# Kürtler, Dindarlar, Sekülerler...

> 

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kurtler-dindarlar-sekulerler
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2014-11-13T17:39:38+02:00
- Güncelleme: 2014-11-13T17:39:38+02:00
- Yazar: ALTAN TAN
- Kategori: KÖŞE YAZISI

Yüzyıldan fazla süredir bir
türlü neticeye kavuşturulamayan Kürt Sorunu’nun çözümü geciktikçe her geçen gün
sorun daha da griftleşmekte bu doğrultudaki polemik ve tartışmalar da
derinleşmektedir.
Son günlerin polemik konusu ise
AKP’nin, AKP’nin şahsında İslamcıların çözüm sürecinin partneri olmaktan
çıktıkları ve çözümün ancak seküler güçlerin devreye girmesi ile
sağlanabileceği ile ilgili çağrıdır.
Çağrıda zikredilen ‘Seküler
çevreler’den neyin ve kimlerin kastedildiği tam olarak ifade edilmemekle
birlikteakıllara CHP’den Orduya; Beyaz Türklerden, Sol-Marksist örgütlere kadar
geniş bir yelpaze gelmekte ve bunlar üzerinden tartışmalar sürmektedir. 
Açıkça ifade etmek isterim
ki ‘Kürt meselesi siyasal İslamcı, ‘gerici’ güçlerce değil, ancak bunların
dışındaki tüm laik,seküler (sol-sosyalist, Marksist- liberal…) çevrelerce
çözülebilir’ şeklinde özetlenebilecek fikre katılmıyorum. 
Elinden geldiğince Ortadoğu
ve Türkiye yakın tarihini okumuş örgüt ve partilerini incelemiş ve halen de bu
çabasını sürdürmeye çalışan biri olarak yine açıkça ifade etmek isterim ki Kürt
sorununda laik sekülerlerin ‘dosyasının’ İslamcılardan daha ‘temiz’ olduğuna da
inanmıyorum.
Kemalistlerin (Şeyh Said,
Ağrı, Zilan, Dersim, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz,
Çevik Bir…) politikalarının karşısına Roboski’yi; Lenin, Stalin ve Kruşçev ile
Baas Partisi’nin iki kolu olan Hafız Esed ve Saddam Hüseyin rejimlerinin
karşısına İran İslam Cumhuriyeti’nin Kürt siyasetini, Zekeriya Sertel, Hikmet
Kıvılcımlı, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar…’ın karşısına Necip Fazıl, Sezai
Karakoç, Şeyh Mehmet Zahit Kotku…’yu koyarak İslamcı ve sekülerleri
yargılamanın(üstelik Necip Fazıl Kısakürek’in‘Son Devrin Din Mazlumları’ adlı
eserinde Şeyh Said ve Dersim olaylarındaki Katliamlarıo dönemde hiçbir
babayiğidin cesaret edemediği bir açıklıkla en yalın ve doğru bir şekilde dile
getirmiş olmasına rağmen)en azından bu aşamada sorunun çözümüne yarar
sağlayacağını düşünmüyorum. 
Kısaca ‘siz KARA biz AK’
tavrını da ‘tencere dibin kara, seninki benden kara’ yaklaşımını da doğru
bulmuyorum. 
Dindar-İslamcıların içinde
de; laik-sekülerlerin içinde de ‘iyilerin-kötülerin’, ‘dürüstlerin-sahtekarların’,
‘adillerin-zalimlerin’ olduğuna inanıyorum. 
Aynı zamanda Kürt sorununun
çözümünü de sağlayacak olandemokratik bir Türkiye ve Demokratik bir Ortadoğu
mücadelesinde İslamcıları ve sekülerleri ayrıştırarak çatıştırma yerine tüm
‘ehli insaf ve hakperestleri’ barış için çoğulcu bir toplum modeli etrafında yanyana
getirecek siyasi ittifakı en kestirme yol olarak görüyorum.
İslamı ‘Siyasal
İslam-Kültürel İslam’ olarak ayrıştırmanın ise modası geçmiş seküler ve
oryantalist bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.
Türkiye başta olmak üzere
Ortadoğu’nun tamamında çoğunluğu (birçok ülkede ezici çoğunluğu) oluşturan
İslamcıların katkısı ve desteği olmadan toplumsal huzurun sağlanabileceğini
mümkün görmüyorum.
Hele hele Kürtlerin
Ortadoğu’nun en dindar halkı olduğu gerçeğini gözardı ederek, asla.
Kıyamete kadar sürecek dini,
mezhebi ve etnik savaşlar istemiyorsak Türkiye’nin de Ortadoğu’nun da kurtuluşu
ancak çoğulculuğu benimsemiş İslamcılarla, Demokrat sekülerlerin anlaşmaları ile
sağlanabilir.































Siz buna isterseniz kısaca
Müslüman Demokratlarla Seküler Demokratların ittifakı da diyebilirsiniz.

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kose-yazisi/kurtler-dindarlar-sekulerler)