# Kur'anı seslendirmek değil Okumak Gerek!

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kurani-seslendirmek-degil-okumak-gerek
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-04-28T13:46:06+03:00
- Güncelleme: 2014-04-28T13:46:06+03:00
- Yazar: M.BURHAN HEDBİ
- Kategori: KÖŞE YAZISI

İslam’ın ilk emri nedir, diye bir soru
sorulsa, istisnasız kendine müslümanım diyen her birey bu soruya semadan inen
ilk ayetin “İkra: Oku!” olduğu ve dolayısıyla İslam’ın ilk emrinin okumak
olduğunu söyleyecektir.  Fakat farkına
varamadığımız; bu emrin ilk muhatabının ümmî, yani okuma yazma bilmeyen bir
peygamber olduğu ve bu ilahi emir ile birlikte kendisine yazılı bir metnin de
sunulmadığı noktasıdır. Yani vahiy meleği Cibrillin elinde üzerinde ayetler
yazılı sayfalar yoktu.
Bu, demek oluyor ki okumanın bildiğimizin
dışında başka manaları da var. Bunun farkına vardığımızda, bizim
anladığımız/algıladığımız “Okuma” ile ilahi emir olan “Okumanın” arasındaki
farkı da kavramaya başlayabiliriz. 
Peygamberimize (s.a.s.) Allah katından
gelen vahyin bir ismi de Kur'ân’dır. Kur'ân, okumak demektir. Okumak ise;
seslendirmek değildir, zira seslendirmek tam olarak okumak değildir. Gelen
mesajı anlamak! Kur'an'ı meal üzerinden anlayarak tanıyanlar, Kur'an'ı tam
anlamıyla anlayıp tanımış sayılamazlar. 
Müslümanlar
Kur'anı anlamak için elbette ki gayret sarf edecek ve bu konuda çalışmalar
yapacaklardır. Bu çalışmalara meal veya Tefsir denilmektedir. Ama hiçbir
müfessir veya meal çalışması yapan, bu çalışmasını müslümanlara dayatmamış,
dayatılmamalıdır da. Bu çalışmalar; Kur'an daha iyi nasıl anlaşılır niyetiyle
yapılmış samimi çalışmalardır. 



Ama bu alan, istismara çok açık bir alan olduğu
için de müslümanların bu konuda uyanık olup bilinçli davranmaları gerekir. Zira
Kur'anı bozamayacaklarını, Kur'an’dan bir tür eksiltme veya ona bir tür ekleme
yapamayacaklarını fark edenler, ayetlere yaptırdıkları "türlü
yorumlamalarla" ortalığı bulandırmak ve müslümanları bu yorumlara
odaklandırarak oyalamak, yanlış yönlendirerek Kur’an’dan uzak kalmalarını başarabilmek
için türlü yollar denemeye çalışıyorlar. 
Evet, Müslümanların dışında da Kur’an üzerinde
çalışan, kafa yoran, Kur’an’ı yorumlayan hatta meal denecek şekilde çalışma
yapanlar bile var.



Birbirine çokça benzeyen ama iki ayrı niyetle
yapılan bu işi birbirinden iyice ayırt etmek gerekir. Kur'an’da eksiltme veya
ekleme yapmak kaydıyla umumi bir tahrifat yapamayacaklarını anlayanlar, bazı
ayetler üzerinden yorumlamalarla kısmi tahrifat yollarını denemeye
çalışmaktadırlar. Ve belki daha farkına varamadığımız başka yolları da
denemektedirler. Şayet bu yöntem tutarsa ve bu tarz ile mü’minler arasında kafa
karışıklığı başlarsa, bu yöntemi diğer ayetlere ve dolayısıyla Kur’an’ın tümüne
yaymaya başlayacaklar. 



Kuran'ı doğru anlamak için Tefsir Usulü ilmini, hadisleri doğru seçmek ve
anlamak için de Hadis Usulü ilmini bilmek gerekir. Ayetlerden ve hadislerden
hüküm çıkarmak için ise Tefsir Usulü ve Hadis Usulü dışında Fıkıh Usulü'nü de
bilmek gerekir. Bunlara ek olarak Akaid konularında söz söylemek için Kelam
ilmini bilmeye ihtiyaç vardır. Dini sorunlarımızı, bu özellikleri taşıyanlardan
öğrenmeliyiz. Unutmayalım ki eczacılar ilaç satar fakat reçete yazmaz.
Bireyler
olarak meal üzerinden anladığımız kadarından sorumlu olduğumuzu düşünüyorum.
Kuran bütün zamanlara hitap eder, aslından anlamak ya da meal üzerinden
anlamak, ancak içinde olunan zamanın bilgisi ve kavrayışı kadar olacaktır.
Benim anladığım bu, başka neler anlayabiliriz acaba?
 
Takdir edersiniz ki hiç bir dil
başka bir dile tam anlamıyla çevrilemez... 
Meale de bu Kur'anın ta kendisidir diyemiyoruz zaten ama anlamak için ya
Arapça öğreneceğiz ya da meal okuyacağız... Anlayamadığımız noktaları da
birbirimize sorup öğreneceğiz, tefsir okuyacağız... Biz yeter ki çaba sarf
edelim, Rabbim yardım eder!
Günümüzde bazı Müslümanlar Kur'ân’ın
sayfalarındaki kelimeleri/ayetleri seslendirmekle yetiniyorlar. Daha doğrusu
seslendirmekle yetinip, okuduklarını sanıyorlar. Oysa Kur'ân’ın ayetlerini
okumak başka, seslendirmek başkadır.





















Ortadoğu coğrafyasının hali söze hacet
bırakmayacak kadar net ve göz önündedir. Kendine müslümanım deyip Kur'ân’ın
ayetlerini okumayıp seslendirmekle yetinen toplumların hali işte tam da böyle
olur.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kurani-seslendirmek-degil-okumak-gerek)