olmak gerek! Ecel varken kimseden korkmamalı! Veba hastalığı 7 yıl Şam'da
kalmış Eceli gelenler dışında kimse ölmemiş.


Ey Yahudi
çocukları için ağladığını söyleyenler ve bu söylemleriyle merhamet timsali
olduklarını vurgulayanlar! Müslüman çocukları Yahudilerin maşası olan
zalimlerin eliyle hunharca katledilirken kalbiniz mi kurudu yoksa gözyaşınız
mı? Hani insan merkezliydi bakış açınız. Unutmayın ki “Hüsnü Hatime” çok
önemlidir. "Hüsnü Hatime" için
insanlarla olan mübaşeret de çok önemlidir. Zira adabı mübaşereti bilmek için
insanlarla muaşeret etmek lazım gelir.

Asrımız, her
şeyde olduğu gibi; sahte mazlum ve mağdurları üretmeyi de beraberinde getirmeyi
başardı! Hal böyle olunca: Hakkı ve haklıyı Hakk’ın ölçüleriyle halka anlatacak
din insanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bir imam sadece mihrapta değil;
sorumluluğuyla, bilgisiyle ve bu bilgisini eyleme dönüştürmede, sevgisiyle,
mücadelesiyle de toplumun önünde olmalıdır! 

"Komşusu aç iken tok yatan
bizden değilse"; komşusunu katledenler kimdendir?

Hayatta güven
hariç kaybedilen her şey ikinci kez kazanılabilir! Mutlak özgürlük olmadığı
gibi mutlak tarafsızlık da yoktur. Bu bir gerçektir ve gerçeği ifade etmek memnun etmeli! Kimden
gelirse gelsin, gerçek memnun etmeli ve kabul edilmeli! Zaten taraf olduğun halde haktan yüz çevirmemek büyük
erdemdir.

 “İnsanlar
uykudadırlar, öldüklerinde uyanırlar” demişti Nebi (s.a.s). Kimisi bu
uykudan uyandığında, yakasında kefeni kana bulanmış bebeklerin ellerini görecek
“Ve benim günahım neydi?” feryadı ile kulakları sağır olacak. Sahi insanca
yaşama hakkını istediği için delik deşik edilen insanlar bunu mu hakediyorlar?
Corc, Coni ve Benyamin için kurguladığınız dünyayı, kendisi için inşa etmek
isteyen Ahmed’e, Ali’ye ve Selaheddin’e neden çok görüyorsunuz. Bu mudur sizin
demokrasi ve insan hakları anlayışınız?

Ancak unutmayın
ki inandığı değerler uğruna merminizden korkmayan bu insanların gölgesinden her
zaman korkacak, rahatsız olacaksınız. Zira siz ikiyüzlüsünüz ve bir dünyanız
var fakat onların tek bir yüzü yalnız iki dünyaları vardır. Rabbim! Bizi,
gözlerini mezarda açanlardan eyleme! Rabbim! Bizi, gözleri mezarda açılanlardan
eyleme!

22.08.2013  @/MBHedbi

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/ittihad-i-islam)