# Kardeşliğimiz:  Habil ve Kabil kardeşliğimidir?

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kardesligimiz--habil-ve-kabil-kardesligimidir
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2012-04-30T08:31:13+03:00
- Güncelleme: 2012-04-30T08:31:13+03:00
- Yazar: HAZAN ZAL
- Kategori: KÖŞE YAZISI

      Allahın Dünya üzerindeki
temsilcisi ve vekili olan insanoğlunun birbiriyle mücadeleye başlamaları; Habil
ve Kabil’in mücadelesine dayanır.




       Hz. Âdemin
çocukları yeryüzünün ilk kardeşleridir. Aynı zamanda kardeşlik hukukunu ilk
çiğneyenleri olarak da gerçek tarihin başlangıcını meydana getirmişlerdir.




     Habil,
çobanlığa dayalı bir yaşam tarzını benimseyen, modern anlamda güç ve otorite
sahibi olmayan, varoş ve kenar mahalle kültürü ile yoğrulmuş, birey durumda ve
henüz millet olamamış bir düşüncenin temsilcisiydi.




      Kabil ise zengin bir toprak ağası, güç ve
kuvvet sahibi; tekelci bir mülkiyette dayalı yaşam tarzının temsilcisi
durumundaydı.




      Habil mert ve cömert biri idi. Adaleti, eşitliği
ve kardeşlik hukukunu ön planda tutandı. Kabil ise sert, cimri ve kıskançtı.
Kardeşlik ruhunu bir kenara atmış, hilekar ve başkasının hakkına saldırmaktan
çekinmeyen; yayılmacı ve jakoben usullerle sorun çözen bir anlayışın muktedir
sahibi idi.




    Habil
malının en iyisini, yani sürünün ilk doğanını ve en sevdiği tosununu –hayvanını,
Allaha kurban etme isteği vardı. Bu kurbanı kardeşi Kabil ile paylaşıp; Allahın
huzurunda beraberce kurban edeceklerdi ve böylece aralarındaki geçimsizliğe
çözüm bulacaklardı. Buna karşılık Kabil ise bozulmuş sararmış tarım ürünün en
azını ve en işe yaramayanı getirmişti. Sorun çözülemedi ve Kabil, kardeşi
Habil’i öldürdü.




       Kabil, kardeşlik ruhunu katleden biri olarak;
Habil’ in tüm haklarına, mallarına ve hatta Habil’ in insani değerlerine el
atmıştır. Hepsini hesabına katmıştır ve Habil’ in yaşam kurallarını
dağıtmıştır.




      Bu süreçten sonra oluşan Kabil anlayışı:
Adalet ve eşitlik yerine güç ve kuvveti oturtmuş. “Hakkı ve hukuku” teslim etmenin yerine; zorbalık ve teslim
alma pozisyonlarını üretmiştir.




***


      Bu yılki kutlu doğum teması müminlerin
kardeşliği üzerine formatlanması istenmiştir. Hem Resmi, hem sivil STK’ların,
hem de bu işi kendine şiar eden Müslüman cemaatlerin etkinlik ve programlarında
kardeşliğe dem vurmaları; “inkâr ve kabullenmeme” süreçlerinin oluşturduğu tahribatların
onarımı ile işe başladıklarının işaretlerini veriyor. 




   İnsana, insani haklarının iadesini istemek: İnandığımız
Muhammedi inancın gereğidir. İnanç melekelerimizin gelişmesini engelleyen
Milliyetçilik ve milliyetinden başka milletlerin yaşamsal zenginliliklerini
göremeyişimiz; bu inancın eksik yaşandığını ve bu inanca ters değerler
sistemine inandığımızı gösterir.
  
  Bize enjekte edilen önyargılarla toplumsal
hayattaki kardeşlik bağlarımızı kopartıp yırtmışız. İnsana: “Hakkını - hukukunu verme” ile ilgili sorumluluklarımıza ket
vurmuşuz. Vicdani reflekslerimizin
gelişmemesi için; muhafazakâr ve sağcı şerbetlerin yanında, ırki mezelerle
damak tadımızı değiştirmişiz.




     Bizler, Habil kardeşliği ile olaylara
bakmalıyız. Kendimiz için istediğimizi, kardeşlerimiz içinde istemeliyiz. Kabil kardeşliğini bırakarak; Ensar ve Muhacir kardeşliğinin ihlâslığı ile
harekete geçmeliyiz.




       Selam ve kelamların en güzeli ile kalınız.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kardesligimiz--habil-ve-kabil-kardesligimidir)