# Kaddafi Düşerken Libya

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kaddafi-duserken-libya
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2011-08-23T11:16:46+03:00
- Güncelleme: 2011-08-23T11:16:46+03:00
- Yazar: ABDULMENAF BAYSAL
- Kategori: KÖŞE YAZISI

/*
/*]]>*/

Arap Baharı ile esen değişim
rüzgârı tüm hızıyla ülkelerin yönetimlerini toz duman etmeye devam etmektedir.
Değişim rüzgârı son olarak Kaddafi ve Yeşil Bayrağını da tarihin derinliklerine
gömmüş durumda bugün. 


           Kuzey Afrika’nın büyük bir kısmını
oluşturan Tunus, Mısır ve Libya halkları diktatörlerinden kurtuldular. Direniş
mücadelelerinde ülke halkları büyük bedeller ödedi. Bu ülkeler ekonomik olarak
bir dönem geriye doğru gideceklerdir. Diktatörleri devirmekten öte daha önemli
olan bir sorun var şimdi. Halkların kazandığı kazanımlar nasıl
şekillendirilecek?  İsimleri değişmiş
diktatörler mi geri gelecek? Bu zaferlerin sonucu ne olacak? Şimdi bu sorulara
cevap arama zamanıdır. 


           Önümüzde bütün canlılığı ile taze
örnekler durmakta. Irakta Saddam Hüseyin devrildiğinde halkın zalim bir diktatörden
kurtulduğunu sanmıştık. Halk arasında İslam tarihinde görülmeyen mezhep
savaşları çıkartılmaya çalışıldı. Günde 20-40 kişinin öldürülmesi neredeyse
sıradan bir hadise gibi algılandı. ABD ve diğer Batılı güçlerin Irak’ı
işgallerinden beri bir milyondan fazla insan öldürüldü. Halk daha büyük bir
musibet ile karşı karşıya kaldı. Bir zalimden kurtulayım derken daha mezalim
olana teslim oldu. Zulüm öyle bir hal aldı ki nerdeyse Saddam Hüseyin aranır
hale geldi. Diğer bir örnek Somali. Somali’de diktatör Muhammed Siyad Berri’nin
1990’da devrilmesinin ardından yaşanan iç çatışmalar halen devam etmektedir. Bir
türlü siyasi mutabakat sağlanamadı. Ülkede yaşanan kıtlık belki mutabakata
vesile olur.


            Bu iki örnek Libya’da Kaddafi’den
sonra olabilecek muhtemel sonuçları göstermesi açısından oldukça önemli. Mısır’da
entelektüel birikim devrimin daha fazla kan dökülmeden gerçekleşmesini sağladı.
Mısırda ki bu birikim halkın yönetime katılmasını ve dış etkenlerden
kurtulmasını da rahat bir şekilde sağlayacaktır. Libya’da ise ülkenin coğrafi
olarak büyük bir alana yayılmış olması, toplumsal yapının aşiretlerden oluşması, Kaddafi’ye karşı girişilen direniş hareketinde halkın tamamının silahlanmış
olması, Nato’nun devreye girmesi karşısında durumun Mısır’a benzemeyeceği bir
takım gelişmelere gebe olacağını göstermektedir. Pragmatist Batılı devletler Libya’da
pay kapmak için ciddi bir yarışa girişecekler. Bu devletlerin başında Fransa,
İtalya, İngiltere, ABD ve Çin gelmektedir. Türkiye de pastadan pay almak için
çaba sarf edecektir. İtalya petrol ihtiyacının büyük bir kısmını Libya’dan karşılamaktaydı.
Fransa hakeza aynı şekilde. Çin 36 bin kişi ile Libya’da en fazla çalışanı olan
ülke. Türkiye de 20 bin çalışanı ile ikinci sırada geliyor. Bu ülkeler Libya’daki
bu ekonomik çıkarlarını bir kenara itemeyeceklerdir. Nato devletleri Kaddafi’ye
atılan bombaların bedelini almadan bölgeyi terk etmeyeceklerdir. 


           Bütün bu argümanlar bir araya
getirildiğinde Libya’da Ulusal Geçiş Konseyini kuran Muhalifleri ciddi bir
sınavın beklediği şüphesizdir. Arap Baharını ne ABD nede Batı tetikledi.  Direniş hareketleri onların inisiyatifi ile oluşmadı. Hatta halk hareketlerine hazırlıksız yakalandılar. İlk günlerde nasıl
tavır koyacaklarını dahi algılayamadılar. Çünkü devrilen liderler batıya
kulluklarını gün be gün tazelemekteydiler. 
Seküler Batı direniş hareketlerinin önünün alınamayacağını algılayınca
sonuçlarından nemalanmak ve kontrolleri altında tutmak için büyük bir uğraş
içerisine girdiler. Devrimlerin sonuçlarını kendi lehlerine çevirmek için
meşru-gayri meşru her türlü yolu deneyecekleri kesin. Entelektüel birikimden
ziyade silahla Kaddafi’yi deviren Muhaliflerin silahı çözüm olarak görmeye
devam etmeleri veya aşiretler arasında hakimiyet kavgalarının başlaması halinde
Libya ikinci bir Somali, Irak olma yoluna girecektir. 


           Umudumuz, Yeşil Bayrağı ve Sahibini
tarihin çöplüğüne gömen direniş hareketinin halkın istediği bir şeklide halkın
katılımı ile oluşacak bir yönetime ülkeyi terk etmesidir.  Batı güdümünde kurulacak olan hükümet ve
oluşumlara müsaade edilmemeli. Aksi halde kan ve gözyaşı dinmeyecek, devrimin
bir anlamı da olmayacaktır.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kaddafi-duserken-libya)